Tatmin olmayan insanlar. Nefsini kölesi olmuş insanlık. Nereye sürükleniyoruz. Dünyanın en zenginleri, en üst yöneticiler ne varlıkta tatmin oluyorlar ve arzularda. İnsan görünümlü dünyanın zirvesindeki karaktersizlerin, çocuklara cinsel istismarda bulunduğuna şahit oluyoruz.
ABD’nin en zenginlerinin, şu anki yöneticilerinin kız çocuklarına cinsel istismarda bulundukları bilinir iken insanlığın isyan etmeyişi, maddi zarara uğrama korkusu ile bu insanlık dışı davranışlara karşı gelmeyişi insanı yaşamaktan soğutuyor.
Uygar insan bu mudur? İlahi dinlerin öğretilerini ciddiye almayanlar, uygar insan taklitti yapan maymunlar gibiler.Uygarlık taslayan yamyamların yönettiği dünya, nereye sürükleniyor.
Konforun esiri olmak yalnız dine olan bağlılığı değil, herhangi bir değerler sistemine olan bağlılığı da zayıflatıyor. Günümüz insanının dış görüntüsü konfor, iç-görüntüsü ise manasızlıktır. Ne kadar fazla konfor varsa, o kadar da fazla manasızlık ve gayesizlik var demektir.
Zihinlere zerk edilen ‘sen her-şeyin en güzeline ve en iyisine lâyıksın’ aldatmacası, kişinin nefsini üstün görerek kendine tapar bir hâle gelmesine neden olabiliyor. Çoğu-zaman modern insan, ‘hayatıma dâhil olan herkes ve her-şey en iyi olmalı’ fikriyle daha fazlası içintalep kâr buluyoruz. Bu tip insanlar tatmin olmuyor daha fazlasını daha fazlasını istiyor. Bu insanlar çevresini mutsuz etmeye başlıyorlar.
Hep en gözde ve en güzel olana, kendisinin lâyık olduğu düşüncesi ise onu kendisi ve çevresiyle,hatta Yaradan’ı ile iletişimini bozacak seviyeye getiriyor. Bu noktadaki muhteris kişi kendisini yücelterek hayatta herkesten ve her ortamdan alacaklı bir tavır içine giriyor ve bencilliğin o nobran hâllerini takınabiliyor.
İnsan çoğu-zaman kendi aczi yetini unutarak, şâhitlik ettiği şeylerin sahipliğine soyunabiliyor. Modern zamanların sloganı olan ‘sâhip olduğun kadar varsın’ telkinleriyle dünyevileşmeyihayatının her alanına dâhil edebiliyor”.
Dünya; cennetin ebedî konforunu kazanmak için, konfordan vazgeçerek hak-hakikat, adâlet-eşitlik ve tevhidi hâkim kılarak bu şekilde yaşamak ve bu yolda gayret edilmesi gereken bir mekândır. Dünya bir “konfor ve rahat yeri” değil, “eşsiz konfor ve rahat etme yeri” olan cenneti kazanmak için hazırlanmış olan bir imtihan alanıdır diye düşünmeyen bu dünyayı kendin ede yakınlarına da cehennem yapabiliyor.
Yeryüzünde ilk önce kafa, sonra da beden konforunu bozmadan ve her-şeyi Allah’ın isteği ve rızasına göre yapmak için çalışmak kişinin takvası ölçüsünde onu sonsuz konforun, rahatlığın, mutluluğun ve huzurun merkezi olan cennete ulaştıracaktır.
Dünya bir “konfor ve rahat yeri” değil, “eşsiz konfor ve rahat etme yeri” olan cenneti kazanmak için hazırlanmış olan bir imtihan alanıdır.
Modern dünya konfordan ve tüketim toplumu olmaktan arzu ve isteklerine gem vurmadan insan gibi yaşayamayacak. ‘’Acı duyuyor iseniz canlısınız başkalarının acısını hissediyor iseniz insansınız’’ ifadesini aklımızdan çıkarmamalıyız.
Allah hepimize insan olmayı, başkalarının acılarını hissetmeyi nasip etsin diyor, nefsini dizginleyip vicdanıyla hareket edenlere saygılar sunuyorum.
TUNCER SÖNMEZ
ANA
EMRAL CÖMERT
TANJU ÖZCAN; MARKETLERDEN ZORLA PARA ALMALI MI?
VAHİT DABAK
ORTADOĞU CEHENNEMİNDE KATİLLERİN İŞBİRLİĞİ
Av. İrfan SÖNMEZ
İran'a bakmak
DR. İMBAT MUĞLU
ORTADOĞU YANIYOR
AHMET VURAL
RAMAZAN AYINDA
YAVUZ GEZER
Su Bulunacak
MUSTAFA DOĞAN
TECRÜBE FARKI
Av. Mehmet AYTAÇ
TUTUKLAMA: CEZA DEĞİL, İSTİSNA
MEHMET ŞÜKRÜ BAŞ
MİNİK BİR YÜREKTEN BABAYA MEKTUP