Türkiye’de insanlarımız reel durumu bilmeden, sektörlerin rakamsal büyüklüğünü öğrenmeden, dünya ticaretinde tarımın payını bilmeden, ahkâm kesiyorlar.
İnsanımızın dünyayı daha iyi tanıması, sektörleri bilmesi, finansal okuryazarlığı öğrenmesi çok önemli.
Ülkemizde insanların çoğu yaşam standartlarının artması, refah içinde yaşamamız için tarım sektörünün kurtarıcı olduğunu sanacak kadar saf.
Tarımsal üretim elbette önemli, fakat sanayiyi öncelemek, sanayiye ağırlık vermek, insanımıza bol gelir sağlamak zaten köylünün rahat para kazanmasını sağlayacaktır. Sanayiyi zamanında öncelesek tarım nüfusunu 1980 yıllarında % 10 nun altına çekseydik, bu gün tarımsal üretim yapanlar bol kazançlı, imrenilen insanlar olacaktı.
Ülkemizin tarım ülkesi olduğu yalanıyla büyüdük. 1980 yılın da Türkiye’nin toplam ihracatı 3 milyar doların altında, Almanya’nın % 2 si kadar ihracat yapan zavallı bir ülkeydik. 1980 yılında ihracatın ithalatı karşılama oranı % 40 ın altına düşmüş tüm ihracatı petrol almaya yetmeyen ülkede kendimizi avutuyor, hatta Arnavutlar, gibi dünyadan yarım asır geride iken, kendi kendimize yetiyoruz yalanıyla avunuyorduk.
Dünyada tarımsal potansiyeli çok iyi olan daha doğrusu bizden iyi olan 29 ülke var iken biz kendimizi tarımsal potansiyeli çok yüksek ilk onda olan ülkelerden biri zannediyoruz.
İlk onu tesadüfen söylemiyorum. Sorduğun her insan ilk onda olduğumuzu sanıyor. Ülkemiz elbette dört mevsimi yaşayan bir ülke, fakat suya ulaşma zorluğu, yağış rejimi, toprakların zannedildiği kadar verimli olmayışı gibi kriterler bizi gerilere itiyor.
Ülkemizin potansiyelini bilerek topraklarını çok iyi değerlendirmesi elbette önemli. Fakat halkımızın potansiyelimizi çok iyi görmesi, tarıma önem vererek kurtulacağımızı sanması hastalıklı bir durum. Reel durumu bilerek hareket eder, sanayi üretimini, savunmayı, teknolojiyi önceler, lojistiğin ülke için olmazsa olmaz olduğunu kavrar, enerji üretiminin tüm üretimlerin anası olduğunu anlar isek, problemleri daha hızlı çözeriz.
Türkiye bu gün uluslararası ticaretten nüfusu oranında payını almaktadır. ABD, Almanya, Japonya gibi ülkelere göre çok geride fakat yüz elli ülkeden daha iyi durumdadır. Ülkemiz tarımsal potansiyelini geliştirmeli hayvansal protein üretimine ağırlık vermeli, fakat asla tarımın ülkeyi kurtaracağı yalanına inanmamalı diyor, bilgiye dayalı konuşanlara saygılar sunuyorum.