https://www.elazigharputgazetesi.com/files/uploads/user/98da8504415f24bc2b36734096000875-7dc0ef7b5d569489766f.png
Av. İrfan SÖNMEZ

Şeyhefendi'nin rüyasındaki Türkiye

23-01-2024 12:43 1530 kez okundu.

İsmail Kara'nın günlük yazı ve röportajlarından oluşan kitabının adı bu. Kitap, yıllar önce çıktığında "Şeyhefendi'nin rüyasından dolayı büyük ilgi görmüş, köşe yazılarına konu olmuştu. Dolayısıyla böyle bir kitabı bahis mevzuu edince  rüyayı ihmal etmek olmaz. 

2.Abdülhamit döneminde Şeyhülislamlık'ta görev yapmış Şeyh Rahmi Baba 1930'lu yıllarda şeyh ve halife arkadaşlarını gizlice Anadolu'nun bir kasabasına davet eder. Amaç, Mustafa Kemal rejiminin yıkılması için "Kahriye" okumaktır.Davet kabul görür, lakin Kahriyenin okunacağı sabaha yakın Şeyh Efendi bir rüya görür. Rüyada bir dünya haritası, haritanın başında  Hz.Peygamber,  insanların önünde dünyayı yeniden taksim ediyor.Etrafına şunu şuna, bunu buna verin diye emirler veriyor.Gazi,Trakya gibi bir yerde yüzü efendimize dönük olmayarak mahcup ve tedirgin bir durumda beklemektedir. Sıra Türkiye'nin kime verileceğine gelir, Şeyhefendi'nin heyecanı doruktadır:Peygamberimiz yüzünü çevirmeden, eliyle işaret ederek "burayı da şuna verin" buyururlar.Burası Türkiye, şu dediği de Mustafa Kemal'dir. Rüya üzerine Şeyhefendi ve arkadaşları "Kahriye" okumaktan vazgeçer,herkes memleketine döner, çünkü Türkiye'yi Mustafa Kemal'e veren Peygamber'dir,onun hükmüne karşı çıkmak mümkün değildir.(s.16) 

İslam bilginlerine göre rüya ile amel edilmez, ancak tasavvufta rüyalar muhatabı için büyük önem taşır,bilgi kaynaklarından biri olarak kabul edilir. 

Kitap'ta, 90'lı yılların Türkiye'sinde İslami çevrelerde konuşulan hemen her konuya temas edilir. Odak noktası İslam,İslamcılık, Hilafet,İslam dünyasının içine girdiği düşünce krizidir.Yazar, günlük tartışmaların peşinde koşmak yerine kökleri tarihte olan bir büyük geleneğin izini sürer.Bizi,biz üzerinden inşa etmeye çalışır. Farklı din ve medeniyetlerin çocuğu olan düşünceleri süzgeçten geçirmeden bize aşılamanın sonuç vermeyeceğini,İslamsız hiç bir projenin başarıya ulaşmayacağını söyler.  Cumhuriyet döneminin din adamlarının Cumhuriyete karşı tutumlarından örnekler verir. Mesela Said Nursi 19 Ocak 1923'te Mebuslara Beyanname"  başlığı ile bir metin yayınlar. Bu metinde Meclis'in saltanatın görevini devraldığını, hilafet görevini de  vekaleten deruhte etmez, milletin dini ihtiyaçlarını karşılamazsa milletin mana-yı hilafeti bir isim,resim veya bir lafza vereceğini, bu durumda  "Meclisin elinde bulunmayan ve Meclis tarikiyle olmayan öyle bir kuvvet(Hilafet kuvveti) inşikak-ı asaya(iktidarın ayrılmasına) sebebiyet verecektir.İnşikak-ı asa ise "Toptan Allah'ın ipine sarılınız" ayetinin zıddıdır.(s.27) Yazar'a göre daha hilafet kaldırılmadan, Nursi bu beyanı ile Hilafet gücünün, meclisin şahsı manevisinde olması gerektiğine işaret etmiştir. 

Çalışmada bir dönemin önemli simaları adeta bir sıra halinde önünüzden geçer. Cumhuriyetin ilk yılları ve tek parti döneminde yaşananlar onların mücadele ve hikayeleri üzerinden aktarılır, Ahmet Hamdi Akseki',Şeyh Selim, Şeyh Abdulaziz Bekkine, Süheyl Ünver, Mehmet Akif,Osman Nuri Ergin,Nurettin Topçu ve İsmet Özel  gibi isimlerden örnekler verilir.  

Din eğitimi, Tevhid-i tedrisat, medreselerin kapatılmasının dini hayat ve bilgi edinme konusundaki etkisi tartışılır. Kara'ya göre, Diyanet İşleri Başkanlığı -dini kontrol altında tutmak, dini hayatı dizginlemek için kurulmuştur. Bundan hareketle tevhid-i tedrisat eleştirilir. Medreselerde din eğitiminin verildiği, milli eğitim bünyesindeki okullarda verilen eğitimin teknik manada din eğitimi olmadığı anlatılır.(s.117) Tevhid-i tedrisatı eleştirirken, mektep-medrese farklılaşmasının çatallaştırıp, giderek zıt temayüllere sürüklediği eğitim sisteminden şikayet eder." 

Çatallaşma ve zıtlaşma diyerek, Tevhid-i Tedrisat'a eleştiriler yönelten yazar, tevhid-i tedrisat öncesi eğitim sistemi için;"Hangi mesleğe,meşrebe ve zümreye mensup olursa olsun  insanların 4 yaşından itibaren birbirine çok benzer bir dini eğitimden geçtiğini görmek mümkün.Şehirlerde sıbyan mekteplerinin,küçük yerleşim birimlerinde dersanelerin,hemen her yerde medreselerin mimari özellikler,kullanım teknikleri itibarıyla benzeştiğini,eğitim tarzı,derslerin muhtevası,hatta eğitim kültürü açısından yeknesaklığı çağrıştıracak ölçüde bir bütünlük ve ayniyet taşıdığını biliyoruz,"der.(s.115) Bu ifadeden anlaşılması gereken tevhidi tedrisattan önce de eğitimde bir standardın, bir birliğin olduğudur. Aslında tevhidi tedrisatla yapılmak istenen de eğitimde birliği sağlayıp, belli bir çizgiyi oturtmaktır.Ama bu yapılırken geleneksel eğitim kurumlarının müfredatından uzaklaşılmış, yeni düzenin hedeflediği yeni insan tipini oluşturmaya yönelik yeni bir muhteva oluşturularak, din, eğitimin odak noktası olmaktan çıkarılmıştır.Eğitimde birliğin sağlanması doğru, lakin kök değerlerin ihmal edilmesi sistemle halk arasındaki uçurumun nedeni olmuştur.Günümüzde din eğitimi bilgilendiren ama dindarlaştırmayan bir eğitim biçimidir. Medreselerin sadece din eğitimi ekseninde değerlendirilmesi,bu okullarla ilgili doğru hüküm vermeye yetmez.Böyle bir analiz, eğitimi din eğitimine indirgemek anlamına gelir.Bu müesseselerin toplumun öteki ihtiyaçlarına cevap verecek bilgileri ne kadar verdiği, ne kadar şimdiki zamanda olduklarının,yahut şimdiki zamana hitap ettiklerinin de tartışılması gerekir. 

Kara, bazı İslamileşme çabalarına şüpheyle yaklaşır. Bunun bir nevi kontrollü enerji boşaltma çabası olduğunu söyler: Buna 90'lı yıllarda Türkiye'yi ziyaret eden Fransa Eski Dışişleri Bakanı'nın,"Yumuşak bir İslami idarenin Türkiye ve İslam ülkeleri için katı laiklikten daha elverişli olabileceğine dair sözleri ile Bir Pakistanlı araştırmacının kendisine söylediği" Önümüzdeki yıllarda görüntü olarak Özal'dan daha Müslüman birine Türkiye ihtiyaç duyabilir, şeklindeki sözlerini örnek gösterir.(s.137) İç dinamikler yerine dış dinamiklerden kaynaklanan bu tür girişimlerin kontrol ve yozlaştırma amaçlı olduğunu düşünür. Oliver Roy'dan hareketle, ayakları bir yere ve toprağa basmayan,kendi bağlamından ve kültür kaynaklarından koparılmış,diyelim ki enternasyonalist ve küreselleşmeci hiç bir hareketin başarılı olma şansı olmadığını söyler. 

Yazar,demokrasiye karşı ılımlı bir yaklaşım sergiler.Bunun nedeni biraz da çoğunluğun din ve geleneğe bağlılığına duyduğu güvendir:Şöyle der:"Nerede olursa olsun demokratik hareketler,o toplumun o toprağın sahip olduğu şeyleri öne çıkarır.Türkiye'de de bu İslam'dan başka bir şey olamaz.Yani demokrasinin önüne konulan engeller aynı zamanda İslam'ın önüne konmuş engellerdir.(s.253) Peki nasıl bir demokrasi? Kara, bunun da cevabını,"İslam kültürü içinde anlaşılabilecek bir demokrasi" olarak verir ve ilave eder,"Türkiye kendini merkeze almadıkça hiç bir şey üretemeyecek toprağın adıdır."(s.300) Türkiye'de hiçbir fikri grupta gerçek bir demokrasi arayışı yoktur,ancak demokrasi istismarcılarının varlığından söz edilebilir. 

Yazarın İslamcılığa bakışı da farklıdır. Ona göre İslamcılık modernleşmenin bir ürünüdür.Batılılaşmanın bütünüyle reddi yerine onun nasıl içselleştirilebileceği ve İslami, dini bir çerçeveye oturtulacağını hedefler.(s.288)  19.yy'ın ikinci yarısında ortaya çıkmış bir ideolojidir.İslam dünyasındaki gerileme ve çöküşü engellemeyi amaçlayan bir kurtuluş ve ilerleme hareketidir.(s.342) Devam eder:"bana göre der, bana göre 19.yy'dan bu yana İslamcılar da dahil,modernleşme,Batılılaşma taraftarları esas itibarıyla İslam'la mücadele ediyorlar.(s.343) Yazar,İslamcılık,siyasal İslamcılık ayrımını kabul etmez.Siyasal İslamcılık kavramın ilmi olmadığını, İslam dünyasındaki hareketlerin  içini boşaltmayı ve onları mahkum etmeyi amaçladığını belirtir.(s.354) 

Kara, İslam devleti kavramını sorunlu bulur, Mısır'da ortaya çıktığını  ve Türkiye'de karşılığı olmadığını ifade eder."Türkiye'de İslamcılığın değil,Müslümanlığın ciddi bir olgu" olduğunu belirtir.Bu bağlamda Milli Nizam Partisinden itibaren ortaya çıkan,MSP,RP gibi partileri de kadrajına alır. Önce sorar: " MNP gerçekten İslamcı bir hareket miydi, yoksa Türkiye'de fiili ve potansiyel olarak varolan İslam meselesini,sınırları iyi-kötü çizilmiş bir alanda dizginlemek veya gücünü zayıflatmak için mi gerçekleştirildi?" Cevabını yine kendisi verir: "Türkiye'de İslami endişe sahipleri,Milli Nizam Partisi ile birlikte sistemin daha bir parçası oldular."(s.371) RP ve Milli Görüş ile ilgili de benzer tespitler var. Çalışma, 90'lı yıllarla 2001 yılının başını kapsadığı için Yazar AKP ile ilgili ancak şunları söyleyebiliyor: "Kuruluşunda kulak kabartmamı gerektirecek  herhangi bir şey söylemedi, herhangi bir tavır sergilemedi. Sergileyecek mi? Bir beklentim yok fakat ciddi şüphelerim var" (s.382) Kara'nın bu 22 yıllık tecrübeden sonra AKP ile ilgili ne düşündüğünü doğrusu merak ediyorum.Galiba bu sorunun cevabı yine kitabın içinde yatıyor:"Gerçek manasıyla dindarlığın aktüel siyasetle çok rahatlıkla yan yana yürüyebileceğini düşünmüyorum.Tarih boyunca da yürümemiştir.Onun için dindar bir insanın politika yapması kuru bir dava değil de bir gerçeklik ve sahihlik taşıyorsa, bu ancak yüksek fedakarlık ve dava aşkıyla gerçekleşebilir."(s.362) Bugün o sahihlik ve samimiyetten bir eser görünmüyor? Güç temerküzü ve ikbal hırsının un ufak ettiği, inançlarını politikaya kurban etmiş, söz ve söylemden başka İslam'la ilişkisi kalmamış, bugünü dününe yabancı insan enkazlarıyla karşılaşıyoruz. 

Kara, ülkemizin özellikle İslam/İslamcılık konularında önde gelen düşünürlerinden biri. En önemli özelliği,etiketine bakmadan İslami/gayri İslami oluşumlara eleştirel yaklaşımıdır. Kitabının özellikle röportajlar bölümü doyurucu tahlil ve tespitlerle dolu. Onun şu tespitine katılmamak mümkün mü? " insanlık tarihi tecrübesi bize açıkça gösteriyor ki yeryüzünde hiç bir millet,hiç bir siyasi varlık,kendisi olmaktan çıkarak var olamaz,"(s.383) Ya kendimiz olacak, dışarıdan aldıklarımızı kendimizleştirecek yahut başkalarının kazanında erimekten kurtulamayacağız. 

Neler Söylendi?

DİĞER YAZILARI İhtiras aklı Çare demokrasi ve adalettir Yargının Butlanı Emevilerin yolunda... Ülkeye başka ortaklar aramak Kurucu önderlikten barış koordinatörlüğüne Din, dünya ve ulema Tom Barract'ın Türkiyesi Buna büyük devlet siyaseti denilebilir mi? Sıradaki kim? Macaristan seçimleri: Hiçbir otokrat yenilmez değildir! Savaşın bir galibi var mı? Kürtleri Apo'nun kucağına itmek, kürdün kürde mektubu Bir yiğit öldü diyeler... Süreci anlamak Bugün ile aramızdaki dün Bilgi ve enformasyon savaşı Din savaşı mı, çıkar savaşı mı? İran'a bakmak BOP'a selam sürece devam Laiklik bildirisi Ver cumhurbaşkanlığını, al istediğini Fenerbahçe- Notthingham maçı ve... Bir kitap ve bir yazarın çığlığı Ahde vefa ve parti değiştirmek Yeni bakanlar: Apo’yla barış muhalefetle kavga Maskeli bölücülük Tarih bize diyor ki… Atatürk'le mücadele ettiğiniz kadar... Terör örgütleri rica ve minnetle dağılmaz! İç cephe İYİ Parti kongresi Suriye'nin üniter yapısı kaldı mı? Bu kafayla mı? Ülgener ve iktisadi çözülme BİR HAYALİN PEŞİNDEN KOŞMAK Yargı yoluyla muhalefet'in CB adayını belirlemek Barış komisyonu Sevr komisyonuna dönmesin! YPG oluşumu kimin eseri? Yılgınlık yok, kimse bu ülkeyi bölemez Zana ve kötü tezahürat Bir ülke nasıl bölünür,nasıl bölünmez? Zindandan çıkamayanlar Ümmet ve millet Bir Kürtleşme hikâyesi; Koç Mehmetler Devlet aklı değil, Apo'nun aklı Sevr'le olmadı, Apo ile deneyelim Dersim isyanı, yalanlar ve gerçekler Trump'ın övgüleri Akrebin iğnesi İspanya'yı mahvettik hadi Türkiye’yi de mahvedelim TÜRKİYE'Yİ HANGİ MODELLE BÖLELİM? Kuzey İrlanda dersleri İran ve eğitim dili Geçmişi kullanma kılavuzu Bir hatıra ve İslam’ı yiyen İslamcılık Tarih ve gerçek Anlayana sivrisinek anlamayana davul zurna… Öcalan için sansür istemek Hainleri ödüllendirmek vatanseverliği cezalandırmaktır Bir fotoğrafın düşündürdükleri… Fevkalenin fevkinde… Milliyetçiliği daraltmak Bu neyin komisyonu? Aç canavara yaltakçılık onun iştahını artırmaya yarar! Devirler değişiyor, güç tutkusu değişmiyor… Kırk beş yıl sonra… Onlar örgütlere ne yaptı biz ne yapıyoruz? Örgütü cesaretlendiren ülkeyi yönetenlerin kullandığı dildir Bu din dili dindar üretmez! Root Zeynus Botnet Satişi ÜST KİMLİK YOK EDİLİRSE… DİN VE MİLLİYETÇİLİĞİN SERMAYELEŞTİRİLMESİ AMACA ULAŞMAK İÇİN HERŞEY MÜBAH MI? Asıl Tehdit Dil birliği olmayınca… Devlet deneme tahtası değildir! Bu bir çürümedir Cumhur’un masasına meze olmak! Düşünmeden konuşmak Komisyon tuzağı Bu yol, yol değil! Lübnanlaşma ve kota siyaseti Tarihten ders almak: Peru Aydınlık Yol Örgütü ve biz Terörsüz Türkiye’ye evet, milli devlete suikasta hayır! Onlar ne yaptı biz ne yapıyoruz? Kahrolsun metan gazı! Değişen Öcalan değil… Başbağlar’da… Bu mudur devlet aklı? Devlet aklı kimin aklı? Uyanın ey Mısırlılar! Adalet yoksa… İslam, demokrasi diktatörlük Öcalan’ın sözcüleri… Apo’nun peşinde kurtuluş aramak İran dersleri Yeni bir despot liderler çağı Bir işkence biçimi olarak cezaevinden cezaevine sevk Cübbeli cehalet Adalet gecikir ama asla şaşmaz Dini söylemin insanileştirilmesi Dil meselesi ve Özgür Özel Emri hak vaki oluncaya kadar… Devlet aklı mı? Çıkar aklı mı? CHP’ye operasyonlar neyi hedefliyor? Müslüman sokağında demokrasi PKK bahane Hani tasfiye şartsızdı? Endişe etmekte haksız mıyız? Yeni Belediyeler Yasası, Niçin? PKK aslında ne demek istedi? Bir gün milliyetçileri ikna ederlerse… Denetimsiz güç ve yozlaşma Turpun büyüğü Kıbrıs’ta Yolsuzluk ve hukuk Muhalefeti susturmak Terörsüz Türkiye neyin bahanesi? Sorunun adını doğru koymak! Sevr’e Dönüş AKP kime hizmet ediyor? Allah adına konuşmak Bahçeli’nin anayasa çağrısı Memlekete Apo lazımsa… Bir adalet sorunumuz yok mu? İmamoğlu’nun diploması İspanya örneği üzerinden spekülasyon Deizm ve inkara giden yol Terörü bitirmenin karşılığı egemenliği paylaşmak olmamalıdır Kabileleşmeyi kim istiyor? İlk izlenimler AKP kongresi: Her şey bir defa daha seçilmek için ÖRGÜT’ÜN GİZLİ MECLİSİ DTK VEYA HDK HÜDAPAR ve DEM, madalyonun iki yüzü Devletle AKP’yi ısıttık, şimdi sıra milliyetçilerde… BAKLAYI AĞIZLARINDAN ÇIKARDILAR. ÖCALAN DEĞİŞMEDİ, BİZ DEĞİŞTİK. Millet düzelmedikçe hiç bir şey düzelmez! Adaleti yıkmak Diktaya giden yol! Kolombiya ne yaptı biz ne yapıyoruz? İki Dillilik Terör ve ayrılıkçılık üzerine bir çalışma Barzani'den akıl almak Esas amaç terör mü, yeniden seçilmek mi? Bu seviye ile aleme nizam vermek Terör yoluyla millet inşası Grup hakları üzerinden tartışma olmaz! Ağla ey halkım Özür diliyorum Yirmi iki yılın öğrettikleri Silahsız militanlar Suriye’nin bütünlüğü; iki tutum Ezberlerimiz değil gerçeklerimiz var Öcalan umut etme hakkından yararlanabilir mi? Sarıklı sakallı BOP Suriye dağılırken Fanatizm HER ŞEY OLUP BİTTİĞİNDE GERİYE NE KALACAK… Yeryüzünün lanetlileri Eğri cetvelle düz çizgi çizilmez! Çaresiz değiliz Bu günah hepimizin... Vatan, millet, din, iman eşittir Erdoğan Her yanlış hamle bölücülüğe hizmet eder Kim kazandı? Kaybeden yine millet Milli felakete doğru Bir devlet aklı var mıydı? Birliğe çağrı Apo’yu paşa yapalım mı? Hırsın dini var mı? Yeni bir çözülme süreci mi? Paralel din İsrail üzerinden iç politika Sinan Ateş dosyası ve tehdit siyaseti Lübnan dersleri ve milletin çeşitliliği Yapıcıoğlu’nu kim konuşturuyor? Siyasette tutarlılık ve inandırıcılık Teğmenlerin yemini Yargıtay’ın ziynet kararı ve düşüncelerimiz Malazgirt neyin aleti? Cami ve siyaset Siyasi ahlak ve milletvekili transferi Dava ahlakı olmayınca Stratejisiz muhalefet Haniya suikastı Ahlaksızlığa çağrı! Tarikat, hakikat ve yalan Nasıl bir ülkücülük? SEKİZİNCİ YILINDA 15 TEMMUZ Sorumluluktan kaçmak Alın size muhacir Cevabı verilmeyen soru Havanda su dövmek Nasıl bir tanrı idraki? Gerçek bir yumuşama mümkün mü? Kayyım ATEŞ CİNAYETİ VE BİR ZİHNİYET ANALİZİ Ruanda ile turizm anlaşması mı? Düşman ve düşmanlıklardan beslenmek Özgür Özel nereye koşuyor? Zaman mekân ve din algımız Yargı bağımsız mı gerçekten? Sinan Ateş iddianamesinin söyleyemedikleri Erdoğan, Özgür Özel görüşmesi İYİ Parti kongresi, Akşener’in vedası Hak'ka batılı karıştırmak Şimdi milliyetçilik yapma zamanı Dil üzerinden bölücülük Balkon konuşmasının satır araları Milliyetçiliğin özlü bir tarihi Ahlaksız siyaset kaybetti Kazanan demokrasidir Tony Blair'in yolculuğu Kazanan milliyetçilik olmalı Bir terör saldırısının düşündürdükleri Asıl tehdit bu siyaset tarzıdır Ülkücülük yağmalanırken Yerlikaya ve mafya operasyonları Bülbülü öldürmek DEM üzerinden milliyetçilik Biz seyrederken yahut siyasi münafıklık Mülakatlar ve iktidar Korkuları yönetmek Milliyetçilik ve İslam Sisi ile barış Montaigne haksız mı? Zana ve Ahmet Türk’ün çağrısı İslam düşüncesi ve ikbal Enkazdan oy çıkarmak! Aynı kaba tükürmek Düşün artık yargının yakasından Uluslararası Adalet Divanı’nın İsrail kararı Sinan Ateş dosyası neyi bekliyor? Terörle mücadelede söz birliği ve kararlılık Deizm ve Kuran SULTAN DİNİN İKİZ KARDEŞİ OLUNCA Şehitlerimize dokunmayın! Dağın sözünü meclise taşımak Kabuk bağlamış yaraları deşmek ŞEHY SAİD ARAP'I SEVMEK YAHUT SEVMEMEK Kuyu ve külhan YUNANİSTAN ZİYARETİ İYİ Parti’nin kararı MİLLİYETÇİLİK VE MODERNİZM Atatürk Demirtaş’a selam gönderir miydi? Türkiye'de din anlayışında değişim süreci Yargı bağımsızlığı ABD/İsrail yapımı soykırım CHP’de yeni dönem Meclisin imkanlarını milletin aleyhine kullanmak! Kurtuluş paradoksu NİCE YÜZ YILLARA İslam düşüncesinin siyasal ufku Irak, Suriye, Libya ve Filistin, ya sonra?  Para ve Faiz FİLİSTİN,İSRAİL,BATI’NIN İKİ YÜZLÜLÜĞÜ Hamas'ın saldırısı ve Filistin sorunu Öz vatanda sığınmacı olmak AİHM kararları ve çifte standart Mafya ile mücadele Tek dil, bütünleştirir Edepsizliğin dini yoktur!  Cabiri; yeniden yapılanma -2 Bölünme Anayasası DAĞINIK MUHALEFET BİN DOKUZYÜZ YETMİŞ SEKİZ Tarihi parçalamak İtaat ve itaatsizlik üzerine Milliyetçiler nasıl birleşir? Milliyetçilerin birliği Cabiri ve yeniden yapılanma BAHÇELİ’NİN İTTİFAK ÇAĞRISI Çürüme Yerel seçimlere doğru, ittifak mı, tek başına mı? İSLAM VE SİYASET Hukuk olmadan ekonomi düzelmez! VATANDAŞ NEREDE, MUHALEFET NEREDE? ZAM YAĞMURU VE ALDATMA USTALARI İslam, demokrasi ve Türkiye Bu kafayla mı? KAYBETME PSİKOLOJİSİ İLE SEÇİM KAZANILMAZ Fransa’dan ders almak MERDAN YANARDAĞ, ÖCALAN İYİ PARTİ KONGRESİ VE YENİ SİYASETİN İPUÇLARI Bir kitap ‘Popülizmin küresel yükselişi’ Dini cehalet ve fanatizm Sorunumuz din ve milliyetçilik satanlardır 14 MAYIS SEÇİMLERİ VE BATI BİZ PKK'YA BAKARKEN... Yeni hükümet ve beklentiler Suçlu sadece muhalefet mi? Gyges'in yüzüğü yahut bağımlı yargı BİR HATIRA:GÜN SAZAK'IN ARDINDAN Geleceğini başkalarının ellerine bırakan toplum Anketler ve sonuçlar TARAFIMIZ BELLİ! Ayrıştırma siyaseti yerine birleştirme siyaseti Türkiye değişim istiyor AKP giderse... Milliyetçiler birleşiniz! Zamansız söz kime yarar EKONOMİK KRİZ,MİLLİYETÇİLİK VE AYRIŞMA Enfokrasi Testi kırıldı Akşener ve Altılı masa DAHA SORGULAMANIN ZAMANI GELMEDİ Mİ? Zaman daralıyor AFET BÖLGESİ, KADER-TEDBİR Deprem, Hatay ve Sığınmacılar Acımız büyük Büyük felaket Akşener ne diyor? Ortak politikalar metni, bir iktidar sıçraması Her seçim İmralı KARNE HEDİYESİ Bu sese kulak verilmeli FAY HATLARI ÜZERİNDE SİYASET Tutukluluk ve siyaset SİNAN ATEŞ'İN YAKTIĞI ATEŞ Yeni bir milliyetçi sıçrama ŞİDDET KÜLTÜRÜ Robotların duyguları yoktur! Tepkileri toplumsallaştırmak Seçilmiş travma Akşener’in suçu! Sosyal medya ve seçimler HERKES İÇİN ADALET Mahkeme kararı ile Kılıçdaroğlu’nun önü açıldı Yargı’nın intiharı ÇOCUK İSTİSMARI, STRATEJİSİZLİK ASKERİMİZ FAKİRDENDİR POST KAVGASI DEĞİL,VATAN KAVGASI Seçmenle duygusal ilişki kurmak YALANLA AVUNMAK Telafisi olmayan bir seçim Parti kapatma: Hukuk ve siyaset Sisi, Esat, muhalefet Parti kapatmak HDP, HANGİ MASANIN ALTINDA? HDP ile görüşme YERLİ VE MİLLİ OTOMOBİLDE SORULAR Suçlu bulundu: Türklük SİYASÎ İSTİKRAR VE GÜNDEM Kapanmış yarayı deşmek Fakıbaba, erdemli siyaset SİYASETÇİNİN BAŞARISI NE İLE ÖLÇÜLÜR? SEÇMEN EĞİLİMLERİNİ ANLAMAK Demokrasi ne ile var olur? YORUMA AÇIK OLMAYAN NAS BUDUR! BİZDEN Mİ OLSUN, ONDAN MI OLSUN? Bu kafayla terör bitmez! Sığınmacı sorunu, biz ve ABD SİYASİ NEZAKET VE CHP AHLAK KRİZİ Anketler ne diyor? İttifak ve nezaket Selçuklunun Osmanlının torunu, cumhuriyetin çocuklarıyız... Adaylık tartışmaları CUMHURBAŞKANI KİM OLMALI? YA HUKUK DEVLETİ YA YOLSUZLUK DEVLETİ KAFALAR DEĞİŞMEDİKÇE TARİH ÜZERİNDEN KUTUPLAŞTIRMA İMAM HATİPLER VE ŞARKICI GÜLŞEN EKONOMİK SORUNLARI ÇÖZECEK KADRO Doğru aday, kazanacak adaydır Keskin dil barış getirmez PARTİLER, İHTİMALLER