Harput gazetemizin kıymetli okuyucuları;
‘’ORTADOĞU DEMOKRASİ VE İNSAN HAKLARINA UYGUN BİR BÖLGE DEĞİL’’ evet bu sözler Trump’un özel temsilcisinin telaffuz ettiği cümle bu görülüyor ki demokrasi açısından yapılan Arap baharı hiçte buna hizmet ediliyor gibi görünmekte aşama tamamlanmış ABD istediği hedefe varmış şimdide yönetme aşamasına gelmiş bunun içinde bölge valisi gibi çalışan Barrack son rötuşları yapmak üzere kolları sıvamış.
Thomas (Tom) Barrack, Amerikalı bir milyarder iş insanı ve Colony Capital'in kurucusudur. Kendisi, özellikle Donald Trump’ın yakın dostu ve 2017’deki başkanlık göreve başlama komitesinin başkanı olmasıyla dünya gündeminde sıkça yer almıştır.
Barrack'ın Türkiye ve Orta Doğu özelindeki rolleri ile monarşi konusundaki tartışmalı görüşlerini şöyle bir inceleyelim.
1. Orta Doğu'daki Rolü ve İlişkileri
Tom Barrack, "Orta Doğu'nun anahtarını elinde tutan Amerikalı" olarak nitelendirilmiştir. Lübnan asıllı olması ve Arapça bilmesi, bölgedeki nüfuzunu artırmıştır.
Finansal Köprü: Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile çok derin ticari ve siyasi bağları vardır. Colony Capital aracılığıyla bu ülkelerden milyarlarca dolarlık yatırım çekmiştir.
Trump döneminde, ABD yönetimi ile Körfez ülkeleri arasında gayri resmi bir kanal olarak hareket ettiği iddia edilmiştir.
2021 yılında, BAE adına yasa dışı lobicilik yapmak ve ABD hükümetini etkilemeye çalışmak suçlamasıyla yargılanmış, ancak 2022'de bu suçlamalardan beraat etmiştir.
Türkiye ile İlişkileri ve Görevleri Barrack’ın Türkiye'de resmi bir devlet görevi hiçbir zaman olmamıştır. Ancak, stratejik bir yatırımcı ve siyasi figür olarak Türkiye ile temasları bulunmaktadır.
Barrack, Türkiye'yi her zaman "yükselen bir pazar" olarak görmüş ve gayrimenkul ile enerji sektörlerinde fırsat kollamıştır.
Türkiye ve ABD arasındaki ilişkilerin gerildiği dönemlerde (özellikle Rahip Brunson krizi veya S-400 süreçleri), Trump’a yakınlığı nedeniyle Ankara ile Washington arasında bir "arka kapı diplomasisi" yürütebilecek isimlerden biri olarak görülmüştür.
Monarşi ve Yönetim Biçimleri Hakkındaki Açıklamaları dikkat çekici Tom Barrack’ın en çok tartışılan yönlerinden biri, Orta Doğu’daki monarşileri savunması ve Batı tipi demokrasinin her yere uygun olmadığını iddia ederek, bu sistemle yönetilen Arap ülkelerinin mutlu ve istikrar lığına vurgu yapması ne kadarda ilginç tabi sizlerde bu hangi ülkelerden bahsettiğini iyi bilirsiniz.
Türkiye ve Monarşi Tartışmasını gündeme getirerek doğrudan "Türkiye'de monarşi olmalı" şeklinde bir deklarasyonu olmasa da, genel yönetim felsefesi üzerinden Türkiye'ye dair şu çıkarımlarda bulunmuştur:
Güçlü Liderlik Vurgusu: Barrack, Orta Doğu ve çevresindeki ülkelerde istikrarın "Batı tarzı kaotik demokrasi" yerine, "merkezi ve güçlü liderliklerle" sağlanabileceğini savunur.
Körfez Modeli: Suudi Arabistan ve BAE'deki monarşi yapılarının bölgeye düzen getirdiğini savunması, onun Türkiye gibi ülkelerde de "güçlendirilmiş yürütme" yapılarına sıcak baktığı şeklinde yorumlanmıştır.
Barrack, 2019'da Abu Dabi'de verdiği bir mülakatta, Batı'nın Orta Doğu'daki yönetim biçimlerini (monarşileri) yargılamasının "büyük bir hata" olduğunu belirtmiş, her ülkenin kendi kültürel kodlarına göre yönetilmesi gerektiğini savunmuştur.
Tom Barrack, Türkiye'de bir görevliden ziyade, bölgedeki monarşilerin ve otoriter yapıların Washington'daki en güçlü savunucularından biri olarak bilinir. Türkiye'ye bakışı da "demokratik idealizm"den ziyade, "jeopolitik istikrar ve güçlü liderlik" eksenindedir.
Bu şahıs Diplomat sınırlarını aşmış Amerikan kolonilerini ve koloni olacak ülkeleri dizayn için atanmıştır, Mustafa kemal ATATÜRK’ün temellerini atarak kurduğu bu büyük ülke ve Ulu devletin sağlam kalan duvarlarını yerle bir etmek için hareket memurluğu yapmaktadır.
Aklı başında hiçbir devlet ve onun yöneticileri Böyle bir diplomatı bir dakika bile ülkesinde tutmaz diye düşünürken buna müsaade edenlerin hakkındaki düşüncüleri tekrar gözden geçirmemek mümkün mü?
Selam ve Saygılarımla.