Her şehir bir ülke gibidir. Şehre ne kadar para girer ise o şehir o oranda zenginleşir, refahı yükselir. Son yıllarda 2020 depremi sonrası yapılan modern konutlar, köylerdeki villa görünümlü TOKİ köy evleri, Elâzığ’ın çekiciliği artırdı. Baraj gölleri ve Hazar gölüyle, güzelleşen, daha yeşil olan Elazığ, insanların serinleyeceği, çevrelerinde piknik yapacakları, yüzecekleri, balık tutacakları, su sporları yapacakları mükemmel fırsatlar sunuyor.
Dünyadaki alışkanlıklar hızla değişiyor. Deniz ve kum yazın olmazsa olmazı olmaktan çıkıyor. Dağlarda kamp kurmak, baraj çevrelerini, doğal güzellikleri, tarihi yerleri görmek için insanlar Anadolu’yu keşfetmeye başladılar.
Uluslararası tavukçuluk kongresi bu yıl Elazığ da oldu. Tekirdağ doğumlu hiç doğuya gitmemiş bir Bayan, Elâzığ’ı ve Fırat Üniversitesini görünce ve özellikle Profesör Dr. Ahmet Ateş Şahin’in veteriner hekim öğrencileri ile kurduğu koroyu görünce çok etkilendi. Oğluma İstanbul’u, Ankara’yı değil, Fırat Üniversitesi Veteriner Fakültesini yazdıracağım dedi. Sonra bu arkadaşlar ile Elâzığ’ın müzesini gezdik.
Elazığ’ın İzzet paşa karşısında (eski valilikteki binasında) müze gerçekten çok güzel. Elazığlı olup hatta her gün o bölgeye gidip te o müzeyi görmeyen çok insan olduğunu tahmin ediyorum. Her Elazığlı Elâzığ’ın değerlerini ortaya koymalı, farkındalık oluşturmalı ve Elâzığ’ın cazibesini artırıcı eylemlerde bulunmalı.
Elâzığ’a özellikle son üç yıldır gelenler müthiş bir memnuniyet bildirmekte, eski yıllarla karşılaştırılmayacak kadar değişimden bahsedilmekteler. Keban baraj gölüne bakan Bingöl’e gider iken gördüğümüz villa görünümlü TOKİ evleri, yine Hazar gölüne bakan villalar Elâzığ’ın algısını ciddi anlamda artırdı.
Elazığ; tarım, hayvancılık, madencilik, balık üretimi ve sanayisi ile kalkınma potansiyeli yüksek bir şehir. Hizmet sektöründe özellikle Hasta hanelerin çokluğu ile sağlık alanında iyi bir alt yapıya sahip. Nüfusa göre yatak sayısına bakınca Türkiye ortalamasını iki katını aşan bir potansiyelimiz var.
Hepimizin turizmi canlandırmak için müziği, sporu, doğal güzelliğimizi ve tarihi çok iyi anlatması ve Elâzığ’ı muhakkak görmeliyim, duygusunu şehir her ferdinin çevresine vermesi gerekir.
Harput’u merak eden çok insan var. Harput’u görmeye gelenlere çevre illerin tarihi ve doğal güzelliklerini de anlatmalı gördükleri ve merak edip göremedikleri yerler ile memleketlerine gitmeliler. Elâzığ’ın şehir dışında yaşayan her ferdi turizm elçisi gibi çalışmalı. Yılda en az bir kez Elâzığ’a gelmeli, şehrin güzelliklerini anlatmayı bir görev saymalı.
Dünyada ve ülkemizde hizmet sektörü en büyük sektördür. Bu durumu hepimiz kavramalı, ilimizin reklamını yapmalı, çok ziyaretçi çekmeli, çok gelir elde etmeliyiz diyor, Elazığ sevdalılarına saygılar sunuyorum.
EMRAL CÖMERT
ELZIĞ’LI OLAN HER KİŞİ BU ŞEHRİN GÖNÜLLÜ TURİZİM ELÇİSİ OLMALIDIR
VAHİT DABAK
ADALETİ ARAYANLARA VE UNUTANLARA
Av. İrfan SÖNMEZ
Terörsüz Türkiye ve Overton penceresi
TUNCER SÖNMEZ
ÇİÇEKLİ BAHÇE
DR. İMBAT MUĞLU
KARS’IN DİNİ FARKLILIKLARI VE KÜLTÜREL ÇEŞİTLİLİĞİ
AHMET VURAL
F E R M A N
MUSTAFA DOĞAN
DOSTLUK KAZANDI
YAVUZ GEZER
Su Bulunacak
Av. Mehmet AYTAÇ
TUTUKLAMA: CEZA DEĞİL, İSTİSNA
MEHMET ŞÜKRÜ BAŞ
MİNİK BİR YÜREKTEN BABAYA MEKTUP