Atatürk yokken 16 imparatorluk kurmuş bir milletin ayakta kalmasını kişilere bağlamak ne kadar öz güven kaybettiğimizin açık delilidir.
Türkler İslam’dan önce Çinlilere Çin seddini yaptırmış bir millettir. Avrupa’da Batı Hun İmparatorluğunu kutmuş Selçuklulardan sonra her beylik hemen devlet yapısına geçmiş, sonra Osmanlı İmparatorluğu ile üç kıtaya hükmetmiş bir milletin torunları nasıl bu kadar ezik duruma düştü gerçekten anlamakta zorlanıyorum.
Şu konuda hepimiz anlaşmalıyız. Atatürk bir Osmanlı askeridir. 1. Dünya savaşında çok cephede savaşmamıza rağmen Anadolu’daki azınlıklar uzaklaştırılmış ve Anadolu o günün şartlarında işgal altında kalması imkânsızdır.
Atatürk olmasa yine bir mert çıkar liderlik yapar ve Anadolu’da bir Türk devleti kurulurdu. Devletin yapısı farklı olurdu diyene çok diyeceğim yok. Cumhuriyet döneminde insanları zorla Avrupalı yapma zorlamaları olmasa Anadolu insanı bu günkü yapısına 40 yıl önce gelirdi diye düşünüyorum.
Cumhuriyetin ilk yıllarında şapka kanunu dâhil, birçok zorlama ülke insanının yönetime direnmesine neden oldu. İnsanlar özellikle bayanlar geleneksel giyimleri ile dışlanmasa, eğitilse, okullara istediği kıyafetlerle gidebilse, birçoğumuzun ninesi eğitimli en azından okuryazar olacaktı.
Cumhuriyet dönemi çocuklarının çok azı okuryazar olabildi. Hele kız çocukları hiç okula gönderilmedi desek yalan olmaz. Toplumu köyde tutma çok yanlıştı. Toplumun % 85 inin kırsalda yaşaması ülkenin gelişiminin önündeki en büyük engel oldu.
Bir ülkenin gelişmesini istiyorsanız toplumu köyde tutamazsınız. 1980 yılında dahi toplumun % 50 si köylüydü. Bir köylünün sadece bir müşterisi vardı. Bu durum o ülkenin fakir kalması için yeterlidir. Mao ülkeyi zenginleştirmek için köylüleri zorla şehre getirirken bizim toplumu köyde tutma sevdamız dünyayı algılamadığımızın açık delilidir.
Ülkemiz 1950 yılına kadar, Osmanlı döneminde 1911 de üretime başlayan Darıca Aslan çimento fabrikasının üretimini geçemedi.
Ülkenin gelişimine katkısı olamayacak sigara fabrikaları ve şarap fabrikalarının öncelemesi de sorgulanmalı. 1933 yılında kurulan Sümerbank’ın Osmanlı döneminde çalışır durumda olan İzmit Hereke Halı fabrikası, Haliç bez fabrikası yine 14. Yüzyıldan beri var olan Şile bez fabrikalarının devriyle kurulmuşken sanki 1933 yılında onlarca üretim yeri kurulduğunu sanan insanlar var.
Ülkemizde artık her şeyi daha özgür daha rasyonel değerlendirme zamanı geldi ve geçiyor. Bazı eziklerin, Cumhuriyetin ilk yıllarında yeni sistem otursun diye suçlanan Osmanlıyı kötüleme hastalığından kurtulamadığına şahit oluyoruz.
Biz İmparatorluklar kurmuş bir millet olarak kendimize ve Türk milletine güvenmeliyiz. Asla hiç kimseyi kurtarıcı ilan etmeden bu milletin her zor zamanda lider çıkaracağını bilmeli ve Atatürkle de, Osmanlı ile de gururlanmalıyız diyor, Türk milletine ve kendine güvenenlere saygılar sunuyorum.
