Yargının Kılıçdaroğlu'nu CHP genel başkanlığa iadesi -devlet aklı- ile pazarlanmaya, meşrulaştırılmaya çalışılıyor.
Devlet,Türk kültüründe -kutsallaştırılmış- bir kavram. Böyle yapınca her hukuksuzluğun üstünü örteceklerini, toplumu en anti demokratik politikalara ikna edeceklerini sanıyorlar.
Demokrasilerde görünen aklın dışında devlete yön veren başka bir akıldan söz edilemez. Çünkü gizli, saklı, nerede ve kime ait olduğu belli olmayan bir akıl denetlenemez. Oysa demokrasi bir açıklık, denetlenebilirlik nizamıdır.Devlet sırları hariç, her şey vatandaşın gözü önünde konuşulur, karara bağlanır.
Eğer bu kavramdan kasıt, tarihi tecrübenin ve çağın şartlarının yoğurarak önümüze koyduğu akıl ise bu dahi toplumun ve hukukun denetimine tabidir. Sahibi belirsiz, gizliliğin kaftanı ile çekici hale getirilmiş bir akıl olmaz, öyle bir akıl yoktur.
Hele ucuz piyasa romanlarında toplumun gazını almak için üretilen aksaçlılar, gizemli kurullar tamamen hayal ürünü olan, vatandaşı toplumsal sorunlara dahil olmaktan uzak tutmak için uydurulmuş saçmalıklardır. Şunu amaçlıyorlar, istiyorlar ki, nasıl olsa memleketi düşünen çok kudretli, çok bilgili, çok akil insanlar var, bizim bu meselelerle uğraşmaya ihtiyacımız yok, diyelim. Bizim yerimize onlar düşünsün, onlar kafa yorsun, onlar cenk etsin bizde kulunçlarımızı kırıp oturalım.
Son 20- 30 yılın politikalarına baktığımız zaman nasıl bir devletsiz, milletsiz bir akılla yönetildiğimiz görülür. Apo yakalandığında onun asılmasını istemeyen -bürokratların-gerekçelerinden biri devlet aklıydı. Apo'yu kullanacağız, yoksa onlarca lidercik çıkar, terör daha yaygınlaşır demişlerdi. Apo'yu yaşatarak aslında PKK'yi yaşattılar, gizli emelleri buydu, bunda başarılı da oldular. O Apo şimdi başka bir devletin, başka bir halkın temsilcisi gibi devletin tam karşısında oturuyor.Pervin Buldan daha iki gün önce, teröristlerin affıyla ilgili hazırladıkları, yahut o büyük(!?) devlet aklının hazırladığı kanun tasarısını incelesin diye Apo'ya götürdüklerini söyledi. O uygun görürse kuvveden fiile çıkarılacak, böyle bir devlet aklı olur mu? Bir CB kararnamesiyle Bilgi Üniversitesi kapatıldı, üç gün sonra yine bir CB kararnamesiyle açıldı. Bu mudur devlet aklı? Ruhban Okulunun ne zaman açılacağını milletçe Tom Barrack'tan öğreniyoruz. Trump, "ben istiyorum, Erdoğan yapıyor, Erdoğan çok akıllı," diyor. Aslında -çok uslu, çok itaatkar diyor.Bu durumda hangi politikaların kimin aklı olduğu söylenebilir mi?
Bugün milletsiz bir anayasa yapılmak isteniyor.Milletsiz devlet, sahipsiz devlettir.Türk adı silinmek isteniyor, isimsiz millet olmaz, isim kimliktir,var olmaktır.Hukuksuzluk hukuk haline getiriliyor, hukuka uymamanın devletle akıla bir ilişkisi olabilir mi? İki yüz küsur defa kamu İhale kanunu değiştirildi,niye? İhale dağıtımında önlerine çıkan yasal engelleri aşmak için. Yasaları rant dağıtımına uygun hale getirmek hangi akılla izah edilebilir?
Gerçek şudur: Devlet aklı diye bir şey yoktur. Devlet içinde aklı veya kendisi kutsanmış kişiler yoktur. İslam'la meşrulaştırma neyse devlet aklı ifadesiyle meşrulaştırma da odur. İkisi de dar bir grubun çıkarları için -araçsallaştırılarak- kullanılan ve kirletilen kavramlardır.Demokrasiden, hukuktan, yargı bağımsızlığından, kuvvetler ayrılığından, devlet ve milletin bütünlüğünden uzaklaştıran, taviz veren her akıl ve siyaset ihanet aklı ve siyasetidir.Mesele bir parti ve kadronun geleceği değildir, mesele bu ülkenin götürülmek istendiği yerdir.Sahip çıktığımız veya çıkmamız gereken şu veya bu partideki gruplardan birisi değil, topyekün demokrasi, adalet ve Montesquieu'nun ifadesiyle " gücün güçle kontrol edilmesi,durdurulması" yani kuvvetler ayrılığıdır.Derin devlet de, devlet aklı da hukuk ve denetimden kaçmak isteyenlerin sığındığı bir limandır.Gerçekliği yoktur, son çeyrek asırda öyle bir akıl da görülmemiştir.