Bazı boş beleş insanların, AK Parti seçmenine hakaret ettiğine, onları koyun gibi Erdoğan’ın peşinden sürüklenen insanlar olarak gördüğüne şahit oluyoruz. Peki, bunlar kim?
Bu tipleri yakından incelediğimizde, büyük bir kısmı iş yapmayan, kendine ve çocuklarına dahi fayda sağlamayan, kötü alışkanlığı bol olan, kahve köşelerinde, ganyan bayilerinden çıkmayan ümidini kumara bağlayan, elinden sigara düşmeyen zavallılar.
İkinci gurup; İcraatı olmayan boş ideolojilerle sahte Atatürkçülük taslayan, fakat Atatürk’le hayalleri örtüşmeyen, manda ve himayeye muhtaç, İngiliz hayranı ezikler.
Üçüncü gurup;Feto gibi ABD uşağı zavallıların peşinde sürüklenmiş o ve benzeri tarikatların peşindeki özgürlüğü ve özgüveni olmayan beyni kiradaki zavallılar.
Diğer bir gurup hayatı ıskalayanlar. Hayatın sunduğu fırsatları kaçıran, ailesi ve çevresiyle bağı kopmuş, öz güven yoksunu kişiler ya aileden birini veya ülkeyi yöneten en tepedekini suçlarlar. Bu durumda olanlar, bu gün Erdoğan’ı yarın yeni lideri suçlayacaklar.
Elbette Erdoğan’ı haklı eleştiren, gidişatın daha iyi olmasını isteyenlerde var. İcraat daha iyi, ekonomide daha rasyonel olmalı diyenler, seçim ekonomisinin ekonomik istikrarı bozmamasının acısını hala çektiğimizi idea edenler haksız değil. Peki, insanların sesi niye gür çıkmıyor.
O insanların sesinin gür çıkmamasının nedeni; Hiçbir icraat vaat etmeyen, dünya saltanatı kurmaya çalışan, ülkeyi yönetecek ülküsü olmayan, ana muhalefete karşı, Erdoğan’ın yanlışı bunların doğrularında iyidir diyenlerin sesiz kalışı.
Ülkemizde sahte Atatürkçülüğün bitmesi lazım. Her ilçeye kendi adamını atayan ve hak edişleri onlardan izinsiz ödeyemezsiniz diyen İmamoğlu Atatürk’ü kullanıyor ve seçmenler bu durumu yiyor ise asıl sorun burada.
Türkiye’de Erdoğan’ı dini bir kişilik diye destekleyen çok az. Başörtü zulmü görenler adalet adına destekliyorlar. Erdoğan’ı icraatı öne çıkarıyor. Yapılan yollar, Hasta haneler, üniversiteler, stadyumlar, kapalı spor salonları, otoyollar, barajlar, deprem konutları, 200 ü geçen organize sanayiler, hava limanları, demiryolları, barajlar tüm bu işleri yapar iken hiç havaya girmeyen gece gündüz çalışan asla kendi zevk ve sefasını düşünmeyen kedini ülkesine ve işine adamış bakanlar.
Hepimiz son yıllardaki bakanlara bir bakalım. Geçenlerde Ulaştırma ve altyapı bakanı Sayın Abdulkadir Uraloğlu, KGK’ nınAlanya’daki toplantısının onur konuğuydu. 22 yılda 300 milyar doları aşan altyapı yatırımlarını anlattı. Asıl yapacaklarını anlatırken ki coşkusu, isteği, ülkeye yapılan hizmetten duyduğu hazzı görmeye değerdi. Sadece kendi zevkini önceleyen akşam nerede eğleneceğiz modunda olanlarla,bu bakanın aynı icraatı yapacağına inananın, saf olduğunu hepimiz bilmeliyiz.
Bakan Uraloğlu’nun, birçoğumuzun ömrünüzüm yetmeyeceği, 2053 yılı planlarınıheyecanla anlatması, benin ideallerimi gerçekleştirecekler bunlar, dememe neden oldu.
Kim ne diyor ise desin. Akıllı adam icraatı önceler. İdeolojik takıntılar ile hareket etmez diyor Büyük Türkiye Hayaliyle çalışanlara saygılar sunuyor, başarılar diliyorum.
EMRAL CÖMERT
KÜRESEL ISINMA HİKÂYELERİ ALTINDA DONUYORUZ
Av. İrfan SÖNMEZ
Bu kafayla mı?
AHMET VURAL
MERHAMET EYLE ALLAH'IM
DR. İMBAT MUĞLU
KAYGI
TUNCER SÖNMEZ
TEK DEVLET TEK BAYRAK
VAHİT DABAK
ASGARİ ÜCRET NE GETİRDİ
Av. Mehmet AYTAÇ
TUTUKLAMA: CEZA DEĞİL, İSTİSNA
YAVUZ GEZER
İbret Alınsaydı - IV
MEHMET ŞÜKRÜ BAŞ
MİNİK BİR YÜREKTEN BABAYA MEKTUP
Prof. Dr. Kenan KÖPRÜCÜ
Su Ürünleri Mühendisliği Mesleğine Dair…