İnsanlar gücünü inancından, amacından, ülküsünden alırlar. Amaçsız ülküsüz insanın serseri mayını gibidir nereye çarpacağı belli olmaz.
İnsanın bir davası olmalı. Bir davaya hizmet etmeyen, yaptığı iyilik ve kötülüğün karşılığı olduğuna inanmayan, amaçsız hale gelir. Bu durumdaki insan ya alkolik olur ya şans oyunları bağımlısı veya bir cemaatin, gurubun kucağına düşer.
Modern dünyanın en büyük çıkmazı, insanları arzuları peşinden koşmaya teşvik etmesidir. İnsanlar arzu ve heveslerinin peşinde koşar, arzularını gerçekleştirmek, dünyadan daha çok tat almanın bir amaç olduğunu kabul eder ise her çeşit yanlışı yapar.
Modern eğitim insanları haz almaya yönlendirirken,empati kurma, başkalarının duygularını önceleme, iyilik yaparak başka insanların mutluluğundan mutlu olmayı öğretemedi.
Dünyada haz almayı önceleyen insanlar mutlu olmak için dışsal etkenlere ihtiyaç duymaya, sapık yaşamlara sürüklenmeye başladılar. Bir insan alkol almadan eğlenemiyor, uyuşturucuya ihtiyaç duyuyor ise bu hastalıklı durumun tespit edilmesi ve tedavi edilmesi gerekir.
İnsanlar eşi veyasevdiği biriyle beraber iken dahi, yanlış yapmayı, aldatmayı kafasından geçiriyor ve ilk fırsatta yanlış yapıyor ise biz bu insanları yanlış yetiştirmiş yanlışlarını alkışlamışız demektir. Aldatan insan benim gözümde birinci sınıf insan olamaz. Bu insan % 99 yalancıdır. Yalan söyleyen insan birinci sınıf ve güvenilir insan değildir.
İnsanlar neden bu duruma düştü? İlahi dinlerde nefis ile mücadele birinci öncelik iken, modern dünyada, nefsin peşinde koşmak birinci öncelik oldu.
Bir ülküsü bir mefkûresi olmayan insanlarnefsin peşine düşerek evliliğini yürütemeyen, aldatan, çocukları perişan eder duruma düştüler. İnsanlar kendi arzularını birinci öncelik yapınca yaşam konforu için, hırsızlık yapmaya, milletin hakkını çalmaya başladılar.
Belediyelerde veya özel sektörde, arzu ve isteklerinin kölesi olanlar ihaleye fesat karıştırmaktan bey tülmalı çalmaktan çekinmez oldular. O denli arzu ve isteklerimizin kölesi olduk ki, ufak menfaat ümidi ile bey tül malı çalanları dahi destekleyen zavallılar durumuna düştüler.
İnsanlık: dünyaya ve hayata bakışını değiştirmeli.‘’Dünyaya bir kez geliniyor, ne kadar zevk alır isem karın odur’’bakış açısını yıkılmalı. İyilik yapmaktan fakir fukara gözetmekten istek ve arzularımızı disiplinsize etmekten tat alan bir yapıya dönüşmeliyiz diyor, insanlık için arzularını baskılayanlara saygılar sunuyorum.
