ATATÜRK VE OSMANLI’NIN KÜLLERİ

MEHMET ŞÜKRÜ BAŞ

16-02-2025 22:38

Değerli Okurlarım!..

Sapla samanın, at iziyle it izinin biri birine karıştığı, hainle vatanseverin fark edilmediği bir dönemden geçiyoruz.

Milliyetçiliğimiz de bütün mukaddes değerlerimiz gibi ayaklar altında.

Kimin ne yaptığı, kimin ne söylediği belli değil.

Yurdumuzun temeline dinamit koyan hainlere övgüler dizilirken Osmanlı’nın küllerinden bir vatan inşa eden Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarına hakaretler ediliyor.

Cahili, haini, gafili bir araya gelmiş ha bire Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ve onun silah arkadaşlarına suç isnat ediyorlar.

Atama yapılan bu hakaretler karşısında sadece şunu söylemek isterim.

Ey gafiller, ey cahiller!..

Acaba Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk dört bir yanında istilaya uğramış bu cennet vatanımızı düşman işgalinden kurtarmasaydı adımız Ahmet, Mehmet, Ayşe, Fatma olabilir miydi

Minarelerde beş vakit ezan-ı Muhammedi’ye okunur muydu

Arımız, namusumuz, istiklalimiz olabilir miydi..

Tabii ki olamazdı.

O zaman ezan yerine çan sesiyle uyanırdık.

1938 yılında, Atatürk’ümüz Hakk’ın rahmetine kavuştuğunda Tahran Gazetesinde bir şiir yayınlanıyor işte o şiirden bir alıntı;

Allah bir ülkeye yardım etmek ister de onun elinden tutmak isterse başına Mustafa Kemal gibi lider getirir Denilmektedir.

Bu kısacık söz gerçeği gerçek gözle görebilme yeteneğine sahip insanlar içindir.

Bir başka gerçek ise…

Fransızların...

”Turguıe tu dols Atatürk dıev et le restea Atatürk” yani “ Türkiye Atatürk’ü Allah’a, geriye kalan her şeyi de Atatürk’e borçludur” Sözüdür.

Bizimde tarihlere mal olan bu sözlerden hiç bir şey anlamayan içimizdeki beyinsizlere söyleyecek hiçbir sözümüz yoktur.

ATATÜRK’ÜN İSMET İNÖNÜ’YE YAZDIĞI TARİHİ MEKTUP

İsterseniz bu gün Atatürk ve onun en yakınındaki silah arkadaşını yani İsmet İnönü’yü ve onların kurduğu cumhuriyeti anlamaya çalışalım.        

Henüz cumhuriyet kurulmamış.

Atatürk bu yüce millete cumhuriyeti kurup armağan etmek istiyor ama ne şartlar müsait ne imkânlar.

Bir İngiliz çivisine bile muhtaç bir durumdayız. Ülke yokluklar içerisinde.

Mustafa Kemal Atatürk İsmet İnönü’ye bir mektup yazıp ülkenin içerisinde bulunduğu vahim durumu gözler önüne seriyor.

Buyurun o mektubu hep birlikte okuyup değerlendirelim.

İşte o mektup:

“SEVGİLİ PAŞAM!..

Cumhuriyetin ilk başbakanı olarak seni düşünüyorum. Dur, hiç itiraz etme. Niye seni seçtiğimi şimdi anlayacaksın. Bizi yine büyük bir savaş bekliyor. Durumumuzun bir bölümünü Cephe Komutanı ve Lozan Baş delegesi olarak elbette biliyorsun. Büyük devletlerin bu sefil duruma bakarak, kısa zamanda pes edeceğimizi sandıklarını Lozan dönüşü sen bize anlattın.

Ben sana şimdi bildiğinden daha da acıklı olan genel durumu özetleyeceğim…

Bize geri, borçlu, hastalıklı bir vatan miras kaldı.

Yoksul bir köylü devletiyiz.

Dört mevsim kullanılabilir karayollarımız yok denecek kadar az.

4.000 km. kadar demiryolu var. Bir metresi bile bizim değil. Üstelik yetersiz. Ülkenin kuzeyini güneyine, batısını doğusuna bağlamamız, vatanın bütünlüğünü sağlamamız şart.                                               

Denizciliğimiz acınacak durumda.

Köylümüzü topraklandırmalı, ihtiyacı olan bir çift öküz ile bir saban vererek onları çiftçi yapmalıyız.

Doğudaki aşiret, bey, ağa, şeyh düzeni Cumhuriyetle de insanlıkla da bağdaşmaz. Bu durumu düzeltmeli, halkı kurtarmalıyız.

Her yerde tefeciler halkı eziyor.

Güya tarım ülkesiyiz ama ekmeklik unumuzun çoğunu dışarıdan getirtiyoruz.

                                             

Sığır vebası hayvancılığımızı öldürüyor.

Doktor sayımız 337,

Sağlık memuru 434,

Ebe sayısı 136.

Pek az şehirde eczane var.

Salgın hastalıklar insanlarımızı kırıyor.

Üç milyon insanımız trahomlu. Sıtma, tifüs, verem, frengi, tifo salgın halinde…

Bit ciddi bir sorun.

Nüfusumuzun yarısı hasta…

Bebek ölüm oranı % 60ı geçiyor.

Nüfusun % 80’i kırsal bölgede yaşıyor. Bunun önemli bölümü göçebe.

Telefon, motor, makine yok.

Sanayi ürünlerini dışarıdan alıyoruz.

Kiremidi bile ithal ediyoruz.

Elektrik yalnız İstanbul ve İzmir’in bazı semtlerinde var.

Düşmanın yaktığı köy sayısı 830.

Yanan bina sayısı 114.408.

Ülkeyi neredeyse yeniden kurmamız gerekiyor.

Yunanistan’dan gelen göçmen sayısı da 400 bini geçecek.

İktisadi hayatımız da, eğitim durumumuz da içler acısı.

İktisatçımız da çok az.

Zorunlu okuma yaşındaki çocukların ancak dörtte birini okutabiliyoruz. Halkın eğitimi hiç çözülmemiş. Oysa Cumhuriyetin insan malzemesini hazırlamalı, namus cephesini güçlendirmeliyiz.

Kültür eserleri kaçırılmış, kaçırılmaya devam ediliyor. Raporlarda daha ayrıntılı, daha acı bilgiler var. Bunları Bakanlara ve parti yönetim kuruluna da ver. Genel durumu tam bilsinler.

Bütçemiz, gelirimiz yetersiz.

İktisadi çıkmazdan kurtulmak için geliştirdiğim bir düşüncem var.

Bu düşünceyi günü gelince konuşuruz.

Hedefimiz milli iktisat, bağımsızlığın sürekli olması için iktisadi bağımsızlık temel ilkemiz olmalı. Osmanlı bu gerçeği geç fark etti. Fark ettiği zaman çok geç kalmıştı.

Cumhuriyete uygun bir anayasaya gerek var.

Bu zor durumdan nasıl çıkılabileceğini gösteren ne bir örnek var önümüzde, ne de bir deney. Ama yılmamak, ucuz, geçici çarelerle yetinmemek, halkı kurtarmak için sorunları çözmek, kalkınmak, ilerlemek, milli egemenliğe dayalı, uygar ve özgür bir toplum oluşturmak, yüzyılımızın düzeyine yetişmek, kısacası çağdaşlaşmak, bu büyük ideali tam olarak başarmak zorundayız.

Bu ana kadar bu ideali koruyarak geldik.

Bundan sonra daha hızlı yürümek zorundayız.

Bunun için gerekli yöntemi, yolu birlikte arayıp bulacağız. Yoksul ve esir ülkelere örnek olacağız. Kaderin bizim kuşağımıza yüklediği kutsal bir görev bu. Bu büyük görevin ağırlığını ve onurunu seninle paylaşmak istedim. Allah yardımcımız olsun.”  Gazi Mustafa Kemal Atatürk

İşte hal böyle yol böyle sevgili okurlarım.

“İki Sarhoş” dediğimiz o iki kişiden birisi yani o büyük dünya liderleri Osmanlı’nın küllerinden yeni bir ülke var ediyor.

Onlar cahille, gafille, hainle savaşıyorlar.

Yokluklar ve imkânsızlıklar içerisinde bir cumhuriyet kuruyorlar. Ve bu cumhuriyete Genç Türkiye Cumhuriyeti adını veriyorlar.

Allah onlardan razı olsun.

Onların sayesinde bu milletin adı Ahmet, Mehmet, Ali, Osman, Ayşe, Fatma, Zeynep olmuştur.

Onların sayesinde minarelerimizde ezan-ı Muhammed’ iye okunmuştur.

Onların sayesinde bu millet dinini ve hürriyetini yaşamıştır.

Onlar olmasaydı bu günkü Atatürk düşmanları camilerde okunan ezan yerine kiliselerde çalınan çan sesleriyle uyanırlardı.

Ey benim dünya liderim “BİZ MİLLET OLARAK SENİ ALLAH’A…

GERİYE KALAN HER ŞEYİDE SANA BORÇLUYUZ.

Mekânın cennet ruhun şad olsun.

Muhammed Mustafa Aleyhi selama komşu olursun inşallah.

DİĞER YAZILARI MİNİK BİR YÜREKTEN BABAYA MEKTUP 01-01-1970 03:00 24 MAYIS ve 33 ŞEHİT     01-01-1970 03:00 19 MAYIS’I ANLAYABİLMEK 01-01-1970 03:00 ADALET TEYZE - II - 01-01-1970 03:00 ADALET TEYZE -I-   01-01-1970 03:00 AHMET TEVFİK OZAN’IN AZİZ HATIRASINA 01-01-1970 03:00 BEKİR SITKI ERDOĞAN 01-01-1970 03:00 OSMAN BAŞ’IN ARDINDAN 01-01-1970 03:00 NİHAT İLHAN PAŞANIN GÖZYAŞLARI     01-01-1970 03:00 PALTOMUN SOL KOLU 01-01-1970 03:00 VALİMİZ SAYIN HATİPOĞLU GAZETEMİZİ ZİYARET ETTİ 01-01-1970 03:00 KONUMUZ HAZAR ŞİİR AKŞAMLARI 01-01-1970 03:00 İKİ YÜZLÜ YÜZSÜZ İNSANLAR 01-01-1970 03:00 KISA KISA 01-01-1970 03:00 HAZRETİ SÜLEYMAN VE HÜT HÜT KUŞU 01-01-1970 03:00 GENÇLİĞİM EYVAH 01-01-1970 03:00 MERDİVEN 01-01-1970 03:00 NERİMAN BETÜL ERTEM 01-01-1970 03:00 KUYRUK ACISI  01-01-1970 03:00 EYVAH Kİ EYVAH 01-01-1970 03:00 NELER GÖRDÜK, NELER DUYDUK 01-01-1970 03:00 BEKÇİ BABA BENİ NİYE DÖVDÜ? 01-01-1970 03:00 ATATÜRK’Ü ANLAYABİLMEK 01-01-1970 03:00 AKILDA KALAN ŞİİRLER 01-01-1970 03:00 ARŞİVLER YALAN SÖYLEMEZ 01-01-1970 03:00 KİTAP OKUMAYAN BİR NESİL OLDUK 01-01-1970 03:00 KORKİREM 01-01-1970 03:00 LEYLEK, CÜPPE, SAKAL VE HZ.SÜLEYMAN 01-01-1970 03:00 ADALET TEYZE -I-   01-01-1970 03:00 24  MAYIS VE 33 ŞEHİT (EN UZUN GECE) 01-01-1970 03:00 19 MAYIS’I ANLAYABİLMEK 01-01-1970 03:00 BİR MAYIS’IN ARDINDAN 01-01-1970 03:00 HAZRETİ  SÜLEYMAN  VE  HÜT HÜT KUŞU 01-01-1970 03:00 HANKENDİ’Mİ YEMEN Mİ? 01-01-1970 03:00 EYVAH Kİ EYVAH 01-01-1970 03:00 ÇANAKKALE’NİN VERDİĞİ DERS   01-01-1970 03:00 HANKENDİ’DE GÜZEL ŞEYLER OLUYOR 01-01-1970 03:00 EYVAH EYVAH 01-01-1970 03:00 BUGÜN NE YAZSAM? 01-01-1970 03:00 HAZRETİ SÜLEYMAN VE HÜT HÜT KUŞU 01-01-1970 03:00 EMEKLİ HASAN EMMİNİN PAZAR ÇANTASI 01-01-1970 03:00 MEMLEKETİM 01-01-1970 03:00 UÇTU UÇTU GENÇLİĞİM UÇTU 01-01-1970 03:00 ACILAR DENİZİNİN ACILI ŞAİRİ ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN       01-01-1970 03:00 10 OCAK ÇALIŞAN GAZETECİLER GÜNÜ 01-01-1970 03:00 GÖKBAYRAĞIN GÖZYAŞI 01-01-1970 03:00 HİNDİ 01-01-1970 03:00 SARIKAMIŞ’TA O GECE 01-01-1970 03:00 BAK DOSTUM… 01-01-1970 03:00 KORKİREM 01-01-1970 03:00 BİR MİSAFİR GÖZÜYLE ELAZIĞ     01-01-1970 03:00  BİR KAÇ DALDA KISSALAR 01-01-1970 03:00 GÖNÜLLERDEKİ BELDE HANKENDİ 01-01-1970 03:00 SİZ HİÇ ZÜLFİYARE DOKUNDUNUZ MU?.. 01-01-1970 03:00 ATATÜRK’ÜM OLMASAYDI 01-01-1970 03:00 GÜZ MÜ GELDİ RENGİN SOLUK 01-01-1970 03:00 VAH Kİ VAH 01-01-1970 03:00 LEYLEK, CÜPPE, SAKAL VE HZ.SÜLEYMAN 01-01-1970 03:00 SENDE BU ENSE, ONDA BU PARA, BENDE BU YOKSULLUK  01-01-1970 03:00 SEKSEN BASAMAKLI MERDİVEN 01-01-1970 03:00 İSTANBUL’DA SAHTE DOKTOR YAKALANMIŞ 01-01-1970 03:00 HANKENDİ MAHALLESİ 01-01-1970 03:00 BİRAZDA SOHBET EDELİM 01-01-1970 03:00 OTUR “0” 01-01-1970 03:00 EKMEKTEN SUYA, SUDAN HAVAYA ZAM 01-01-1970 03:00 AA… KRAL! 01-01-1970 03:00 KURTLA KUZUNUN HİKÂYESİ  01-01-1970 03:00 İLİMLE GİDİLMEYEN YOLUN SONU HÜSRANDIR 01-01-1970 03:00 FELAKETLERE ŞÜKRETMEK 01-01-1970 03:00 SEÇİMİN ARDINDAN 01-01-1970 03:00 24 MAYIS VE 33 ŞEHİT (EN UZUN GECE) 01-01-1970 03:00 BİZ DE BUNLARI ÖZLÜYORUZ 01-01-1970 03:00 BEKRİ MUSTAFA 01-01-1970 03:00 ULVİYE SAVTUR’UN 50. SANAT YILI 01-01-1970 03:00 AHLAK OLMAYINCA OLUR MU HİÇ DİN İMAN? 01-01-1970 03:00 EMEKLİ VALİ VE ŞAİR RIZA AKDEMİR’İN AZİZ HATIRASINA  01-01-1970 03:00 RAMAZAN VE İNSAN 01-01-1970 03:00 AH, ATATÜRK AH! 01-01-1970 03:00 ÇANAKKALE RÜYASI 01-01-1970 03:00 LEYLEK, CÜPPE, SAKAL VE HZ.SÜLEYMAN 01-01-1970 03:00 ÜÇ ZARF 01-01-1970 03:00 ELAZIĞ - MALATYA 01-01-1970 03:00 TAKDİRE ŞAYAN İKİ KURUM 01-01-1970 03:00 MEMLEKETİMDEN İNSAN MANZARALARI 01-01-1970 03:00 MUSİKİMİZ VE SPORUMUZ 01-01-1970 03:00 NEDEN HEP ESKİLERİ ÖZLER OLDUK? 01-01-1970 03:00 10 OCAK ÇALIŞAN GAZETECİLER GÜNÜ 01-01-1970 03:00 BİR DOSTUN KALEMİNDEN 01-01-1970 03:00 SAÇMA TARTIŞMA 01-01-1970 03:00 TAKVİMİN SON YAPRAĞI 01-01-1970 03:00 SARIKAMIŞ’TA EN UZUN GECE 01-01-1970 03:00 BÜNYESİNDE AHLAK OLMAYAN HİÇBİR ŞEY GÜZEL DEĞİLDİR 01-01-1970 03:00 ŞİİRİN EFSUNLU GÜZELLİĞİ 01-01-1970 03:00 KASTAMONULU ŞERİFE BACI DESTANI 01-01-1970 03:00 GÖKÇE (LOTOĞLU) KÖYÜ 01-01-1970 03:00 ATATÜRK ELAZIĞ’DA 01-01-1970 03:00 ON KASIMLAR 01-01-1970 03:00 ATATÜRK’ÜN SAVAŞTIĞI DÜŞMANLAR 01-01-1970 03:00 YEDİ DAĞIN HARMANI VE ÇÖLÜN KIBLE TARAFI 01-01-1970 03:00 BEN ANLAYAMADIM ANLAYANA AŞK OLSUN 01-01-1970 03:00 NAİLBEY MAHALLESİ 01-01-1970 03:00 ESKİŞEHİR’DEN BİR DEMET ŞİİR GELDİ 01-01-1970 03:00 ATATÜRK’TEN İSMET PAŞA’YA MEKTUP 01-01-1970 03:00 TAVUĞUN KIÇINDAKİ PETROL BORUSU 01-01-1970 03:00 HANKENDİ 01-01-1970 03:00 MÜJDE 01-01-1970 03:00 ADALET TEYZE -III- 01-01-1970 03:00 ADALET TEYZE -II- 01-01-1970 03:00 ADALET TEYZE -I- 01-01-1970 03:00 AĞLANACAK HALİNE GÜLEN İNSANLAR 01-01-1970 03:00