Öcalan'ın yasaklanan, "Kürdistan Devrim Menifestosu" isimli kitabı için verilen toplama kararı Anayasa Mahkemesine götürüldü. AYM, 25 Haziran 2014 tarihli kararı ile," ifade ve basın özgürlüğünün ihlal edildiğine" karar verdi.
Ardından Diyarbakır 2.Sulh Ceza Hakimliği, AYM kararını gerekçe göstererek aynı mahiyetteki "Kürt Sorunu ve Demokratik Ulus Çözümü" isimli kitap hakkındaki toplatma ve el koyma kararını kaldırdı.
Yıl 2025, Apo konuşuyor, İmralı'da devlet kuruyor, Kandil ve meclisten misafirlerini ağırlıyor. Elinde cetvel, vatan toprağını, kesiyor, biçiyor. Ne yargının, ne siyasetin sesi çıkıyor, buna demokrasi diyorlar; bölme demokrasisi.
Öte yandan neredeyse Ceza Kanununda yazılı tüm suçları işlediği iddiasıyla yargılanan Ekrem İmamoğlu, kendini savunmak, derdini vatandaşa anlatmak için, "Milletim Şahidimdir," diye bir kitap çıkarıyor. Daha kitap matbaadayken, toplatma ve el koyma kararı çıkarılarak kitaplara el konuluyor. Böylece vatandaşın bu tehlikeli(!?) fikirlerden etkilenmesi engellenmiş oluyor. Bir tarafta sonsuz konuşma hakkı olan Apo, öbür tarafta kendini savunmasına bile izin verilmeyen İmamoğlu, buna da adalet diyorlar.
Çerçeve Yasa'nın öteki adı,"Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'dur. İsmi görüyor musunuz, öyle bir ad verilmiş ki, itiraz etmek milli dayanışmayı zayıflatmak, toplumsal bütünleşmeyi sabote etmek anlamına geliyor.
Bütünleşme herkesin bunu arzulaması ve icaplarını yerine getirmesi ile olur.
Adamlar açıkça, bayrağınızı tanımıyoruz,
Marşınıza saygı duymuyoruz.
Vatandaşlığınızı kabul etmiyoruz.
Sembollerinize aidiyet hissetmiyoruz, diyor.Bunlar olmayınca nasıl ve nerede birleşeceğiz? Birliğin bazı parametreleri olmaz mı? Sizi tanımayan, sizin hiç bir değerinizle ortaklaşmayan bir güruhla hangi zeminde buluşacağız? Buna inanmak ham hayalciliktir. Bunlar birlik değil ayrışma istiyorlar, DEMP'in görevi de Kürtleri ifsat etmek,mümkün olduğu kadar suyu bulandırmaktır. Bazı DEMP sözcülerinin her kelimesinden zehir akıyor, yıllardır milletçe zehir soluyoruz. Siz ne yaparsanız yapın bu dili değiştirmeyeceklerdir,çünkü saatleri fitne ve ihanete ayarlıdır. Milli dayanışma, önce bu dilden kurtulmakla olur. Onlar demokrasiyi, adaleti veya Kürtleri savunmuyor, bu ambalajlarla kavgayı, bölünmeyi, hasımlaşmayı savunuyorlar.Onlara alan açarak onları küçültmez daha da büyütürsünüz. Şimdi onu yapıyor ama Milli Dayanışma ve Bütünleşme diyerek kendinizi de vatandaşı da kandırıyorsunuz.
Üsküdar'ın kadın Belediye başkanı Sinem Dedetaş tutuklandı. Boşalan koltuk için yapılan başkanvekili seçimini dört oy farkla CHP/YP adayı Sibel Tan Çetinkaya kazandı. Ama bu Dedetaş'ın yeri için plan yapanların hoşuna gitmedi, seçim yargıya götürüldü ve tabi iptal edildi. Önümüzdeki günlerde tekrar bir seçim yapılacak.Ama şu tesadüfe bakın ki, seçime iki kala üç Yeni Partili meclis üyesi gözaltına alındı. Yani oy kullanamayacaklar.Sorsanız,yargının işidir, adalettir, karışmayız derler. Lakin Leonard Cohen'in dediği gibi, "herkes biliyor geminin su aldığını, herkes biliyor,kaptanın yalan söylediğini, Ve herkes biliyor, zarların hileli olduğunu."Evet, herkes biliyor ama ne yazık ki, bilmezden geliyor.
VAHİT DABAK
MAVİ VATANDA NELER OLUYOR
Av. İrfan SÖNMEZ
Herkes Biliyor Neyi Kaybettiğimizi
TUNCER SÖNMEZ
OLACAĞINA VARIR
AHMET VURAL
EYLÜL'ÜN MİZACI BÖYLE
MURAT AKGÜL
KOMŞU İKİ KARDEŞ TAKIM
DR. İMBAT MUĞLU
TERÖRSÜZ TÜRKİYE’DEN GÜÇLÜ TÜRKİYE’YE
MUSTAFA DOĞAN
ELAZIĞ - MALATYA DOSTLUĞU
EMRAL CÖMERT
HER KİŞİ YAŞAR, FAKAT SADECE İYİLER, İYİ HAYAT YAŞAR
PROF. DR. HİKMET ESEN
Güneş Var; Sıra Enerji Aklında
YAVUZ GEZER
Su Bulunacak