Önce CHP kongresi ile ilgili hukuki görüşümü söyleyeyim: İstinafın butlan ile birlikte -ihtiyati tedbir- kararı alması Kılıçdaroğlu cephesinde, karar kesinleşinceye kadar Kongre yapılamayacağı algısı doğurdu. Bu aslında, kongreyi seneler sonrasına bırakmak için oluşturulmuş, hukuki temeli zayıf bir gerekçe. Çünkü bugün ve yakın gelecekte yapılacak bir kongrede Kılıçdaroğlu cephesinin beklediği sonucu alması mümkün değil. Onun için Yargıtay kararına kadar zaman kazanmak istiyorlar. Öte yandan bu kararın arkasındaki iradenin de, CHP'deki karışıklıklar kıvamına gelinceye kadar sürecin uzamasını isteyeceği açık, bu sebeple Yargıtay safhasını mümkün olduğu kadar geciktireceklerdir.CHP'deki ayrışma ne kadar derinleşirse bunun iktidara yansıyan semeresinin o kadar büyük olacağını düşünüyorlar.
Ancak Kılıçdaroğlu ve taraftarlarının bu beklentileri doğru değil. İhtiyati tedbir kararı, -Özgür Özel yönetiminin- devam etmemesi, partiyi Kılıçdaroğlu'na teslim etmesi için alınmış bir karar.Öz olarak mahkeme, "bu karar, Yargıtay aşaması beklenmeden hemen uygulansın" diyor.Aceleleri var; çünkü onca davaya, onca kirli propagandaya rağmen CHP'yi geriletemediler. Sonunda hukuku çiğnemek pahasına yargıya bu kararı aldırttılar. Oysa doğru olan-tedbir kararı verilmeden- Yargıtay sonucunun beklenmesiydi. Anlaşılacağı üzere istinaf, ihtiyati tedbir kararı ile Özgür Özel'e yönetimi hemen devret dedi, kongre yapma demedi. Dolayısıyla Kongrenin önünde herhangi bir engel yok. Yeterli imza toplanırsa CHP kongreye gidebilir.
Peki Kılıçdaroğlu kongreye gider mi?
Bence gitmez, topun Yargıtay'a atmasının arkasında bu düşünce yatıyor. Zira mevcut delege ile genel başkanlığı kaybetmişti, seçim kazanmak istiyorsa delege kompozisyonunu değiştirmesi gerekiyor.Bunun yolu da il- ilçe kongreleri. CHP tabanında öyle büyük bir tepki var ki, Kılıçdaroğlu'nun yeni bir delege tablosu oluşturabilmesi çok zor. Kaldı ki, mahkeme kararına sadık kalınacaksa o tarihte -il-ilçe kongrelerini- tamamlamış bir partinin yeniden kongre yapması mümkün değil. En fazla şu olabilir: Bazı il ve ilçe yönetimleri feshedilir.Yerine atamalar yapılır.Tüzük imkan veriyorsa, o il ve ilçelerde yeniden delege seçimi yapılır. Bu da çok uzun ve riskli bir yol, çünkü delegeyi üyeler seçiyor, CHP üyesinin bu saatten sonra partililerini polise dövdüren, ezdiren Kılıçdaroğlu'na yeni bir fırsat vermesi mümkün gözükmüyor.
Mahkeme kongreye hile karıştırıldığı, delege iradesinin sakatlandığı gerekçesi ile bu kararı aldı. Bir seçim mahkeme kararı ile iptal edilebiliyorsa, aynı şey -mühürsüz oy pusulaları ve zarflarla- seçilen- Erdoğan'ın Cumhurbaşkanlığı da benzer bir Butlan kararı ile yok sayılabilir. Yetkisine sahip çıkmayarak mahkemelere bu yolu YSK açtı .Şartlar değiştiğinde bu kararı verenlerle, bu kararı uygulayanların da aynı gerekçelerle yargılanmaları söz konusu olacaktır. Ki bana göre kesinlikle yargılanmaları gerekir,hukuksuz bir kararla rejimi değiştirerek bir milletin kaderi ile oynamışlardır. Bu gün yaşadığımız ne varsa o gün mühürsüz pusulaları geçerli sayan YSK kararının sonucudur.
Kılıçdaroğlu, genel başkanlığının son döneminde, CHP'yi merkeze taşıyarak, etki alanını klasik seçmen kitlesinin dışına çıkararak önemli işler yaptı. Ancak iktidarın açtığı bu yolda yürüyerek hem kendisine hem de bu iktidardan kurtulma umudu ile CHP'li olmadığı halde CHP'ye yönelen kitleye büyük kötülük yaptı. Bunu sürdürüp sürdürmeyeceğine yönelik tartışmalar beyhudedir.Ona yol veren akıl, bu süreci mümkün olduğu kadar uzatacaktır. .Hele siyasal aklın yerini ihtiras aklı almışsa, herkesle müttefik olabilirsiniz, tıpkı Trump'a " yüz yılın beklenen lideri" diyenler gibi...
Av. İrfan SÖNMEZ
İhtiras aklı
EMRAL CÖMERT
KÖY ÇEŞMESİ
TUNCER SÖNMEZ
BAYRAM
DR. İMBAT MUĞLU
Kars’ın Sessiz İnsanları: Malakanlar
VAHİT DABAK
CHP DE MUTLAK BULDAN MESELESİ
AHMET VURAL
GÜNÜN BİRİNDE
MUSTAFA DOĞAN
DOSTLUK KAZANDI
YAVUZ GEZER
Su Bulunacak
Av. Mehmet AYTAÇ
TUTUKLAMA: CEZA DEĞİL, İSTİSNA
MEHMET ŞÜKRÜ BAŞ
MİNİK BİR YÜREKTEN BABAYA MEKTUP