Apo hiç değişmedi, dün ne söylüyorsa bugün de onu söylüyor. Değişen, ülkeyi yönetenler, dün meydanlarda ip atanlar, mangalda kül bırakmayanlardır.İmralı Notlarına bakın, göreceksiniz, Apo birinci çözüm sürecinde ne istiyorsa şimdi de onu istiyor.
Ana dilde eğitim diyordu, bugünde onu diyor. Tek fark,dün, sadece özel okullarda yeterli görüyordu, bugün resmi dil olmalı diyor.
'Ulus devlet faşizmdir' diyordu, bugünde diyor. Çünkü ulus devlet, tekçi, bütüncü, parçalanma kabul etmeyen bir devlet şeklidir. Ulus devlet durdukça emellerine ulaşamayacaklarını biliyorlar. Onun için ümmet hapıyla toplumu efsunlamaya çalışanlarla kolayca halvete girebildiler.Ümmet bir dayanışma şekli, ulus devlet ise bir devlet biçimidir.İkisini aynı torbaya koymak ya bilgisizlik yahut hainliktir.
Kürtlere anayasal statü diyordu, bugünde diyor. Statüden kasıt, bir etnik grubu milli egemenliğe ortak etmek. Oysa egemenlik etnilere değil tüm vatandaşlara aittir. Anayasal statü verdiğiniz zaman şartların uygun olduğu bir gelecekte, "zaten anayasanız bu ülkenin yarısının bize ait olduğunu kabul ediyor, biz artık bu evliliği sonlandırmak istiyoruz" dediklerinde, bunu engelleyecek hiç bir hukuki dayanağınız kalmaz. Self-determinasyon yahut halkın kendi kaderini tayin hakkı, aslında toplumların birbirinden boşanma hakkıdır. Anayasaya PKK ve bileşenlerinin istediği ifadeyi koymak -boşanma hakkını- anayasal hale getirmektir.
Eşit vatandaşlık, diyordu, bugünde diyor, bazı saflar -eşitlikten kastın vatandaşların eşitliği olduğunu sanıyor. Oysa maksat, etnik eşitlik yanı bireye dayanan anayasa yerine, etnilere, toplumsal parçalara dayanan bir anayasa. Bu ülkeyi, yukarıdaki bir önceki taleple aynı noktaya götürür. Devlet vatandaş odaklı olmaktan çıkar, yerini etnik parçalar, kategoriler alır.Talepler bana diye değil, bize diye yapılır.
İktidar bütün bu taleplere evet diyecek mi, bilmiyoruz. Evet demek, yeniden seçilmek uğruna bölünme dahil her şeyi göze almaktır. Bunun faturası çok ağır olur. Şimdiden büyük bir maliyetin ortaya çıktığını söyleyebiliriz. Bu talepleri konuşmak, gündemde tutmak, aslında vatandaşı alıştırmak, bölgedeki insanları da bu konular ve talepler karşılanmadığı takdirde tatminsiz ve isyankar hale getirmektir. Apo yıllar önce ne diyordu:" Özerkliği konuşun, toplumu bu kavrama alıştırın." Bu konuşmalar, tartışmalar işte onun için, vatandaşa narkoz verip ameliyata hazırlıyorlar. Bahçeli ve Erdoğan tutumları ile bu yolu açtılar.
Geçen gün Serdar Akinan'ın Youtube'de bir videosunu izledim.. Dolaylı olarak Iraktaki "kesnizani- tarikatı gibi bir yapılanmanın Türkiye'de de bulunduğunu söylüyor. Kesnizani, Kürtçede, 'kimsenin bilmediği' demek. Akinan'ın haber kaynağı, bu yapının, yeni süreci yönettiğini, bizim kesnizanimizin bugüne kadar ülke bütünlüğünü tehlikeye sokacak bir taviz vermediğini ve vermeyeceğini söylüyor.
Komplo teorilerine çok yatkın bir milletiz. Böyle bir yapı var mıdır, yok mudur bilemem. Lakin eğer gerçekten varsa, milleti bu kadar yanlışa alıştırmaları, bölünmeyi, federalizmi, dil parçalanmasını pazarlık masasına taşınır hale getirmeleri, bunların ülkesinin en hain insanları olduğu anlamına gelir. Apo yakalandığında da o asılmasın diye devlet içinde bazı çevreler bin bir türlü yalan söylemişti.. Sözde Apo'yu kullanacaklardı, ama Apo yaşatılarak PKK'yı yaşatıldı..
PKK yaşadığı içinde vatan toprağı pazarlık masasına sürülebilirdi. Belki de örtülü amaç buydu. Devletin gizlisi, saklısı olmaz. Devlet açık, denetlenebilir, şeffaf olması gereken bir aygıttır. Böyle olmak zorundadır. Devlet içinde devlet olmaz, olursa millet iradesinin, seçimlerin hiç bir anlamı kalmaz. Çünkü seçilenler bir dekor malzemesine döner.Ülkeyi görünenler değil, görünmeyenler yönetir. Hainleri yağlayarak, büyüterek ülkeye hizmet edilmez.
Böyle bir yapı varsa Apo'dan ve onun ihanet şebekesinden önce bunlar cezalandırılmalıdır. Çünkü Apo hayatını, PKK varlığını ona borçludur. PKK'nın isteklerine evet denilerek memlekete hizmet edilmez, ülke ve milletin birliği korunmaz. Bu kadar etkiliyse bu yapı, İsrail, Cumhurbaşkanları, Generalleri eliyle koymuş gibi bulup imha ederken, bu yapı niye bugüne kadar PKK'nın yıllanmış merkez kadrosundan bir kişiyi bile alamadı?
Bayık'ın, Karayılan'ın, Duran Kalkan'ın, Karasu'nun, Besse Hozat'ın hala yaşıyor olması, bu ülkedeki bütün güvenlik kurumlarının ayıbı ve utancıdır. Vatana hizmet, PKK'yı muhatap alarak değil, onu bitirerek, Kürt'le haini ayırarak,bu ülkenin bütün insanlarını kucaklayarak, devletle vatandaş arasındaki bağı güçlendirerek olur. Kimse ülkeyi terörden arındırmayın demiyor, bunu devlet ve milletin bütünlüğünü tartışılır hale getirecek şekilde yapmayın diyor.
Av. İrfan SÖNMEZ
Değişe Değişe Apo'ya Dönüşenler
AHMET VURAL
ZEMBİLLEMİ İNDİN YERE EY GÜZEL ?
TUNCER SÖNMEZ
GÖR ARTIK İNSANIN İNSANLIĞINI
EMRAL CÖMERT
DÜNYANIN EN GÜÇLÜ ÜLKESİ KORSAN OLUNCA NE YAPMALI?
VAHİT DABAK
AKIL VE İNANÇ
DR. İMBAT MUĞLU
KARS’IN DİNİ FARKLILIKLARI VE KÜLTÜREL ÇEŞİTLİLİĞİ
MUSTAFA DOĞAN
DOSTLUK KAZANDI
YAVUZ GEZER
Su Bulunacak
Av. Mehmet AYTAÇ
TUTUKLAMA: CEZA DEĞİL, İSTİSNA
MEHMET ŞÜKRÜ BAŞ
MİNİK BİR YÜREKTEN BABAYA MEKTUP