Bu başlığı görünce sizlerin bana “Bize ne senin paltondan be adam?..
Bize ne senin paltonun sol kolundan, sağ kolundan” dediğinizi duyar gibi oluyorum.
Haksızda sayılmazsınız size ne benim paltomdan, paltomun sol kolundan.
Ama öyle değil benim paltonun sol kolu şeytanın cirit attığı bir yermiş de benim haberim yokmuş.
Sizleri daha fazla merakta bırakmadan bu paltonun hikâyesini size anlatıyım.
Hikâye diyoruz ama hikâye değil aynıyla vakidir.
*
İnsanı kasıp kavuran soğuk bir şubat günüydü. İlimizdeki camilerden birisine ikindi namazını kılmak için gittim. Namazı bitirdik. Portmantodan paltomu aldım sol kolumu geçirmek üzeriydim ki yanımdaki yaşlı başlı bir insan “Olmaz, olmaaaz” deyince acaba cami cemaat adabına aykırı bir hareketim mi oldu neydi bu yaşlı başlı Müslüman’ın bana “Olmaz, olmaaaz” dediği şey” diye merak ettim.
Bu kez paltomu kolumun üzerine alarak “Hayırdır Hacı nedir olmayan şey” diye bir soru sordum yaşlı amcaya yaşlı amca;
“Paltoyu sol kolla giyinmek günah ve haramdır”.
Paltonu sol kolunla giyinirsen şeytan o koldan senden önce o paltoyu giyinir ve bir daha da çıkartmaz o paltoyu” deyince “Eyvah” dedim “Bizim palto da elden gitti” demekten kendimi alamadım.
Kısa bir tereddütten sonra yaşlı amcaya;
“Git işine be adam benim her şeyim dört dörtlük olmuşta paltomun sol kolla giyinmem kalmış” dedim.
İşte bizim şeytanla bölüşemediğimiz paltonun hikâyesi budur.
Biraz dramatik öğle değil mi?..
El âleminki palto bizimkisi sanki şeytanın geçiş güzergâhı ne talihsiz bir insanım Yarabbi…
TEL ARABANIN MARKASI
1940’lı yılların sonunda 1950’li yılların başlarında direksiyonu ve kasası telden yapılan kamyonlarımız vardı. Bazen bunları biz yapardık bazen de ağabeylerimize yaptırırdık.
VE… Biz bu tel arabaları markalaştırırdık. Kimimiz REO, kimimiz VABİS, kimimiz FORD markalarını verirdik telden arabalarımıza…
Aradan 70 – 80 sene gibi asra yakın bir zaman geçti ne markalı bir arabamız, ne markalı biri röntgen cihazımız, ne sağlıklı bir demokrasimiz, ne sağlıklı bir politikamız ve de sağlıklı bir eğitimimiz olmadı.
Hep yarım kaldık.
Sebebi nedir biliyor musunuz?
Benim paltomun sol kolu…
Çünkü aklımızı fikrimize ilime, bilime değil hurafeye teslim ettik.
*
Telden araba dedim de hatırıma geldi sevgili okurlarım.
2020 depreminde bizimde evimiz yıkıldı.
Bilahare bir müteahhitle anlaştık evin enkazı kaldırılmaya başlandı bir de ne görelim bizim 1950’li yıllarında telden araba yaptığımız tellerdeki kalınlıkta teller kullanılmış.
Yani binanın demirinden çimentosundan çalınmış.
Bir kere daha anladım ki bu ülkeye hiçbir güç hiçbir düşman bu din tüccarları yobazlar ve gözlerini para hırsı bürümüş Allah’tan korkmaz, kuldan utanmaz sözüm ona müteahhitler, mühendisler ve mimarlardan daha fazla zarar veremez.
Ama içimizdeki örümcek kafalılarla içimizdeki sözüm ona gözlerini para ve hırs bürümüş iş adamları büyük zararlar verebilir.
Allah bizi ve bu ülkeyi bu gibi din tüccarları ile sahtekâr tüccarlardan korusun.
NOT: Duyarlı, namuslu, özverili müteahhit, mühendis ve mimarlarımızı tenzih ediyorum.
*///*