BRICS terimi, ilk kurucuları olan Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika'nın İngilizce isimlerinin baş harflerinden oluşuyor. (Kuruluş 16 Haziran 2009)
BRICS’ın son toplantısı 23-24 Ekim 2024 tarihlerinde Rusya’da yapıldı. Türkiye toplantıya Cumhurbaşkanı seviyesinde ve kalabalık bir heyetle katıldı. Türkiye'nin üyelik beklentisine galiba bir sonraki toplantıda karar verilecek. (BRICS’in kurumsal niteliğinin olmaması üyelik konusunu oldukça aksatıyor. Çünkü belirli şartlara gör değil de, bazı devletlerin evet ve hayırına göre karar alınması oldukça sıkıntılı bir duruma yol açabilir.)
Türkiye’nin NATO ülkesi olması BRICS’e katılmasına engel teşkil etmiyor. Çünkü bu oluşum daha çok ekonomi ağırlıklı ve dolar’ın hakimiyetinden çıkmayı hedefliyor. Nitekim Rusya devlet sözcüsü de, “Türkiye’nin NATO üyeliği BRICS’e girmesine engel değildir” dedi.
Gerçi ekonominin dışında siyasi mesajlar da verildi ama BRICS’in henüz “kurumsal” niteliği olmadığı için tepkiler de daha çok ülkeler düzeyinde kaldı. Dolayısı ile de siyasi ve ekonomi gözlemcileri kurumsal kimlik oluşturulması konusunda tavsiyelerde bulunuyorlar.
Rahatlıkla görüldüğü gibi İkinci Dünya Savaşı sonrasında ABD’nin öncülüğünde inşa edilen yenidünya düzeni çatırdıyor.
Oluşturulan uluslararası para ve finans sistemi IMF, Dünya Ticaret Örgütü vd) artık çokça itiraz alıyor ve etkili işlemiyor. ABD'nin de, bazı ülkelerin ekonomik güçlerinin artmasının da etkisiyle hegemonik gücü azalıyor.
Tüm bunlar ABD’nin ve elbette doların gücünün kırıldığına işaret sayılıyor.
Bütün bunlara rağmen BRICS ülkeleri 3.2 milyarlık nüfusuyla dünya nüfusunun yüzde 40’ını kapsıyor ama G7 ülkeleri hala küresel ekonominin yüzde 40'ın kontrol ediyor.
BRICS üyeleri doların egemenliğini kırmak için ortak para birimi geliştirmek istiyor. Ancak henüz ‘ortak para’ sesi gelmiyor.
Tabi Yerel para birimleriyle kredi verebiliyor olması BRICS’in genişlemesinde etkili bir faktör olmaya devam ediyor.
“Çok kutuplu dünyada tüm yollar sadece Washington, Brüksel, Londra ve Paris'e çıkmıyor. Moskova, Yeni Delhi, Pekin gibi yeni oyun kurucu başkentler.” Türkiye'nin bölge üzerindeki etkisinin yüksek olması nedeniyle, ülkeyi itibarlı hale getiriyor. Son dönemde Türkiye’nin Afrika üzerindeki etkisi hem BRICS üyelerinin hem de Batı blokunun dikkatini çekiyor.
Kapitalist dünya bu cümlelerin kurulmasına yol açan bir ara rejim döneminden geçerken, bu durum BRICS’e yarıyor. Enerji kaynakları açısından, dünya petrol üretiminin yüzde 43’ü BRICS üyelerine ait.
Tekrar başa dönersek, BRICS’in 23-24 Ekim 2024 tarihindeki Rusya toplantısına 35 ülkeden devlet ve hükümet başkanları ile diplomatlar ve bakanlar zirveye katıldı. Bu ülkeler arasında Çin, Hindistan, İran, Türkiye, Güney Afrika'nın yanı sıra Mısır ve Etiyopya da var.
Türkiye, BRICS ile işbirliğinin Avrupa Birliği (AB) ile yürüttüğü gümrük birliği anlaşmasına alternatif değil tamamlayıcı olduğunu vurguluyor. Bir adım daha atarsak, AB’nin üyelik konusunda Türkiye’yi 60 yıldır oyalaması elbette yeni yolların araması için önemli bir sebep olsa gerektir.
BRICS aynı zamanda büyük bir ekonomik Pazar ve Türkiye de bu pazardan istifade etmek istiyor. Türkiye’nin yaptığı girişimler sonucunda günümüz itibariyle dış ticaret hacmini 650 milyar dolara, ihracatını da 265 milyar dolara çıkardığını elbette ki dünya da görüyor. Özellikle teknoloji alanındaki atakları Türkiye’ye önemli bir perestiş kazandırdı. Dışarıdan yapılan alçakça saldırıların nedenlerinden biri de bu değil mi?
İhracatımızın % 60’ı OECD ülkelerine olmakla birlikte, Ankara, birçok farklı uluslararası örgüte katılım göstererek kendi ekonomik çıkarlarının peşinden gittiğini önemle vurguluyor.
TUNCER SÖNMEZ
DEVLET
AHMET VURAL
İNSANI SEVMEK
VAHİT DABAK
CUMHURİYET TARİHİNİN EFSANE SİYASET ADAMI TÜRK OCAĞI BAŞKANI
Av. İrfan SÖNMEZ
Yargıda yandaşlık
DR. İMBAT MUĞLU
Avrupa'nın Savunma Rüyası Çöküyor
EMRAL CÖMERT
MÜSLÜMAN YEİS’E DÜŞMEZ
MUSTAFA DOĞAN
DOSTLUK KAZANDI
YAVUZ GEZER
Su Bulunacak
Av. Mehmet AYTAÇ
TUTUKLAMA: CEZA DEĞİL, İSTİSNA
MEHMET ŞÜKRÜ BAŞ
MİNİK BİR YÜREKTEN BABAYA MEKTUP