BEKİR SITKI ERDOĞAN

MEHMET ŞÜKRÜ BAŞ

13-01-2025 18:37

(Günlerden bir gün)

 

Öyle hatıralar vardır ki, onları hayal edip yeniden yaşamak bile bir ömre bedeldir. “Geçmiş zaman olur ki//Hayali cihan değer.” sözü de ömre bedel sözünü teyit eden bir söz olsa gerek.

Ben de yaşımızın getirdiği karamsarlıkla evimde oturmuş hatırlarımı yüklediğim albümümü karıştırıyorum. Karıştırdıkça gerilere çok gerilere gidiyorum. Uzun yıllar ötesinde yaşanmış anılarım bir sinema şeridi gibi gözlerimin önünden gelip geçiyor. Bazen üç-beş yıl, bazen otuz-kırk yıl ötesine gidiyorum.

Bu duygular içerisinde bir yaprağı çevirdiğimde gönlümde her zaman derin bir yeri olan Türk şiirinin duayeni, şairler sultanı Bekir Sıtkı Erdoğan’la yüz yüze geliyorum. Onunla birlikte çektiğimiz bir resimle karşılaşıyorum ve çakılıp kalıyorum. Biz yaştaki insanlar biraz daha mı duygusal oluyorlar nedir derinden bir “ahhh” çektiğimi hissediyorum.

Aradan epeyce bir zaman geçiyor, torunumun “dede, dede!” diyerek bana seslenişi ile daldığım bu derin hayallerden uyanıyorum. Hemen kalkıp telefona sarılıyor ve numarayı düşürüyorum.

Telefona bir bayan çıkıyor. “Bekir Sıtkı Erdoğan Hocamla görüşebilir miyim?” der demez karşımda o muhterem insanı, o şairler sultanını, o asalet ve edep timsali insanın sesini duyuyorum.

“Buyurun ben Bekir Sırtkı Erdoğan.” diyor.

Kendimi tanıttıktan sonra “Hocam ben Elazığ’dan arıyorum.” der demez duyduğu memnuniyeti ta buradan hissediyorum. Hal hatır sorumundan sonra üstadın ‘Elazığ’ı ve Elazığlıyı çok sevdiğini ve asla unutamayacağını’ söylemesi bizleri onura ediyor, mutlu ediyordu.

Böyle bir değerden böylesine iltifatlar elbette ki insanı onura eder, elbette ki insanı mutlu eder. “Hocam biz de sizi çok seviyoruz. Manas’tan bütün arkadaşlarımın size saygı ve selamlarını iletiyorum.” dediğimde gözlerindeki mutluluğu görür gibiydim.

Üstatla biz zaman zaman “Hazar Şiir Akşamlarında” bir araya gelir, ondan feyizler alır ve onu rahat ettirmekten kendimizi sorumlu hissederdik. Bu günde bu duygulardan yola çıkarak karınca kararınca bu büyük şairimizi sizlere tanıtma gibi ağır bir yükün altına girdik. İnşallah hata yapmayız.

*

1926 yılında Karaman’da doğan şairimiz, ağabeyimiz, duayenimiz Bekir Sıtkı Erdoğan, Kuleli Askeri Lisesini, 1948’de Kara Harp Okulu’nu bitirdi. Kıta subaylığı yaptı. Bu arada Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi’ni bitirdi. Heybeliada Deniz Lisesi’nde edebiyat öğretmenliği yaptı.  “Bir Yağmur Başladı, Kışlada Bahar, Bin birinci Gece ve Dostlar Başına” adlı kitapları eserlerinden bazılarıdır. Pek çok şiiri Türk Sanat Müziği formatında bestelendi. “Kışlada Bahar” şiiri seksen milyon insanın dilindeki şarkı oldu.

*                            

Kara gözlüm, efkârlanma gül gayri                         

İbibikler, öter ötmez ordayım                  

Mektubunda diyorsun ki: 'Gel Gayri'                    

Sütler kaymak tutar tutmaz ordayım

                                     *

Ah çekerim resmine her bakışta

Bir mahzunluk var o boyun büküşte

Emin ol ki, her sigara yakışta

Sanki, duman tüter tütmez ordayım

                         *

Mor dağlara karargâhlar kurulur

Eteğinde bölük bölük durulur

On dakika istirahat verilir

Tüfekleri çatar çatmaz ordayım

                         *

Dağlar taşlar bu hasretlik derdinde

Sabır sebat etmez gönül yurdunda

Akşam olur tepelerin ardında

Daha güneş batar batmaz ordayım

                         *

Aramıza dağlar girmiş koskoca

Meraklanma gönlüm dağlardan yüce

Bir gün değil, beş gün değil, her gece

Yatağıma yatar yatmaz ordayım

                         *

Bahar geldi koyun kuzu koklaştı

İki âşık senelerdir bekleşti

Kara gözlüm, düğün dernek yaklaştı

Vatan borcu biter bitmez ordayım

                       *

Sadece Kışlada Bahar mı? “Hancı” şiiri de tek başına bir ekol, yeri doldurulmayacak bir sevda yumağı, bir büyük bir eser oldu. “Hancı” şiiri de yediden yetmişe her Türk’ün dilindeki türkü, gönlündeki sevda oldu.

                                 *

Gurbetten gelmişim, yorgunum hancı

Şuraya bir yatak ser yavaş yavaş

Aman karanlığı görmesin gözüm

Beyaz perdeleri, ger yavaş yavaş

                         *

Sıla burcu burcu... ille ocağım

Çoluk çocuk hasretinde kucağım

Sana her şeyimi anlatacağım,

Otur başucuma, sor yavaş yavaş

                         *

Güç bela bir bilet aldım gişeden

Yolculuk başladı Haydarpaşa'dan

Hancı n'olur, elindeki şişeden

Birkaç yudum daha ver yavaş yavaş

                         *

Ben o gece, hem ağladım, hem içtim

İki gün, diyardan diyara uçtum

Kayseri yolundan, Niğde'yi geçtim

Uzaktan göründü, Bor yavaş yavaş

                         *

Garibim, her taraf bana yabancı,

Dertliyim; çekinme, doldur be hancı

İlk önce kımıldar hafif bir sancı

Ayrılık sonradan kor yavaş yavaş

                         *

Bende bir resmi var, yarısı yırtık

On yıldır evimin kapısı örtük

Garip bir de sarhoş oldu mu artık

Bütün sırlarını der yavaş yavaş

                         *

İşte hancı ben, her zaman böyleyim

Öteyi ne sen sor, ne ben söyleyim

Kaldır artık, boş kadehi neyleyim

Şu bizim hesabı, gör yavaş yavaş

                                               *

14.Hazar Şiir Akşamlarında, Sivrice’de Hazar Gölünün kıyısındaki DSİ Kampındaki odasında oturmuş muhabbet ediyoruz. Konu her şairin “Keşke benim de böyle bir şiirim olsa” diyebileceği “Hancı”ya geldiğinde Sayın Erdoğan “Benim en yavan şiirlerimden birisidir” diyor ve anlıyorum ki büyük şairlerin eserleri de hakikaten büyük oluyor.

Ama tavazzuh başka, şair yürekli olmak, gerçekten şair olmak başka bir şey.

İsterseniz biz yeniden üstadımızın o doyumsuz şiirlerine dönelim. Bakın ne diyor “Hancı” şiirinin devamı niteliğindeki “Yolcu” şiirinde üstadımız.

*

Ben sarhoş değilim, yol sokak sarhoş

Hancıyı kaybettim, hanı kaybettim

Hayatı sayfa sayfa okuduğum boş

Sonundaki, imtihanı kaybettim

*

Anladım, her gerçek, bir yalan gizler

Beni aldatıyor dağlar, denizler

Meçhul bir zamana karıştı izler

Saati, dakikayı, anı kaybettim

*

Beni benden, kendi benliğim çaldı

Gölgem uzadıkça, boyum kısaldı

Ellerim bomboş bir roman kaldı

İçimdeki kahramanı kaybettim

*

Bu başımda esen, bir kavak yeli

Ben ondan deliyim, o benden deli

Onu aynalarda gördüm göreli

Bekir Sıtkı Erdoğan’ı kaybettim

*

Bekir Sıtkı Erdoğan 1973 yılında yazdığı “Ellinci Yıl Marşı” ile ödül aldı. İşte Cumhuriyetimizin ellinci yılında yazılan ve bestelenen ve de her Türk’ün gönlünde yer eden o muhteşem Ellinci Yıl Marşı.

Müjdeler var yurdumun toprağına taşına.

Erdi Cumhuriyetim elli şeref yaşına.

Bu rüzgârla şahlanmış dalga dalga bayrağım.

Başka bir tuğ yaraşmaz Türk'ün özgür başına.

 

Cumhuriyet, özgürlük, insanca varlık yolu.

Atatürk'ün çizdiği çağdaş uygarlık yolu.

Yıllan bir çığ gibi aşarak hafta hafta

Koşuyoruz durmadan kadın - erkek bir safta..

 

Elimizde meşale, ilke Atatürk,

Işıklarla donattık ülkeyi her tarafta...

Cumhuriyet, özgürlük, insanca varlık yolu,

Atatürk'ün çizdiği çağdaş uygarlık yolu.

 

Aynı kandan feyz alır bunca toprak, bunca taş.

Kılıç tutan bilekler, verdi sabanla savaş.

Tekniğin dev nabzında her adım, her dakika,

Çarklarda aynı tempo, yüreklerde aynı marş.

 

       Cumhuriyet, özgürlük, insanca varlık yolu,

       Atatürk'ün çizdiği çağdaş uygarlık yolu.

       Biz yürekten bağlıyız elli yıldır bu yola.

       "Yurtta barış" ilk hedef. "Cihanda sulh" parola.

 

Koparamaz hiçbir güç bizi millî birlikten,

Ata'mızın izinde koşuyoruz kol kola...

Cumhuriyet, özgürlük, insanca varlık yolu,

Atatürk'ün çizdiği çağdaş uygarlık yolu.

 

Yaşasın hür ulusum, soylu gencim, benliğim,

Yaşasın şanlı ordum, sarsılmaz güvenliğim.

Ersin elli yıllarım nice mutlu çağlara.

Örnek olsun cihana devletim, düzenliğim.

 

Cumhuriyet, özgürlük, insanca varlık yolu,

Atatürk'ün çizdiği çağdaş uygarlık yolu.       

*

Sevgili okurlarım yazımın bir bölümünde “İnşallah hata yapmayız.” dedik. Ama böyle bir yazıyı kaleme alırken hata yapmamanın da imkânsız olduğuna inandık. Ne demek Bekir Sıtkı Erdoğan gibi bir duayenin hayatını, eserlerini, şiirlerini, kaleme alacaksın ve de hata yapmayacaksın?

Olacak şey mi?

Biz yaptığımız hatalardan üstadımızın affına sığınıyoruz. Ona en kalbi duygularımızla

Yüce Allah’tan rahmet diyoruz.

Mekânı cennet ruhu şad olsun.

Biz onu çok sevdik çok seviyoruz.

DİĞER YAZILARI MİNİK BİR YÜREKTEN BABAYA MEKTUP 01-01-1970 03:00 24 MAYIS ve 33 ŞEHİT     01-01-1970 03:00 19 MAYIS’I ANLAYABİLMEK 01-01-1970 03:00 ATATÜRK VE OSMANLI’NIN KÜLLERİ 01-01-1970 03:00 ADALET TEYZE - II - 01-01-1970 03:00 ADALET TEYZE -I-   01-01-1970 03:00 AHMET TEVFİK OZAN’IN AZİZ HATIRASINA 01-01-1970 03:00 OSMAN BAŞ’IN ARDINDAN 01-01-1970 03:00 NİHAT İLHAN PAŞANIN GÖZYAŞLARI     01-01-1970 03:00 PALTOMUN SOL KOLU 01-01-1970 03:00 VALİMİZ SAYIN HATİPOĞLU GAZETEMİZİ ZİYARET ETTİ 01-01-1970 03:00 KONUMUZ HAZAR ŞİİR AKŞAMLARI 01-01-1970 03:00 İKİ YÜZLÜ YÜZSÜZ İNSANLAR 01-01-1970 03:00 KISA KISA 01-01-1970 03:00 HAZRETİ SÜLEYMAN VE HÜT HÜT KUŞU 01-01-1970 03:00 GENÇLİĞİM EYVAH 01-01-1970 03:00 MERDİVEN 01-01-1970 03:00 NERİMAN BETÜL ERTEM 01-01-1970 03:00 KUYRUK ACISI  01-01-1970 03:00 EYVAH Kİ EYVAH 01-01-1970 03:00 NELER GÖRDÜK, NELER DUYDUK 01-01-1970 03:00 BEKÇİ BABA BENİ NİYE DÖVDÜ? 01-01-1970 03:00 ATATÜRK’Ü ANLAYABİLMEK 01-01-1970 03:00 AKILDA KALAN ŞİİRLER 01-01-1970 03:00 ARŞİVLER YALAN SÖYLEMEZ 01-01-1970 03:00 KİTAP OKUMAYAN BİR NESİL OLDUK 01-01-1970 03:00 KORKİREM 01-01-1970 03:00 LEYLEK, CÜPPE, SAKAL VE HZ.SÜLEYMAN 01-01-1970 03:00 ADALET TEYZE -I-   01-01-1970 03:00 24  MAYIS VE 33 ŞEHİT (EN UZUN GECE) 01-01-1970 03:00 19 MAYIS’I ANLAYABİLMEK 01-01-1970 03:00 BİR MAYIS’IN ARDINDAN 01-01-1970 03:00 HAZRETİ  SÜLEYMAN  VE  HÜT HÜT KUŞU 01-01-1970 03:00 HANKENDİ’Mİ YEMEN Mİ? 01-01-1970 03:00 EYVAH Kİ EYVAH 01-01-1970 03:00 ÇANAKKALE’NİN VERDİĞİ DERS   01-01-1970 03:00 HANKENDİ’DE GÜZEL ŞEYLER OLUYOR 01-01-1970 03:00 EYVAH EYVAH 01-01-1970 03:00 BUGÜN NE YAZSAM? 01-01-1970 03:00 HAZRETİ SÜLEYMAN VE HÜT HÜT KUŞU 01-01-1970 03:00 EMEKLİ HASAN EMMİNİN PAZAR ÇANTASI 01-01-1970 03:00 MEMLEKETİM 01-01-1970 03:00 UÇTU UÇTU GENÇLİĞİM UÇTU 01-01-1970 03:00 ACILAR DENİZİNİN ACILI ŞAİRİ ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN       01-01-1970 03:00 10 OCAK ÇALIŞAN GAZETECİLER GÜNÜ 01-01-1970 03:00 GÖKBAYRAĞIN GÖZYAŞI 01-01-1970 03:00 HİNDİ 01-01-1970 03:00 SARIKAMIŞ’TA O GECE 01-01-1970 03:00 BAK DOSTUM… 01-01-1970 03:00 KORKİREM 01-01-1970 03:00 BİR MİSAFİR GÖZÜYLE ELAZIĞ     01-01-1970 03:00  BİR KAÇ DALDA KISSALAR 01-01-1970 03:00 GÖNÜLLERDEKİ BELDE HANKENDİ 01-01-1970 03:00 SİZ HİÇ ZÜLFİYARE DOKUNDUNUZ MU?.. 01-01-1970 03:00 ATATÜRK’ÜM OLMASAYDI 01-01-1970 03:00 GÜZ MÜ GELDİ RENGİN SOLUK 01-01-1970 03:00 VAH Kİ VAH 01-01-1970 03:00 LEYLEK, CÜPPE, SAKAL VE HZ.SÜLEYMAN 01-01-1970 03:00 SENDE BU ENSE, ONDA BU PARA, BENDE BU YOKSULLUK  01-01-1970 03:00 SEKSEN BASAMAKLI MERDİVEN 01-01-1970 03:00 İSTANBUL’DA SAHTE DOKTOR YAKALANMIŞ 01-01-1970 03:00 HANKENDİ MAHALLESİ 01-01-1970 03:00 BİRAZDA SOHBET EDELİM 01-01-1970 03:00 OTUR “0” 01-01-1970 03:00 EKMEKTEN SUYA, SUDAN HAVAYA ZAM 01-01-1970 03:00 AA… KRAL! 01-01-1970 03:00 KURTLA KUZUNUN HİKÂYESİ  01-01-1970 03:00 İLİMLE GİDİLMEYEN YOLUN SONU HÜSRANDIR 01-01-1970 03:00 FELAKETLERE ŞÜKRETMEK 01-01-1970 03:00 SEÇİMİN ARDINDAN 01-01-1970 03:00 24 MAYIS VE 33 ŞEHİT (EN UZUN GECE) 01-01-1970 03:00 BİZ DE BUNLARI ÖZLÜYORUZ 01-01-1970 03:00 BEKRİ MUSTAFA 01-01-1970 03:00 ULVİYE SAVTUR’UN 50. SANAT YILI 01-01-1970 03:00 AHLAK OLMAYINCA OLUR MU HİÇ DİN İMAN? 01-01-1970 03:00 EMEKLİ VALİ VE ŞAİR RIZA AKDEMİR’İN AZİZ HATIRASINA  01-01-1970 03:00 RAMAZAN VE İNSAN 01-01-1970 03:00 AH, ATATÜRK AH! 01-01-1970 03:00 ÇANAKKALE RÜYASI 01-01-1970 03:00 LEYLEK, CÜPPE, SAKAL VE HZ.SÜLEYMAN 01-01-1970 03:00 ÜÇ ZARF 01-01-1970 03:00 ELAZIĞ - MALATYA 01-01-1970 03:00 TAKDİRE ŞAYAN İKİ KURUM 01-01-1970 03:00 MEMLEKETİMDEN İNSAN MANZARALARI 01-01-1970 03:00 MUSİKİMİZ VE SPORUMUZ 01-01-1970 03:00 NEDEN HEP ESKİLERİ ÖZLER OLDUK? 01-01-1970 03:00 10 OCAK ÇALIŞAN GAZETECİLER GÜNÜ 01-01-1970 03:00 BİR DOSTUN KALEMİNDEN 01-01-1970 03:00 SAÇMA TARTIŞMA 01-01-1970 03:00 TAKVİMİN SON YAPRAĞI 01-01-1970 03:00 SARIKAMIŞ’TA EN UZUN GECE 01-01-1970 03:00 BÜNYESİNDE AHLAK OLMAYAN HİÇBİR ŞEY GÜZEL DEĞİLDİR 01-01-1970 03:00 ŞİİRİN EFSUNLU GÜZELLİĞİ 01-01-1970 03:00 KASTAMONULU ŞERİFE BACI DESTANI 01-01-1970 03:00 GÖKÇE (LOTOĞLU) KÖYÜ 01-01-1970 03:00 ATATÜRK ELAZIĞ’DA 01-01-1970 03:00 ON KASIMLAR 01-01-1970 03:00 ATATÜRK’ÜN SAVAŞTIĞI DÜŞMANLAR 01-01-1970 03:00 YEDİ DAĞIN HARMANI VE ÇÖLÜN KIBLE TARAFI 01-01-1970 03:00 BEN ANLAYAMADIM ANLAYANA AŞK OLSUN 01-01-1970 03:00 NAİLBEY MAHALLESİ 01-01-1970 03:00 ESKİŞEHİR’DEN BİR DEMET ŞİİR GELDİ 01-01-1970 03:00 ATATÜRK’TEN İSMET PAŞA’YA MEKTUP 01-01-1970 03:00 TAVUĞUN KIÇINDAKİ PETROL BORUSU 01-01-1970 03:00 HANKENDİ 01-01-1970 03:00 MÜJDE 01-01-1970 03:00 ADALET TEYZE -III- 01-01-1970 03:00 ADALET TEYZE -II- 01-01-1970 03:00 ADALET TEYZE -I- 01-01-1970 03:00 AĞLANACAK HALİNE GÜLEN İNSANLAR 01-01-1970 03:00