Harput Gazetemizin kıymetli okuyucuları;
Ülkemizde bugün yine alışıla gelmiş, bize hiç de yabancı olmayan bir olay gerçekleşiyor, İnanç ticaretinin dini istismar ettiği bir vaka yine karşımızda, YETEEER lütfen yeter! bu sitemim kime biliyor musunuz tabii milletimize, doymadık bir türlü kuranı okumak anlamak yaşamak zahmetine girmeyip dini istismarcıların kucağına oturarak onların sakallarını okşamaktan bıkmadık.
Yaşananlardan örnek alıp ders çıkarmayı beceremiyoruz bir türlü, Neden Allah kelamı Kur’an yeterli olmuyor, neden Resulullah’ın sağlıklı hadislerini ölçü, terazi olmuyor bizlere?
Geleneksel din anlayışımızın önemli bir parçası olan Tarikatlar (Yollar) gerçekten tasavvuf anlayışından, Yaratana daha yakın olma, insana hizmet yolundan çıkmış, maksadından uzaklaşmış tamamen kişisel itibar, Güç, çıkar menfaat endeksli yapılara dönüşmüştür.
Atını itini nallayan, buradaki rantı fark ederek insanlara önce dini kanaat önderi, sonra tüylenip palazlanınca da devlete paralel yapı olarak karşımıza çıkıyor, Bizde Namaz, Oruç maskelerine kanıp ya mürit ya hizmet eri olarak koşturmaya başlıyoruz Neticesinde Cumhurbaşkanının deyimiyle İbadet, Ticaret, İhanet üçlemesi ortaya çıkıyor, Doymuyorlar olay Baba, Oğul, Kutsal ruh pozisyonuna dönüşüyor.
İşte bu yüzden YETER sitemim var, yorulmadınız mı aldatılmaktan?
Şimdi bir de SÜLEYMANCILAR adlı cemaatin (Örgütün) geldiği son duruma bakalım.
Alihan Kuriş, 1979 İstanbul doğumlu, yüksek mimar, iş insanı ve Süleymancılar olarak bilinen cemaatin günümüzdeki lideridir. Cemaatin kurucusu Süleyman Hilmi Tunahan'ın torunudur. 2016 yılında Arif Ahmet Denizolgun'un vefatından sonra (bu vefatın da soru işaretli olduğu söyleniyor) cemaatin başına geçmiştir.
Alihan Kuriş ve yürütülen soruşturma ile ilgili resmi makamlar ve soruşturma dosyasından yansıyan genel yapı ve detaylar şu şekildedir:
Bu soruşturmanın Arka Planı ve Kapsamı Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, mali suçlar ve örgütlü yapılanmalara yönelik yürütülen soruşturmalar kapsamında, aralarında Alihan Kuriş’in de bulunduğu şüphelilere yönelik operasyonlar düzenlenmiştir.
Soruşturmanın temel odağını, ekonomik çıkar amaçlı hareket ettiği öne sürülen hiyerarşik bir yapı oluşturmaktadır. Bu kapsamda şüphelilere şu suçlamalar yöneltilmektedir:
Suç örgütü kurmak ve yönetmek, Üye olmak,
Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklamak (Kara para aklama)
Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, Vergi Usul Kanunu'na muhalefet
Soruşturma dosyasında yer alan Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporları, yapının ekonomik ve ticari boyutuna ışık tutmaktadır. Raporda yer alan tespitlere göre örgütün genel mali yapılanma taktikleri şunlardır:
Şirket Ağları ve İşlem Hacimleri: Örgütle bağlantılı olduğu değerlendirilen şirketlerin 2020 yılından sonra finansal işlem hacimlerinde belirgin ve olağan dışı artışlar yaşandığı saptanmıştır.
Karmaşık Yapılanmalar ve Bölünmeler: Şirketlerin sürekli bölünme ve devir işlemlerinden geçerek yüksek sermayelerle yeni şirketler kurduğu, bu yeni yapıların genellikle bölünen şirketten farklı illerde ve farklı faaliyet alanlarında konumlandırıldığı belirlenmiştir.
Aktif Ticaret Yerine Fon Aktarımı, Bazı şirketlerin somut bir ticari faaliyet yürütmediği, yalnızca sermaye artırımları ve bağlı ortaklık kalemlerini finanse etmek amacıyla kullanıldığı, bu yöntemle finansal hareketlerin takibinin ve kayıtların incelenmesinin zorlaştırılmasının amaçlandığı ifade edilmektedir.
Şirket hesaplarında ödeme kuruluşları vasıtasıyla yüksek tutarlı nakit girişleri ve hareketliliği olduğu, milyarlarca lirayı bulan ticari hacimlerde usulsüzlük şüpheleri bulunduğu kaydedilmiştir.
Kara para aklama şüphesi, Yurt dışına gönderilen 100 milyar doların akıbeti, Almanya’da yapılan70 milyara mal olan genel merkezin yapılması ve kaçma planları şüphelerin odak noktası.
Ankara merkezli olmak üzere 17 ilde eş zamanlı operasyonlar gerçekleştirilmiştir, Adresler ve Tedbirler, Çok sayıda şüpheliye ait ev ve iş yerinin yanı sıra, soruşturma kapsamındaki şirketlere ve bunlarla bağlantılı varlıklara yönelik arama, el koyma işlemleri yapılmış ve şirket yönetimlerine kayyum atanmıştır.
Örgüt liderinin yakalanışındaki dikkati çeken bazı noktalar ilginçtir, şahıs aldatmaca kullanarak telefonunu bir eve bırakmış, gizli bölmeleri olan başka bir evde, yüklü bir parayla saklanırken yakalanmıştır, bu da kamuya sızmalar, operasyon yapılacak uyarısı alıp almadığı sorusunu akıllara getiriyor.
İnşallah bu örgüt ve yöneticilerinin gerekli cezaları alacağını umut ediyoruz ve devamında mevcut bazı yapılarında adam kayırmaksızın aynı hukuki çerçevede deşifre edilerek yapılan ihale ve atamalardaki rolleri ortaya çıkarılarak gerekli kanuni önlemler alınır.
Selam ve Saygılarımla
VAHİT DABAK
YİNE AYNI TERANE
Av. İrfan SÖNMEZ
Bu zehirli dille nereye kadar?
TUNCER SÖNMEZ
İŞTE BU DESTANA ÇAĞ ATLAMA DERLER
EMRAL CÖMERT
BELEDİYELERDE YOZSUZLUĞUN ZİRVE YAPMASININ NEDENİ NE?
AHMET VURAL
ACEP BİZE NE OLDU?
DR. İMBAT MUĞLU
BOP ve İsrail
MUSTAFA DOĞAN
DOSTLUK KAZANDI
YAVUZ GEZER
Su Bulunacak
Av. Mehmet AYTAÇ
TUTUKLAMA: CEZA DEĞİL, İSTİSNA
MEHMET ŞÜKRÜ BAŞ
MİNİK BİR YÜREKTEN BABAYA MEKTUP