Harput gazetemizin değerli okuyucuları yıllardır söylemekten yazmaktan dilimizde tüy bitti.
Nedense beynimizin ruhumuzun ve gençliğimizin bu bataklığa adım adım sürüklenmesi hep görmezden gelinip yokmuş gibi davranılıp halı altına sürülmeye çalışıldı.
Nedenmi bahsediyoruz tabiki uyuşturucudan, seviyenin orta öğretimin altına kadar indiği kullanım için duyarlı insanların uyarılarına rağmen yeterli önlemler alınmadı önüne geçilmedi veya geçilemedi.
Gözü dönmüş hayvanların gerek ülkeyi gerek bitirmek gerekse fakir fukaranın çocuklarını bu lanet nesneye alıştırarak kişisel çıkar menfaattarına kullanmak için geçerli akçe olarak kullanma yoluna gittiler.
Bir dönem terör örgütlerinin eylem hareket planlarında canlı bomba olarak kullanacakları teröristler üzerinde denedikleri uyuşturucu planları, zamanla ülkenin içeriden çürütülmesi yolunda argüman olarak kullanılmaya başlandı.
1090 lı yıllarda Hassan Sabbah liderliğinde bir suikast örgütü haline gelen haşhaş iler ve onların fedaileri onlar açısından örnek teşkil etti.
Maddi sıkıntı ve Manevi boşluk içinde olan çocuklar bu iş için bulunmaz kumaş oldu, lüks hayat istediğine kolay ulaşıla bilme, yurt dışına gidip orada yaşama, rüyalarında bile göremeyecekleri otellerde geçirilen günler, kolay para ile aldatılıp önce içirmek sonra satmak ve daha sonra yeni elemanlar kazandırmak hedefi ile yola çıktılar.
İzlenilen mafya filmlerindeki sözde itibarı kazanabilme, bunu bir kahramanlık sayma hevesi ayrı bir nedendir.
Öyle ki zamanla ülke limanlarına gemilerle miktarı ve değerleri dudak uçuklatacak kadar yüksek olan uyuşturucular girdiğini fark etmeye başladık.
Bir dönem Ortadoğu ve o bölgenin güneyinden ülkemiz üzerinden Avrupa ya uyuşturucu gittiği konusu başımızı uzun bir süre başımızı ağrıtırken şimdi ibre tersine dönmüştü;
Latin Amerika ve Avrupa’nın bazı ülkelerinden ülkemiz ve ülkemiz üzerinden çoğunluk yine Türk olan devletlere ileri derecede işlenmiş uyuşturucular kimyasal uyuşturucular güzergahı olduk.
İnsanların Maddi manevi ve kariyer açısından durumlarına göre sunulan kullandırılan bu uyuşturucular artık çok rahat ulaşılabilecek durumlara geldi.
Fakir seviyedeki insanların çocuklarına kullandırılarak tetikçi olarak kullandırılırken, zengin kesimlerinden alemlere peşrev olarak eğlence ve sapık ilişkilere meze edildi.
Aynı zamanda tehdit ve şantajın merkez argümanı oldu bu da beraberinde haksız zenginlikler, liyakatsiz makamları getirdi.
Yapılan gecikmiş operasyonlar gösteriyor ki olmaması gereken yerlerde ne zekaya ne Ahlaka uymayan hadiseler gün yüzüne çıkarak milletin gözleri önüne seriliyor.
Bahis, sanal kumar çetelerinin ülkeyi nasıl sarıp sarmaladığının bir parçada olsa fragmanını gördük.
Haber: (Camilerin önünde milli piyango bileti satılması yasaklandı) inanın insanın sinirden saçını başını yolası geliyor. Camilerde sadece yaşlılar ve emeklilerin olduğunu düşünürsek ve bu kumarsa nerede satıldığının ne önemi var komple yasaklarsın.
Haber; Yasadışı bahis sitelerine operasyon, Gel de gülme yasal bahis serbest yasa dışı yasak derdiniz ne sizin?
Amaç bahsi ortadan kaldırmak mı yoksa elde edeceğiniz karmı.
Uyuşturucu operasyonlarında duysak da inanamayacağımız, topluma örnek gösterilen bazı ünlülerin, artık bir meslekmiş sanatmış gibi gösterilen fenomenlerin, televizyoncu, gazeteci ve sanatçıların ileri derecede bu işin sahnesinde olduğunu gördük tabi henüz bazı nedenlerden dolayı listede olup da ismi açıklanmayan ifadeye çağrılamayan uzunca bir liste var.( ilimizin tabiri ile bu daha lelesi)
Değerli okuyucularımız uyuşturucu konusu gerçekten bir köşe yazısıyla anlatılabilecek mesele değil sizlerden dileğim evlatlarımıza sahip çıkalım aile ve devlet el ele bu işi omuz omuza bertaraf edebiliriz.
Ekonomik, sosyolojik ve milli manevi katkılarla toparlayabilme umudumuz hala var. Selam ve saygılarımla.
