https://www.elazigharputgazetesi.com/files/uploads/user/98da8504415f24bc2b36734096000875-7dc0ef7b5d569489766f.png
Av. İrfan SÖNMEZ

Enfokrasi

13-03-2023 21:11 3092 kez okundu.

Dünya hızlı bir dönüşüm yaşıyor.Son elli yılda iletişim teknolojisinde akıl almaz gelişmeler yaşandı. Bilgi çağı, iletişim çağı adlandırmaları bu dönüşümün sonucuydu. İnternet, dünyayı bir tuşluk mesafeye indirdi. Avuç içi bir bilgisayarla artık dünyayı eş zamanlı olarak takip etmek mümkün.

İletişim çağının en önemli aracı enformasyondur. Zira algoritmalar ve yapay zeka kullanılarak enformasyonun işlenmesinin sosyal, ekonomik ve politik süreçler üzerinde belirleyici etkisi olduğu biliniyor. Belli amaçlara uygun hale getirilmiş enformasyonun belirleyici olduğu tahakküm biçimine enformasyon rejimi deniliyor. Bu tip rejimlerde sömürülen bedenler ve enerjiler değil, enformasyon ve verilerdir. 
Enformasyon rejimleri ile disiplin rejimleri arasındaki fark tam da bu noktada ortaya çıkıyor. Disiplin rejimleri, insanı bir makineye dönüştüren  uysal bedenler üretir. Uysal bir beden,boyun eğdirilebilen,sömürülebilen,dönüştürülebilen ve mükemmelleştirilebilen bedendir. Kapitalist toplum açısından her şeyden önce önemli olan, biyolojik,somatik, bedensel olan, yani biyopolitikadır. Biyopolitik rejimlerde, bedenler  bir estetik ve fitness nesnesi olup  güzellik endüstrisi tarafından ele geçirilmiştir. Sistemin verimliliği, sakinlerinin sürekli gözetlendiklerini hissetmelerine bağlıdır. George Orwel'in "1984'ündeki"  gözetim devleti böyle bir devletti.  Big Brother'in işlevi bu gözetlenme duygusunu yerleştirmekti
Oysa enformasyon rejimleri bedenlerle değil insan psikolojisi ile ilgilenir. Psikopolitika yoluyla psychenin(ruh) kontrolünü ele geçirir.Gözetleme ve kontrol iletişim ağları üzerinden yapılır.Dijital enformasyon, iletişimi gözetime dönüştürür.Ne kadar çok veri üretilir ve iletişim kurulursa gözetim o kadar verimli hale gelir. Bir gözetleme ve  teslimiyet aygıtı olarak cep telefonu,özgürlük ve iletişimi sömüren bu aygıtlardan biridir.
Enformasyon rejiminde insanlar gözetlendiklerini değil,özgür olduklarını hissederler. Egemenliği güvence altına alan da bu özgürlük duygusudur. Özgürlük ve gözetimin birleştiği momentte tahakküm kusursuz hale gelir. Rejim şeffaflıkla işler. Şeffaflık enformasyon rejiminin görselleştirme politikasının adıdır ve  her şey enformasyon olarak mevcut olmalıdır  mantığına dayanır. Bu rejim biçiminde aslında özgür olan insanlar değil, enformasyonlardır.Gerçekte insanlar,enformasyonun esiridir. İletişim kurup enformasyonlar üreterek kendi kendilerini zincire vururlar.
Disiplin rejimleri ile enformasyon rejimlerinin tahakküm metotları farklıdır.Disiplin rejimlerinin zorlama ve yasaklama yöntemlerine  karşı, enformasyon rejimlerinde olumlu teşvikler söz konusudur. Özgürlük bastırılmaz, sömürülür.Baskıcı iktidarın yerini, komuta etmeyen aksine fısıldayan, buyurmayan ama dürten, yani davranış kontrolünün incelikli araçlarıyla iteleyen akıllı bir güç alır. Gözetleme ve cezalandırma yerini motivasyon ve optimizasyona bırakır.Enformasyon yoluyla  rol madeller, Influencerler(etkileyici kişi) oluşturulur.Genç takipçiler,influencerların günlük yaşamda tükettiklerini iddia ettikleri ürünleri satın alarak birer mürit halini alarak  onların hayatına iştirak ederler. Böylelikle takipçiler bir dijital şükran ayinine katılmış gibi olurlar. 
Bu yöntemle kendimizi ölümüne gerçekleştirirken aynı zamanda ölümüne de tüketiriz. Artık tüketim ve kimlik iç içe geçmiş, kimliğin kendisi bir meta halini almıştır. Bu bir nevi totaliterliktir, verili olanın arkasında bir başka gerçeklik resmetmez, dolayısıyla ideolojisiz bir  totaliterliktir. Bu klasik totaliterizmden farklıdır, klasik totaliterizmde kendini bir lidere teslim eden itaatkar bir kitle vardır. Onları birleştiren bir kitle ruhu söz konusudur. Buna karşın enformasyon rejimi, insanları yalnızlaştırır, tecrit eder, bir araya gelseler bile bir kitle değil, dijital sürüler oluştururlar,tek bir lideri değil, influencerlarını takip ederler. 
Bu noktada elektronik medya insanı ile dijital medya insanını ayırmak gerekir. Elektronik medya bir kitle insanı üretmesi anlamında, kitle iletişim aracıdır.Kitle insanı, yerkürenin elektronik sakinidir.Kimliği yoktur, o hiç kimsedir.Dijitalleştirilmiş medyanın sakini ise, bir "hiç kimse" değildir. Bir profile sahiptir, enformasyon rejimi bireyin davranış profillerini oluşturarak ona hakim olur. Tahakküm kitle iletişim araçlarının propagandası ile değil,enformasyon yoluyla güvenceye alınır. İnsanlar gözetlenmez, eğlendirilir, bastırılmazlar ama bağımlı hale getirilirler. Acı ve işkencenin yerine eğlence ve zevk tahakküm aracı olarak kullanılır. Artık egemen olan, ağ üzerinde enformasyona karar veren kişidir. 
Enformasyonu elinde bulunduranların  siyasi alanı etkileyerek yönlendirmesi ile de ortaya enfokrasi dediğimiz rejim tipi çıkar. Siyasi propaganda, insanların psikografilerine uyarlanmış manipülatif ve sahte haberlerle yapılır.Farklı gruplar, sıklıkla birbiriyle çelişen farklı enformasyonlar alırlar.Halk önemli toplumsal konularda duyarsız hale getirilip, söz hakları ellerinden alınır. İşlenmiş enformasyon kitle iletişim araçlarıyla alıcılara ulaştırılır. Siyaset de kitle iletişim araçlarının mantığına teslim olur. Televizyonda yayımlanan tartışmalarda tarafların sunduğu argümanlara değil, gösterdikleri performansa bakılır. Siyasi yarış bir nevi tiyatrokrasi halini alır. Söylem çökerek yerini gösteri ve reklama bırakır. İnsanlar, belli politikacıları iktidara getirmek için manipüle edilebilen oy veren hayvanlara dönüştürülürler. Bunun için trol orduları tutulur. Belirli hesapların takipçi sayısı yapay olarak şişirilip, bazı görüşlere var olmayan bir fikir gücü kazandırılır.  Böylece  demokrasinin temel ilkelerinden biri olan toplumun kendi kendini gözlemlemesi ilkesini bozarlar.Demokrasi aşılamaz bir enformasyon ormanında kaybolur.Böyle bir evrende demokrasi  veriye dayalı/veri tarafından yönlendirilen bir enfokrasiye dönüşür.
Bu satırların çoğu, Byung Chul Han, "Enfokrasi" isimli kitabından yaptığımız alıntılar. 
Chul Han  adı geçen çalışmasında, dijitalleşmenin demokrasiyi nasıl tehdit ettiğini ve nasıl yeni bir tahakküm biçimi ortaya çıkardığını  ikna edici bir dille anlatır. 
Chul Han'a göre işlenmiş enformasyon ile birlikte hakikat de bir yapı sökümüne uğratılmıştır. Nietzsche'den hareketle şöyle der: Hakikat dürtüsünün kaybolması ve tolumun dağılması birbirine bağlıdır... Hakikat krizinde ortak dünya, hatta ortak dil bile kaybolur.Hakikat,toplumsal bir düzenleyici, topluma dair düzenleyici bir idealdir.Yeni nihilizm enformasyon toplumunun bir septomudur.Hakikat, toplumu bir arada tutan merkezcil bir kuvveti içinde barındırır.Enformasyonun özünde var olan merkezkaç kuvveti ise toplumsal birlik üzerinde yıkıcı bir etkiye sahiptir. Yeni nihilizm, demokrasinin krizine yol açan aynı yıkıcı süreç içinde, söylem çözülüp enformasyona dönüştüğünde ortaya çıkar.Yeni nihilizm, yalanın hakikat olarak sunulması  ya da hakikatin yalan olarak karalanması değildir. Aksine yalan ile hakikat arasındaki ayrımın altının oyulmasıdır... Böylece tüm insani değerler  ekonomik hale getirilerek ticarileştirilmekte toplum ve kültürün yerini meta, meta da hakikatin yerini almaktadır.
Günümüz dijital toplumunu ile siyasetini anlamada çok önemli bilgiler sunan  Byung Chul Han'ın bu önemli çalışmasını hararetle tavsiye ediyorum.

Neler Söylendi?

DİĞER YAZILARI İhtiras aklı Çare demokrasi ve adalettir Yargının Butlanı Emevilerin yolunda... Ülkeye başka ortaklar aramak Kurucu önderlikten barış koordinatörlüğüne Din, dünya ve ulema Tom Barract'ın Türkiyesi Buna büyük devlet siyaseti denilebilir mi? Sıradaki kim? Macaristan seçimleri: Hiçbir otokrat yenilmez değildir! Savaşın bir galibi var mı? Kürtleri Apo'nun kucağına itmek, kürdün kürde mektubu Bir yiğit öldü diyeler... Süreci anlamak Bugün ile aramızdaki dün Bilgi ve enformasyon savaşı Din savaşı mı, çıkar savaşı mı? İran'a bakmak BOP'a selam sürece devam Laiklik bildirisi Ver cumhurbaşkanlığını, al istediğini Fenerbahçe- Notthingham maçı ve... Bir kitap ve bir yazarın çığlığı Ahde vefa ve parti değiştirmek Yeni bakanlar: Apo’yla barış muhalefetle kavga Maskeli bölücülük Tarih bize diyor ki… Atatürk'le mücadele ettiğiniz kadar... Terör örgütleri rica ve minnetle dağılmaz! İç cephe İYİ Parti kongresi Suriye'nin üniter yapısı kaldı mı? Bu kafayla mı? Ülgener ve iktisadi çözülme BİR HAYALİN PEŞİNDEN KOŞMAK Yargı yoluyla muhalefet'in CB adayını belirlemek Barış komisyonu Sevr komisyonuna dönmesin! YPG oluşumu kimin eseri? Yılgınlık yok, kimse bu ülkeyi bölemez Zana ve kötü tezahürat Bir ülke nasıl bölünür,nasıl bölünmez? Zindandan çıkamayanlar Ümmet ve millet Bir Kürtleşme hikâyesi; Koç Mehmetler Devlet aklı değil, Apo'nun aklı Sevr'le olmadı, Apo ile deneyelim Dersim isyanı, yalanlar ve gerçekler Trump'ın övgüleri Akrebin iğnesi İspanya'yı mahvettik hadi Türkiye’yi de mahvedelim TÜRKİYE'Yİ HANGİ MODELLE BÖLELİM? Kuzey İrlanda dersleri İran ve eğitim dili Geçmişi kullanma kılavuzu Bir hatıra ve İslam’ı yiyen İslamcılık Tarih ve gerçek Anlayana sivrisinek anlamayana davul zurna… Öcalan için sansür istemek Hainleri ödüllendirmek vatanseverliği cezalandırmaktır Bir fotoğrafın düşündürdükleri… Fevkalenin fevkinde… Milliyetçiliği daraltmak Bu neyin komisyonu? Aç canavara yaltakçılık onun iştahını artırmaya yarar! Devirler değişiyor, güç tutkusu değişmiyor… Kırk beş yıl sonra… Onlar örgütlere ne yaptı biz ne yapıyoruz? Örgütü cesaretlendiren ülkeyi yönetenlerin kullandığı dildir Bu din dili dindar üretmez! Root Zeynus Botnet Satişi ÜST KİMLİK YOK EDİLİRSE… DİN VE MİLLİYETÇİLİĞİN SERMAYELEŞTİRİLMESİ AMACA ULAŞMAK İÇİN HERŞEY MÜBAH MI? Asıl Tehdit Dil birliği olmayınca… Devlet deneme tahtası değildir! Bu bir çürümedir Cumhur’un masasına meze olmak! Düşünmeden konuşmak Komisyon tuzağı Bu yol, yol değil! Lübnanlaşma ve kota siyaseti Tarihten ders almak: Peru Aydınlık Yol Örgütü ve biz Terörsüz Türkiye’ye evet, milli devlete suikasta hayır! Onlar ne yaptı biz ne yapıyoruz? Kahrolsun metan gazı! Değişen Öcalan değil… Başbağlar’da… Bu mudur devlet aklı? Devlet aklı kimin aklı? Uyanın ey Mısırlılar! Adalet yoksa… İslam, demokrasi diktatörlük Öcalan’ın sözcüleri… Apo’nun peşinde kurtuluş aramak İran dersleri Yeni bir despot liderler çağı Bir işkence biçimi olarak cezaevinden cezaevine sevk Cübbeli cehalet Adalet gecikir ama asla şaşmaz Dini söylemin insanileştirilmesi Dil meselesi ve Özgür Özel Emri hak vaki oluncaya kadar… Devlet aklı mı? Çıkar aklı mı? CHP’ye operasyonlar neyi hedefliyor? Müslüman sokağında demokrasi PKK bahane Hani tasfiye şartsızdı? Endişe etmekte haksız mıyız? Yeni Belediyeler Yasası, Niçin? PKK aslında ne demek istedi? Bir gün milliyetçileri ikna ederlerse… Denetimsiz güç ve yozlaşma Turpun büyüğü Kıbrıs’ta Yolsuzluk ve hukuk Muhalefeti susturmak Terörsüz Türkiye neyin bahanesi? Sorunun adını doğru koymak! Sevr’e Dönüş AKP kime hizmet ediyor? Allah adına konuşmak Bahçeli’nin anayasa çağrısı Memlekete Apo lazımsa… Bir adalet sorunumuz yok mu? İmamoğlu’nun diploması İspanya örneği üzerinden spekülasyon Deizm ve inkara giden yol Terörü bitirmenin karşılığı egemenliği paylaşmak olmamalıdır Kabileleşmeyi kim istiyor? İlk izlenimler AKP kongresi: Her şey bir defa daha seçilmek için ÖRGÜT’ÜN GİZLİ MECLİSİ DTK VEYA HDK HÜDAPAR ve DEM, madalyonun iki yüzü Devletle AKP’yi ısıttık, şimdi sıra milliyetçilerde… BAKLAYI AĞIZLARINDAN ÇIKARDILAR. ÖCALAN DEĞİŞMEDİ, BİZ DEĞİŞTİK. Millet düzelmedikçe hiç bir şey düzelmez! Adaleti yıkmak Diktaya giden yol! Kolombiya ne yaptı biz ne yapıyoruz? İki Dillilik Terör ve ayrılıkçılık üzerine bir çalışma Barzani'den akıl almak Esas amaç terör mü, yeniden seçilmek mi? Bu seviye ile aleme nizam vermek Terör yoluyla millet inşası Grup hakları üzerinden tartışma olmaz! Ağla ey halkım Özür diliyorum Yirmi iki yılın öğrettikleri Silahsız militanlar Suriye’nin bütünlüğü; iki tutum Ezberlerimiz değil gerçeklerimiz var Öcalan umut etme hakkından yararlanabilir mi? Sarıklı sakallı BOP Suriye dağılırken Fanatizm HER ŞEY OLUP BİTTİĞİNDE GERİYE NE KALACAK… Yeryüzünün lanetlileri Eğri cetvelle düz çizgi çizilmez! Çaresiz değiliz Bu günah hepimizin... Vatan, millet, din, iman eşittir Erdoğan Her yanlış hamle bölücülüğe hizmet eder Kim kazandı? Kaybeden yine millet Milli felakete doğru Bir devlet aklı var mıydı? Birliğe çağrı Apo’yu paşa yapalım mı? Hırsın dini var mı? Yeni bir çözülme süreci mi? Paralel din İsrail üzerinden iç politika Sinan Ateş dosyası ve tehdit siyaseti Lübnan dersleri ve milletin çeşitliliği Yapıcıoğlu’nu kim konuşturuyor? Siyasette tutarlılık ve inandırıcılık Teğmenlerin yemini Yargıtay’ın ziynet kararı ve düşüncelerimiz Malazgirt neyin aleti? Cami ve siyaset Siyasi ahlak ve milletvekili transferi Dava ahlakı olmayınca Stratejisiz muhalefet Haniya suikastı Ahlaksızlığa çağrı! Tarikat, hakikat ve yalan Nasıl bir ülkücülük? SEKİZİNCİ YILINDA 15 TEMMUZ Sorumluluktan kaçmak Alın size muhacir Cevabı verilmeyen soru Havanda su dövmek Nasıl bir tanrı idraki? Gerçek bir yumuşama mümkün mü? Kayyım ATEŞ CİNAYETİ VE BİR ZİHNİYET ANALİZİ Ruanda ile turizm anlaşması mı? Düşman ve düşmanlıklardan beslenmek Özgür Özel nereye koşuyor? Zaman mekân ve din algımız Yargı bağımsız mı gerçekten? Sinan Ateş iddianamesinin söyleyemedikleri Erdoğan, Özgür Özel görüşmesi İYİ Parti kongresi, Akşener’in vedası Hak'ka batılı karıştırmak Şimdi milliyetçilik yapma zamanı Dil üzerinden bölücülük Balkon konuşmasının satır araları Milliyetçiliğin özlü bir tarihi Ahlaksız siyaset kaybetti Kazanan demokrasidir Tony Blair'in yolculuğu Kazanan milliyetçilik olmalı Bir terör saldırısının düşündürdükleri Asıl tehdit bu siyaset tarzıdır Ülkücülük yağmalanırken Yerlikaya ve mafya operasyonları Bülbülü öldürmek DEM üzerinden milliyetçilik Biz seyrederken yahut siyasi münafıklık Mülakatlar ve iktidar Korkuları yönetmek Milliyetçilik ve İslam Sisi ile barış Montaigne haksız mı? Zana ve Ahmet Türk’ün çağrısı İslam düşüncesi ve ikbal Enkazdan oy çıkarmak! Aynı kaba tükürmek Düşün artık yargının yakasından Uluslararası Adalet Divanı’nın İsrail kararı Şeyhefendi'nin rüyasındaki Türkiye Sinan Ateş dosyası neyi bekliyor? Terörle mücadelede söz birliği ve kararlılık Deizm ve Kuran SULTAN DİNİN İKİZ KARDEŞİ OLUNCA Şehitlerimize dokunmayın! Dağın sözünü meclise taşımak Kabuk bağlamış yaraları deşmek ŞEHY SAİD ARAP'I SEVMEK YAHUT SEVMEMEK Kuyu ve külhan YUNANİSTAN ZİYARETİ İYİ Parti’nin kararı MİLLİYETÇİLİK VE MODERNİZM Atatürk Demirtaş’a selam gönderir miydi? Türkiye'de din anlayışında değişim süreci Yargı bağımsızlığı ABD/İsrail yapımı soykırım CHP’de yeni dönem Meclisin imkanlarını milletin aleyhine kullanmak! Kurtuluş paradoksu NİCE YÜZ YILLARA İslam düşüncesinin siyasal ufku Irak, Suriye, Libya ve Filistin, ya sonra?  Para ve Faiz FİLİSTİN,İSRAİL,BATI’NIN İKİ YÜZLÜLÜĞÜ Hamas'ın saldırısı ve Filistin sorunu Öz vatanda sığınmacı olmak AİHM kararları ve çifte standart Mafya ile mücadele Tek dil, bütünleştirir Edepsizliğin dini yoktur!  Cabiri; yeniden yapılanma -2 Bölünme Anayasası DAĞINIK MUHALEFET BİN DOKUZYÜZ YETMİŞ SEKİZ Tarihi parçalamak İtaat ve itaatsizlik üzerine Milliyetçiler nasıl birleşir? Milliyetçilerin birliği Cabiri ve yeniden yapılanma BAHÇELİ’NİN İTTİFAK ÇAĞRISI Çürüme Yerel seçimlere doğru, ittifak mı, tek başına mı? İSLAM VE SİYASET Hukuk olmadan ekonomi düzelmez! VATANDAŞ NEREDE, MUHALEFET NEREDE? ZAM YAĞMURU VE ALDATMA USTALARI İslam, demokrasi ve Türkiye Bu kafayla mı? KAYBETME PSİKOLOJİSİ İLE SEÇİM KAZANILMAZ Fransa’dan ders almak MERDAN YANARDAĞ, ÖCALAN İYİ PARTİ KONGRESİ VE YENİ SİYASETİN İPUÇLARI Bir kitap ‘Popülizmin küresel yükselişi’ Dini cehalet ve fanatizm Sorunumuz din ve milliyetçilik satanlardır 14 MAYIS SEÇİMLERİ VE BATI BİZ PKK'YA BAKARKEN... Yeni hükümet ve beklentiler Suçlu sadece muhalefet mi? Gyges'in yüzüğü yahut bağımlı yargı BİR HATIRA:GÜN SAZAK'IN ARDINDAN Geleceğini başkalarının ellerine bırakan toplum Anketler ve sonuçlar TARAFIMIZ BELLİ! Ayrıştırma siyaseti yerine birleştirme siyaseti Türkiye değişim istiyor AKP giderse... Milliyetçiler birleşiniz! Zamansız söz kime yarar EKONOMİK KRİZ,MİLLİYETÇİLİK VE AYRIŞMA Testi kırıldı Akşener ve Altılı masa DAHA SORGULAMANIN ZAMANI GELMEDİ Mİ? Zaman daralıyor AFET BÖLGESİ, KADER-TEDBİR Deprem, Hatay ve Sığınmacılar Acımız büyük Büyük felaket Akşener ne diyor? Ortak politikalar metni, bir iktidar sıçraması Her seçim İmralı KARNE HEDİYESİ Bu sese kulak verilmeli FAY HATLARI ÜZERİNDE SİYASET Tutukluluk ve siyaset SİNAN ATEŞ'İN YAKTIĞI ATEŞ Yeni bir milliyetçi sıçrama ŞİDDET KÜLTÜRÜ Robotların duyguları yoktur! Tepkileri toplumsallaştırmak Seçilmiş travma Akşener’in suçu! Sosyal medya ve seçimler HERKES İÇİN ADALET Mahkeme kararı ile Kılıçdaroğlu’nun önü açıldı Yargı’nın intiharı ÇOCUK İSTİSMARI, STRATEJİSİZLİK ASKERİMİZ FAKİRDENDİR POST KAVGASI DEĞİL,VATAN KAVGASI Seçmenle duygusal ilişki kurmak YALANLA AVUNMAK Telafisi olmayan bir seçim Parti kapatma: Hukuk ve siyaset Sisi, Esat, muhalefet Parti kapatmak HDP, HANGİ MASANIN ALTINDA? HDP ile görüşme YERLİ VE MİLLİ OTOMOBİLDE SORULAR Suçlu bulundu: Türklük SİYASÎ İSTİKRAR VE GÜNDEM Kapanmış yarayı deşmek Fakıbaba, erdemli siyaset SİYASETÇİNİN BAŞARISI NE İLE ÖLÇÜLÜR? SEÇMEN EĞİLİMLERİNİ ANLAMAK Demokrasi ne ile var olur? YORUMA AÇIK OLMAYAN NAS BUDUR! BİZDEN Mİ OLSUN, ONDAN MI OLSUN? Bu kafayla terör bitmez! Sığınmacı sorunu, biz ve ABD SİYASİ NEZAKET VE CHP AHLAK KRİZİ Anketler ne diyor? İttifak ve nezaket Selçuklunun Osmanlının torunu, cumhuriyetin çocuklarıyız... Adaylık tartışmaları CUMHURBAŞKANI KİM OLMALI? YA HUKUK DEVLETİ YA YOLSUZLUK DEVLETİ KAFALAR DEĞİŞMEDİKÇE TARİH ÜZERİNDEN KUTUPLAŞTIRMA İMAM HATİPLER VE ŞARKICI GÜLŞEN EKONOMİK SORUNLARI ÇÖZECEK KADRO Doğru aday, kazanacak adaydır Keskin dil barış getirmez PARTİLER, İHTİMALLER