Geçtiğimiz haftayı ülkenin her yerini alev alev yakan orman yangınları ile geçirdik, Pazar günü itibarı ile ülkede dolayısı ile gönüllerimizde yanan ateşlerle kavrulduk.
İzmir, Çanakkale Manisa, Bolu, Aydın, Muğla’da toplamda yetmiş yedi yangın çıktı, yine bu günkü zaman dilimi itibarıyla atmış dokuz u söndürülse de yangınlar ve yangın çıkma riski devam ediyor.
Bu yangınların çıkmasında tespit edilen sebeplerin başında Piknikler, anız, Elektrik direklerin devrilmesi ve Trafo patlamalarının yanı sıra izmarit, cam şişeler geliyor. Tabi sabotaj olma ihtimalide çok güçlü.
Yoğun sıcaklık düşük nem ve rüzgar yangınların yayılması ve büyümesinde önemli rol aldı.
Biz nasıl bu ve ne zaman bu hale geldik anlamak mümkün değil, eminim ki sizlerde rast gelmişsinizdir yolda seyir halindeyken araçlardan atılan kıvılcımları havada uçuşan izmaritlerin haddi hesabı yok, bide içilen içecek şişelerinin aymazca atılmaları, o köklü kültürümüzün aksine ne kadar utanılacak bir durumda olduğumuzun göstergesidir.
Bulmak istediğin gibi bırak atasözümüzün aksine piknik yapmak veya birazcık soluklanmak için uğradığımız piknik alanları parklar çöplükten farksız.
İnsanlar bıraktıklarının kısa bir süre sonra burada bir başkasının gelip oturacağının ve o kişinin kendisine nasıl rahmetler okuyacağının veya çıkabilecek bir yangının müsebbibi olacaklarını aklının ucundan bile geçirmiyor.
Elektrik konusunda bütün sorumluluk kurumlara aittir gerekli bakım ve onarımı yapmadıkları sürece bu sebeple çıkacak yangınları hep göreceğiz.
Yıllardır önüne geçemediğimiz cehaletin icrası Anız; Yahu sizde hiç Allah korkusu yok mu diye sitem edeceğim ama Ülkedeki hayatın gidişatı gözümün önüne geliyor da kadın, çoluk, çocuk, genç, ihtiyar, anne, baba, kardeş, eş demeden, gözünü kırpmada insan öldürebilen bir toplum haline gelmişken yaktığı tarlada katlettiği börtü böcek ve o anız akma sonucu yüzlerce hektarın kül olabileceğini düşünmek fazla safça bir beklenti olur.
Şimdi birde burada erklerin durumuna bakalım yangınlarla mücadele açısından etkin hava filomuz ne durumda ( günü kurtarmak için uçakların yangın söndürmede etkin bir araç olmadığını belirten yöneticiler gördük, ama ertesi yıl yanlıştan dönülmenin akıllıca olacağını düşünenler oldu ve önlem almalar başladı) itfaiye ve afat ekipleri ve ekipmanları yeterlimi görülen o ki değil.
Deprem ülkesiyiz diyoruz, yangınlara gerek bilgisizlik gerek doğal şartlardan kaynaklanan bir potansiyel içerisindeyiz Marmara depremlerinin yıl dönümünü geçtiğimiz günlerde yaşadık, 6 Şubat’ın hala bataklığı içerisindeyiz yaralarımız kanamaya devam ediyor ancak bizler sadece sözden öteye gitmeyen çalışmalar içerisindeyiz.
İç işleri bakanının açıklamasında İzmir ve Bolu’daki yangınlarla ilgili beş kişi göz altına alınmış, önemli olan milleti bu şuurla eğitmek ve kurallara uymayanları cezalandırmak, bu cezaları gerçekten caydırıcılığı olacak şekilde vererek uygulamak.
Bu günkü yazımı bitirmeden değinmek istediğim diğer bir konu meclis ve iki ayrı gündeki oturum birinde FKÖ lideri Mahmut Abbas’ın misafir edilmesi diğeri de temsile layık görülmüş kişilerin karga tulumba birbirine girerek tekme tokat mücadelesi bunu şaşırdığımdan belirtmedim kendi görüşümü dile getirmek için yazdım memleketin haline bakarsak ülkedeki asayiş durumuna eş değer bir görüntü olarak göreceksiniz sizde bu insanların seçip gönderdiği vekillerin meclisteki kavgalarının ne kadar normal olduğunu anlayacaksınız.
Harput gazetemizin siz değerli okurlarına selam ve saygılarımla.