Bir şehrin valisi o şehrin en büyük mülki amiridir. Yani o şehirde ondan daha yetkili, daha söz sahibi kimse yoktur.
20 senedir bir basın mensubu olarak onlarca valimizle tanışma fırsatı buldum.
Samimiyetime inananız sevgili okurlarım bu güne kadar gönüllerimize hitap eden gönüllerimizde yer edinen valiler arasında şunun şurasında birkaç aydır Elazığ’a gelen Valimiz Sayın Numan Hatipoğlu ayrı bir yer edindiğine ve bu kısa zamanda vatandaşın gönlünde taht kurduğuna şahit oldum.
Sayın Valimizle ilk defa şehrimize geldiğinde Harput Gazetesi başkan ve kurucu üyeleri olarak “Hoş Geldiniz” ziyaretine gitmiştik.
Geçtiğimiz Pazartesi günüde Sayın Valimiz beraberinde İl Basın Müdürü Sayın Özcan Yalçın’la birlikte Elazığ Harput Gazeteciler ve Yazarlar Cemiyetine iade-i ziyarette bulundu.
Kendisini Elazığ Gazeteciler ve Yazarlar Derneği Başkanı Mustafa Doğan, kurucu üyelerimiz Rıdvan Kaya, Mehmet Duman ve ben Mehmet Şükrü Baş kapıda karşıladık.
Sayın Valimize şahsım ve kurucu üyelerinden birisi olduğum Harput Yazarlar ve Şairler cemiyeti adına teşekkürlerimi sunuyorum.
*
Sayın Valimiz oldukça mütevazı ve cana yakın bir kişi.
Vatandaşına tepeden bakmıyor, onları dinliyor, onların fikirlerine önem veriyor.
Biz zati kendisinin ifade ettiği bir söz var ki o söze katılmamak, o sözü takdir etmemek mümkün değil.
Sayın Valimiz mealen diyor ki;
“Kamuda görevli devlet memurları vatandaşına hizmette kusur etmeyecektir. Kamu görevlileri amirlerine gösterdiği saygıyı vatandaşına da gösterecektir”
İşte bu sözler bir mülki amirden beklediğimiz ve oldukça da hasret kaldığımız sözlerdir.
*
Bendeniz Elazığ Adliyesinde Adalet Komisyonu yazı işleri müdürüydüm. Otuz iki senelik memuriyet hayatımda aynı duygular içerisinde görev yaptım.
Hiçbir vatandaşa “Bu gün git yarın gel” demedim. Denilmesine de müsaade etmedim. Yarın gel diyeceğimiz vatandaşın yarın gelecek imkânı ve parası var mı, yok mu? Duyarlı bir amir ve duyarlı bir memur evvel emirde bunları düşünmek zorundadır.
Çünkü amirde olsa memurda olsa vatandaşına hizmet için oradadır.
Vatandaşına tepeden bakan oturduğu koltukta kendisini dev aynasına görenden amir de olmaz memurda.
İşte Sayın Valim devlet kurumlarındaki alışılagelmiş bu utanç tablosunu ortadan kaldırmakta “Vatandaşa hizmette kusur eden amir ve memurları asla af etmem” diyerek vatandaşının yanında saf tutmaktadır.
Böyle bir mülki amirin olduğu şehirde umarım vatandaşlara tepeden bakan ne oldum delisi olan bazıları kendilerine bir çeki düzen vereceklerdir.
*
Erzincan Valisi cennetmekân Faruk Yazıcı’nın milyonların gönlünde taht kurmasının sebebi Vatandaşlarıyla iç iç içe omuz omuza olması vatandaşla arasında olan kapıların açık bırakılmasıydı
Valilerimizle ilgili bir başka örnek de Malatya Valisi cennetmekân Naim Cömertoğlu’nun tam bir devlet adamı vasfını taşımasıydı.
İzin verirseniz Naim Cömertoğlu ile ilgili bilinen bir olayı sizlere nakledeyim.
*
Yıl 1986. Turgut Özal, başbakanlığının en debdebeli, en güçlü dönemini yaşmaktadır. Başbakan Özal, Malatya’da bir miting düzenler Başbakan Turgut Özal’ın Malatya mitingi gövde gösterisine dönüşecektir. Partinin önde gelenlerin tümü oradadır.
Partinin miting otobüsü Malatya meydanına gelir.
Turgut Özal otobüsün üzerine çıkıp konuşacaktır. Protokol gereği kendisini karşılayan Malatya Valisi Naim Cömertoğlu’na direktif verir: “Gel sen de çık otobüsün üzerine"
Valinin “Efendim ben devletin valisiyim, orada bulunmam uygun olmaz" demesi hiçbir işe yaramaz ve vali başbakanla birlikte otobüsün üzerine çıkmak zorunda kalır.
Miting meydanı kalabalık. Otobüsün üzeri daha da kalabalık! Meydandakiler boyu kısa olan Özal’ı aşağıdan bakınca göremezler.
Meydandan otobüse doğru "Çök, çök, çök" sesleri duyulmaya başlar. Otobüsün Üzerindekiler çökecek ki, meydandaki partililer başbakanlarını iyice görebilsinler!
Özal yanında duran bakanlardan dayısının oğlu Hüsnü Doğan’a; “Çömel bakalım Hüsnü" der. Mikrofon açık ve Özal’ın elindedir.
Özal’ın söylediği bu sözleri herkes duymaktadır.
Bakan Hüsnü Doğan yere çömelir. Aracın üstündekiler çöküp çömelirler.
Özal, yanında duran Vali Naim Cömertoğlu’na döner: Elindeki mikrofondan kendisine özgü umursamazlıkla söylediği sözleri “Vali Bey. Sen de çök. Çömel şuraya." Sözleri miting alanını dolduran on binlerce insan tarafından duyulur.
*
Ancak, Vali Cömertoğlu’ndan gelen ve Malatya meydanına mikrofondan yankılanan ses aynen şöyledir:
“Sayın Başbakanım, ben devletin valisiyim. Vali çökmez, vali çömelmez. Vali çökerse devlet çökmüş olur. İzin verirseniz ben aşağıya ineyim’ der.
Valinin bu sözlerini duyan meydandaki kalabalıktan inanılmaz bir alkış kopar.
Alkış, kudretli Başbakan Özal’ın olurunu beklemeyen Vali Naim Cömertoğlu’nun seçim otobüsünden aşağıya inmesine kadar devam eder.
Evet, devlet; Naim Cömertoğlu ve onun gibi valilerle ayakta kalır.
*
Cennetmekân valilerimiz Naim Cömertoğlu ve Faruk Yazıcı devletine ve milletine yaptığı o değerli hizmetlerinden sonra Hakk’a yürüdüler. Onların makamı dolduruldu mu doldurulmadı mı bilmiyorum ama hala insanlarımızın gönlündeki yerlerini bu vasıflarıyla hala tap taze bir şekilde muhafaza etmekteler.
Buda bize gösteriyor ki vali olsun, vekil olsun, paşa olsun, bürokrat olsun her kes hak ettiği şekilde gönüllerde ki yerlerini alacaklardır.
İlimizin Sayın Valisi Numan Hatipoğlu’nun bu mütevazı duruşu ile adı geçen valilerimizin yolundan gittiğini hissetmek çok güzel duygular.
Sayın Valimiz bizleri nerelerden nerelere götürdü.
Yolu açık olsun diyorum.
*///*
