1980 Yılında ülke nüfusunun % 50 si çiftçiydi ve bir çitçinin sadece bir müşterisi vardı. Bu gün çiftçi sayısı 5 milyonun altında. Bu gün bir çiftçinin 15 müşterisi var. Geçen yıl nisan ayında Almanya’ya gitmiştim. Gözlem yapmak tarımsal ve hayvansal üretim durumlarını gözlemlemek için çok gezdim. köylerine gittim. Almanya’da çiftçi sayısı % 2. Tarımın GSMH deki payı % 1.
Dünyayı doğru okuyamaz, standartları bilmez isek doğru ile yanlışı ayıramaz, karnımızdan konuşuruz. Uluslararası kabule göre bir ülkede en fazla % 15 köylü olmalı. Eğer bir köylünün en az 6 müşterisi yok ise ya köylü açtır veya aşırı süspansiyon yapan devlet, köylüyü köyde bırakmaya çalışıyor demektir.
Türkiye’de maalesef insanlar dünyayı ve standartları bilmediğinden köylü sayısı % 50 iken yani bir köylünün sadece 1 müşterisi var iken köylünün daha iyi durumda olduğunu savunacak kadar dünyadan kopuk. Bunların bazıları kendini dünyanın en akıllı sanacak kadar gereksiz bir öz güven sahibi.
Ülkemizde 1980 den sonra bilerek ve isteyerek köyden kente göç teşvik edildi. Bu durum o gün için zorunluydu. Eyer kalkınmak, sanayi ülkesi olmak ve dünyada söz sahibi olmak istiyorsanız kesinlikle köylü sayısını % 10 lara düşürmek zorundasınız.
Ülkeler zenginleştikçe köylü sayısı azalmakta, tüketim alışkanlıkları değişmektedir. Bitkisel tüketim düşerken, hayvansal ürünlerin tüketimi artmaktadır. Devlet bu dönüşümü yaparken topluma yol göstermeli, alt yapı ona göre hazırlamalıdır. Özellikle hayvancılık desteklenmeli, gerekir ise en büyük sorun olan çobanların sigortaları devlet tarafından yapılmalıdır.
Ülkemizde hayvansal ürün tüketimi maalesef üretimden çok daha hızlı artmakta ve hayvansal protein ithalatına ciddi paralar ödemekteyiz. Kırmızı et üretiminin desteklenmesi ve özellikle koyun etinin tüketiminin yaygınlaştırılması, kırmızı et ithalatına verdiğimiz milyarlarca doların ülkede kalmasını sağlamalıyız.
Ülkemizde maalesef hayvancılıkta yerli girdilerle üretim yapmayı, az masrafla, meralardan faydalanarak et üretmeyi önceleyen bir strateji geliştiremedik. Et fiyatı artınca hemen ithalata müracaat eden, sabırla ve akılla hareket etmeyen bir bakanlık ve sektör, hiç yokuna milyarlarca doları Türk köylüsü yerine yabancılara yedirmektedir.
Türkiye de reel çitçi sayısı % 7 civarına düştü. Artık çiftçilik teşvik edilmeli ve bu çiftçilerin yabancılara karşı desteklenmesi gerekmektedir. Çiftçinin müşteri sayısının 15 ye çıkmasından dolayı, reel anlamda para kazanacağı bir döneme gelinmiştir. Burada aracıların köylüyü sömürmesini engelleyici sistemlerin kurulması ve gereksiz ithalatın önüne geçilmesi sorunun çözümü için yeterli olacaktır diyor, üretim yapanlara saygılar sunuyorum.