29 Ekim 1923’te bir devir kapandı, adını Türk milletinden alan Türkiye Cumhuriyeti kuruldu.
Büyük Türk milletinin beyliğinin kurduğu Osmanlı imparatorluğunun son üç yüz yıla yakın bir döneminde yaşadığı özünü kaybetmeden kaynaklanan, artık Türklerin yönetmediği sadece askerlik ve vergi mükellef liginden ibaret çürümüşlüğün getirdiği Mondros ve Sevr ile bitirilmeye çalışıldığı gidişata son verilen kurtuluş savaşı sonucunda yeni devletin atılan temeli hediyesidir Cumhuriyet.
28 Ekim günü müjdesini vermişti Ulu önder ‘’Arkadaşlar yarın Cumhuriyeti ilan edeceğiz’’ demişti.
Cumhuriyetin ilanı ile bu aziz millet kullarım hitabından kurtulacak, Aziz Türk milletine Efendiler diye hitap edilecekti.
Saltanat tarihe gömülecek, ülke yönetimi köylerden, mahallelerden, şehirlerden gönderilen liyakat sahibi temsilciler tarafından yönetilen bir piramit sistemi kurulacak ve uygulanacaktı ve bu yapıldı.
Kısa zamanda uzun mesafeler katledilerek Medeni hukuk, Eğitimde eşitlik, Kadın hakları, Miras kanunları, Endüstriyel atılımlar gibi büyük adımlar atıldı.
Radikal ve köklü kararlar alınmaya başlandı Kalkınma seferberliği ile temel sanayi tesisleri, Ülkeye can verecek fabrikalar kurulmaya başlandı.
Ekonomi nefes almaya başladı Bankalar Milli sigorta şirketi kuruldu.
Yabancıların ellerindeki Sultan Abdülmecit döneminde yapılan ve idare edilen 3400 km uzunluğundaki demir yolları satın alınarak iki katına çıkarıldı.
Yine yabancıların ellerindeki limanlar ve tersaneler satın alınarak millileştirildi.
Aşar (öşür) vergisi kaldırıldı (Osmanlı döneminde köylülerden, ürettikleri tarım ürünleri için %10 oranında alınan bir vergi)
Toprak reformu yapıldı “Köylü milletin efendisi” dirunvanı aldı.
1927 Nüfus sayımında Okur yazar oranımı%5-6 olarak tescillendi burada dikkat çekilmesi gerek konu bu %5-6 olarak oran hem okur hem yazar değil büyük bir kısmı sadece okur.
1940 sayımında okur yazar sayışımızı %40 a ulaştığını bunun %16 sı kız, %24 ü erkek olarak tescil edildiğini görüyoruz.
1930 Yılındaki mahalli seçimlerde, 1934 Yılında genel seçimlerde Kadınların Avrupa ülkelerinden çok önce seçme ve seçilme hakkına sahip olduğunu görüyoruz.
Milli ve manevi duygularını kaybetmesin doğru öğrensin diye Türk Tarih Kurumunu, Türk dil kurumunu, Diyanet işleri kuruyor İslam dininin mensupları kutsal kitabını anlayarak okusunlar, din adına Allah ile aldatılmamaları için diye Kuranı Kerimin mealini hazırlatıyor.
Mustafa kemal ATATÜRK onun değerli silah arkadaşları Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu yönetim kadrosu ile kokuşmuş esir edilmiş toprakları bölünmüş parsellenmiş bir dönemi kapatmıştır.
Unutulmamalıdır ki Osmanlıdan en son özgürlüğünü topraklarını canı pahasına koruyarak onu ayağa kaldıran Türk milleti almıştır.
Bu devleti Muhasır medeniyetler seviyesine çıkmasını sağalmıştır.
101 ölüm yıl dönümünde ATATÜRK’ün Fikir babam dediği Büyük filozof dava insanı Ziya GÖKALP’i Rahmet ve minnetle anıyorum.
Gazetemizin siz değerli okurlarına selam ve saygılarımla.
