Devlet aklı kimin aklı?

Av. İrfan SÖNMEZ

29-06-2025 21:38

"Yaptıkları işlerin meşruiyetini sorgulatmak istemeyen her yönetici ve her yönetim 'toplumsal birlik/ümmetin birliği' ilkesine sarılmıştır. Ve bu birlik iddiası her zaman İslam toplumunun beka sorunu ile özdeşleştirilmiştir."(Koray Demir, Devlet Aklı Kimin Aklı,s.168)

Değerli yazar/akademisyen Koray Demir, "Devlet Aklı Kimin Aklı" isimli çalışmasında, tarihin tozlu sayfaları arasında -devlet aklını- arar. Ortaya çıkan sonuç ibret vericidir. Öyle bir akıl var mıdır, yok mudur? sorusuna cevap vermeden önce, birçok tarihi olayı teşrih masasına yatırır. Önümüze büyük bir maliyet koyar.

Önce devlet aklıyla, beka savunmasının çıkış noktasına dikkat çeker ve şu tespiti yapar:" Yönetici/yönetim yaptıklarının meşruiyetini sorgulayan herkese kendi otoritesinin sarsılması, zarar görmesi halinde 'toplumsal birliğin/ümmetin birliğinin 'bozulacağı' sonucunu adres göstermiştir. Ve başlangıcından bugüne, bu ikilem karşısında her olayda 'birlik-beka' ikilisi 'meşruiyet-yasa ikilisine galip gelmiştir. Bir işin doğru, adil, meşru, hukuki olarak yapılmasını istemek ile toplumsal bütünlüğü bozmak arasında bir ikileme sokulan dindar/milli insan her seferinde ‘toplumsal bütünlüğü' bozmamayı seçmiştir. Toplumsal birlik fikrinin tebliğcileri, bu fikrin yanına hemen 'beka' kelimesini ekleyip yönetici erkten şüphe duyulmasının önüne geçmiştir.(s.169)

Bu yeni bir şey değildir, yazar tespitlerini temellendiren, sayısız örnek verir. Buna çanak tutan siyasal kültüre işaret eder: "İslami siyaset kültürü, başlangıç yüzyılından 20. yüzyıla hatta günümüze kadar, İslami değerlerin bir ucuna tutunarak yükselen yöneticilerin elinde, halk için halka rağmen, Hakk için Hakk'a rağmen iğdiş edilmektedir... Buna aracılık yapan, meşrulaştırmaya çalışanlar ise devlet erkini ele geçiren cüretkarlarla ile halk arasında 'dini köprü' görevi yapan ilim ehlidir. Fakat hiç biri ne yöneticiler ne de ilim ehli, 'yöneticinin yönetenle ilişkisini' ahlaki, vicdani, duygusal sınırlardan alıp hukuki bir bağlayıcılığa taşıyamamış ve Türk-İslam dünyasını bu açmazdan çıkaramamış, çıkaramamışlardır. Bunun sonucu da " yöneticiye itaat Allah'a itaattir, olmuştur. Yönetilenin yönetenden güçlü olacağı kurumların inşa edilmediği hiçbir toplum, edilgen pozisyondan çıkamamış ve yaratıcı doğası hadım edilmiştir.(s.163-170)

Yazar, tespitinin içinde çareye de işaret etmekte, bu sarmaldan kurtulmanın yolunun, yönetilenleri güçlendirmek ve yönetenle-yönetilen arasındaki ilişkiyi hukuki bir temele bağlamakla mümkün olacağını belirtmektedir. Türk-İslam dünyasında yönetenleri sınırlayacak, keyfiliği engelleyecek bir siyaset hukukunun inşa edilememiş olması, halkı yönetenler karşısında güçsüz bırakmış, yönetimi her türlü hukuksuzluğa, yozlaşmaya açık hale getirmiştir. Siyaset denilince, hala on asır önce yaşamış Maverdi'ye veya dokuz asır önce yaşamış Gazali'ye atıf yapılması, nasihatnamelerde çare aranması hep bu zihniyetin mahsulü ve o tarihten bu tarihe siyaset hukukunda bir santim mesafe alınamadığının göstergesidir.

Çalışmada, -devlet akılsızlığına tarihten birçok örnek verilir. Balkanların, Trablus'un kaybına neden olan politikalar irdelenir, koca bir İmparatorluğu felakete götüren hatalar anlatılır. Anlatılan olayların çoğu, -tarihçiliğimizin” veya tarihçilerimizin- ilgisinden kaçmış olaylardır. Mesela Selanik'teki " Kız Vakası" veya diğer ismiyle "Selanik Hadisesi" bunlardan biridir. Olay şudur: Bir Müslüman'a ait çiftlikte çalışan Bulgar asıllı Stefani isimli fakir bir genç kız bir gün kayıplara karışır. Birkaç gün sonra köyünden on kilometre uzakta bir tren istasyonunda ortaya çıkar. Selanik'e gitmek için trene binmektedir. Yanında annesi Maria vardır. Stefani Müslüman olmuş, feracelere bürünmüştür. Artık adı da Ayşe'dir. Selanik'te o gün hem Cuma hem Hıristiyanlar için Aziz George günüdür. Dolayısıyla sokaklar hareketlidir. Kız trenden iner inmez yol boyunca neredeyse konuşmayan annesi, acı bir feryat koparıp çevreden yardım ister. Ortalık karışır, genç kız uzaklaşmaya çalışırken şehrin en zengin tüccarlarından G.Abbot ortaya çıkar, etrafında ciddi bir kalabalık vardır. Genç kıza yardıma gelen zaptiyeler bu grup tarafından darp edilirHerkesin ortasında Müslüman kıyafeti giymiş bu kızın peçesini açıp, feracesini yırtarlar. Zorla Amerikan Konsolosluğunun arabasına bindirerek Konsolosluğa götürürler. Olay şehirde duyulunca ertesi sabah Saatli Camii civarında toplanan Müslüman ahalinin sesleri yükselmeye başlar. Halk genç kızın geri getirilmesini ister. Kalabalık bilinçli olarak provoke edilir. Olaylar çıkar, iki Konsolos halk tarafından öldürülür. Olaylar bu noktaya getirildikten sonra kız olay yerine getirilir ama artık iş işten geçmiştir.

İki Konsolosun öldürülmesinin yankısı büyük olur, Türklerin Hıristiyanları katlettiği şeklinde yansıtılır. Avrupa devletleri sert notalarla Selanik’e asker çıkaracakları tehdidinde bulunurlar. Babıali, baskı altına alınır, suçluların derhal cezalandırılması istenir. Osmanlı'ya 8 günlük süre verilir. Şüphelilerin tespiti, tutuklanması, delillerin araştırılması, şahitlerin dinlenmesi ve savunma toplamda 5 gün sürer. Bu tarihin belki de en hızlı yargılamasıdır. 12 Kişi idama, 3 işi ömür boyu hapse mahkûm edilir. Kışkırtıcılara dokunmayan mahkeme, kurbanlarını Türkler arasından seçmiştir. Olayın asıl müsebbibi olanlar yargı dışı tutulur.

İngiliz Konsolos Blunt, idamların infazını şu şekilde anlatır: "Mahkumların zincirleri çıkarıldıktan ve abdest almaları için kendilerine temiz su verildikten sonra, zincirlenerek meydana götürüldüler. Sanki bir mücadeleye hazırlanıyormuşçasına hareket eden bu altı adam, kollarını açarak ve bellerini sıkarak darağaçlarının bulunduğu meydana girdiler. Burada öne çıkan imam, her biriyle birkaç kelime konuştu. Ardından hep beraber diz çöküp namaz kıldılar. Acısına ilk son veren, en yakındaki darağacına doğru yürüyüp, ipi yakalayan ,boynuna takan ve üzerine çıktığı tabureyi altından kendi ayağıyla tekmeleyen bir Arap oldu. Diğer beşi de neredeyse ölmeye hevesli görünüyorlardı. Her biri cellatlarına görevlerinde yardım ediyorlardı. Ölümleri anında olmadı. İp çekildikten sonra bir süre can mücadelesi devam etti. Cesaretleri ve soğukkanlı kayıtsızlıklarına rağmen, hiçbiri kaderiyle yüzleşmekten kaçamadı."(s.125)

Bu olayın Selanik Türk toplumunda yansıması büyük olur. İpe çekilen Selanik Müslümanlarının devlete olan inancı ve aidiyetidir. Her zaman olduğu gibi Müslüman Türk çocukları büyük güçlere kurban verilmiştir. Bu olaydan sonra devletin kendilerine sahip çıkamayacağı düşüncesi yaygınlaşır. Yunan tarihçilerine göre Selanik'in düşmesi bu olayla başlamıştır. Devlet Selanik'te, kendisine olan güveni asmıştır.

Trablus da aynı -akıl dışılığa- kurban edilmiştir. Bu coğrafyada Türklerin hakimiyeti Anadolu'daki hakimiyetinden daha eskidir. 9. yüzyılda Tolunoğullarıyla başlayan Türk hakimiyeti yaklaşık bin yıl sürmüştür. Bu nedenle Trablus'un askerin ve toplumun hafızasında farklı bir yeri olmuştur.1911 yılına gelindiğinde İtalyan gazeteleri açık açık Trablus'un işgal edileceğini yazmaktadır. Hükümete raporlar gönderilip uyarılar yapılır, kimse kaale almaz. Trablus mebusları mecliste, geliyorum diyen tehlikeye karşı yönetimi ikna etmek için adeta kendilerini parçalarlar. O tarihlerde Genelkurmay başkanı Ahmet İzzet Paşa'dır. Paşa, dört Balkan devletinin aynı anda saldırması halinde ne yapılacağına dair bir plan da hazırlamıştır. İstanbul'da kalması elzemdir. Lakin kişisel çekişmelerden dolayı Paşa Yemen'deki isyanı bastırmaya gönderilir. Alt derecede bir komutanın yapacağı bir görev Paşa'yı İstanbul'dan uzaklaştırmak için ona verilir. Trablus'ta bulunan Ordu da Paşa'nın emrinde isyanı bastırmakla görevlendirilir. Aynı tarihlerde askeri depodaki 40 bin tüfek bakım için Kayseri vapuru ile İstanbul'a gönderilir. Böylece Trablus silahsız, askersiz bırakılmıştır. Bu aslında Trablus'un İtalya'ya teslimi anlamına gelmektedir. Oysa İtalyanların işgal hazırlığında olduğunu sağır sultan bile duymuştur. Trablus 29 Eylül 1911'de işgal edilir. İçi yanan, Süleyman Baruni, Ömer Mansur Paşa, Albay Neşet, Ethem Paşa, genç subaylardan Mustafa Kemal, Mısırlı Aziz Ali, Tunuslu Şeyh Salih, Kuşçubaşı Eşref, Enver Bey, Süleyman Askeri, Nuri Conker, Gazzeli Cemal, Kel Ali, İşkodralı Ali Rıza, Polonya asıllı Seyfettin Gastrof, Müşir Deli Fuat Paşa ve daha niceleri cepheye koşarlar.(s.241-248) İlk keşif uçuşu, ilk uçak (hava saldırısı) İtalyanlar tarafından bu savaşta kullanılmıştır. Trablus yanarken İstanbul'da ise iktidar savaşları vardır. Ahmet İzzet Paşa Yemen'den döndüğünde İmparatorlu topraklarının üçte biri kaybedilmiş, hazırladığı Balkan devletlerinin saldırısını püskürtmeye yönelik rapor devre dışı bırakılmıştır. Çok geçmeden raporda ön görülen dört Balkan ülkesinin aynı anda saldırısı 8 Ekim 1912'de Karadağ askerlerinin Osmanlı topraklarına girmesi ile başlar. Devletin hiçbir hazırlığı yoktur. Devleti müdafaa aklının yerini iktidarı müdafaa aklı almıştır. Yüz binlerce şehit verilir ve Balkanlar kaybedilir.(s.250-251)

Kitapta, devlet aklının yoksunluğuyla ilgili birçok örnek daha var. Her biri günümüze ışık tutan ayrı bir ibret levhası sunuyor. Herhalde bugüne en çok benzeyeni de şu örnek olmalı:"...İstanbul Kadıköy'deki Osmanlı Bankası, Erzincan Kemaliyeli Papken Suni liderliğindeki 26 Ermeni komitacı tarafından basılmış ve bombalı bir saldırı gerçekleştirilmişti. Saatler süren çatışmalardan ve pek çok sivil ve asker kaybından sonra Rusya'dan yardım istenmiş, eylemi sonlandırmaları karşılığı teröristlere serbest kalma garantisi verilmişti. Bunun üzerine ellerini kollarını sallayarak öldürdükleri, yaraladıkları askerlerin önünden geçip, binadan çıkan teröristler Sir Edgar Vincnt'in yatıyla güven içinde Marsilya'ya giderler. Terör ekibinin sağ kalan 17 üyesinin lideri, Erzurumlu Karakin Pastırmacıyan (Armen Garo) bir süre sonra açılan Osmanlı Meclisi Mebusan'ına Erzurum milletvekili olarak girecek,"(s.181) teröristlikten siyasi bir kişiliğe terfi edecektir. Gariptir kimse de bu asker katilinin ne işi var burada demeyecektir.

Yazar haklı olarak, hiç ceza almadan kurtulan bu kişilerin asker ve sivil görevliler üzerinde büyük travmalara neden olduğunu belirtir. Ne yazık ki onca tecrübe ve travmaya rağmen siyasi tarihimizde Pastırmacıyan ve benzerleri eksik olmamıştır. Teröristi baş tacı etmek devlet aklı denilerek topluma empoze edilmeye çalışılmıştır. Netice olarak, doğru, meşru, hukuki olanın yapılmasını istemek her defasında 'bütünlüğü bozmak, merkezi yapıyı zedelemek' suçlamasıyla karşılaşmıştır. Bu suçlamaları yapıp devletin beka problemine vurgu yapanlar, hareketlerini hukuka uydurmak yerine hukuku hareketlerine uyduranlar, bunu yaparken devleti savunduklarını söyleyenler BU COĞRAFYANIN GERÇEK BEKA SORUNUDURLAR.(s.182)

Kitap bize, devlet aklı zokasıyla uyutulmayın, yeni Pastırmacıyanlara yol vermeyin, aldanmayın, aldatılmayın, hukuk devletini savunun, çünkü diyor, devlet aklı dedikleri şey muktedirlerin iktidarlarını korumak için kullandıkları bir kılıftan başka bir şey değildir.

Bu güzel çalışma dikkatle okunmayı hak ediyor.

DİĞER YAZILARI İhtiras aklı 01-01-1970 03:00 Çare demokrasi ve adalettir 01-01-1970 03:00 Yargının Butlanı 01-01-1970 03:00 Emevilerin yolunda... 01-01-1970 03:00 Ülkeye başka ortaklar aramak 01-01-1970 03:00 Kurucu önderlikten barış koordinatörlüğüne 01-01-1970 03:00 Din, dünya ve ulema 01-01-1970 03:00 Tom Barract'ın Türkiyesi 01-01-1970 03:00 Buna büyük devlet siyaseti denilebilir mi? 01-01-1970 03:00 Sıradaki kim? 01-01-1970 03:00 Macaristan seçimleri: Hiçbir otokrat yenilmez değildir! 01-01-1970 03:00 Savaşın bir galibi var mı? 01-01-1970 03:00 Kürtleri Apo'nun kucağına itmek, kürdün kürde mektubu 01-01-1970 03:00 Bir yiğit öldü diyeler... 01-01-1970 03:00 Süreci anlamak 01-01-1970 03:00 Bugün ile aramızdaki dün 01-01-1970 03:00 Bilgi ve enformasyon savaşı 01-01-1970 03:00 Din savaşı mı, çıkar savaşı mı? 01-01-1970 03:00 İran'a bakmak 01-01-1970 03:00 BOP'a selam sürece devam 01-01-1970 03:00 Laiklik bildirisi 01-01-1970 03:00 Ver cumhurbaşkanlığını, al istediğini 01-01-1970 03:00 Fenerbahçe- Notthingham maçı ve... 01-01-1970 03:00 Bir kitap ve bir yazarın çığlığı 01-01-1970 03:00 Ahde vefa ve parti değiştirmek 01-01-1970 03:00 Yeni bakanlar: Apo’yla barış muhalefetle kavga 01-01-1970 03:00 Maskeli bölücülük 01-01-1970 03:00 Tarih bize diyor ki… 01-01-1970 03:00 Atatürk'le mücadele ettiğiniz kadar... 01-01-1970 03:00 Terör örgütleri rica ve minnetle dağılmaz! 01-01-1970 03:00 İç cephe 01-01-1970 03:00 İYİ Parti kongresi 01-01-1970 03:00 Suriye'nin üniter yapısı kaldı mı? 01-01-1970 03:00 Bu kafayla mı? 01-01-1970 03:00 Ülgener ve iktisadi çözülme 01-01-1970 03:00 BİR HAYALİN PEŞİNDEN KOŞMAK 01-01-1970 03:00 Yargı yoluyla muhalefet'in CB adayını belirlemek 01-01-1970 03:00 Barış komisyonu Sevr komisyonuna dönmesin! 01-01-1970 03:00 YPG oluşumu kimin eseri? 01-01-1970 03:00 Yılgınlık yok, kimse bu ülkeyi bölemez 01-01-1970 03:00 Zana ve kötü tezahürat 01-01-1970 03:00 Bir ülke nasıl bölünür,nasıl bölünmez? 01-01-1970 03:00 Zindandan çıkamayanlar 01-01-1970 03:00 Ümmet ve millet 01-01-1970 03:00 Bir Kürtleşme hikâyesi; Koç Mehmetler 01-01-1970 03:00 Devlet aklı değil, Apo'nun aklı 01-01-1970 03:00 Sevr'le olmadı, Apo ile deneyelim 01-01-1970 03:00 Dersim isyanı, yalanlar ve gerçekler 01-01-1970 03:00 Trump'ın övgüleri 01-01-1970 03:00 Akrebin iğnesi 01-01-1970 03:00 İspanya'yı mahvettik hadi Türkiye’yi de mahvedelim 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE'Yİ HANGİ MODELLE BÖLELİM? 01-01-1970 03:00 Kuzey İrlanda dersleri 01-01-1970 03:00 İran ve eğitim dili 01-01-1970 03:00 Geçmişi kullanma kılavuzu 01-01-1970 03:00 Bir hatıra ve İslam’ı yiyen İslamcılık 01-01-1970 03:00 Tarih ve gerçek 01-01-1970 03:00 Anlayana sivrisinek anlamayana davul zurna… 01-01-1970 03:00 Öcalan için sansür istemek 01-01-1970 03:00 Hainleri ödüllendirmek vatanseverliği cezalandırmaktır 01-01-1970 03:00 Bir fotoğrafın düşündürdükleri… 01-01-1970 03:00 Fevkalenin fevkinde… 01-01-1970 03:00 Milliyetçiliği daraltmak 01-01-1970 03:00 Bu neyin komisyonu? 01-01-1970 03:00 Aç canavara yaltakçılık onun iştahını artırmaya yarar! 01-01-1970 03:00 Devirler değişiyor, güç tutkusu değişmiyor… 01-01-1970 03:00 Kırk beş yıl sonra… 01-01-1970 03:00 Onlar örgütlere ne yaptı biz ne yapıyoruz? 01-01-1970 03:00 Örgütü cesaretlendiren ülkeyi yönetenlerin kullandığı dildir 01-01-1970 03:00 Bu din dili dindar üretmez! 01-01-1970 03:00 Root Zeynus Botnet Satişi 01-01-1970 03:00 ÜST KİMLİK YOK EDİLİRSE… 01-01-1970 03:00 DİN VE MİLLİYETÇİLİĞİN SERMAYELEŞTİRİLMESİ 01-01-1970 03:00 AMACA ULAŞMAK İÇİN HERŞEY MÜBAH MI? 01-01-1970 03:00 Asıl Tehdit 01-01-1970 03:00 Dil birliği olmayınca… 01-01-1970 03:00 Devlet deneme tahtası değildir! 01-01-1970 03:00 Bu bir çürümedir 01-01-1970 03:00 Cumhur’un masasına meze olmak! 01-01-1970 03:00 Düşünmeden konuşmak 01-01-1970 03:00 Komisyon tuzağı 01-01-1970 03:00 Bu yol, yol değil! 01-01-1970 03:00 Lübnanlaşma ve kota siyaseti 01-01-1970 03:00 Tarihten ders almak: Peru Aydınlık Yol Örgütü ve biz 01-01-1970 03:00 Terörsüz Türkiye’ye evet, milli devlete suikasta hayır! 01-01-1970 03:00 Onlar ne yaptı biz ne yapıyoruz? 01-01-1970 03:00 Kahrolsun metan gazı! 01-01-1970 03:00 Değişen Öcalan değil… 01-01-1970 03:00 Başbağlar’da… 01-01-1970 03:00 Bu mudur devlet aklı? 01-01-1970 03:00 Uyanın ey Mısırlılar! 01-01-1970 03:00 Adalet yoksa… 01-01-1970 03:00 İslam, demokrasi diktatörlük 01-01-1970 03:00 Öcalan’ın sözcüleri… 01-01-1970 03:00 Apo’nun peşinde kurtuluş aramak 01-01-1970 03:00 İran dersleri 01-01-1970 03:00 Yeni bir despot liderler çağı 01-01-1970 03:00 Bir işkence biçimi olarak cezaevinden cezaevine sevk 01-01-1970 03:00 Cübbeli cehalet 01-01-1970 03:00 Adalet gecikir ama asla şaşmaz 01-01-1970 03:00 Dini söylemin insanileştirilmesi 01-01-1970 03:00 Dil meselesi ve Özgür Özel 01-01-1970 03:00 Emri hak vaki oluncaya kadar… 01-01-1970 03:00 Devlet aklı mı? Çıkar aklı mı? 01-01-1970 03:00 CHP’ye operasyonlar neyi hedefliyor? 01-01-1970 03:00 Müslüman sokağında demokrasi 01-01-1970 03:00 PKK bahane 01-01-1970 03:00 Hani tasfiye şartsızdı? 01-01-1970 03:00 Endişe etmekte haksız mıyız? 01-01-1970 03:00 Yeni Belediyeler Yasası, Niçin? 01-01-1970 03:00 PKK aslında ne demek istedi? 01-01-1970 03:00 Bir gün milliyetçileri ikna ederlerse… 01-01-1970 03:00 Denetimsiz güç ve yozlaşma 01-01-1970 03:00 Turpun büyüğü Kıbrıs’ta 01-01-1970 03:00 Yolsuzluk ve hukuk 01-01-1970 03:00 Muhalefeti susturmak 01-01-1970 03:00 Terörsüz Türkiye neyin bahanesi? 01-01-1970 03:00 Sorunun adını doğru koymak! 01-01-1970 03:00 Sevr’e Dönüş 01-01-1970 03:00 AKP kime hizmet ediyor? 01-01-1970 03:00 Allah adına konuşmak 01-01-1970 03:00 Bahçeli’nin anayasa çağrısı 01-01-1970 03:00 Memlekete Apo lazımsa… 01-01-1970 03:00 Bir adalet sorunumuz yok mu? 01-01-1970 03:00 İmamoğlu’nun diploması 01-01-1970 03:00 İspanya örneği üzerinden spekülasyon 01-01-1970 03:00 Deizm ve inkara giden yol 01-01-1970 03:00 Terörü bitirmenin karşılığı egemenliği paylaşmak olmamalıdır 01-01-1970 03:00 Kabileleşmeyi kim istiyor? 01-01-1970 03:00 İlk izlenimler 01-01-1970 03:00 AKP kongresi: Her şey bir defa daha seçilmek için 01-01-1970 03:00 ÖRGÜT’ÜN GİZLİ MECLİSİ DTK VEYA HDK 01-01-1970 03:00 HÜDAPAR ve DEM, madalyonun iki yüzü 01-01-1970 03:00 Devletle AKP’yi ısıttık, şimdi sıra milliyetçilerde… 01-01-1970 03:00 BAKLAYI AĞIZLARINDAN ÇIKARDILAR. 01-01-1970 03:00 ÖCALAN DEĞİŞMEDİ, BİZ DEĞİŞTİK. 01-01-1970 03:00 Millet düzelmedikçe hiç bir şey düzelmez! 01-01-1970 03:00 Adaleti yıkmak 01-01-1970 03:00 Diktaya giden yol! 01-01-1970 03:00 Kolombiya ne yaptı biz ne yapıyoruz? 01-01-1970 03:00 İki Dillilik 01-01-1970 03:00 Terör ve ayrılıkçılık üzerine bir çalışma 01-01-1970 03:00 Barzani'den akıl almak 01-01-1970 03:00 Esas amaç terör mü, yeniden seçilmek mi? 01-01-1970 03:00 Bu seviye ile aleme nizam vermek 01-01-1970 03:00 Terör yoluyla millet inşası 01-01-1970 03:00 Grup hakları üzerinden tartışma olmaz! 01-01-1970 03:00 Ağla ey halkım 01-01-1970 03:00 Özür diliyorum 01-01-1970 03:00 Yirmi iki yılın öğrettikleri 01-01-1970 03:00 Silahsız militanlar 01-01-1970 03:00 Suriye’nin bütünlüğü; iki tutum 01-01-1970 03:00 Ezberlerimiz değil gerçeklerimiz var 01-01-1970 03:00 Öcalan umut etme hakkından yararlanabilir mi? 01-01-1970 03:00 Sarıklı sakallı BOP 01-01-1970 03:00 Suriye dağılırken 01-01-1970 03:00 Fanatizm 01-01-1970 03:00 HER ŞEY OLUP BİTTİĞİNDE GERİYE NE KALACAK… 01-01-1970 03:00 Yeryüzünün lanetlileri 01-01-1970 03:00 Eğri cetvelle düz çizgi çizilmez! 01-01-1970 03:00 Çaresiz değiliz 01-01-1970 03:00 Bu günah hepimizin... 01-01-1970 03:00 Vatan, millet, din, iman eşittir Erdoğan 01-01-1970 03:00 Her yanlış hamle bölücülüğe hizmet eder 01-01-1970 03:00 Kim kazandı? 01-01-1970 03:00 Kaybeden yine millet 01-01-1970 03:00 Milli felakete doğru 01-01-1970 03:00 Bir devlet aklı var mıydı? 01-01-1970 03:00 Birliğe çağrı 01-01-1970 03:00 Apo’yu paşa yapalım mı? 01-01-1970 03:00 Hırsın dini var mı? 01-01-1970 03:00 Yeni bir çözülme süreci mi? 01-01-1970 03:00 Paralel din 01-01-1970 03:00 İsrail üzerinden iç politika 01-01-1970 03:00 Sinan Ateş dosyası ve tehdit siyaseti 01-01-1970 03:00 Lübnan dersleri ve milletin çeşitliliği 01-01-1970 03:00 Yapıcıoğlu’nu kim konuşturuyor? 01-01-1970 03:00 Siyasette tutarlılık ve inandırıcılık 01-01-1970 03:00 Teğmenlerin yemini 01-01-1970 03:00 Yargıtay’ın ziynet kararı ve düşüncelerimiz 01-01-1970 03:00 Malazgirt neyin aleti? 01-01-1970 03:00 Cami ve siyaset 01-01-1970 03:00 Siyasi ahlak ve milletvekili transferi 01-01-1970 03:00 Dava ahlakı olmayınca 01-01-1970 03:00 Stratejisiz muhalefet 01-01-1970 03:00 Haniya suikastı 01-01-1970 03:00 Ahlaksızlığa çağrı! 01-01-1970 03:00 Tarikat, hakikat ve yalan 01-01-1970 03:00 Nasıl bir ülkücülük? 01-01-1970 03:00 SEKİZİNCİ YILINDA 15 TEMMUZ 01-01-1970 03:00 Sorumluluktan kaçmak 01-01-1970 03:00 Alın size muhacir 01-01-1970 03:00 Cevabı verilmeyen soru 01-01-1970 03:00 Havanda su dövmek 01-01-1970 03:00 Nasıl bir tanrı idraki? 01-01-1970 03:00 Gerçek bir yumuşama mümkün mü? 01-01-1970 03:00 Kayyım 01-01-1970 03:00 ATEŞ CİNAYETİ VE BİR ZİHNİYET ANALİZİ 01-01-1970 03:00 Ruanda ile turizm anlaşması mı? 01-01-1970 03:00 Düşman ve düşmanlıklardan beslenmek 01-01-1970 03:00 Özgür Özel nereye koşuyor? 01-01-1970 03:00 Zaman mekân ve din algımız 01-01-1970 03:00 Yargı bağımsız mı gerçekten? 01-01-1970 03:00 Sinan Ateş iddianamesinin söyleyemedikleri 01-01-1970 03:00 Erdoğan, Özgür Özel görüşmesi 01-01-1970 03:00 İYİ Parti kongresi, Akşener’in vedası 01-01-1970 03:00 Hak'ka batılı karıştırmak 01-01-1970 03:00 Şimdi milliyetçilik yapma zamanı 01-01-1970 03:00 Dil üzerinden bölücülük 01-01-1970 03:00 Balkon konuşmasının satır araları 01-01-1970 03:00 Milliyetçiliğin özlü bir tarihi 01-01-1970 03:00 Ahlaksız siyaset kaybetti 01-01-1970 03:00 Kazanan demokrasidir 01-01-1970 03:00 Tony Blair'in yolculuğu 01-01-1970 03:00 Kazanan milliyetçilik olmalı 01-01-1970 03:00 Bir terör saldırısının düşündürdükleri 01-01-1970 03:00 Asıl tehdit bu siyaset tarzıdır 01-01-1970 03:00 Ülkücülük yağmalanırken 01-01-1970 03:00 Yerlikaya ve mafya operasyonları 01-01-1970 03:00 Bülbülü öldürmek 01-01-1970 03:00 DEM üzerinden milliyetçilik 01-01-1970 03:00 Biz seyrederken yahut siyasi münafıklık 01-01-1970 03:00 Mülakatlar ve iktidar 01-01-1970 03:00 Korkuları yönetmek 01-01-1970 03:00 Milliyetçilik ve İslam 01-01-1970 03:00 Sisi ile barış 01-01-1970 03:00 Montaigne haksız mı? 01-01-1970 03:00 Zana ve Ahmet Türk’ün çağrısı 01-01-1970 03:00 İslam düşüncesi ve ikbal 01-01-1970 03:00 Enkazdan oy çıkarmak! 01-01-1970 03:00 Aynı kaba tükürmek 01-01-1970 03:00 Düşün artık yargının yakasından 01-01-1970 03:00 Uluslararası Adalet Divanı’nın İsrail kararı 01-01-1970 03:00 Şeyhefendi'nin rüyasındaki Türkiye 01-01-1970 03:00 Sinan Ateş dosyası neyi bekliyor? 01-01-1970 03:00 Terörle mücadelede söz birliği ve kararlılık 01-01-1970 03:00 Deizm ve Kuran 01-01-1970 03:00 SULTAN DİNİN İKİZ KARDEŞİ OLUNCA 01-01-1970 03:00 Şehitlerimize dokunmayın! 01-01-1970 03:00 Dağın sözünü meclise taşımak 01-01-1970 03:00 Kabuk bağlamış yaraları deşmek 01-01-1970 03:00 ŞEHY SAİD 01-01-1970 03:00 ARAP'I SEVMEK YAHUT SEVMEMEK 01-01-1970 03:00 Kuyu ve külhan 01-01-1970 03:00 YUNANİSTAN ZİYARETİ 01-01-1970 03:00 İYİ Parti’nin kararı 01-01-1970 03:00 MİLLİYETÇİLİK VE MODERNİZM 01-01-1970 03:00 Atatürk Demirtaş’a selam gönderir miydi? 01-01-1970 03:00 Türkiye'de din anlayışında değişim süreci 01-01-1970 03:00 Yargı bağımsızlığı 01-01-1970 03:00 ABD/İsrail yapımı soykırım 01-01-1970 03:00 CHP’de yeni dönem 01-01-1970 03:00 Meclisin imkanlarını milletin aleyhine kullanmak! 01-01-1970 03:00 Kurtuluş paradoksu 01-01-1970 03:00 NİCE YÜZ YILLARA 01-01-1970 03:00 İslam düşüncesinin siyasal ufku 01-01-1970 03:00 Irak, Suriye, Libya ve Filistin, ya sonra?  01-01-1970 03:00 Para ve Faiz 01-01-1970 03:00 FİLİSTİN,İSRAİL,BATI’NIN İKİ YÜZLÜLÜĞÜ 01-01-1970 03:00 Hamas'ın saldırısı ve Filistin sorunu 01-01-1970 03:00 Öz vatanda sığınmacı olmak 01-01-1970 03:00 AİHM kararları ve çifte standart 01-01-1970 03:00 Mafya ile mücadele 01-01-1970 03:00 Tek dil, bütünleştirir 01-01-1970 03:00 Edepsizliğin dini yoktur!  01-01-1970 03:00 Cabiri; yeniden yapılanma -2 01-01-1970 03:00 Bölünme Anayasası 01-01-1970 03:00 DAĞINIK MUHALEFET 01-01-1970 03:00 BİN DOKUZYÜZ YETMİŞ SEKİZ 01-01-1970 03:00 Tarihi parçalamak 01-01-1970 03:00 İtaat ve itaatsizlik üzerine 01-01-1970 03:00 Milliyetçiler nasıl birleşir? 01-01-1970 03:00 Milliyetçilerin birliği 01-01-1970 03:00 Cabiri ve yeniden yapılanma 01-01-1970 03:00 BAHÇELİ’NİN İTTİFAK ÇAĞRISI 01-01-1970 03:00 Çürüme 01-01-1970 03:00 Yerel seçimlere doğru, ittifak mı, tek başına mı? 01-01-1970 03:00 İSLAM VE SİYASET 01-01-1970 03:00 Hukuk olmadan ekonomi düzelmez! 01-01-1970 03:00 VATANDAŞ NEREDE, MUHALEFET NEREDE? 01-01-1970 03:00 ZAM YAĞMURU VE ALDATMA USTALARI 01-01-1970 03:00 İslam, demokrasi ve Türkiye 01-01-1970 03:00 Bu kafayla mı? 01-01-1970 03:00 KAYBETME PSİKOLOJİSİ İLE SEÇİM KAZANILMAZ 01-01-1970 03:00 Fransa’dan ders almak 01-01-1970 03:00 MERDAN YANARDAĞ, ÖCALAN 01-01-1970 03:00 İYİ PARTİ KONGRESİ VE YENİ SİYASETİN İPUÇLARI 01-01-1970 03:00 Bir kitap ‘Popülizmin küresel yükselişi’ 01-01-1970 03:00 Dini cehalet ve fanatizm 01-01-1970 03:00 Sorunumuz din ve milliyetçilik satanlardır 01-01-1970 03:00 14 MAYIS SEÇİMLERİ VE BATI 01-01-1970 03:00 BİZ PKK'YA BAKARKEN... 01-01-1970 03:00 Yeni hükümet ve beklentiler 01-01-1970 03:00 Suçlu sadece muhalefet mi? 01-01-1970 03:00 Gyges'in yüzüğü yahut bağımlı yargı 01-01-1970 03:00 BİR HATIRA:GÜN SAZAK'IN ARDINDAN 01-01-1970 03:00 Geleceğini başkalarının ellerine bırakan toplum 01-01-1970 03:00 Anketler ve sonuçlar 01-01-1970 03:00 TARAFIMIZ BELLİ! 01-01-1970 03:00 Ayrıştırma siyaseti yerine birleştirme siyaseti 01-01-1970 03:00 Türkiye değişim istiyor 01-01-1970 03:00 AKP giderse... 01-01-1970 03:00 Milliyetçiler birleşiniz! 01-01-1970 03:00 Zamansız söz kime yarar 01-01-1970 03:00 EKONOMİK KRİZ,MİLLİYETÇİLİK VE AYRIŞMA 01-01-1970 03:00 Enfokrasi 01-01-1970 03:00 Testi kırıldı 01-01-1970 03:00 Akşener ve Altılı masa 01-01-1970 03:00 DAHA SORGULAMANIN ZAMANI GELMEDİ Mİ? 01-01-1970 03:00 Zaman daralıyor 01-01-1970 03:00 AFET BÖLGESİ, KADER-TEDBİR 01-01-1970 03:00 Deprem, Hatay ve Sığınmacılar 01-01-1970 03:00 Acımız büyük 01-01-1970 03:00 Büyük felaket 01-01-1970 03:00 Akşener ne diyor? 01-01-1970 03:00 Ortak politikalar metni, bir iktidar sıçraması 01-01-1970 03:00 Her seçim İmralı 01-01-1970 03:00 KARNE HEDİYESİ 01-01-1970 03:00 Bu sese kulak verilmeli 01-01-1970 03:00 FAY HATLARI ÜZERİNDE SİYASET 01-01-1970 03:00 Tutukluluk ve siyaset 01-01-1970 03:00 SİNAN ATEŞ'İN YAKTIĞI ATEŞ 01-01-1970 03:00 Yeni bir milliyetçi sıçrama 01-01-1970 03:00 ŞİDDET KÜLTÜRÜ 01-01-1970 03:00 Robotların duyguları yoktur! 01-01-1970 03:00 Tepkileri toplumsallaştırmak 01-01-1970 03:00 Seçilmiş travma 01-01-1970 03:00 Akşener’in suçu! 01-01-1970 03:00 Sosyal medya ve seçimler 01-01-1970 03:00 HERKES İÇİN ADALET 01-01-1970 03:00 Mahkeme kararı ile Kılıçdaroğlu’nun önü açıldı 01-01-1970 03:00 Yargı’nın intiharı 01-01-1970 03:00 ÇOCUK İSTİSMARI, STRATEJİSİZLİK 01-01-1970 03:00 ASKERİMİZ FAKİRDENDİR 01-01-1970 03:00 POST KAVGASI DEĞİL,VATAN KAVGASI 01-01-1970 03:00 Seçmenle duygusal ilişki kurmak 01-01-1970 03:00 YALANLA AVUNMAK 01-01-1970 03:00 Telafisi olmayan bir seçim 01-01-1970 03:00 Parti kapatma: Hukuk ve siyaset 01-01-1970 03:00 Sisi, Esat, muhalefet 01-01-1970 03:00 Parti kapatmak 01-01-1970 03:00 HDP, HANGİ MASANIN ALTINDA? 01-01-1970 03:00 HDP ile görüşme 01-01-1970 03:00 YERLİ VE MİLLİ OTOMOBİLDE SORULAR 01-01-1970 03:00 Suçlu bulundu: Türklük 01-01-1970 03:00 SİYASÎ İSTİKRAR VE GÜNDEM 01-01-1970 03:00 Kapanmış yarayı deşmek 01-01-1970 03:00 Fakıbaba, erdemli siyaset 01-01-1970 03:00 SİYASETÇİNİN BAŞARISI NE İLE ÖLÇÜLÜR? 01-01-1970 03:00 SEÇMEN EĞİLİMLERİNİ ANLAMAK 01-01-1970 03:00 Demokrasi ne ile var olur? 01-01-1970 03:00 YORUMA AÇIK OLMAYAN NAS BUDUR! 01-01-1970 03:00 BİZDEN Mİ OLSUN, ONDAN MI OLSUN? 01-01-1970 03:00 Bu kafayla terör bitmez! 01-01-1970 03:00 Sığınmacı sorunu, biz ve ABD 01-01-1970 03:00 SİYASİ NEZAKET VE CHP 01-01-1970 03:00 AHLAK KRİZİ 01-01-1970 03:00 Anketler ne diyor? 01-01-1970 03:00 İttifak ve nezaket 01-01-1970 03:00 Selçuklunun Osmanlının torunu, cumhuriyetin çocuklarıyız... 01-01-1970 03:00 Adaylık tartışmaları 01-01-1970 03:00 CUMHURBAŞKANI KİM OLMALI? 01-01-1970 03:00 YA HUKUK DEVLETİ YA YOLSUZLUK DEVLETİ 01-01-1970 03:00 KAFALAR DEĞİŞMEDİKÇE 01-01-1970 03:00 TARİH ÜZERİNDEN KUTUPLAŞTIRMA 01-01-1970 03:00 İMAM HATİPLER VE ŞARKICI GÜLŞEN 01-01-1970 03:00 EKONOMİK SORUNLARI ÇÖZECEK KADRO 01-01-1970 03:00 Doğru aday, kazanacak adaydır 01-01-1970 03:00 Keskin dil barış getirmez 01-01-1970 03:00 PARTİLER, İHTİMALLER 01-01-1970 03:00