Bu ülkede birçoğumuz maalesef samimiyet sınavından geçemiyor, menfaat için kılıktan kılığa giriyoruz. Samimiyetin olmadığı ortamda güven duygumuz zayıflıyor, huzur bulamıyoruz.
Cemaatler, siyasi partiler, takım taraftarları, hangi guruba bakarsak bakalım, insanlar adaletten uzak, duygusal veya menfaate dayalı kararlar veriyor, doğrudan yana tavır koyacak karakterli insan görüntüsü veremiyor.
İnsana güven veren, huzur duymasını sağlayan, yaşama bağlayan ana duygu, insanların adaletli olduğuna inanmasıdır.
Çevresinde adaletli insanın az olduğuna inana kimse, kendini güvende hissetmez. Güvende olmayan insanlar ya cemaatlerin veya mafya bozuntularının kucağına düşer. Ülkemizde beş para etmez İslam’la bağdaşmaz elli defosu olan, sıradan insanlar cemaat lideri olarak taraftar topluyor, insanlarımız beynini bu uyduruk liderlere kiralıyorlarsa, bunun temel nedeni, insanların kendini güvende hissetmemesidir…
Ülkemizde bir cemaat mensubunun yanında, diğer cemaat lideri ile ilgili aleyhte bir olayı anlatın. Hemen destek veriyor, doğru diyorsun deyip o da 3-5 tane defoyu İslam’la bağdaşmaz hareket veya eylemi anlatıyor. Arkasından kendi mensup olduğu cemaatle ilgili bir eleştiri yapın. Hemen şahit olacaksınız çok kattı bir savunma yapıyor veya bu olayı hiç duymadım bilmiyorum yalanına sarılıyor.
İnsanımızın bugün su kadar, ekmek kadar karakterli insana ihtiyacı var. İnsanın yaşamdan tat alabilmesi, güven içinde yaşayabilmesinin ana şartı, her şartta doğruyu söyleyen, içi dışı bir, asla yalan söylemeyen insanların sayısının artmasına bağlı.
Millet -devlet birlikteliğinin güçlenmesi, insanların mazlumlara sahip çıkması birçok güzel olayın gerçekleşmesi güven içinde büyüyen, yalan söylemeyen, bir gençlik yetiştirmemiz ile orantılı.
CHP’nin Sinan Ateş’in öldürülmesine karşı ortalığı ayağa kaldırması, olayın sonuna kadar gidilmeli ifadeleri, takdir edilmeli. Fakat Sinan Ateşi savunurken, mükemmel akademisyen olarak tanıtma isteği, sanki çok hayranlarmış gibi takdim etme çabaları, samimiyetsiz ve sadece çıkar devşirme hevesinde olduklarını gösteriyor.
Bu samimiyetsizlik maalesef CHP’ye has bir durum değil. AK Partilide kendilerine siyaseten zarar vereceklerini varsaydıkları yanlışların üzerine gitmiyor, yanlışları üstünü örtüyorlar. Karakterli insan her şartta hakkı savunan insandır.
Cemaatlerden bu konuda bir şey beklemek zaten makul değil. FETO, yani ABD’nin finoları soruları çaldırırken, milyonlarca karakter yoksunu başkalarının hakkını yedi. Birde milleti iç güç sahibi yapıyorlar diye onlara dua eden aklı kısalar vardı.
Toplum; dürüst olanları, yalan söylemeyenleri, hak yemeyenleri destekler ve karakterli, düzgün, yalan söylemeyen çocuklar yetiştirir isek, o zaman karakterli insanlar inisiyatifi ele alır, düzgün, huzurlu bir ülke oluruz diyor, her şartta doğruyu söyleyenlere saygılar sunuyorum.
