2000 sonrası dünyaya gelenler bilmezler. Eskiden tüm kadınlarımızın, kızlarımızın buluşma alanı tanışma mekânı, çeşmelerin başıydı. Çeşme başları sadece su alma alanları değil, elbiselerin durulanma, bazen burgulu haşlama alanıydı. Her ailenin ayranının çeşmedeki suyun içinde akşamı beklediği, insanların sosyalleştiği tanıştığı bir alandı.
Yazın sıcağında çocukların oyun alanı çeşmeleri yakınıydı. Gençlerin kızları görebileceği belki birbirlerine gülümsediği alanlardı. Çeşmeler, evlere su gelmesiyle önemini yitirmeye başlamıştı. Son yıllardaki kuraklıklar ve yapılan sondajların su seviyesini düşürmesi nedeniyle birçok çeşme susuz kalmıştı.
Sığırlar akşam meradan dönünce hayvanlar köy çeşmelerindeki külünklere koşar, hele mandalar onlarca litre su içerlerdi. Çeşmelerin başında genellikle bir seyyar satıcı olurdu. Bu seyyar satıcılar genellikle eşeklerle veya atlarla köylünün ihtiyacını karşılayan çerçilerdi. Çerçilerin bir kısmı köylü ile kaynaşmış tüm halkı tanırlardı. Bizim köye gelen iki tane Bayram isminde çerçi vardı. Biri eşekle gelirdi, diğeri bohçası sırtında 15 km uzaktaki Şehsuvar’dan gelirdi. O kadar yolu o kadar yükle gelir fakat sıra dışı bir temiz elbiseyle gezerdi. Bu gün hala o çerçinin bunu nasıl becerdiğini anlayamıyorum.
Köy çeşmeler birçok insanın insan görmek için uğradığı yer, elini yüzünü yıkadığı, abdest aldığı, alanlardı. İnsanlar evlerde buzdolabı olmadığından sahurda çeşmeye gider ve serin su getirir sahurda o suyu içerlerdi. Sahurda alt üst beyaz pijama giymiş Ramazan amca su almaya gitmiş. Gecenin o karanlığında çeşmede su dolduran Mehmet ismindeki genç arkasına dönünce kefen sandığı beyazlığı görünce sen kimsin demiş ben Ramazan deyince orucun Ramazanı mı deyi korku içinde kaçmıştı.
2026 yılı son 66 yılın en fazla yağış alan yılı diye devlet görevlileri açıklamalar yapıyorlar. Köy çeşmelerini coşkuyla akışına bakınca biz de bu durumun böyle olduğunu görüyoruz. 2026 Yılında TOKİ’nin yaptığı evler sayesinde köyümüz de, çeşmeler gibi coştu yıllar sonra bayramı köyde geçirenler ile bayramlaşma fırsatı bulduk.
Benim köyüm Elazığ illi merkez e bağlı Kumla Köyü. Bitişiğimizde Sarıkamış Köyü var. Kulalılar genelde Sarıkamışlıyız deyince, Kumla nerden çıktı diyenler oluyor. İç içe olan bu iki köy çok iyi anlaşan ve aynı kahveyi aynı camiyi paylaşan köyler.
Sarıkamış köyü sebze ve meyve üretiminde Elâzığ’ın en şanslı köyü. 1990 öncesi buradaki ova Elazığ’ın patlıcan üretiminin % 80 ini üretirdi. Artık eski yıllardaki üretim yok. Bu köyler gıda anlamında bolluk içinde yaşayan köyler.
Köyün çeşmeleri eskisi gibi aksa da, göreni mutlu etse de, çeşme başı muhabbetlerin eskisi gibi olması çok zor. Bakanlar eski günleri hatırlıyor fakat ne başında çerçi var ne de su dolduran kadın. Suların bolluğu rızkın bolluğuna dönüşsün ümidiyle, çeşme başını unutmayanlara saygılar sunuyorum.
Av. İrfan SÖNMEZ
İhtiras aklı
EMRAL CÖMERT
KÖY ÇEŞMESİ
TUNCER SÖNMEZ
BAYRAM
DR. İMBAT MUĞLU
Kars’ın Sessiz İnsanları: Malakanlar
VAHİT DABAK
CHP DE MUTLAK BULDAN MESELESİ
AHMET VURAL
GÜNÜN BİRİNDE
MUSTAFA DOĞAN
DOSTLUK KAZANDI
YAVUZ GEZER
Su Bulunacak
Av. Mehmet AYTAÇ
TUTUKLAMA: CEZA DEĞİL, İSTİSNA
MEHMET ŞÜKRÜ BAŞ
MİNİK BİR YÜREKTEN BABAYA MEKTUP