Gel Bakalım Devletin Babası-II

YAVUZ GEZER

02-05-2024 10:37

Bir başka iddia ise toplu kıyımdır;

Leon Remzi adında bir iddiacı; ilk duruşmada 300, ikinci duruşmada 2.700, üçüncü duruşmada ise 6.000 kişinin öldürüldüğünü söyler ve ona göre bunları yapan bir arabayla bölgeye gelen, Kaymakam Kemal Bey'dir. Fakat bölgedeki Ermeni nüfusu dahi bu sayıların altındadır.

Kemal Bey bu iddiaya şu cevabı verir; "Sivas ve Yozgat arasındaki köylere saldıran Ermeni çeteler vardı. Çetelerin toplamda 800 civarı silahlı üyesi bulunmaktaydı. Bu çetelerle mücadele ettim. Ölenler sivil değil, çete mensubudur. Çatışmalar sırasında Kayseri'den asker talep edilmiş ve bu askerlerle sonuç elde edilmiştir. Konu hakkında bölgedeki komutanların görüşleri dinlenilebilir."

Fakat bu gelişmelere rağmen 8 Nisan 1920 tarihinde, Kaymakam Kemal Bey'in idamına karar verilir.

Kemal Bey'in mahkemesi, Ermeni meselesinin ilk mahkemesi olduğu için sembol bir mahkemedir.

Yeni hükümet daha ilk mahkemeden beraat veremez. Çünkü beraat vermesi İngilizleri bir hayli sinirlendirir.

Mahkeme idam kararı vermiş olsa da bu idam kararının uygulanması padişah Vahdettin’e bağlıdır. Padişah Vahdettin milliyetçilerin ayaklanacağı gerekçesiyle kararı hemen onaylamak istemez. Kararı Şeyhülislam'a gönderir, bu yöntemle hem Kemal Bey idam edilecek hem padişah sorumluluk sahibi olmayacaktır.

Yıllar sonra "Türklüğümden istifa ediyorum" diyen Kuvayı Milliye ve Mustafa Kemal için "azgın yaratıklar" söyleminde bulunan Mustafa Sabri idam lehine beyanat verir. Şeyhülislam onay vermişken, padişah sorumluluktan kaçmıştır.

Neticede 10 Nisan günü Bekirağa bölüğünden alınan Kemal Bey'i Beyazıt meydanına getirdiler. Kendisine son sözleri sorulduğunda şunları söyler; "Sevgili vatandaşlarım. Ben bir Türk memuruyum.  Aldığım emri yerine getirdim, vazifemi yaptığıma vicdanım emindir. Sizlere yemin ederim ki ben masumum. Son sözüm bugün de budur yarın da budur. Ecnebi devletlere yaranmak için beni asıyorlar. Eğer ADALET buna diyorlarsa KAHROLSUN ADALET. Benim sevgili kardeşlerim, Asil Türk milletine çocuklarımı emanet ediyorum. Bu kahraman millet, elbet onlara bakacaktır.

ALLAH VATAN VE MİLLETİMİZE ZEVAL VERMESİN. AMİN! Borcum var, servetim yok. 3 çocuğumu millet uğruna yetim bırakıyorum. YAŞASIN MİLLET! "

Kemal Bey vasiyetin bir bölümüne ise şu cümleleri yazmıştır. "Fertler ölür millet yaşar ve mezar taşım hamiyetli Türk ve Müslüman kardeşlerim tarafından dikilmeli ve üstüne şu yazılmalıdır. Millet ve memleket uğrunda şehit olan Boğazlıyan Kaymakamı Kemal'in ruhuna Fatiha."

O anları bir de dönemin tanıklarından Ahmet AĞAOĞLU'dan dinleyelim. "Bugün saat 7.30'a doğru bizi derinden sarsan bir hadise oldu. Birdenbire zavallı Kemal Bey'i muhafızlığa aldılar ve orada idam hükmünün padişah tarafından tasdik olunduğunu kendisine tebliğ ettiler. İdam için Beyazıt meydanına götürüldü. İdam hemen bizim gözümüzün önünde oldu. Pencerelerden bakıyorduk, darağacının uçlarını görüyorduk. Herkes ağlıyor; hapishane memurları, zabitler ve biz ağlıyoruz.

Neferler küfürler savuruyor, padişaha, hükümete, lanet ediyor ben de derinden sarsıldım. Gözümün önünde vakarı, terbiyesi, aklı ve metanetiyle herkesin dikkat ve alakasını celp etmiş olan Türk gencinin, birdenbire, yarım saat içinde imha edilmesi bana idam cezasına karşı beyanı güç olan bir nefret hissi verdi. Birçok memleketlerden bu cezanın kalkmış olmasının sebebini bu dakikada anladım. Müslümanlar böyle bir hüküm verileceğine İntizar etmediklerinden ceza mahaline gelmemişlerdi. Ermeniler anlaşılıyor ki dünden haber almışlar ve meydanda cem-i gafir halde toplanmışlardı.

Kemal Bey ip üzerindeyken alkışladılar, seyrek Müslüman seyircilerinden birisi "Kemal Bey, metanet." diye bağırdı.

Kemal Bey, hakikaten büyük bir metanet göstermiş, Müslümanlara hitaben "YAZIKLAR OLSUN" diye bağırmış ve masum olduğunu yeminle teyit etmiştir.

Ailesi için hiçbir şey bırakamayan bu gencin çocukları için mapusta bir liste açıldı ve 1300 lira toplandı.

Kemal Bey'in cenazesini oğlunu hiçbir gün yalnız bırakmayan baba Arif Bey alır. Her türlü baskılara rağmen İstanbul halkı ayaklanmış, Baba Arif Bey'in ardına düşmüştür. "TÜRKLERİN BÜYÜK ŞEHİDİ" yazılı bir çelenk hazırlanmıştır.

Yine tıbbiyeli bir genç; "Kemal sen ölmedin!  Sen şu anda toprağa verdiğimiz bir çiçeksin. Orada büyüyecek dalların o kadar dikenli olacak ki seni bu akıbete layık görenlerin hepsini PARAMPARÇA edecektir. İntikamın kesinlikle alınacaktır!" demiştir.

Şehit Kemal Bey eller üzerinde toprağa verileceği yere götürülürken, bir grup asker de gözyaşları içinde hükümet tarafından asılan bu askere, suç olmasına rağmen SELAM durmuştur. Kemal Bey’in şehadeti sonrasında milli şuur daha da yükselmiş, halk Yüce katılımlı protestolar düzenlenmiştir Öyle ki bu durum Damat Ferit ve İngiliz işgal komutanlığını da tedbir almaya zorlamıştır.

Velhasıl bir süre sonra Milli Mücadele başlamış ve Mustafa Kemal Paşa önderliğinde İstiklal Savaşı kazanılmıştır.

Mustafa Kemal Paşa Zafer'den sonra Kaymakam Kemal Bey'i unutmamıştır.

Büyük Millet Meclisi 14 Ekim 1922 tarihinde çıkarılan bir kanunla Kemal Bey'i Milli Şehit ilan eder, eş ve çocuklarına Vatan hizmetinden ömür boyu Şeref aylığı bağlanır, ek olarak Büyük Millet Meclisi, Ermeniler tarafından şehit edilen kişilerin ailelerine emlak ve arazi verilmesi hakkında kanun çıkarır.

Kemal Paşa bir gün Konya'da Şehit Kemal Bey'in babasıyla buluşmuş ve ona ilk söz olarak "GEL BAKALIM DEVLETİN BABASI" demiştir. Kemal Paşa Arif Bey'in halini hatırını sorduktan sonra, İstanbul'da Ermenilerden kalan bir ev beğenmesini söyler torunlarını da evlat edinmek ister. Arif Bey bu teklif sonrası "onlar bana oğlumun emanetidir" deyince, Kemal Paşa çocukların giderlerini karşılamak için para verir (200 TL değil).

Eğitim hayatları boyunca kendilerine yardım edilir, ilgili öğretmenler sürekli olarak uyarılır. Öyle ki Kemal Bey'in kızının anlattığına göre; öğretmeni bir gün sınıfta şöyle demiştir. "Millete emanet edilen bu yavrular bizlerle beraberdir. Babaları Milli Şehit Kemal Bey'dir, hepinizin onlara hakiki kardeş gibi davranmanız lazımdır."

Sadece düşün ve şükret;

Başarılı olamasaydı Millî Mücadele,

Kaç Kemal asılırdı

HAKSIZ YERE...

DİĞER YAZILARI Su Bulunacak 01-01-1970 03:00 İbret Alınsaydı - IV 01-01-1970 03:00 İbret Alınsaydı-III 01-01-1970 03:00 Ve Aleykümselam 01-01-1970 03:00 İbret Alınsaydı- II 01-01-1970 03:00 İbret Alınsaydı 01-01-1970 03:00 Kapak 01-01-1970 03:00 Siyah (Kara) Gül 01-01-1970 03:00 Yüzbaşı Şekip Bir Şehidin Hikayesi 01-01-1970 03:00 Zor Olanı Yapmak (Takdir Edebilmek) 01-01-1970 03:00 Mesele 01-01-1970 03:00 Pazarlıksız Pazarlık 01-01-1970 03:00 Feraset 01-01-1970 03:00 Sudur Türklüğüm 01-01-1970 03:00 Futbol Manifestosu Üzerine 01-01-1970 03:00 Hayatı Yaşarken 01-01-1970 03:00 Ölüm 01-01-1970 03:00 Ortaya karışık 01-01-1970 03:00 Gönül Yarası 01-01-1970 03:00 Efferim Oğlum Ehmet Saha da Prafo 01-01-1970 03:00 Hüma Kuşu 01-01-1970 03:00 Tomurcuklar Çiçek Açtı 01-01-1970 03:00 Kore Gazileri 01-01-1970 03:00 İz Sürmek 01-01-1970 03:00 Sanatçı ve Zanaatkâr 01-01-1970 03:00 Ne Verirsen Elinle 01-01-1970 03:00 Çanakkale 3 01-01-1970 03:00 ÇANAKKALE-2 01-01-1970 03:00 Çanakkale 01-01-1970 03:00 Çanakkale İçinde Aynalı Çarşı 01-01-1970 03:00 Unutma 01-01-1970 03:00 Demir Kapının Sesi 01-01-1970 03:00 Yazmak Mı Silmek Mi 01-01-1970 03:00 Gözler 01-01-1970 03:00 Atatürk'e ve Cumhuriyete Bağlılığın Yaptırımı Olmaz! 01-01-1970 03:00 Korku 01-01-1970 03:00 Söz Konusu Vatansa 01-01-1970 03:00 Aldatmak... III 01-01-1970 03:00 Aldatmak- II 01-01-1970 03:00 Aldatmak 01-01-1970 03:00 Yılbaşı-Noel- Nardugan 01-01-1970 03:00 Hissetmek... 01-01-1970 03:00 Işığa Tahammül... 01-01-1970 03:00 Halep 01-01-1970 03:00 Yurdum Turan... 01-01-1970 03:00 Anlamazlar Sizi... 01-01-1970 03:00 Düne Nazire - V 01-01-1970 03:00 Düne Nazire- IV 01-01-1970 03:00 Düne Nazire- IV 01-01-1970 03:00 Düne Nazire-III 01-01-1970 03:00 Düne Nazire- II 01-01-1970 03:00 Düne Nazire...- I 01-01-1970 03:00 Halden anlamak 01-01-1970 03:00 Din, Peygamber, Hurafeler- II 01-01-1970 03:00 Din, Peygamberler, Hurafeler- I 01-01-1970 03:00 Din, Peygamberler, Hurafeler- I 01-01-1970 03:00 Yapmayın... II 01-01-1970 03:00 Yapmayın...- I 01-01-1970 03:00 Kahraman Türk Kadınları- IX 01-01-1970 03:00 Kahraman Türk Kadınları- VIII 01-01-1970 03:00 Kahraman Türk Kadınları -VII 01-01-1970 03:00 Tarihte Kahraman Türk Kadınları - VI 01-01-1970 03:00 Tarihte Kahraman Türk Kadınları - V 01-01-1970 03:00 Tarihte Kahraman Türk Kadınları IV 01-01-1970 03:00 Tarihte Kahraman Türk Kadınları - III 01-01-1970 03:00 Tarihte Kahraman Türk Kadınları- II 01-01-1970 03:00 Tarihte Kahraman Türk Kadınları- I 01-01-1970 03:00 Söz... (Vermek)- V 01-01-1970 03:00 Söz ... (Vermek)-IV 01-01-1970 03:00 Söz....Vermek- III 01-01-1970 03:00 Söz .... Vermek - 2 01-01-1970 03:00 Söz.... (Vermek) - I 01-01-1970 03:00 Hayırsız (Sivri) ada! 01-01-1970 03:00 Kediler ve Gaddar 01-01-1970 03:00 Ortaya Karışık - Daldan Dala 01-01-1970 03:00 Büyüğü Alana Küçüğü Eşantiyon 01-01-1970 03:00 Gel Bakalım Devletin Babası- I 01-01-1970 03:00 Bayrama Dair... 01-01-1970 03:00 Şakga Yaptık... 01-01-1970 03:00 Hadee Canım!!! 01-01-1970 03:00 Dedem Atlas 01-01-1970 03:00 Var Ya... (Varya) 01-01-1970 03:00 Emekli... 01-01-1970 03:00 Sevda... 01-01-1970 03:00 Peynir Heç'e Çıktı 01-01-1970 03:00 Zümrüd-ü Anka - II 01-01-1970 03:00 Simurg (Zümrüd ü Anka)- I 01-01-1970 03:00 90 Lira Bindi (Taksi)-10 Lira İndi (Simit) 01-01-1970 03:00 Asker- Saf Anadolu Çocuğu 01-01-1970 03:00 Şehit... 01-01-1970 03:00 Kutsim kızıl saçlım-4 01-01-1970 03:00 Kutsi – Kızıl saçlım 3 01-01-1970 03:00 Kutsi – Kızıl saçlım 2 01-01-1970 03:00 Kutsi...Kızıl saçlım 01-01-1970 03:00 Saatler dursa da akan zaman… 01-01-1970 03:00 Ekşi her zaman ekşi değildir. Bazı ekşiler tatlıdır hıdır ekşi gibi 01-01-1970 03:00 Pamuk tarlaları beyazın lekeleri 01-01-1970 03:00 Orada bir köy var mıymış uzakta? 01-01-1970 03:00 Futbol üzerine – Topumuzu kessinler mi? 3 01-01-1970 03:00 Futbol üzerine – Topumuzu kessinler mi?- 2 01-01-1970 03:00 Futbol üzerine – Topumuzu kessinler mi? 01-01-1970 03:00 Anne, melekler neden beyaz? 01-01-1970 03:00 Nostalji sendromu 01-01-1970 03:00 YETER – YAHU 01-01-1970 03:00 Yas’ın Gölgesinde Cumhuriyet-III 01-01-1970 03:00 Yas’ın Gölgesinde Cumhuriyet- II 01-01-1970 03:00 Yas’ın Gölgesinde Cumhuriyet- I 01-01-1970 03:00 Savaşta çocuk olmak 01-01-1970 03:00 Emeğim 01-01-1970 03:00 Türk – Osmanlı –II 01-01-1970 03:00 Türk – Osmanlı 01-01-1970 03:00 HİLAL VE YILDIZ 01-01-1970 03:00 Onbeşinci gün 01-01-1970 03:00 Ağustos – Zaferler ayı 01-01-1970 03:00 Diken ve gül 01-01-1970 03:00 Ayıyla sohbet 01-01-1970 03:00 Neden ben? 01-01-1970 03:00 Kırk birinci 01-01-1970 03:00 BORDO BEYAZ 01-01-1970 03:00 Kurban 01-01-1970 03:00 Sevdalar; mektuplar, güller 01-01-1970 03:00 Çelik Kaleler 01-01-1970 03:00 Tebessüm 01-01-1970 03:00 Güzel görebilmek 01-01-1970 03:00 Bir şehir ki -III 01-01-1970 03:00 Tıpşor... 01-01-1970 03:00 Kanatsız Melekler 01-01-1970 03:00 Neyiz… Bilinsin! 01-01-1970 03:00 İnsan ve sevgi 01-01-1970 03:00 BUGÜN BAYRAM GÜNÜ DERLER... 01-01-1970 03:00 On Bir Ayın Sultanı – 4 01-01-1970 03:00 On bir ayın sultanı – 3 01-01-1970 03:00 On Bir Ayın Sultanı – 2 01-01-1970 03:00 On Bir Ayın Sultanı – 1 01-01-1970 03:00 Topun sahabı benim – 3 01-01-1970 03:00 Topun sahabı benim – 2 01-01-1970 03:00 Cumhuriyetin aydınlık yüzü; Prof. Dr. Naci Görür 01-01-1970 03:00 Cemre bu sefer insanlığa düşsün! 01-01-1970 03:00 Topun sahabı benim – 1 01-01-1970 03:00 Gitti canımın cananı 01-01-1970 03:00 İmdaaat… 01-01-1970 03:00 Sonsuzluğa mektup 01-01-1970 03:00 KİMSİN? YA SEN KİMSİN? 01-01-1970 03:00 Özlenen 01-01-1970 03:00 Bir şehir ki… 01-01-1970 03:00 Kırmızı gül her dem olmaz 01-01-1970 03:00 Büyük Abe (Selahattin’in Sıçanları) 01-01-1970 03:00 HARBİYELİ 01-01-1970 03:00