Gözler

YAVUZ GEZER

13-02-2025 14:28

İnsanları tanımak için gözlerine bakın. Vücut dilinin en hassas ve anlaşılır olanıdır gözler... Ortada ve saklanması imkânsız...

Canlı organizmaların çevrelerindeki ışığı algılamak, görüntü oluşturmak ve beyne iletmek için kullandığı vücut yapısına göz denir.

Anatomik olarak kompleks bir yapıya sahip olan, göz çukurunda bulunan iri bir bilye büyüklüğündeki küremsi bu organ, optik sistem ve sinirsel bağlantılar sayesinde algılanan ışık ve görsel bilgileri beyne ileterek görme sürecini sağlar.

Göz, aynı zamanda sembollerle de ifade edilir farklı kültürlerde ve inanç sistemlerinde.

"Göz" sembolü genellikle koruma, şans, gözetim ve kötü enerjiden koruma gibi pozitif anlamlarla ilişkilendirilen güçlü bir semboldür.

Gözlerin yalan söylemediği bilinen bir gerçektir. Tabii ki okumasını bilene.

Vücut dilinin en hassas ve anlaşılır olanıdır gözler...

Şiirlere, şarkılara ilham veren gözler, bazen büyük hüzünlerin de kaynağıdır.

PKK terörünün binlerce can aldığı, binlerce güvenlik görevlimizi sakat bıraktığı ülkemizde, hafızalara kazınan PKK'nın tuzakladığı mayının patlaması sonrası, iki kolu ve iki ayağı kopmuş, suratı ve vücudu şerha şerha olmuş, gözlerinin ikisi de kör bir kahraman astsubayımız, "bizden bir isteğin var mı evladım?" diyen dönemin Genelkurmay Başkanına "Bana gözlerimi verin yeter komutanım." diyordu çaresizce. "BANA GÖZLERİMİ VERİN YETER KOMUTANIM!"

Evet o günün komuta kademesi, o astsubayımızı yurt dışına tedavi için gönderirken; terör belası ve kalleşçe pusularda yaralanan evlatlarının tedavisi için askeri hastaneleri, teknik ekipman ve uzman personelle donatmak için her türlü çabayı sarf ettiler. Ta ki birileri sistemi yok edinceye kadar...

Astsubayımıza ne mi oldu? Tedavi için gönderildiği İngiltere'de şehit...

Gözlerini kaybedenler ya da doğuştan görme engelli olanlar, onlar dokunarak tanırlar madde ve cisimleri.

Parmak uçlardır onların gözleri ...

"Bu ne güzel yürekler!..

Gören!.. Duyan!.. Hisseden!

Öylece, İNSANCA YAŞAYAN!..

Ders, hisse !..

Benzerince; gören!.. Duyan!.. Hisseden!

Ve öylesine bir insan olarak.

Hayatı çiçeklendirip yaşayalım." Salih C.

Yazımın bu kısmından sonrasında yüreklere dokunacak bir alıntı yaparak devam etmek isterim;

Bugün Türkiye’de kime sorarsanız sorun Türk Sanat Müziği’nde gelmiş geçmiş bir numara kim diye, yüzde 90’ı Zeki Müren der. Zeki Müren güzel sanatların çoğunda maharetliydi, yardımseverdi.

“Sevmiyorum Seni Artık Gözlerimi Geri Ver...”

Ankara Körler Okulu öğrencilerinin Zeki MÜREN’e hayran olduklarını biliyordum, onlara Köşk Gazinosu’ndaki programı için Ankara’ya bir gelişinde, sürpriz yapmak istedim.

Zeki MÜREN’den istekte bulundum: “Ankara’da bulunacağınız bu bir ay içinde, bir iki saatinizi Ankara Körler Okulu öğrencileri için ayırır mısınız?”

Zeki MÜREN daveti kabul etti. Görme engelli çocukların kendisini görmek istemeleri karşısında çok duygulandığını söyledi. Öğrencilerin kendisini “yakından da tanımak” isteklerini duyunca nasıl sarsıldığı, 1967 yılının o günkü canlılığıyla, şu anda da gözlerimin önündedir. Kararını o an verdi: “Haydi üç gün sonra yapalım bu işi.”

Şahap AKILLIOĞLU, 1967 yılında Ankara Körler Okulu’nun yalnızca müdürü değil, okulun 300 öğrencisinin babasıydı da... Zeki MÜREN çapında bir büyük sanatçının, görmeyen çocuklarının davetine karşılık vereceğini duyunca bu “ağır misafiri”, ağırlığına yakışır bir ağırlıkla ağırlamaya karar verdi.

Öğrenciler, Zeki MÜREN’in geleceği cumartesi günü okulun konser salonundaki yerlerini almışlardı. Okulun büyük konuğunu, Müdür Şahap AKILLIOĞLU, bahçe kapısında karşıladı.

Zeki MÜREN, bir süre dinlenmesi için müdür odasına alındı. Odanın girişinde ikisi kız, beş öğrenci bekliyordu.

AKILLIOĞLU onları konuğuna tanıttı: “Bu öğrencilerimizin görevi sizi arkadaşları adına görmektir.”

Zeki MÜREN elini çocukların başlarına götürdü, “Nasılsınız çocuklar?” dedi. Çocuklar bir istekte bulundular: “Bizle konuşurken sesinizden, çok uzun boylu olduğunuzu anladık. Lütfen biraz çömelir misiniz? Çünkü sizi ancak öyle görebiliriz.”

Zeki MÜREN olduğu yerde çömeliverdi.

Çocuklardan biri, parmaklarının uçlarını Zeki MÜREN’in yanaklarında dolaştırmaya başladı. Önce elmacık kemiklerini, göz çukurlarını yokladı, sonra da parmak uçlarını alnının, burnunun üstünde, çenesinin çevresinde dolaştırdı. Sıra saçlarına geldiğinde ise parmak uçlarını, konuğunun özenle taranmış saçlarında gezdirdi, tek telini bile bozmadan...

Sonra da “Sizi gördüm” dedi Zeki MÜREN’e, “Sesiniz gibi yüzünüz de çok güzelmiş.”

Beş çocuğun beşi de parmaklarının uçlarıyla Zeki MÜREN’i gördükten sonra konser salonunda, arkadaşlarının arasındaki yerlerini aldılar. Yaşamında ilk kez karşılaştığı böylesi bir olay, Zeki MÜREN’i tarifsiz kederlere boğmuştu.

Ankara Körler Okulu’nun “Türk Sanat Müziği saz heyeti” kendi de bir görme engelli olan müzik öğretmeninin dışında, okulun öğrencilerinden oluşuyordu.

Zeki MÜREN klasiklerinden birini, “Manolya”yı çalmaya başladılar.

Aynı anda salondaki tüm öğrenciler de ayağa kalktılar... Oluşturdukları üç yüz kişilik korolarıyla “Manolya”yı söylemeye başladılar.

Zeki MÜREN, bu sevgi çağlayanının içinden geçerek çıktı sahneye. Soru sormak için ayağa kalkan her çocuğu dinlerken birkaç kez yutkunuyordu.

Soru sorma sırası, sapsarı saçlarının örgüleri omuzlarından önüne sarkan, masmavi gözlerinin görmediklerine inanmak istemeyeceğiniz, çok sevimli bir kız çocuğa gelmişti. Çocuk bir istekte bulundu Zeki MÜREN’den: “Radyodaki programlarınızdan birinde ‘Sevmiyorum Seni Artık Gözlerimi Geri Ver’ şarkısını söylerken bizi düşünür müsünüz? Biz de radyoda sizin o şarkıyı söylediğinizi duyunca, ‘Zeki MÜREN şimdi bizi düşünüyor’ diyerek sizi düşünürüz.”

Çocuğun söyledikleri burada bitmişti ama aynı noktada Zeki MÜREN’in de dayanma gücü bitmişti.

O dakikaya kadar kimi zaman yutkunarak, kimi zaman dudağını ısırarak tutabilmeye çalıştığı gözyaşlarını daha fazla tutamadı. Zeki MÜREN’in yüreğinde iki saatten bu yana biriken gözyaşlarının tümü birden, kapakları kaldırılmış baraj duvarlarından fışkıran sular örneği gözlerinden boşaldılar.

Kendini biraz toparlayabildiğine inandığı an konuşmaya çalıştı ama önce bir süre sustu, yere baktı, salonun tavanına baktı, sonra yeniden hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı. Konuşmasını ağlayarak sürdürdü: “Hepinize söz veriyorum yavrularım” dedi. “O şarkıyı bundan sonra söylediğim her zaman sizi düşüneceğim. Ben şimdi o şarkıyı burada sizin için söyleyeceğim. Siz de bundan sonra bu şarkıyı ne zaman duyarsanız, hep beni düşüneceksiniz, söz mü?”

Kocaman bir salon dolusu, gözyaşlarına bulanmış “Söz” geldi çocuklardan.

Zeki MÜREN şarkısına başladı:

“Sevmiyorum Seni Artık Gözlerimi Geri Ver...”

Salonun bir o noktasından, bir bu noktasından, bir o yanından, bir bu yanından çocukların hıçkırıkcıkları yükselip alçalıyor, sahnede

Zeki MÜREN’in frenleyemediği hüngür hüngür boşalmaları ise şarkının bestesine, yeni sesler katıyordu.

Anısına Saygıyla.

(Kaynak: Mustafa Kemal ULUSU’nun 11 Nisan 2021 tarihli Milliyet gazetesinde yer alan “Sevmiyorum Seni Artık Gözlerimi Geri Ver” isimli yazısı)

DİĞER YAZILARI Su Bulunacak 01-01-1970 03:00 İbret Alınsaydı - IV 01-01-1970 03:00 İbret Alınsaydı-III 01-01-1970 03:00 Ve Aleykümselam 01-01-1970 03:00 İbret Alınsaydı- II 01-01-1970 03:00 İbret Alınsaydı 01-01-1970 03:00 Kapak 01-01-1970 03:00 Siyah (Kara) Gül 01-01-1970 03:00 Yüzbaşı Şekip Bir Şehidin Hikayesi 01-01-1970 03:00 Zor Olanı Yapmak (Takdir Edebilmek) 01-01-1970 03:00 Mesele 01-01-1970 03:00 Pazarlıksız Pazarlık 01-01-1970 03:00 Feraset 01-01-1970 03:00 Sudur Türklüğüm 01-01-1970 03:00 Futbol Manifestosu Üzerine 01-01-1970 03:00 Hayatı Yaşarken 01-01-1970 03:00 Ölüm 01-01-1970 03:00 Ortaya karışık 01-01-1970 03:00 Gönül Yarası 01-01-1970 03:00 Efferim Oğlum Ehmet Saha da Prafo 01-01-1970 03:00 Hüma Kuşu 01-01-1970 03:00 Tomurcuklar Çiçek Açtı 01-01-1970 03:00 Kore Gazileri 01-01-1970 03:00 İz Sürmek 01-01-1970 03:00 Sanatçı ve Zanaatkâr 01-01-1970 03:00 Ne Verirsen Elinle 01-01-1970 03:00 Çanakkale 3 01-01-1970 03:00 ÇANAKKALE-2 01-01-1970 03:00 Çanakkale 01-01-1970 03:00 Çanakkale İçinde Aynalı Çarşı 01-01-1970 03:00 Unutma 01-01-1970 03:00 Demir Kapının Sesi 01-01-1970 03:00 Yazmak Mı Silmek Mi 01-01-1970 03:00 Atatürk'e ve Cumhuriyete Bağlılığın Yaptırımı Olmaz! 01-01-1970 03:00 Korku 01-01-1970 03:00 Söz Konusu Vatansa 01-01-1970 03:00 Aldatmak... III 01-01-1970 03:00 Aldatmak- II 01-01-1970 03:00 Aldatmak 01-01-1970 03:00 Yılbaşı-Noel- Nardugan 01-01-1970 03:00 Hissetmek... 01-01-1970 03:00 Işığa Tahammül... 01-01-1970 03:00 Halep 01-01-1970 03:00 Yurdum Turan... 01-01-1970 03:00 Anlamazlar Sizi... 01-01-1970 03:00 Düne Nazire - V 01-01-1970 03:00 Düne Nazire- IV 01-01-1970 03:00 Düne Nazire- IV 01-01-1970 03:00 Düne Nazire-III 01-01-1970 03:00 Düne Nazire- II 01-01-1970 03:00 Düne Nazire...- I 01-01-1970 03:00 Halden anlamak 01-01-1970 03:00 Din, Peygamber, Hurafeler- II 01-01-1970 03:00 Din, Peygamberler, Hurafeler- I 01-01-1970 03:00 Din, Peygamberler, Hurafeler- I 01-01-1970 03:00 Yapmayın... II 01-01-1970 03:00 Yapmayın...- I 01-01-1970 03:00 Kahraman Türk Kadınları- IX 01-01-1970 03:00 Kahraman Türk Kadınları- VIII 01-01-1970 03:00 Kahraman Türk Kadınları -VII 01-01-1970 03:00 Tarihte Kahraman Türk Kadınları - VI 01-01-1970 03:00 Tarihte Kahraman Türk Kadınları - V 01-01-1970 03:00 Tarihte Kahraman Türk Kadınları IV 01-01-1970 03:00 Tarihte Kahraman Türk Kadınları - III 01-01-1970 03:00 Tarihte Kahraman Türk Kadınları- II 01-01-1970 03:00 Tarihte Kahraman Türk Kadınları- I 01-01-1970 03:00 Söz... (Vermek)- V 01-01-1970 03:00 Söz ... (Vermek)-IV 01-01-1970 03:00 Söz....Vermek- III 01-01-1970 03:00 Söz .... Vermek - 2 01-01-1970 03:00 Söz.... (Vermek) - I 01-01-1970 03:00 Hayırsız (Sivri) ada! 01-01-1970 03:00 Kediler ve Gaddar 01-01-1970 03:00 Ortaya Karışık - Daldan Dala 01-01-1970 03:00 Büyüğü Alana Küçüğü Eşantiyon 01-01-1970 03:00 Gel Bakalım Devletin Babası-II 01-01-1970 03:00 Gel Bakalım Devletin Babası- I 01-01-1970 03:00 Bayrama Dair... 01-01-1970 03:00 Şakga Yaptık... 01-01-1970 03:00 Hadee Canım!!! 01-01-1970 03:00 Dedem Atlas 01-01-1970 03:00 Var Ya... (Varya) 01-01-1970 03:00 Emekli... 01-01-1970 03:00 Sevda... 01-01-1970 03:00 Peynir Heç'e Çıktı 01-01-1970 03:00 Zümrüd-ü Anka - II 01-01-1970 03:00 Simurg (Zümrüd ü Anka)- I 01-01-1970 03:00 90 Lira Bindi (Taksi)-10 Lira İndi (Simit) 01-01-1970 03:00 Asker- Saf Anadolu Çocuğu 01-01-1970 03:00 Şehit... 01-01-1970 03:00 Kutsim kızıl saçlım-4 01-01-1970 03:00 Kutsi – Kızıl saçlım 3 01-01-1970 03:00 Kutsi – Kızıl saçlım 2 01-01-1970 03:00 Kutsi...Kızıl saçlım 01-01-1970 03:00 Saatler dursa da akan zaman… 01-01-1970 03:00 Ekşi her zaman ekşi değildir. Bazı ekşiler tatlıdır hıdır ekşi gibi 01-01-1970 03:00 Pamuk tarlaları beyazın lekeleri 01-01-1970 03:00 Orada bir köy var mıymış uzakta? 01-01-1970 03:00 Futbol üzerine – Topumuzu kessinler mi? 3 01-01-1970 03:00 Futbol üzerine – Topumuzu kessinler mi?- 2 01-01-1970 03:00 Futbol üzerine – Topumuzu kessinler mi? 01-01-1970 03:00 Anne, melekler neden beyaz? 01-01-1970 03:00 Nostalji sendromu 01-01-1970 03:00 YETER – YAHU 01-01-1970 03:00 Yas’ın Gölgesinde Cumhuriyet-III 01-01-1970 03:00 Yas’ın Gölgesinde Cumhuriyet- II 01-01-1970 03:00 Yas’ın Gölgesinde Cumhuriyet- I 01-01-1970 03:00 Savaşta çocuk olmak 01-01-1970 03:00 Emeğim 01-01-1970 03:00 Türk – Osmanlı –II 01-01-1970 03:00 Türk – Osmanlı 01-01-1970 03:00 HİLAL VE YILDIZ 01-01-1970 03:00 Onbeşinci gün 01-01-1970 03:00 Ağustos – Zaferler ayı 01-01-1970 03:00 Diken ve gül 01-01-1970 03:00 Ayıyla sohbet 01-01-1970 03:00 Neden ben? 01-01-1970 03:00 Kırk birinci 01-01-1970 03:00 BORDO BEYAZ 01-01-1970 03:00 Kurban 01-01-1970 03:00 Sevdalar; mektuplar, güller 01-01-1970 03:00 Çelik Kaleler 01-01-1970 03:00 Tebessüm 01-01-1970 03:00 Güzel görebilmek 01-01-1970 03:00 Bir şehir ki -III 01-01-1970 03:00 Tıpşor... 01-01-1970 03:00 Kanatsız Melekler 01-01-1970 03:00 Neyiz… Bilinsin! 01-01-1970 03:00 İnsan ve sevgi 01-01-1970 03:00 BUGÜN BAYRAM GÜNÜ DERLER... 01-01-1970 03:00 On Bir Ayın Sultanı – 4 01-01-1970 03:00 On bir ayın sultanı – 3 01-01-1970 03:00 On Bir Ayın Sultanı – 2 01-01-1970 03:00 On Bir Ayın Sultanı – 1 01-01-1970 03:00 Topun sahabı benim – 3 01-01-1970 03:00 Topun sahabı benim – 2 01-01-1970 03:00 Cumhuriyetin aydınlık yüzü; Prof. Dr. Naci Görür 01-01-1970 03:00 Cemre bu sefer insanlığa düşsün! 01-01-1970 03:00 Topun sahabı benim – 1 01-01-1970 03:00 Gitti canımın cananı 01-01-1970 03:00 İmdaaat… 01-01-1970 03:00 Sonsuzluğa mektup 01-01-1970 03:00 KİMSİN? YA SEN KİMSİN? 01-01-1970 03:00 Özlenen 01-01-1970 03:00 Bir şehir ki… 01-01-1970 03:00 Kırmızı gül her dem olmaz 01-01-1970 03:00 Büyük Abe (Selahattin’in Sıçanları) 01-01-1970 03:00 HARBİYELİ 01-01-1970 03:00