https://www.elazigharputgazetesi.com/files/uploads/user/dcda828ae5b18f261216974d1fa509a6-282afda1f20d83a708bc.png
MEHMET ŞÜKRÜ BAŞ

AKILDA KALAN ŞİİRLER

26-08-2024 00:28 1136 kez okundu.

Hep nesir yazılarımla siz sevgili okurlarıma hitap ettim. Bu gün de izin verirseniz hayatımda yeri olan şiirlerle sizlere hitap edeyim.

MERDİVEN

İnsanoğlu dünyaya geldiğinde önünde kırk basamaklı bir merdiven görür. Bu merdivenin bir basamağında sevgiyi sevdayı, bir basamağında umut ve umutsuzluğunu, bir basamağında hayat mücadelesini ve bir basamağında yorgun olduğunu görür.

Bir bakar ki yolu bir mezarlığa düşmüş.

*                            

Maziye bakıyorum, yaş destanı gibi…

Kırklarda doğmuşum,

Ellilerde okumuşum,

Altmışlarda olmaz olaydım ama…

Âşık olmuşum.

Yetmişlerde baba,

Seksenlerde kalp hastası,

Doksanlarda emekli,

Milenyum’da dede olmuşum.

Yorgun argın gelmişim

İki binli yıllara,

Doğduğuma, doğacağıma

Pişman olmuşum.

Kızım, üç erkek çocuktan sonra dünyaya gelen en son ve en küçük Çocuğumdu. O büyüdü ben yaşlandım. Üniversiteler bitirdi. Ve Konya’da öğretmenlik kur’asını çektiği günün akşamı onu yanıma aldım. Başını okşadım ona nasihatlerde bulundum.

İşte o nasihatlerde birisinin şiirleşmiş şekli.

ÖĞRET

Öğret kızım öğret,

A' yı, öğret, B’yi öğret.

Dağları denizleri,

Vatanı, yurdu öğret.

 

Öğret kızım öğret,

Harbi öğret, sulhu öğret.

Ülkeyi ülke yapan,

Büyük Ata’yı öğret.

 

Öğret kızım, öğret,

Cumhuriyet nedir onu öğret.

Sakarya'yı Dumlupınar'ı,

Ardahan'ı Kars'ı öğret.

 

Öğret kızım öğret,

Cahili gafili haini öğret.

Kır cehalet zincirini,

Aydınlığın yolunu öğret.

 

Öğret kızım öğret,

Vatan nedir onu öğret,

Kefensiz şehitlerimi,

Topal dedeni öğret. 

MURAT NEHRİ

Sene 1968 Murut nehri kıyısında bir köye keşfe gittik. Murat nehri kıyısında otururken dosya kapağına şöyle bir şiir yazmıştım.

 

Desem sana Murat nehri,

Dönüp bir kez bakar mısın?

Bütün derdim sana döksem,

Yine böyle akar mısın?

 

Bazen hırçın, bazen durgun,

Var mı benim kadar derdin,

Gözyaşım kadar suyun,

Desem suyun tartar mısın?

BANA SORUN

Bir gün yalancıktan da olsa güldüğüm anda bir arkadaşım bana “Yahu sen  ne kadar şen şakrak birisisin” demişti. İşte o zamanda bu şiiri yazmıştım.

 

Elli yıllık şu ömrümde

Bin bir çile, bin bir sorun

Nasıl dayandım, nasıl yaşadım

Bir de gelin bana sorun.

 

Her günümde bin ıstırap

Nasıl dayandım buna Yarab

Her ümidim yaprak yaprak

Nasıl düştü bana sorun.

 

Bana sorun bana sorun

Her çileyi bana sorun

Acı neymiş, dert neymiş

Bir de gelin bana sorun.

 

Oğlum için kızım için,

Ben bir yudum sevgi için

Bir gün olsun gülmek için

Neler çektim bana sorun.

DERTLİ PINARI

İnsanoğlu umut deryasında çırpınıp durur. Oğlum olsun, kızım olsun, evim barkım olsun derken torun torbaya karışır bu kez de bir hasret yakan bedenini. Oğlunu kızını, torunlarını özler. İşte böyle bir gün yazdığım bir şiir;

 

Dokunsalar ağlarım

Yüreğim yanar oğul

Gözlerim dert pınarı

Akarda gider oğul

*

Gönlüm özlem içinde,

Özlem başka biçimde

Derin bir ‘Ah’ çekince

Dağ bile yanar oğul…

YAĞMUR

Siz hiç gidecek yeriniz olmadığı bir akşam karanlığında şiddetli bir yağmura tutuldunuz mu?

Ben tutuldum,

Eşim Hacettepe Hastanesinde yatıyordu. Hacettepe’den Sıhhiye’ye doğru giderken karanlıklarla birlikte bir yağmur başladı.

Bir kahvede oturdum sırılsıklam halimle bu şiiri yazdım.

YAĞMUR

Her karın, yağmurun yağdığında,

Odam sıcak olsa da üşürüm.

Yalnızları, kimsesizleri,

Yalınayak yetimleri düşünürüm.

 

Bir gariplik çöker içime

Neler geçmez ki, neler aklımdan,

Yağmur altındaymışım gibi üşürüm,

Gurbeti, yalnızlığı, garipliği düşünürüm.

 

Gözüme bir türlü uyku girmez

Sıcak yatağımda bile üşürüm.

Kurdu, kuşu, insanları,

Hatta ölmüş babamın mezarını düşünürüm.

               

Yağdıkça yağmur, ben ıslanırım,

Soğuk bir giysi olur, yorganım bana.

Bir türlü atamam içimden hüznü,

Açlığı, susuzluğu, yoksulluğu düşünürüm.

 

Mine Doğan kızım “Şükrü Amca yine sayfayı doldurdun diyecek ama YAŞANILMIYOR Başlıklı Hazar Şiir Akşamlarında okuduğum bu şiiri yayınlamasam eksik kalır.

 

Sevgiler susadı, gönül bahçemde,

Ne güzellik eski güzellik,

Ne arzular eski arzular,

Bir sızı kapladı ki benliğimi,

İçimi dağlar.                                                                   

 

Utanmasam ağlayacağım ki... Ağlıyorum

Bilmiyorum yüzümdeki somurtkanlığı.

Niye mi sorma, bilemiyorum,

Ne yapsam boş, unuttum artık

Gülemiyorum.

 

Bir dalıp git de, birkaç sene öteye,

Ümitler vardı, ümitler yüreğimde,

Sevgi fidanları dikmiştim boy boy

Oysa şimdi acılar çöreklenmiş,

Acılar yüreğime.

 

Hep yarım kaldık, hep paramparça,

Bize ne yaptılar, niye yaptılar.

Ne sen, ne ben, ne de sevgimiz,

Senle ben şimdi, yarım kalmış.

Bir besteyiz.

 

Yarın mı, yok inanmıyorum,

Her yarın hasretlere halka oluyor.

Senden çok uzakta, hep senden ayrı,

Bir dünya varsa da,

Yaşanılmıyor.

Bizlere yaşanılacak bir dünya diliyorum sevgili okurlarım kalın sağlıcakla…

Neler Söylendi?

DİĞER YAZILARI MİNİK BİR YÜREKTEN BABAYA MEKTUP 24 MAYIS ve 33 ŞEHİT     19 MAYIS’I ANLAYABİLMEK ATATÜRK VE OSMANLI’NIN KÜLLERİ ADALET TEYZE - II - ADALET TEYZE -I-   AHMET TEVFİK OZAN’IN AZİZ HATIRASINA BEKİR SITKI ERDOĞAN OSMAN BAŞ’IN ARDINDAN NİHAT İLHAN PAŞANIN GÖZYAŞLARI     PALTOMUN SOL KOLU VALİMİZ SAYIN HATİPOĞLU GAZETEMİZİ ZİYARET ETTİ KONUMUZ HAZAR ŞİİR AKŞAMLARI İKİ YÜZLÜ YÜZSÜZ İNSANLAR KISA KISA HAZRETİ SÜLEYMAN VE HÜT HÜT KUŞU GENÇLİĞİM EYVAH MERDİVEN NERİMAN BETÜL ERTEM KUYRUK ACISI  EYVAH Kİ EYVAH NELER GÖRDÜK, NELER DUYDUK BEKÇİ BABA BENİ NİYE DÖVDÜ? ATATÜRK’Ü ANLAYABİLMEK ARŞİVLER YALAN SÖYLEMEZ KİTAP OKUMAYAN BİR NESİL OLDUK KORKİREM LEYLEK, CÜPPE, SAKAL VE HZ.SÜLEYMAN ADALET TEYZE -I-   24  MAYIS VE 33 ŞEHİT (EN UZUN GECE) 19 MAYIS’I ANLAYABİLMEK BİR MAYIS’IN ARDINDAN HAZRETİ  SÜLEYMAN  VE  HÜT HÜT KUŞU HANKENDİ’Mİ YEMEN Mİ? EYVAH Kİ EYVAH ÇANAKKALE’NİN VERDİĞİ DERS   HANKENDİ’DE GÜZEL ŞEYLER OLUYOR EYVAH EYVAH BUGÜN NE YAZSAM? HAZRETİ SÜLEYMAN VE HÜT HÜT KUŞU EMEKLİ HASAN EMMİNİN PAZAR ÇANTASI MEMLEKETİM UÇTU UÇTU GENÇLİĞİM UÇTU ACILAR DENİZİNİN ACILI ŞAİRİ ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN       10 OCAK ÇALIŞAN GAZETECİLER GÜNÜ GÖKBAYRAĞIN GÖZYAŞI HİNDİ SARIKAMIŞ’TA O GECE BAK DOSTUM… KORKİREM BİR MİSAFİR GÖZÜYLE ELAZIĞ      BİR KAÇ DALDA KISSALAR GÖNÜLLERDEKİ BELDE HANKENDİ SİZ HİÇ ZÜLFİYARE DOKUNDUNUZ MU?.. ATATÜRK’ÜM OLMASAYDI GÜZ MÜ GELDİ RENGİN SOLUK VAH Kİ VAH LEYLEK, CÜPPE, SAKAL VE HZ.SÜLEYMAN SENDE BU ENSE, ONDA BU PARA, BENDE BU YOKSULLUK  SEKSEN BASAMAKLI MERDİVEN İSTANBUL’DA SAHTE DOKTOR YAKALANMIŞ HANKENDİ MAHALLESİ BİRAZDA SOHBET EDELİM OTUR “0” EKMEKTEN SUYA, SUDAN HAVAYA ZAM AA… KRAL! KURTLA KUZUNUN HİKÂYESİ  İLİMLE GİDİLMEYEN YOLUN SONU HÜSRANDIR FELAKETLERE ŞÜKRETMEK SEÇİMİN ARDINDAN 24 MAYIS VE 33 ŞEHİT (EN UZUN GECE) BİZ DE BUNLARI ÖZLÜYORUZ BEKRİ MUSTAFA ULVİYE SAVTUR’UN 50. SANAT YILI AHLAK OLMAYINCA OLUR MU HİÇ DİN İMAN? EMEKLİ VALİ VE ŞAİR RIZA AKDEMİR’İN AZİZ HATIRASINA  RAMAZAN VE İNSAN AH, ATATÜRK AH! ÇANAKKALE RÜYASI LEYLEK, CÜPPE, SAKAL VE HZ.SÜLEYMAN ÜÇ ZARF ELAZIĞ - MALATYA TAKDİRE ŞAYAN İKİ KURUM MEMLEKETİMDEN İNSAN MANZARALARI MUSİKİMİZ VE SPORUMUZ NEDEN HEP ESKİLERİ ÖZLER OLDUK? 10 OCAK ÇALIŞAN GAZETECİLER GÜNÜ BİR DOSTUN KALEMİNDEN SAÇMA TARTIŞMA TAKVİMİN SON YAPRAĞI SARIKAMIŞ’TA EN UZUN GECE BÜNYESİNDE AHLAK OLMAYAN HİÇBİR ŞEY GÜZEL DEĞİLDİR ŞİİRİN EFSUNLU GÜZELLİĞİ KASTAMONULU ŞERİFE BACI DESTANI GÖKÇE (LOTOĞLU) KÖYÜ ATATÜRK ELAZIĞ’DA ON KASIMLAR ATATÜRK’ÜN SAVAŞTIĞI DÜŞMANLAR YEDİ DAĞIN HARMANI VE ÇÖLÜN KIBLE TARAFI BEN ANLAYAMADIM ANLAYANA AŞK OLSUN NAİLBEY MAHALLESİ ESKİŞEHİR’DEN BİR DEMET ŞİİR GELDİ ATATÜRK’TEN İSMET PAŞA’YA MEKTUP TAVUĞUN KIÇINDAKİ PETROL BORUSU HANKENDİ MÜJDE ADALET TEYZE -III- ADALET TEYZE -II- ADALET TEYZE -I- AĞLANACAK HALİNE GÜLEN İNSANLAR