13 – 12 -2024 İstanbul Tuzla Aydınlı mahallesinde hoca vaaz veriyor. Vaaz verirken Selanik ten gelen Yahudiler Ülkeyi terk etsin diyor. Sonra hutbe okuyor. Hutbede sakın kimse son sünneti kılmadan camiden çıkmasın derken emir kipi kullanıyor.
Sadece bu hafta yaptığı tutarsız açıklamaları aktarıyorum. Hemen her Cuma, bir din adamının hitabına uymayan konuşmalar ve tavırlar sergiliyor. İmamlar, dini savunan, insanları İslam’a ısındırması gereken devlet memurlarıdır. İmam siyasi münazaralarda bulunur ve mantıksız konuşur ise insanları dinden soğutur, gençleri ateistlerin kucağına iter.
Ülkemizde iyi niyetlilerin, ülkeye verdiği zarar, çoğu zaman düşmanların verdiği zararı aşıyor. Bir dönem ülkemizde ülke bütünlüğünü savunduğunu sanan bazı saflar doğu kökenlileri potansiyel risk görüyor, onlara hakaret ediyorlardı. Ölçüyü aşıp’’ en iyi Kürt ölü küttür’’ diyecek kadar aşağılık ifadeler kullananlara şahit oldum.
Şimdi genellikle cumayı kıldığım caminin imamına bakarak İslam’ı değerlendiren birinin İslam’a müspet bakması imkânsız. Bu imamın ve benzerlerinin eğitime alınması zorunludur. Ülkemize ve İslam’a zarar veren, devletin parası ile millet bütünlüğünü bozan, imamların acil davranışlarını düzeltilmesi gerekir.
Cuma namazının farzı iki rekâttır. Normal öğlen namazı dört dekar iken farz ikiye inmiş bu durum kesin iken hocanın kocaman camide emri vaki son sünneti kılmadan kimse çıkmasın ifadesi nasıl kullanılır. Haftalık Müslümanların yardımlaşma dayanışma gününde insanlar arasında fitneye neden olacak ifadeler kullanan imamın görevde kalmaması gerekir.
Ülkemizin insanı, Selanik ten gelse de, Güneydoğudan gelse de değerlidir. Kimsenin geldiği yere göre değerlendirilmesene müsaade edilmemelidir. Her kişi haddini bilmeli ülkenin kurucusuda Selanik ten gelmiş, bu bilinirken Selanik’ten gelen Yahudiler ifadesi kullanılması bir hocanın görevi de haddide değildir.
Ülkemizde gaza gelip İngiliz öğretilerinin etkisinde kalıp Osmanlı düşmanlığı yapan, nasıl basit insan ise ülkenin kurucusuna düşmanlıkta basitliktir. Aklı eren ve ülkeyi düşünen, Kurucuya da, Osmanlıya da sahip çıkar.
Diyanet İşleri Başkanlığı; Dini ve dünyayı doğru algılayan, konuşmaları ile milli birliği artıracak imamların çoğalmasını sağlamalı. Aklı ermeyen İslam’ı da dünyayı da anlayamamış bu imamları ya eğitmeli ya konuşturtmamalı.
Biz İmparatorluklar kurmuş, muhteşem işler başarmış, tüm dinlere ve insanlığa hoşgörüyle bakmış, bir neslin torunlarıyız. Onu bunu kovmayı düşünen, basit düşünceli insanların hutbe okuyacağı bir ülke değiliz, diyor, dünyayı ve İslam ı doğru anlayan ve anlatan hocalara saygılar sunuyorum.
