2001 yılında bazı saflara göre kurtarıcı olarak görülen Kemal Derviş en geç beş yıl içinde tüm devlet bankalarının özelleştirilmesini Sayın Bülent Ecevit’e kabul ettirdi. Tüm devlet bankaları hızlı bir şekilde satılacaktı.
Bunun yanı sıra Bülent Ecevit, şeker yasası ile ABD mısır şurubuna % 25 kota vermişti. Tütün ve SEKA yasası da çıkarılmıştı. Haydi şimdi sadece bankalara bakalım.
Geçen hafta sonu Bosna’ya gittim. Başkentin en büyük binalarından birinin üzerinde TÜRKİYE ZİRAAT BANKASI YAZIYORDU. Bu bina Bosna’daki devlet bankamızdı. Ziyaretim boyunca uğradığım her ilde Ziraat Bankası şubelerini görmek beni çok gururlandırdı. Bu ülkede solcuların devlet yönetiminde tamamen işe yaramaz olduklarını düşündüm. En millisi Ecevit; beceriksiz yönetim sonucu IMF’ye tüm devlet bankalarını satma sözleşmesi yapmak zorunda kalmıştı.
Dünyada artık Google amca var. Şüphe duyan hemen araştırmaya başlayabilir. Devlet Bey’in erken seçime zorlaması olmasa tüm devlet bankaları elden çıkacaktı. Erdoğan başa gelince, 2005 yılında 5 yıllık süreyi 10 yıla çıkardı. Sonra da özelleştirmeden tamamen vazgeçti.
Bugün Türkiye’de en büyük 5 bankanın 3’ü devlet bankası. Bu ülkenin gücünü artıran, yatırıma kredi sağlayan bu bankalar. Türkiye’de bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olan saflar yüzünden yalanla doğru birbirine karışmış; iş yapamayan boş insanlar takdir edilirken, ülkeyi kurtaranlar boş eleştiriler ile uğraşıyorlar.
Bu ülkede bankaların büyüklüğüne bakar mısınız? Erdoğan hükümeti gelmese bu bankalar çöp olacaktı. 2001 krizine sürüklendiğimiz dönemde tüm soygunu yapanlar, milleti dolandıranlar özel bankalar iken IMF devlet bankalarını özelleştirin talimatı vermiş; onu da Ecevit’e imzalatmıştı.2024 sonu 5 büyük bankamızın aktif büyüklüğü Türkiye’nin ekonomik büyüklüğünü de gösteriyor.
Ziraat Bankası: 6 trilyon 213 milyar lira.
VakıfBank: 4 trilyon 190 milyar lira.
İş Bankası: 3 trilyon 676 milyar lira.
Halkbank: 3 trilyon 210 milyar lira.
Garanti BBVA: 3 trilyon 35 milyar lira.
Devlet bankalarının ekonomik büyüklüğü güçlü Türkiye’nin ayak sesleri. Trilyonlarca TL değerindeki bu bankalar tüm bölgeye kol salmaya başladılar. Ülkemizde ezikler dert yansa da Türkiye Yüzyılının ayak seslerini yurt dışına gidenler görüyorlar. Eğitimde maarif vakfı, sosyal işlerde Yunus Emre Enstitüsü, dünyanın her yerine imzamızı atan müteahhitlerimiz, her alanda çalışan kardeşlerimiz, ümitlerimizi yeşerten cevval insanımız var. Yarın elbet bizimdir diyor, özgüvenli ve çalışkan okurlarıma saygılar sunuyorum.