Halden anlamak

YAVUZ GEZER

04-10-2024 22:02

Yazımın başlığı “Halden Anlamak” deyimler kültürümüzde ve Türkçe’de önemli bir yer tutar.

Türkçe’de yaygın olarak kullanılan deyimlerden birisi durumundadır.

Deyimler, bir olayı veya durumu anlatmak için kullanılan sözcük veya cümlelerdir. Deyimler, dilin zenginliğini ve kültürel birikimini yansıtmaktadır. Deyimler genellikle yerleşik ve sık kullanılırlar. Sözcüklerde veya deyimler sözlüğünde sıklıkla bulunabilir.

Deyimler, çok yönlü kullanılabilir ve çok farklı durumda anlam taşıyabilirler.

Deyimlerin anlamları genellikle bir metafor, benzetme veya bir hikâye gibi bir anlatımla ifade edilebilir.

Halden anlamak deyiminin anlamını söylemek için, deyimin anlamı hakkında bilgi sahibi olmak önemlidir. Çünkü anlamını bilmeden doğru bir kullanım yapılamaz.

Halden anlamak: bir kimsenin içinde bulunduğu zor durumu kavrayarak, anlayıp sezerek hoşgörülü olmak, anlayış göstermek şeklinde ifade edilebilir. Günümüz tabiriyle "empati yapmak" da denilebilir.

Ahmet Rasim meslek yaşamının elli ikinci yılında işsiz kalmış Ankara'ya iş aramaya gitmişti.

Üstat 63 yaşındaydı ve o güne kadar yüz kitaba imza atmıştı...

Ankara'ya gittiğinde yolda o dönemin ünlü gazetecilerinden İsmail Müştak ile karşılaştılar...

Ahmet Rasim'i Ankara'da görmek İsmail Müştak’ı şaşırtmıştı...

"Hayrola Üstat?" dedi

"Sizin Ankara'da ne işiniz var?"

Ahmet Rasim "işsiz kaldım" demedi de...

"Fırıncılar ekmeği yuvarlak yapıyor, ekmek elimden kaydı, Ankara'ya kadar yuvarlandı. Ben de ekmeğin peşinden geldim!" dedi...

"Bu anlatım İsmail Müştak’ın çok hoşuna gitmişti...

Ahmet Rasim'den ayrılırken hâlâ gülüyordu...

O kadar ki akşam ATATÜRK'ün sofrasında da Ahmet Rasim'in sözlerini yineleyerek orada bulunan arkadaşlarını neşelendirmek istedi...

Ne var ki ATATÜRK'ün hoşuna gitmemişti işittikleri...

İsmail Müştak’a çıkışır gibi sordu:

"Peki, Ahmet Rasim Bey'in iş meselesi ile alakadar oldunuz mu?"

İsmail Müştak mahcup halde.

"Hayır paşam!" dedi... ATATÜRK;

"Peki ya, üstadın nerede kaldığını öğrendiniz mi?”

Bu soruya da olumsuz yanıt verilince, Atatürk'ün canı sıkılmıştı.

"Türk irfanına yarım asırdan fazla zamandan beri hizmet etmiş yaşlı ve muhterem bir zat işsiz kalıp Ankara'ya kadar geliyor, siz ona yardımcı olmuyorsunuz ve hatta nerede kaldığını dahi sorup öğrenmiyorsunuz..." diyerek sinirli bir şekilde eleştirdi...

Sonra hemen bir araç çıkartarak, Ankara otellerinde Ahmet Rasim'i arattı...

Dönemin Ankara'sında çok sayıda otel yoktur zaten. Üstadı bulmak zor olmamıştı...

Hemen araca bindirilerek Atatürk'ün yanına götürdüler.

ATATÜRK, Ahmet Rasim'i kapıda karşıladı...

Sofraya buyur etti, yanına oturttu, kendi eliyle ona ikramlarda bulundu ve hatırını sordu...

Atatürk özellikle Balkan Savaşı yıllarında Ahmet Rasim'in cepheleri dolaşarak yazdığı röportajları ilgiyle izlerdi...

Ondan sonraki dönemlerde de üstadın yazılarını hayranlıkla okurdu...

Bu değerli kalem sahibinin işsiz kalması Paşaya dokunmuştu...

Bir ara kulağına doğru eğilerek;

"Üstadım, münhal bir mebusluğumuz var...  Kabul buyurur musunuz? Diye sordu.

Ahmet Rasim o kadar etkilenmişti ki, bu öncelikli iş önerisi karşısında dayanamayarak ayağa kalkıp ATATÜRK’ün elini öpmek istedi ve şöyle dedi."  Ekmek gerçekten aslanın ağzındaymış!"

ATATÜRK tabii ki üstada elini öptürmedi, bir emeklilik ikramiyesi gibi 1927'den 1932 yılında ölümüne kadar İstanbul milletvekili olma şansını verdi.

Analitik düşünmek böyle bir şeydir...

Önce nedenini düşünür...

Sonra, niçin sorusunu sorar kendi kendine...

Sorun çözme odaklıdır ve çözüm üretir.

İsmail Müştak Ahmet Rasim'in anlattıklarını bir espri olarak anlamış ve anlatmış...

Mustafa Kemal ise o Keskin zekâsı ve analitik düşüncesiyle Ahmet Rasim'in işsiz olduğunu anlayarak çözüm üretmiştir...

Yüzyılın lideri olmak kolay değildir.

Kimi lider tahtadan tüfektir, işlevsizdir, sorundur ülkenin başına...

Kimi lider atomdan çekirdektir, devindikçe dünyaya hükmeder aranır daima her ülkede...

Onun içindir ki yukarıda izah ettiğim gibi millet olarak, empati yapıp bizi yöneten veya yönetmeye aday olanların "KONT" gibi (bolluk içinde) yaşamalarına rıza gösteriyor, göstermekle kalmıyor destekliyor ve alkışlıyoruz...

Ahmet Rasim'in Falaka romanında olduğu şekliyle, daha NİCE ŞENLİKLİ GÜNLERE

NOT: Yazıda alıntı vardır.

DİĞER YAZILARI Su Bulunacak 01-01-1970 03:00 İbret Alınsaydı - IV 01-01-1970 03:00 İbret Alınsaydı-III 01-01-1970 03:00 Ve Aleykümselam 01-01-1970 03:00 İbret Alınsaydı- II 01-01-1970 03:00 İbret Alınsaydı 01-01-1970 03:00 Kapak 01-01-1970 03:00 Siyah (Kara) Gül 01-01-1970 03:00 Yüzbaşı Şekip Bir Şehidin Hikayesi 01-01-1970 03:00 Zor Olanı Yapmak (Takdir Edebilmek) 01-01-1970 03:00 Mesele 01-01-1970 03:00 Pazarlıksız Pazarlık 01-01-1970 03:00 Feraset 01-01-1970 03:00 Sudur Türklüğüm 01-01-1970 03:00 Futbol Manifestosu Üzerine 01-01-1970 03:00 Hayatı Yaşarken 01-01-1970 03:00 Ölüm 01-01-1970 03:00 Ortaya karışık 01-01-1970 03:00 Gönül Yarası 01-01-1970 03:00 Efferim Oğlum Ehmet Saha da Prafo 01-01-1970 03:00 Hüma Kuşu 01-01-1970 03:00 Tomurcuklar Çiçek Açtı 01-01-1970 03:00 Kore Gazileri 01-01-1970 03:00 İz Sürmek 01-01-1970 03:00 Sanatçı ve Zanaatkâr 01-01-1970 03:00 Ne Verirsen Elinle 01-01-1970 03:00 Çanakkale 3 01-01-1970 03:00 ÇANAKKALE-2 01-01-1970 03:00 Çanakkale 01-01-1970 03:00 Çanakkale İçinde Aynalı Çarşı 01-01-1970 03:00 Unutma 01-01-1970 03:00 Demir Kapının Sesi 01-01-1970 03:00 Yazmak Mı Silmek Mi 01-01-1970 03:00 Gözler 01-01-1970 03:00 Atatürk'e ve Cumhuriyete Bağlılığın Yaptırımı Olmaz! 01-01-1970 03:00 Korku 01-01-1970 03:00 Söz Konusu Vatansa 01-01-1970 03:00 Aldatmak... III 01-01-1970 03:00 Aldatmak- II 01-01-1970 03:00 Aldatmak 01-01-1970 03:00 Yılbaşı-Noel- Nardugan 01-01-1970 03:00 Hissetmek... 01-01-1970 03:00 Işığa Tahammül... 01-01-1970 03:00 Halep 01-01-1970 03:00 Yurdum Turan... 01-01-1970 03:00 Anlamazlar Sizi... 01-01-1970 03:00 Düne Nazire - V 01-01-1970 03:00 Düne Nazire- IV 01-01-1970 03:00 Düne Nazire- IV 01-01-1970 03:00 Düne Nazire-III 01-01-1970 03:00 Düne Nazire- II 01-01-1970 03:00 Düne Nazire...- I 01-01-1970 03:00 Din, Peygamber, Hurafeler- II 01-01-1970 03:00 Din, Peygamberler, Hurafeler- I 01-01-1970 03:00 Din, Peygamberler, Hurafeler- I 01-01-1970 03:00 Yapmayın... II 01-01-1970 03:00 Yapmayın...- I 01-01-1970 03:00 Kahraman Türk Kadınları- IX 01-01-1970 03:00 Kahraman Türk Kadınları- VIII 01-01-1970 03:00 Kahraman Türk Kadınları -VII 01-01-1970 03:00 Tarihte Kahraman Türk Kadınları - VI 01-01-1970 03:00 Tarihte Kahraman Türk Kadınları - V 01-01-1970 03:00 Tarihte Kahraman Türk Kadınları IV 01-01-1970 03:00 Tarihte Kahraman Türk Kadınları - III 01-01-1970 03:00 Tarihte Kahraman Türk Kadınları- II 01-01-1970 03:00 Tarihte Kahraman Türk Kadınları- I 01-01-1970 03:00 Söz... (Vermek)- V 01-01-1970 03:00 Söz ... (Vermek)-IV 01-01-1970 03:00 Söz....Vermek- III 01-01-1970 03:00 Söz .... Vermek - 2 01-01-1970 03:00 Söz.... (Vermek) - I 01-01-1970 03:00 Hayırsız (Sivri) ada! 01-01-1970 03:00 Kediler ve Gaddar 01-01-1970 03:00 Ortaya Karışık - Daldan Dala 01-01-1970 03:00 Büyüğü Alana Küçüğü Eşantiyon 01-01-1970 03:00 Gel Bakalım Devletin Babası-II 01-01-1970 03:00 Gel Bakalım Devletin Babası- I 01-01-1970 03:00 Bayrama Dair... 01-01-1970 03:00 Şakga Yaptık... 01-01-1970 03:00 Hadee Canım!!! 01-01-1970 03:00 Dedem Atlas 01-01-1970 03:00 Var Ya... (Varya) 01-01-1970 03:00 Emekli... 01-01-1970 03:00 Sevda... 01-01-1970 03:00 Peynir Heç'e Çıktı 01-01-1970 03:00 Zümrüd-ü Anka - II 01-01-1970 03:00 Simurg (Zümrüd ü Anka)- I 01-01-1970 03:00 90 Lira Bindi (Taksi)-10 Lira İndi (Simit) 01-01-1970 03:00 Asker- Saf Anadolu Çocuğu 01-01-1970 03:00 Şehit... 01-01-1970 03:00 Kutsim kızıl saçlım-4 01-01-1970 03:00 Kutsi – Kızıl saçlım 3 01-01-1970 03:00 Kutsi – Kızıl saçlım 2 01-01-1970 03:00 Kutsi...Kızıl saçlım 01-01-1970 03:00 Saatler dursa da akan zaman… 01-01-1970 03:00 Ekşi her zaman ekşi değildir. Bazı ekşiler tatlıdır hıdır ekşi gibi 01-01-1970 03:00 Pamuk tarlaları beyazın lekeleri 01-01-1970 03:00 Orada bir köy var mıymış uzakta? 01-01-1970 03:00 Futbol üzerine – Topumuzu kessinler mi? 3 01-01-1970 03:00 Futbol üzerine – Topumuzu kessinler mi?- 2 01-01-1970 03:00 Futbol üzerine – Topumuzu kessinler mi? 01-01-1970 03:00 Anne, melekler neden beyaz? 01-01-1970 03:00 Nostalji sendromu 01-01-1970 03:00 YETER – YAHU 01-01-1970 03:00 Yas’ın Gölgesinde Cumhuriyet-III 01-01-1970 03:00 Yas’ın Gölgesinde Cumhuriyet- II 01-01-1970 03:00 Yas’ın Gölgesinde Cumhuriyet- I 01-01-1970 03:00 Savaşta çocuk olmak 01-01-1970 03:00 Emeğim 01-01-1970 03:00 Türk – Osmanlı –II 01-01-1970 03:00 Türk – Osmanlı 01-01-1970 03:00 HİLAL VE YILDIZ 01-01-1970 03:00 Onbeşinci gün 01-01-1970 03:00 Ağustos – Zaferler ayı 01-01-1970 03:00 Diken ve gül 01-01-1970 03:00 Ayıyla sohbet 01-01-1970 03:00 Neden ben? 01-01-1970 03:00 Kırk birinci 01-01-1970 03:00 BORDO BEYAZ 01-01-1970 03:00 Kurban 01-01-1970 03:00 Sevdalar; mektuplar, güller 01-01-1970 03:00 Çelik Kaleler 01-01-1970 03:00 Tebessüm 01-01-1970 03:00 Güzel görebilmek 01-01-1970 03:00 Bir şehir ki -III 01-01-1970 03:00 Tıpşor... 01-01-1970 03:00 Kanatsız Melekler 01-01-1970 03:00 Neyiz… Bilinsin! 01-01-1970 03:00 İnsan ve sevgi 01-01-1970 03:00 BUGÜN BAYRAM GÜNÜ DERLER... 01-01-1970 03:00 On Bir Ayın Sultanı – 4 01-01-1970 03:00 On bir ayın sultanı – 3 01-01-1970 03:00 On Bir Ayın Sultanı – 2 01-01-1970 03:00 On Bir Ayın Sultanı – 1 01-01-1970 03:00 Topun sahabı benim – 3 01-01-1970 03:00 Topun sahabı benim – 2 01-01-1970 03:00 Cumhuriyetin aydınlık yüzü; Prof. Dr. Naci Görür 01-01-1970 03:00 Cemre bu sefer insanlığa düşsün! 01-01-1970 03:00 Topun sahabı benim – 1 01-01-1970 03:00 Gitti canımın cananı 01-01-1970 03:00 İmdaaat… 01-01-1970 03:00 Sonsuzluğa mektup 01-01-1970 03:00 KİMSİN? YA SEN KİMSİN? 01-01-1970 03:00 Özlenen 01-01-1970 03:00 Bir şehir ki… 01-01-1970 03:00 Kırmızı gül her dem olmaz 01-01-1970 03:00 Büyük Abe (Selahattin’in Sıçanları) 01-01-1970 03:00 HARBİYELİ 01-01-1970 03:00