Su Bulunacak

YAVUZ GEZER

05-02-2026 13:13

Çoğumuz hayalimizde yaşattıklarımızı onu görüp tanıyınca hayal ve özlemin gerçekle arasında hiçbir benzerlik olmadığını anlarız.

 Ve bu hayal kırıklığı hayat boyu yaşadığımız nice hayal kırıklıklarımızın arasında yerini alır.

Vatanperverlerin ani değişimi ve bu değişimin kendi tabanında kabul görmesi, hatta bu işin en keskinlerinin dahi savunuculuğa soyunması, çıkanları ihanetle suçlaması ...

 Utanma denen kavramı yok sayarak... Yalan-hikâye, ayıp- özgürlük, mahrem- içerik, saygısızlık- doğallık, haksızlık- kurnazlık, sadakatsizlik- normal, cehalet- özgüven olunca.

Utanma, kaybolmadı onu taşıyacak karakter azaldı. Böylece utanma duygusu kaybolup karakter erozyona uğrayınca, sınır ortadan kalkar ve her şey mübah olur. Saygı yerini hadsizliğe bırakır. Haklılık bağırarak konuşanın olur. Kahvehanede masana davet edip bir çay sohbeti yapmayacağın adam seni azarlar. Sırtını dayadığı siyasi gücün aymazlığıyla...

"Utanmıyoruz! yaptığımız işlerden onur duyuyoruz." der, milletin gözünün içine bakarak… Halkın huzurunda bir yakını için örtülü torpil istediği bilinmiyormuşçasına.

Suni gündemlerle gerçekler gizlenirken, Bir kayıkçı kavgasını seyre mecbur bırakılır Türk halkı... Oysa çok yakın geçmişte bizler asker olarak Vatan müdafaasında ölmek için yetiştirildik ve şehitlerimizle "Cennette yeni bir Türk devleti kurduk."

 Duygularımızı inciten, kemiklerimizi sızlatan; hediye edilen bir kilim ve bir kadının kara sesi, kilim nakışlarının anlamını çirkin sesine düşüncelerini ortak ederek anlatışının iğrençliğinde... Oysa neslimizin ruhu;

Türk’üz ederiz daima iftihar,

 Hilkatle başlar tarihimiz var.

 Kalplerde Türklük aşk ile çarpar,

 Yok bize başka yar…

Bu dörtlükte anlatılan Türklük şuurunun üzerine sürekli oynanan oyunlar ve yaratılmak istenen algıları gelin Şevket Süreyya Aydemir'in “Suyu Arayan Adam” kitabının "Şu Bilinmeyen Anadolu" bölümünde yazılı olanlara bir göz atarak analiz edelim.

"Hepiniz öleceksiniz!" dedi, sonra bu cümleyi eksik buldu, sözlerini. "Hepimiz öleceğiz!" diye tamamladı ve ilave etti. "Vatan kurtulacaktır!" Bütün nutuk (demeç) hemen hemen bundan ibaret kaldı. Ordu'ya bir tek asker vermeyen Yemen'in, Hicazın, Irak'ın Ordu’ya karşı savaşan Sina, Filistin, Suriye çöllerinin; yolları kesen ve devlete baş eğmeyip her gün Türk askerlerini öldüren Dersim, Sason, Talori dağlarının nasıl kurtulacağını bu sözlerde bulmuş olduk. Bizler kendimizi zaten bu ölüm için yetişmiş sayıyorduk. Vatan için kendilerini fedaya hazır askerler. Kendilerini uğurlamaya gelenlerin el sallayışlarında...

 Bizim neslimizin, kuşağımızın kaderi ve nasibi buydu...

İstasyonda pek az uğurlayan vardı. Bunlar bazı yaşlı, terbiyeli erkekler, temiz yüzlü İstanbullu anneler, o zaman henüz açılmamış, erkekleşmemiş İstanbullu kızlardı. Herkese kendi oğulları gibi yakınlık gösteren, kendi çocuklarıymış gibi nasihatlerde bulunan bu mübarek bakışlı babaların, amcaların çoğu, belki de eski emekli askerlerdi. Gidilecek yerlerin ve harbin ne olduğunu hiç şüphesiz biliyorlardı. Bu gidenlerden çoğunun geri dönmeyeceğini şimdi bu uğurlayışın, onlardan birçoğu için çocuklarını son görüş olacağını da herhalde anlıyorlardı. Fakat ne bir şikâyet sesi ne taşkın bir hıçkırık...  Bilakis herkes bu ayrılışa adeta mesut bir gün, yıllardan beri beklenen, yıllardan beri hazırlanan bir sevinç günü havası vermek için elinden geleni yapıyordu.

Fakat bütün bu insanlarda, az sonra birden sel gibi coşacak, seller gibi çağlayacak gözyaşlarına diledikleri gibi mecra verebilmek için, trenin bir an önce kalkmasını ve kendilerini evlerinin gizli köşelerine bir an önce atabilmeyi bekleyen bir sabırsızlık hali, her şeye rağmen seziliyordu.

Tren ilk düdüğünü çalınca, geldiğinden beri istasyonunun bir duvarı dibine çöküp bastonunu kucağında tutan ve boyuna bir şeyler okuyup üzerimize üfleyen bir ihtiyar zorlukla ayağa kalkabildi. Daha ziyade bir mahalle imamına benziyordu. İstasyon adamlarının anlattıklarına göre, onun bu gidenlerin arasında hiç kimsesi yoktu. Fakat hemen her Tanrının günü buraya gelirdi. Evvelce, gene böyle bir kafile içinde gönderdiği birinin, cepheden gelen trenlerden çıkmasını beklerdi. Gidenleri uğurlar, gelenlerden haber sorardı. Mihnetli, fakat Hak'tan ümidini kesmeyen nurlu bir yüzü vardı. Tren ikinci düdüğünü çalınca ellerini kaldırdı. Herkes ona uydu. Yanık tesirli bir sesi vardı. Duasını bitirdiği zaman elini öpen her çocuğun boynuna sarılıyordu:

“Torunum sizin yaştaydı oğul. Adı Selahattin'di. Bağdat'tan iki mektubu geldi. Sonra haber kesildi. Kayıp diyorlar ama, Allah'tan ümit kesilmez ki oğul. Çukurtekke şeyhinin torunu Selahattin diye sorun. Allah için soruşturun.”

 Kiminin alnından öpüyor, kiminin arkasını okşuyor. Haydi yavrularım, haydi aslanlarım diye ağlıyor, ağlıyordu...

Evet, Şevket Süreyya Aydemir: o netameli, hasret kokan, acı ile yoğrulmuş günleri anlatırken, bugünleri hayal dahi etmemiş, utanmazlığın sınırsızlığını düşünmemişti. O sadece;

Bir adam vardı. Suyu arıyordu. Toprağı üç kulaç kazdı. Suyu bulamadı. On kulaç on beş kulaç kazdı. Gene suyu bulamadı. Sonra yerin derinliklerinde kara kaya tabakalarına rastladı. Yeise düştü, gücü sona erdi ve suyu bulmaktan ümidini kesti. Fakat bir ses ona:

“Daha derinlere in, daha derinlere!” dedi. Daha derinlere indi ve suyu buldu.

  Rama Krişma' nın dediği gibi:

 EN ÜMİTSİZ ANINDA BİLE, HALKINA AZİMLE SUYU BULMAK ÜMİDİNİ AŞILAMAK İÇİN BU ROMANI YAZDI ...

DİĞER YAZILARI İbret Alınsaydı - IV 01-01-1970 03:00 İbret Alınsaydı-III 01-01-1970 03:00 Ve Aleykümselam 01-01-1970 03:00 İbret Alınsaydı- II 01-01-1970 03:00 İbret Alınsaydı 01-01-1970 03:00 Kapak 01-01-1970 03:00 Siyah (Kara) Gül 01-01-1970 03:00 Yüzbaşı Şekip Bir Şehidin Hikayesi 01-01-1970 03:00 Zor Olanı Yapmak (Takdir Edebilmek) 01-01-1970 03:00 Mesele 01-01-1970 03:00 Pazarlıksız Pazarlık 01-01-1970 03:00 Feraset 01-01-1970 03:00 Sudur Türklüğüm 01-01-1970 03:00 Futbol Manifestosu Üzerine 01-01-1970 03:00 Hayatı Yaşarken 01-01-1970 03:00 Ölüm 01-01-1970 03:00 Ortaya karışık 01-01-1970 03:00 Gönül Yarası 01-01-1970 03:00 Efferim Oğlum Ehmet Saha da Prafo 01-01-1970 03:00 Hüma Kuşu 01-01-1970 03:00 Tomurcuklar Çiçek Açtı 01-01-1970 03:00 Kore Gazileri 01-01-1970 03:00 İz Sürmek 01-01-1970 03:00 Sanatçı ve Zanaatkâr 01-01-1970 03:00 Ne Verirsen Elinle 01-01-1970 03:00 Çanakkale 3 01-01-1970 03:00 ÇANAKKALE-2 01-01-1970 03:00 Çanakkale 01-01-1970 03:00 Çanakkale İçinde Aynalı Çarşı 01-01-1970 03:00 Unutma 01-01-1970 03:00 Demir Kapının Sesi 01-01-1970 03:00 Yazmak Mı Silmek Mi 01-01-1970 03:00 Gözler 01-01-1970 03:00 Atatürk'e ve Cumhuriyete Bağlılığın Yaptırımı Olmaz! 01-01-1970 03:00 Korku 01-01-1970 03:00 Söz Konusu Vatansa 01-01-1970 03:00 Aldatmak... III 01-01-1970 03:00 Aldatmak- II 01-01-1970 03:00 Aldatmak 01-01-1970 03:00 Yılbaşı-Noel- Nardugan 01-01-1970 03:00 Hissetmek... 01-01-1970 03:00 Işığa Tahammül... 01-01-1970 03:00 Halep 01-01-1970 03:00 Yurdum Turan... 01-01-1970 03:00 Anlamazlar Sizi... 01-01-1970 03:00 Düne Nazire - V 01-01-1970 03:00 Düne Nazire- IV 01-01-1970 03:00 Düne Nazire- IV 01-01-1970 03:00 Düne Nazire-III 01-01-1970 03:00 Düne Nazire- II 01-01-1970 03:00 Düne Nazire...- I 01-01-1970 03:00 Halden anlamak 01-01-1970 03:00 Din, Peygamber, Hurafeler- II 01-01-1970 03:00 Din, Peygamberler, Hurafeler- I 01-01-1970 03:00 Din, Peygamberler, Hurafeler- I 01-01-1970 03:00 Yapmayın... II 01-01-1970 03:00 Yapmayın...- I 01-01-1970 03:00 Kahraman Türk Kadınları- IX 01-01-1970 03:00 Kahraman Türk Kadınları- VIII 01-01-1970 03:00 Kahraman Türk Kadınları -VII 01-01-1970 03:00 Tarihte Kahraman Türk Kadınları - VI 01-01-1970 03:00 Tarihte Kahraman Türk Kadınları - V 01-01-1970 03:00 Tarihte Kahraman Türk Kadınları IV 01-01-1970 03:00 Tarihte Kahraman Türk Kadınları - III 01-01-1970 03:00 Tarihte Kahraman Türk Kadınları- II 01-01-1970 03:00 Tarihte Kahraman Türk Kadınları- I 01-01-1970 03:00 Söz... (Vermek)- V 01-01-1970 03:00 Söz ... (Vermek)-IV 01-01-1970 03:00 Söz....Vermek- III 01-01-1970 03:00 Söz .... Vermek - 2 01-01-1970 03:00 Söz.... (Vermek) - I 01-01-1970 03:00 Hayırsız (Sivri) ada! 01-01-1970 03:00 Kediler ve Gaddar 01-01-1970 03:00 Ortaya Karışık - Daldan Dala 01-01-1970 03:00 Büyüğü Alana Küçüğü Eşantiyon 01-01-1970 03:00 Gel Bakalım Devletin Babası-II 01-01-1970 03:00 Gel Bakalım Devletin Babası- I 01-01-1970 03:00 Bayrama Dair... 01-01-1970 03:00 Şakga Yaptık... 01-01-1970 03:00 Hadee Canım!!! 01-01-1970 03:00 Dedem Atlas 01-01-1970 03:00 Var Ya... (Varya) 01-01-1970 03:00 Emekli... 01-01-1970 03:00 Sevda... 01-01-1970 03:00 Peynir Heç'e Çıktı 01-01-1970 03:00 Zümrüd-ü Anka - II 01-01-1970 03:00 Simurg (Zümrüd ü Anka)- I 01-01-1970 03:00 90 Lira Bindi (Taksi)-10 Lira İndi (Simit) 01-01-1970 03:00 Asker- Saf Anadolu Çocuğu 01-01-1970 03:00 Şehit... 01-01-1970 03:00 Kutsim kızıl saçlım-4 01-01-1970 03:00 Kutsi – Kızıl saçlım 3 01-01-1970 03:00 Kutsi – Kızıl saçlım 2 01-01-1970 03:00 Kutsi...Kızıl saçlım 01-01-1970 03:00 Saatler dursa da akan zaman… 01-01-1970 03:00 Ekşi her zaman ekşi değildir. Bazı ekşiler tatlıdır hıdır ekşi gibi 01-01-1970 03:00 Pamuk tarlaları beyazın lekeleri 01-01-1970 03:00 Orada bir köy var mıymış uzakta? 01-01-1970 03:00 Futbol üzerine – Topumuzu kessinler mi? 3 01-01-1970 03:00 Futbol üzerine – Topumuzu kessinler mi?- 2 01-01-1970 03:00 Futbol üzerine – Topumuzu kessinler mi? 01-01-1970 03:00 Anne, melekler neden beyaz? 01-01-1970 03:00 Nostalji sendromu 01-01-1970 03:00 YETER – YAHU 01-01-1970 03:00 Yas’ın Gölgesinde Cumhuriyet-III 01-01-1970 03:00 Yas’ın Gölgesinde Cumhuriyet- II 01-01-1970 03:00 Yas’ın Gölgesinde Cumhuriyet- I 01-01-1970 03:00 Savaşta çocuk olmak 01-01-1970 03:00 Emeğim 01-01-1970 03:00 Türk – Osmanlı –II 01-01-1970 03:00 Türk – Osmanlı 01-01-1970 03:00 HİLAL VE YILDIZ 01-01-1970 03:00 Onbeşinci gün 01-01-1970 03:00 Ağustos – Zaferler ayı 01-01-1970 03:00 Diken ve gül 01-01-1970 03:00 Ayıyla sohbet 01-01-1970 03:00 Neden ben? 01-01-1970 03:00 Kırk birinci 01-01-1970 03:00 BORDO BEYAZ 01-01-1970 03:00 Kurban 01-01-1970 03:00 Sevdalar; mektuplar, güller 01-01-1970 03:00 Çelik Kaleler 01-01-1970 03:00 Tebessüm 01-01-1970 03:00 Güzel görebilmek 01-01-1970 03:00 Bir şehir ki -III 01-01-1970 03:00 Tıpşor... 01-01-1970 03:00 Kanatsız Melekler 01-01-1970 03:00 Neyiz… Bilinsin! 01-01-1970 03:00 İnsan ve sevgi 01-01-1970 03:00 BUGÜN BAYRAM GÜNÜ DERLER... 01-01-1970 03:00 On Bir Ayın Sultanı – 4 01-01-1970 03:00 On bir ayın sultanı – 3 01-01-1970 03:00 On Bir Ayın Sultanı – 2 01-01-1970 03:00 On Bir Ayın Sultanı – 1 01-01-1970 03:00 Topun sahabı benim – 3 01-01-1970 03:00 Topun sahabı benim – 2 01-01-1970 03:00 Cumhuriyetin aydınlık yüzü; Prof. Dr. Naci Görür 01-01-1970 03:00 Cemre bu sefer insanlığa düşsün! 01-01-1970 03:00 Topun sahabı benim – 1 01-01-1970 03:00 Gitti canımın cananı 01-01-1970 03:00 İmdaaat… 01-01-1970 03:00 Sonsuzluğa mektup 01-01-1970 03:00 KİMSİN? YA SEN KİMSİN? 01-01-1970 03:00 Özlenen 01-01-1970 03:00 Bir şehir ki… 01-01-1970 03:00 Kırmızı gül her dem olmaz 01-01-1970 03:00 Büyük Abe (Selahattin’in Sıçanları) 01-01-1970 03:00 HARBİYELİ 01-01-1970 03:00