Hazar Santrali özelde Elazığ’ın, genelde ise ülkenin geleceğinin şekillenmesinde, o günün şartları içerisinde önemli bir rol oynamıştır.
1950'de iktidara gelen Demokrat Parti eliyle, kalkınma için Hazar Santrali ile birlikte ülkeye sekiz adet elektrik santrali yapılmıştır. Çünkü kalkınma ve sanayileşme biraz da elektrik demektir. O yıllarda İstanbul, Ankara ve birkaç yerde elektrik var.
Yatırımların önünün açılması için önemli bir enstrüman olan elektrik konusu önemlidir. Hatta sanayileşmenin olmazsa olmazlarının başında elektrik gelir. 1950 yılında Demokrat Parti seçimleri kazanınca Celal Bayar Cumhurbaşkanı olur, Adnan Menderes de Başbakan olur.
Hazar santrali ile ilgili konuyu dönemin Elektrik İşleri Etüt İdaresi Genel Müdürü olan Süleyman Demirel anlatıyor:
“Cumhurbaşkanı beni çağırmıştı. Gittim. Bana dönerek; ‘Ülkedeki bütün evler kerpiç. Beton evler yapmak için çimento ve çimento elde etmek için de elektrik gerekir. Oysa ülkemiz şu anda elektrik yoksunu bir ülke. Bu sorunu aşmak için ilk etapta Türkiye'de sekiz tane elektrik santrali kurmamız gerekiyor. Bu santrallerden biri de Elazığ’da kuracağımız Hazar Santrali olacaktır. Elazığ'da Hazar Gölü diye bir gölümüz var ve bu gölden 500 metre aşağıda da Uluova denilen bir ovamız var. Hazar Gölü ile Uluova arasında Mastar Dağı mevcut. Biz şimdi bu mastar dağını delerek Hazar Gölü’nün suyunu Uluovaya akıtacağız. Yalnız suyun dağın ova tarafına çıktığı noktada bir elektrik santrali yaparak elektrik elde edeceğiz ve artan su ile de ovayı sulayacağız. Yapabilir misin’ dedi. Ben de hiç tereddüt etmeden yaparım dedim. Cumhurbaşkanı duraklayınca tekrar yapabileceğimi ifade ettim. Bunun üzerine Cumhurbaşkanı da peki öyleyse yetkilisin, git yap” dedi.
Ben İnşaat Mühendisi olarak “hidrolik” alanında yüksek lisans yapmıştım. Yani bu iş tam da benim alanıma giriyordu. Elektrik İşleri Etüt İdaresi’nde o dönemde benim yardımcım olarak Elektrik Yüksek Mühendisi Turgut Özal vardı. İkimiz baş başa verince başaramayacağımız iş olmazdı.
Ben hemen ABD’ye gittim. Çünkü yüksek lisansımı yaptığım şehirde bu santralin adeta ikiz kardeşi olacak bir santral mevcuttu. Tekrar inceledim ve birtakım projelerle Türkiye’ye döndüm. Turgut Özal’a dedim ki; Santralin inşaat kısmını ben hazırlayayım, elektrik kısmını da sen hazırla. Çalışmaya başladık. Birtakım sıkıntılar olduysa da, sıkıntıları giderdik. Turgut Özal’ın hazırladığı proje DSİ Genel Müdürlüğünce onaylandı.
İhaleler yapıldı ve yapım çalışmaları başladı. Çalışmalar hızla ilerliyordu, çünkü ülkenin elektriğe olan ihtiyacı çok önemliydi.
1952’de başlayan çalışmalarımızın ardından 1954 yılında santral üretime başladı.”
Bu kuruluş hem Elazığ için hem de ülkenin ihtiyaç duyduğu çimento temini açısından önemli ihtiyaçları karşıladı.
1954 yılında elektrik elde edilince şehrin aydınlatılmasının dışında üç önemli iktisadi tesis kuruldu Elazığ’a:
Şeker fabrikası 1956 yılında kuruldu. Hem tarımın gelişmesinde hem de işsizliğin önlenmesinde önemli görevler yaptı. Köylünün cebi para gördü, çalışanların evleri mahrumiyetten kurtuldu.
Elazığ Altınova Çimento Fabrikası 1959 yılında üretime başladı. Şehirde ve civar illerdeki vatandaşların ihtiyaçlarını karşılamasının yanında bölgedeki devlet yatırımlarında çok büyük fonksiyon icra etti.
Kuruluşuna başlanan Elazığ Et Kombinası 1968 yılında çalışmaya başladı. Hayvancılık gelişti, insanlar ucuz fiyata et yediler.
Hem köylüler ve hayvancılık yapanlar kazanmışlar hem de Çimento üretimi ilin ve bölgenin inşaat alanındaki sorununu çözmüştür. Bu yatırımlar sonucunda o yıllarda Elazığ Türkiye'nin ilk on şehri arasına girmiştir.
TUNCER SÖNMEZ
DEVLET
AHMET VURAL
İNSANI SEVMEK
VAHİT DABAK
CUMHURİYET TARİHİNİN EFSANE SİYASET ADAMI TÜRK OCAĞI BAŞKANI
Av. İrfan SÖNMEZ
Yargıda yandaşlık
DR. İMBAT MUĞLU
Avrupa'nın Savunma Rüyası Çöküyor
EMRAL CÖMERT
MÜSLÜMAN YEİS’E DÜŞMEZ
MUSTAFA DOĞAN
DOSTLUK KAZANDI
YAVUZ GEZER
Su Bulunacak
Av. Mehmet AYTAÇ
TUTUKLAMA: CEZA DEĞİL, İSTİSNA
MEHMET ŞÜKRÜ BAŞ
MİNİK BİR YÜREKTEN BABAYA MEKTUP