(Arşivimden çıkan eski bir yazı)
Değerli okurlarım;
Ülkemizi 22 yıldır tek başına yöneten AKP’nin kuruluşunun 23. yılı kutlanıyor.
Ne diyelim hayırlı uğurlu olsun.
Bu münasebetle AKP’nin 22 yıllık iktidarından sitayişle bahsedenler oldu. Onların bu görüşlerine saygı duyarım ama ama bazı sözlerin tesiri altında kaldım. Bu sözlerden birisi;
“Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ülkemize çağ atlatan, milletimize destansı hizmetler yapan AK Parti’mizin 23. kuruluş yıldönümü kutlu olsun” dediler.
Tabi bu onların görüşü saygı duyuyorum ama onlardan ricam onlarda bizim görüşlerimize saygı duysunlar.
Gelelim konumuzu AKP’liler sık sık “Hayaldi Gerçek Oldu” diyorlar” ya…
Benimde arşivimde bulunan 23 Mayıs 2011 tarihinde kaleme aldığım bir yazıyla “Hayaldi Gerçek Oldu Demiştim."
*
Tarih 14 Ağustos 2001
Türk Siyasi Tarihinde Adalet ve Kalkınma Partisi adında bir parti kuruluyor. Partinin genel başkanı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan.
Kısa adı AK PARTİ olan bu siyasi parti girdiği ilk seçimde büyük bir çoğunlukla iktidar oluyor. Odur budur 23 senedir son seçim hariç bu parti ülke yönetiminde söz sahibi.
Koalisyon yok, muhalefet yok, basın yok, basın mensubu yok.
Yürütme yok, yasama yok, yargı yok.
Tam anlamıyla tek başına iktidar…
Karışanı, görüşeni, konuşanı hiç yok.
*
16 yıl sonra aynı gün yani 14 Ağustos 2017 yazılı ve görsel basının yüzde yüzüne yakın bir bölümü AKP’nin kuruluş yıl dönümünü ya naklen veriyor, yâda tam sayfadan.
Bir Türkiye Cumhuriyeti (Gerçi Türkiye Cumhuriyeti ibaresi de ortadan kaldırılıyor ya) vatandaşı olarak ben AKP’nin sevabıyla günahıyla tek başına iktidar olduğu 23 yıllık durumunu tahlil etme sorumluluğunu hissettim.
“Birlikte yürüdük bu yollarda” dedikleri yol arkadaşlarının akıbetlerine, komşularımızla, Avrupalılarla, Amerikalılarla, Ruslarla olan ilişkilerimize bakıyorum ve “Nereden nereye geldik” demekten kendimi alamıyorum.
Hakikaten nereden nereye geldik…
“0” sorundan bin bir soruna…
Aklıma 23 Mayıs 2011 tarihinde Elazığ Nurhak Gazetesinde yayınlanan “Hayaldi Gerçek oldu” Başlıklı yazım geliyor.
Bulup satır satır okuyorum ve hayretler içerisinde kalıyorum. “Yahu ülkenin bu durumunu yıllar önce ben biliyordum da bizi yönetenler niye bilmiyorlardı, olanları ben görüyordum da onlar niye görmüyorlardı?” sorusunu soruyorum ama ne yazık ki cevabını veremiyorum bu sorunun.
Eğer bu sorunun cevabını sizler biliyorsanız hiçbir siyasi parti taraftarı olmaksızın sadece bir Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı olarak cevap veriniz lütfen.
İşte noktasına virgülüne karışmadığım 23 Mayıs 2011 tarihli köşe yazım;
HAYALDİ GERÇEK OLDU
Ülkemizde yayın yapan kaç TV Kanalı var bilemiyorum ama hangi kanala yönelsek bir sloganla karşılaşıyoruz “Hayaldi Gerçek Oldu” Bendenizde bir Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı olarak bu slogandan etkileniyorum. Ve kendi kendime soruyorum hayal olup da gerçekleşenler neydi diye?...
Sahi neydi hayal olup da gerçekleşenler?...
İsterseniz beş on sene öteye gidip hafızalarımızı yoklayıp bu sorulara gerçekçi cevaplar arayalım!..
*
* Tırnakları arasında onlarca şehidimin mübarek kanı kuruyan PKK’lıların törenlerle yurda girişi hayaldi gerçek oldu.
* Devletten maaş alan bir belediye başkanının şanlı bayrağımıza bakarak “Bu bayrağın yanında ikinci bir bayrak asılması niye olmasın ki?” diye bir soru sorması hayaldi gerçek oldu.
*Metropollerde aziz şehitlerimizin mübarek kanları ile renklendirilmiş şanlı bayrağımızın yakılması hayaldi gerçek oldu.
*Türkiye Büyük Millet Meclisinde vekil olan birilerinin ülkenin birlik ve bütünlüğüne dair ettiği yeminlere rağmen “Ülkenin eyaletlere bölünme zamanı gelmiştir” demeleri hayaldi gerçek oldu.
*Sokak ortasında Türk Polisinin tokatlandığı, cumhuriyetimizin teminatları hâkim ve savcılarımızın mobil mahkemelerde teröristleri aklandırdığı, Silivri’nin Türk komutanlarına karargâh yapıldığı günler hayaldi gerçek oldu.
* Bazı siyasetçilerle terörist başının haftada bir devlet imkânı ile bir araya gelmeleri ve olağan üstü toplantı yapmaları, açılım adı altında devletin terörist başıyla aynı karede yer alacağı hayaldi gerçek oldu.
*
* Kimilerine göre lale devrinin hüküm sürdüğü ülkemizde çılgın proje adı altında karada gemiciklerin yüzdürülebileceği hayaldi gerçek oldu.
* Ramazan ayında evine ekmek götüremeyen ve ailesinden “evde yiyecek bir şey yoktu yemek yapamadım” cevabını alan aile reisinin iftara bir saat kala intihar etmesi hayaldi gerçek oldu.
* Eskişehir gibi bir ilimizde besleme saatinde çantasında yiyeceği olmayan kız öğrencinin durumunu fark eden öğretmenin “Kızım benden ne istersin?” sorusuna hayalindeki bir yiyeceği dile getirir gibi “Salatalık isterim” demesi hayaldi gerçek oldu.
*
* Türkiye’de binlerce dönüm verimli ve gözde arazilerin, iş yerlerinin, devasa fabrikaların ve daha nice nice altın yumurtlayan büyük tesislerin bir koli yumurta fiyatına satılması hayaldi gerçek oldu.
* Bir tarım ülkesi olan, ülkemizde tarımın bitirilmesi akla gelen her hububatın ithal edilmesi, yine dünyanın en bereketli yaylalarına sahip ülkemizde hayvancılığın katledilmesi ile kurbanlık koyunlarla deli danaların ithal edilmesi hayaldi gerçek oldu.
* Dünyada en pahalı benzinin ülkemizde tüketileceği hayaldi gerçek oldu.
* Binlerce esnafın ardı ardına kepenk indirmesi ve milyonlarca işsizlerin arasına katılmaları hayaldi gerçek oldu.
* Aile mahkemelerinde boşanma davalarının tavan yapması, geçim sıkıntısından binlerce yuvanın yıkılması hayaldi gerçek oldu.
* 170 milyar liradan daha fazla borçlu olan vatandaşın on milyonu aşan icralık dosyaları ile bir borç batağında inim inim inleyeceği günler hayaldi gerçek oldu.
* 2002 yılında 125 milyar dolar dış borcu olan ülkemizin 2010 yılı sonu itibariyle 282 milyar dolar gibi devasa bir borç yükünün altında kalacağı hayaldi gerçek oldu.
* İşçinin, emeklinin, memurun, köylünün ve dar gelirli esnafın hep birden İMDAT diye çığlık atması hayaldi gerçek oldu.
* Adaletin adalete, sağlığın sağlığa, eğitimin eğitime muhtaç olacağı günler hayaldi gerçek oldu.
*
* "Doğru duvar yıkılmaz" sözünün yerine “Minareyi çalan kılıfını hazırlar” sözünün geçerlilik kazandığı üç (Y) nin yani yalanın, yani yolsuzlukların yani yasakların da zirveye çıkacağı günler hayaldi gerçek oldu.
* Hem suçlu hem güçlülerin meydanlara, siyasetin cami dâhil her kurum ve kuruluşa hâkim olacağı, cemaatlerin ülke yönetiminde söz sahibi olacağı günler hayaldi gerçek oldu.
Daha da uzatabiliriz bu gerçekleri sevgili okurlarım. Cilt cilt kitaplara sağmayacak kadar bu ülkenin acı ama doğru olan gerçekleri var. Üzerleri yalan rüzgârları ile örtülü hayal dünyasına yerleştirilmek üzere var olan gerçekleri!..
İşte bütün bunlar hayaldi gerçek oldu.
*
