ANA AMACI KONFORLU YAŞAMAK OLAN İNSANI BAŞKAN SEÇEMEYİZ
Ailenin çok çalışanları, tamamen kendini ailesine veya ülkesine adayanları olduğu gibi, asalakları, gününü gün edip, dünyadan tat almak, eğlenmek ilk hedefi olup heveslerinin peşinden koşanları davar.
Ailede çalışıp üretenler daha çok sevilir. Asalaklarda tamamen dışlanmaz, desteklenir bazen eleştirilir, fakat aile ferdi olduklarından desteklenirler.
Çalışmayan, üretmeyen, kendi konforunu önceleyen insanlara oy veren insanları anlamak mümkün değil. Seçtiklerimiz kendinden feragat eden, çok çalışan, ülkeyi ve insanını önceleyen, kendi hevesi ve arzularını baskılayanlar olmalı.
Yemeye içmeye meraklı, dünyadan tat almalıyım, tatil yapmak önce benim hakkım, diyen birini yönetici seçmek akıllı bir insanın yapacağı iş değil.
Yapılan araştırmalar gösteriyor ki şirketlerde insanların % 20 si işi sürüklüyorlar. Gerçek anlamda tüm toplum mükemmel çalışsa zaten o ülke zirveye oynar. Şirketlerde işi sırtlayan insanlar şirketin büyümesini sağlıyorlar.
Yönetici seçer iken onların hangi vasıfta olması gerektiğini iyi bilmemiz gerekir. Ülkemize seçeceğimiz Cumhurbaşkanı, bakan veya belediye başkanı kendini ülkesine adamış gece gündüz çalışan kafa yoran insanlardan olmalı. Kedi yaşam konforunu önceleyen insanların peşine düşmemeliyiz.
İnsanlar kendi konforunu yaşayabilmeleri için yaşam konforunu öncelemeyen önce işim diyen insanları seçmeli. Bir belediye başkanı seçildiği yıllar için kendini halka adamalı. Bir günü boş geçmemeli. Başkan seçilen insan eğer akşam nerde eğlenirim, nereye kayağa giderim, yazın tatili nerede yapacağım diye düşünüyor ise onu seçen insan saftır.
İnsanlar kendini ülkesine adayanları değil, sadece eğlenmeyi ve insanları eğlendirmeyi amaç edinenleri yönetici seçerler ise eğlenecek veya mutlu olacak ortam bulamazlar. Bu tipler belediye başkanı olur ise su bulamazsınız çöpleriniz toplanmaz.
Dünyada zalimliğin ve gücün etkili olduğu zorun oyunu bozduğu bir devri yaşıyoruz. Bu devirde ideolojik takıntılar ile sorumsuz boş adamları seçer isek ne ülke kalır ne konfor.
Her kişinin ideolojik bir bakış açısı var elbet. Dünyada zorbaların ve zalimlerin borusu öter iken sorumsuz ve dünyada tehditleri algılamayan zavallıların peşine düşmüş zavallılardan olmayın.
Şirketlerimize insan alırken gösterdiğimiz duyarlılığı yönetici seçer iken göstermez isek kendi elimizle geleceğimizi karartırız diyor önce ülkem diyenlere saygılar sunuyorum.