Ülkemizde 2025 yılı nisan ayı kışın dahi görmediğimiz soğuk günleri yaşadık Elazığ ve Malatya’da eksi sekizleri bolu Bolu’da eksi 18 ler görüldü. Nisan ayı için bu kadar soğuk günler 50 yılda bir oluyormuş. Bu soğukların veya mevsim ortalarımın çok üstündeki sıcakların çok daha sık olmayacağının garantisi yok.
Soğukların etkisiyle bu sene meyve fiyatları gerçekten çok pahalı. Allahtan bu meyvelerin yerine tüketile bilinecek bol kavun ve karpuz yetiştirildi. Ülkemiz 90 milyonun üzerinde bir nüfus potansiyeli taşıyor. 86 Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı 8 milyonu aşkın göçmen barındıran bu ülkede soğuk ve sıcağa karşı riskleri azaltacak önlemlerin alınması gerekir.
Bu sene soğuğun etkilediği şehir sayısı 50 den fazla. Bu kadar geniş alanın etkilendiği yıl çok görmedik. Sakarya’nı Taraklı ilçesinde Bolu’nun Göynük ilçesinde dermana bir tane meyve kalmamış. Elazığ’da üzüm rekoltesi çok düştü kaysı zaten Baskil’den değil Iğdır’dan geldi. İstanbul’da islim kaysının fiyatı 1600 TL den satılıyor.Bu durumu bundan sonraki yıllar yaşamayacağımızın garantisi yok. O halde devletin ve milletin beraberce bu risklere karşı önlem alması gerekir.
Mastar dağı eteklerine 1992 -93 yıllarında ekilen bademler bütün bölge insanının ihtiyacını karşılayabilecek fakat yıllardır bu bademler erken çiçek açtığından ürün vermiyor. Dünyada geç açan çok badem türü var. Devlet bu bademleri ekerken doğru seçim yapmalıydı. Bu gün ekeceği veya vatandaşın ekeceği meyvelerde en doğru türü bulmalı.
Hayatta tüm riskleri sıfırlama ihtimalimiz elbette yok fakat riskleri minimuma indirecek akılla hareket etmemiz gerekir. Önce bölgenin özelliğine ve risklerine en uygun cins meyvelerin seçimi gerekir.
Bahçelerde ekeceğimiz ürünlerin soğuğa dayanıklılığı çiçek açma zamanı önemli. Bu ilk seçimden sonra soğuk riskine karşı kimyasallarla örtü altı üretimler ile riskleri azaltacak önlemler alınmalı. Bu önlemlerin yanında tarımsal sigorta ile köylünün geliri güvence altına alınmalı.
2025 Yılı köylülerin erken meyvelerin soğuktan etkilenmesi nedeni ile çok büyük kayıpları oldu. Bu tür kayıpların sık yaşanması insanların meyvecilikte uzaklaşmasına neden olur. Türkiye sebze ve meyve üretiminde dünyada ilk 6 içinde olması hepimiz için gurur kaynağı Hükümetin bu kesimin dertlerine hızlı eğilmesi ve riskleri azaltacak yöntemleri ortaya koyması gerekir.
Ülkemizde muhalefetin mağdur kesimlerin sorunlarına çözümleri ortaya koyması gerekir. Demokraside insanlar çözüm üreten çözüm yollarını gösteren, problemleri çözen insanları destekler.
Üretim yapan ümidini toprak ananın verdiğine bağlayan, eli nasırlı mükemmel insanların değerini bilmeliyiz. Köylü gördüğümüz de üreten gördüğümüzde onları desteklemeli bağrımıza basmalıyız.
Ülkemizin bundan sonraki yıllarda da mevsim normalleri dışında ki soğuklarla karşılaşacağını bilerek bilim ışığında tüm önlemleri almalıyız diyor. Akılla hareket edenlere ve üretenlere saygılar sunuyorum.
