https://www.elazigharputgazetesi.com/files/uploads/user/98da8504415f24bc2b36734096000875-7dc0ef7b5d569489766f.png
Av. İrfan SÖNMEZ

MİLLİYETÇİLİK VE MODERNİZM

01-12-2023 10:17 1493 kez okundu.

Anthony D.Smith, milliyetçiliğin en önde gelen kuramcılarından biridir. Milliyetçilikle ilgili İlkçilik, inşacılık veya modernist tez ve  etno sembolizm akımlarından sonuncusunu  temsil eder. 

İlkçiler, milletleri ilksel  bir kategori olarak görür önceden beri var olduklarını kabul ederler. 

Modernistler, milletleri modernizm üzerinden açıklar,kapitalizm, sanayileşme ve sekülerizm tarafından şekillenen modernizmin  milletleri yarattığını iddia ederler. Bu teze göre millet inşasında asıl aktör ulus devlettir. 

Smith'in tezi, iki akımın birleşimi gibidir.Ona göre her milletin özünde etnik bir çekirdek vardır. Etnik çekirdek,dil,din,inanç ve akrabalık üzerine kurulu bir formu ifade eder.Milli devlet bu unsurları şekillendirerek milli kimliğe dönüştürür. Smith İlkçilikle, modernist tezi etno sembolizm adı altında üçüncü bir tez halinde terkipleştirerek birleştirir. 

Smith'in "Milliyetçilik ve Modernizm" isimli kitabı diğer tezlerle kendi tezini karşılaştıran, diğer akımların eksiklerini ortaya koyan bir çalışma. Kitapta bu alanın önemli isimleri, Gellner'den Hobsbawm'a,Armstrong'dan Hutchinson'a, Anderson'dan Amin'e, Bilig'den Balibar'a, Bauman'dan Calhoun'a kadar neredeyse milliyetçilikle ilgili kalem oynatan  her yazarın fikirleri masaya yatırılarak irdeleniyor. 

Yazar, son zamanlara kadar milliyetçilikle ilgili modernist paradigmanın kabul gördüğünü, ancak 70'li 80'li yıllarda bu paradigmaya dönük eleştirilerin, milletlerin çok daha eski ve daha temel toplumsal ve kültürel toplulukların versiyonları olduğunu açığa çıkardığını belirtir(s30) O temel topluluk, elbette millet değildir ama tarihi bir süreç içerisinde millet olmuştur. Ne ilkçilerin savunduğu gibi kadimdir, ne de modernistlerin ileri sürdüğü gibi yoktan var edilmiştir. 

Son 30-40 yılda yapılan çalışmalar milliyetçiliğin teorisine çok fazla hizmet etmese de Smith'e göre yeni yaklaşımlar ve modellerin geliştirilmesine yardımcı olmuştur.(s.30) Bu görüşleri, milliyetçiliğin gücü ve öngörülemezliği,millet kavramına tanımlar getirmenin zorluğu, milletlerin ve milliyetçiliğin tarihsel özgüllüğü,modern çağa özgül olgular olmaları, kültürel kimliklerin belli ihtiyaçları karşılamak için  seçkinler tarafından tasarlanıp üretildiği  (s31)şeklinde özetlemek mümkündür. 

Çalışmanın ilk bölümü modernistlere ayrılmıştır. Smith bu kategoride gördüğü yazarlardan örnekler verir.Mesela Durkheim, milleti ortak vicdana sahip ahlaki bir topluluk olarak görür.Bu nedenle dini bayramlarla, yurttaşların milli hayattaki bazı büyük olayları anmak veya kutlamak için bir araya gelmeleri arasında hiç bir fark olmadığını söyler.Bunun hafızalara kazınan en bilinen örneği ise Fransız devrimi sırasında,halkın kapıldığı coşku selinin etkisiyle " anavatan,özgürlük akıl" gibi tümüyle laik nitelikli mefhumların,kutsallaştırılması, ve bunun sonucu olarak, "kendi doğmaları,simgeleri,bayramları olan yeni bir dinin kurulmaya" başlanmış olmasıdır.(s.48-49)  Ancak Smith, bu çözümlemeyi doğru bulmaz, bazı Asya ve Avrupa devletlerinde bu çözümleme, kitle seferberliği ve milliyetçiliğinin  rolünü açıklayabilir ama tek başına milliyetçiliği tanımlayamaz. Durkheim'in modernistlere katkısı Smith'e göre,mekanik dayanışmadan organik dayanışmaya geçişe ilişkin çözümlemesidir.Etnik topluluklarda kan bağı,atalara tapınma ve aynı toprağa bağlılık mekanik dayanışma, modern sanayi toplumlarında iş bölümü ve onu tamamlayan yan roller ise Durkheim'e göre organik dayanışmadır.Klasik modernistlerin, Durkheim'den anladıkları,modern toplumların,modernleşmenin yarattığı altüst oluşlardan ve gerilimlerden sonra  yeni bir dayanışma ve bütünleşme ilkesine gerek olduğuydu. İşte bunu sağlayacak olan milliyetçilikti.(s.50-51)  

Yazar, Modernist akımın özelliklerini saydıktan sonra bu akımın  en önemli savunucularının görüşlerini inceler.Gelner bu isimlerin başında gelir.Ona göre, milliyetçiliği milletler yaratmaz tam tersine milletleri milliyetçi hareketler yaratır. Milliyetçilik, milletlerin özbilincinin uyanışı değildir;milletin var olmadığı yerde milliyetçilik onu bizzat icat eder ama bunun için üzerinde çalışabileceği,önceden var olan bazı ayrıştırıcı işaretlere ihtiyaç duyar.(s.66) Gelner, sanayileşme ile millet arasında da bir ilişki kurar ve milletler ve milliyetçiliği modern sınai toplumsal örgütlenmenin gerektirdiği kültürel türdeşliğin  bir görüntüsü olarak sunar. Smith, bu tespiti,  milletler ve milliyetçileri, bağımsız etkinlikten yoksun ve iradesiz olarak gördüğü için eleştirir.(s.81) Gelner'e göre miili kimlik,yurttaşların kamusal ve yüksek bir kültürle özdeşleşmesidir.Bu kültür, modern gereksinimleri karşılamak üzere oluş(turul)muş bir kültürdür.(s.85) Burada Smith devreye girer, Gelner'in işaret ettiği kültürün kendi kök kültürümüz, yahut aile kültürümüzle değil, kamunun öğrettiği kültür olduğunu, bunun komünizm vasıtasıyla 70 yıl kitlesel beyin yıkama yöntemleriyle denendiğini ama sonuç alınamadığını söyler.(s.85) Başka örnekler de verir: Kamusal halk eğitimi sistemlerinin  birden fazla etnik azınlığa sahip Yugoslavya, Irak, eski Çekoslavakya  ve İran gibi örneklerde de başarılı olmamış, etnik gerilimleri şiddetlendirmekten başka işe yaramamıştır.(s.89) Smith'in bu tespiti, verdiği örneklerle çok uyuşmamaktadır.Bu ülkelerin bazılarında gerçek anlamda kamusal halk eğitimi verilmediği gibi, Çekoslavakya daha kurulurken ikili bir yapı üzerine kurulmuş ve bunu hep muhafaza etmiştir. 

Smith'in Gellner'e bir başka eleştirisi de etnik geçmişin gerekliliğini ıskalamasıdır.Etnik geçmiş, onlar olmaksızın milliyetçiliğin güçsüz kalacağı hayati anıları,mitleri,değerleri ve simgeleri sağlamaktadır.Bu değer ve simgeler, hem halkı kaynaştırmaya hem de komşularından ayrıştırmaya yaramakta, topluluğa çok sayıda bölge ve kuşağı kapsayacak şekilde zaman ve mekana yayılan bir büyük aile hissi vermektedir.(s.99) 

Smith, çözümlemelerinde bölücülükle ayrılmayı birbirinden ayırır.Ayrılma,sadece,ortak üretim veya ortak tüketim konusunda,yahut her ikisi konusunda da çıkarları olan nüfusa sahip bölgelerin bulunduğu,kurulu ev sahibi milli devletlerde meydana gelebilir. Bu nüfuslar Osmanlı İmparatorluğu'ndaki milletler gibi kurumsal  bir karaktere sahip olduklarında ayrılma kaçınılmaz olur.Ortak çıkarların üst üste bindiği,sınıf ve kültürün çakıştığı, yoğun iletişim ağlarının olduğu yerlerde,ayrı bir bölge olma duygusunun ortaya çıkması muhtemeldir.(s.131)Bu da ayrılıkçılık olarak tezahür eder.  Ayrılıkçılar,ancak ev sahibi devlet zayıf olduğunda ve bölgesel gruplara fayda sağlamadığı algılandığında,Sovyetler Birliği'nin son yıllarında  olduğu gibi anayasal reformlar ve baskılar başarısızlığa uğradığında, hedefine varabilir. Bu durumda bile ayrılma için jeopolitik durumun elverişli olması gerekir.(s.132) Ev sahibi devletin sınırında bulunmak, sınır ötesinde akraba topluluk veya devletin bulunması gibi. 

Yazar, modernist teoriye eleştiriler yönelttiği bu bölümde Anderson, Hobsbawm ve Giddens gibi yazarların düşüncelerini de tartışmaya açar, ancak eleştirilerine rağmen bu düşünürlerin milliyetçilik kuramına önemli katkılarda bulunduğunu teslim eder. 

Kitabın ikinci bölümünde ilkçilik ve daimiciliği teşrih masasına yatırılır.Sosyobiyolojinin, ilkçi teorinin  temellerini sağladığı ileri sürülür.Kabaca, sosyobiyoloji, etnik grupları ve milletleri genişletilmiş akraba gruplarının biçimleri olarak görür. Bu hem milletlerin hem etnik grupların -ırklar-ile birlikte,nihai olarak bireysel genetik yeniden üreme dürtülerinden türetilmesinin zorunlu olduğu anlamına gelir.(s.272)  Van den Berge'nin etnitisiteyi -geniş akrabalık- olarak tanımlaması, Smith'in itirazı ile karşılaşır. Smith, etnisitenin kısmen soy mitleri ile tanımlandığını, ancak hiç bir efsanenin biyolojik bir gerçeklik olmadığını belirtir.(s.274) Özellikle kitlesel göç, çok sayıda insanın doğum yerlerine darbe vurmuş, akrabalık duygularını siyasi bir öneme sahip olmayacak kadar zayıflatmıştır.(s.283) Bu nedenle, ilkçilik,farklı etnik ve milli bağlılık biçimlerinin tarihsel gelişimini açıklamaya yetmemekte,  herhangi bir araç da sağlamamaktadır.  

Daimicilik ise, millet olarak bilinen toplumsal ve siyasal örgütlenme türünün tarihte eskiliğine,onun kadim ve daimi niteliğine vurgu yapar. Bu görüşe göre ,etnisite  ile milliyet arasında çok az fark vardır,milletler ve etnik topluluklar  aynı kökten gelen,hatta özdeş olan olgulardır.(s.292) Yazar bu bölümde Armstrong ve Connor gibi düşünürlerin çözümlemelerine atıfta bulunur. Etnisite ile millet arasında ilişki olduğunu kabul eder ama özdeş olmadığını savunur. 

Kitapta modernizmin ötesi, çoklu etnitise gibi konular da tartışılıyor. McNeil'e göre, sadece barbarlık tek etnisiteli olup çoketnili hiyerarşi her yerde yükseliştedir. Milletler ve milliyetçilik geçici olgulardır.(s.362) Bu aslında kabileleşmeye dönüştür.Milletler ve milliyetçilik çökecek, çoketnili hiyerarşiye dönülecektir.(s.363)  Smith, bu görüşlere katılmaz.Henüz millet ve milliyetçiliğin aşılacağına dair bir belirti yoktur:Etnisine ile milliyetçilik,etnik grup ile millet arasında sıfır toplamlı bir ilişki olduğunu varsaymak kolaycılıktır.(s.363) Çünkü bu tür okumalar kültürel farklılık veya özdeşlikleri görmezden gelmektedir.(s.368) Ayrıca çoketnililik ile çoklu kimlikler aynı şey değildir. Çoklu kimlikler,bölge, din,sınıf,toplumsal cinsiyet ve etnisite gibi  birbiriyle kesişen kimlikler ve bağlılıklar yaratmaktadır.Bir kişi aynı anda bu kimliklerin birkaçına sahip olabilir. Örneğin aynı anda bir klanın üyesi,bir İskoç, bir İngiliz ve bir Avrupalı olmak mümkündür.(s.363) 

Yazar küreselleşme yanlılarının argümanlarına da cevap verir: Stephen Castles ve benzer düşüncede olanların, küresel iktisadi karşılıklı bağımlılık ve kültürel türdeşleşmenin bir sonucu olarak -hem iktisadi hem kültürel düzeylerde - milli devletin giderek daha önemsiz hale geleceğine dair görüşleri isabetli bulmaz ve bunu  milliyetçilik üstü küresel bir kültürü savunanların umudu olduğunu söyler.(s.387) 

Sonuç olarak Smith, hiç bir teorinin bu alanda sorulacak soruların tümünü cevaplandıramadığını, birleşik bir milliyetçilik teorisinin şimdilik bir ütopya olduğunu belirtir. Pek çok temel soru  hala cevapsız kalmayı sürdürmektedir.Modernistlerin kimi tezleri kabul edilse bile Smith kendi etno-sembolist tezinin daha doğru ve tutarlı olduğunu savunur: Bunun göstergesi, çoğu milletin, zaman içinde çok ötesine geçseler bile önceden var olan etnik bağlar ve duyarlılıklar temelinde oluşması ve milliyetçiliklerin seferber etmek istedikleri halkın en çok yankı uyandıran etnik simgelerini,anılarını, mitlerini, geleneklerini kullanmalarıdır.(s.407) 

Milletsiz milliyetçilik (yurtseverlik) tezlerinin ortaya atıldığı bir dönemde, Smith'in çalışması büyük önem taşıyor. Milletler ve milliyetçilikeri-  anlamak isteyenlerin ihmal edemeyecekleri bir kitap.  

Neler Söylendi?

DİĞER YAZILARI İhtiras aklı Çare demokrasi ve adalettir Yargının Butlanı Emevilerin yolunda... Ülkeye başka ortaklar aramak Kurucu önderlikten barış koordinatörlüğüne Din, dünya ve ulema Tom Barract'ın Türkiyesi Buna büyük devlet siyaseti denilebilir mi? Sıradaki kim? Macaristan seçimleri: Hiçbir otokrat yenilmez değildir! Savaşın bir galibi var mı? Kürtleri Apo'nun kucağına itmek, kürdün kürde mektubu Bir yiğit öldü diyeler... Süreci anlamak Bugün ile aramızdaki dün Bilgi ve enformasyon savaşı Din savaşı mı, çıkar savaşı mı? İran'a bakmak BOP'a selam sürece devam Laiklik bildirisi Ver cumhurbaşkanlığını, al istediğini Fenerbahçe- Notthingham maçı ve... Bir kitap ve bir yazarın çığlığı Ahde vefa ve parti değiştirmek Yeni bakanlar: Apo’yla barış muhalefetle kavga Maskeli bölücülük Tarih bize diyor ki… Atatürk'le mücadele ettiğiniz kadar... Terör örgütleri rica ve minnetle dağılmaz! İç cephe İYİ Parti kongresi Suriye'nin üniter yapısı kaldı mı? Bu kafayla mı? Ülgener ve iktisadi çözülme BİR HAYALİN PEŞİNDEN KOŞMAK Yargı yoluyla muhalefet'in CB adayını belirlemek Barış komisyonu Sevr komisyonuna dönmesin! YPG oluşumu kimin eseri? Yılgınlık yok, kimse bu ülkeyi bölemez Zana ve kötü tezahürat Bir ülke nasıl bölünür,nasıl bölünmez? Zindandan çıkamayanlar Ümmet ve millet Bir Kürtleşme hikâyesi; Koç Mehmetler Devlet aklı değil, Apo'nun aklı Sevr'le olmadı, Apo ile deneyelim Dersim isyanı, yalanlar ve gerçekler Trump'ın övgüleri Akrebin iğnesi İspanya'yı mahvettik hadi Türkiye’yi de mahvedelim TÜRKİYE'Yİ HANGİ MODELLE BÖLELİM? Kuzey İrlanda dersleri İran ve eğitim dili Geçmişi kullanma kılavuzu Bir hatıra ve İslam’ı yiyen İslamcılık Tarih ve gerçek Anlayana sivrisinek anlamayana davul zurna… Öcalan için sansür istemek Hainleri ödüllendirmek vatanseverliği cezalandırmaktır Bir fotoğrafın düşündürdükleri… Fevkalenin fevkinde… Milliyetçiliği daraltmak Bu neyin komisyonu? Aç canavara yaltakçılık onun iştahını artırmaya yarar! Devirler değişiyor, güç tutkusu değişmiyor… Kırk beş yıl sonra… Onlar örgütlere ne yaptı biz ne yapıyoruz? Örgütü cesaretlendiren ülkeyi yönetenlerin kullandığı dildir Bu din dili dindar üretmez! Root Zeynus Botnet Satişi ÜST KİMLİK YOK EDİLİRSE… DİN VE MİLLİYETÇİLİĞİN SERMAYELEŞTİRİLMESİ AMACA ULAŞMAK İÇİN HERŞEY MÜBAH MI? Asıl Tehdit Dil birliği olmayınca… Devlet deneme tahtası değildir! Bu bir çürümedir Cumhur’un masasına meze olmak! Düşünmeden konuşmak Komisyon tuzağı Bu yol, yol değil! Lübnanlaşma ve kota siyaseti Tarihten ders almak: Peru Aydınlık Yol Örgütü ve biz Terörsüz Türkiye’ye evet, milli devlete suikasta hayır! Onlar ne yaptı biz ne yapıyoruz? Kahrolsun metan gazı! Değişen Öcalan değil… Başbağlar’da… Bu mudur devlet aklı? Devlet aklı kimin aklı? Uyanın ey Mısırlılar! Adalet yoksa… İslam, demokrasi diktatörlük Öcalan’ın sözcüleri… Apo’nun peşinde kurtuluş aramak İran dersleri Yeni bir despot liderler çağı Bir işkence biçimi olarak cezaevinden cezaevine sevk Cübbeli cehalet Adalet gecikir ama asla şaşmaz Dini söylemin insanileştirilmesi Dil meselesi ve Özgür Özel Emri hak vaki oluncaya kadar… Devlet aklı mı? Çıkar aklı mı? CHP’ye operasyonlar neyi hedefliyor? Müslüman sokağında demokrasi PKK bahane Hani tasfiye şartsızdı? Endişe etmekte haksız mıyız? Yeni Belediyeler Yasası, Niçin? PKK aslında ne demek istedi? Bir gün milliyetçileri ikna ederlerse… Denetimsiz güç ve yozlaşma Turpun büyüğü Kıbrıs’ta Yolsuzluk ve hukuk Muhalefeti susturmak Terörsüz Türkiye neyin bahanesi? Sorunun adını doğru koymak! Sevr’e Dönüş AKP kime hizmet ediyor? Allah adına konuşmak Bahçeli’nin anayasa çağrısı Memlekete Apo lazımsa… Bir adalet sorunumuz yok mu? İmamoğlu’nun diploması İspanya örneği üzerinden spekülasyon Deizm ve inkara giden yol Terörü bitirmenin karşılığı egemenliği paylaşmak olmamalıdır Kabileleşmeyi kim istiyor? İlk izlenimler AKP kongresi: Her şey bir defa daha seçilmek için ÖRGÜT’ÜN GİZLİ MECLİSİ DTK VEYA HDK HÜDAPAR ve DEM, madalyonun iki yüzü Devletle AKP’yi ısıttık, şimdi sıra milliyetçilerde… BAKLAYI AĞIZLARINDAN ÇIKARDILAR. ÖCALAN DEĞİŞMEDİ, BİZ DEĞİŞTİK. Millet düzelmedikçe hiç bir şey düzelmez! Adaleti yıkmak Diktaya giden yol! Kolombiya ne yaptı biz ne yapıyoruz? İki Dillilik Terör ve ayrılıkçılık üzerine bir çalışma Barzani'den akıl almak Esas amaç terör mü, yeniden seçilmek mi? Bu seviye ile aleme nizam vermek Terör yoluyla millet inşası Grup hakları üzerinden tartışma olmaz! Ağla ey halkım Özür diliyorum Yirmi iki yılın öğrettikleri Silahsız militanlar Suriye’nin bütünlüğü; iki tutum Ezberlerimiz değil gerçeklerimiz var Öcalan umut etme hakkından yararlanabilir mi? Sarıklı sakallı BOP Suriye dağılırken Fanatizm HER ŞEY OLUP BİTTİĞİNDE GERİYE NE KALACAK… Yeryüzünün lanetlileri Eğri cetvelle düz çizgi çizilmez! Çaresiz değiliz Bu günah hepimizin... Vatan, millet, din, iman eşittir Erdoğan Her yanlış hamle bölücülüğe hizmet eder Kim kazandı? Kaybeden yine millet Milli felakete doğru Bir devlet aklı var mıydı? Birliğe çağrı Apo’yu paşa yapalım mı? Hırsın dini var mı? Yeni bir çözülme süreci mi? Paralel din İsrail üzerinden iç politika Sinan Ateş dosyası ve tehdit siyaseti Lübnan dersleri ve milletin çeşitliliği Yapıcıoğlu’nu kim konuşturuyor? Siyasette tutarlılık ve inandırıcılık Teğmenlerin yemini Yargıtay’ın ziynet kararı ve düşüncelerimiz Malazgirt neyin aleti? Cami ve siyaset Siyasi ahlak ve milletvekili transferi Dava ahlakı olmayınca Stratejisiz muhalefet Haniya suikastı Ahlaksızlığa çağrı! Tarikat, hakikat ve yalan Nasıl bir ülkücülük? SEKİZİNCİ YILINDA 15 TEMMUZ Sorumluluktan kaçmak Alın size muhacir Cevabı verilmeyen soru Havanda su dövmek Nasıl bir tanrı idraki? Gerçek bir yumuşama mümkün mü? Kayyım ATEŞ CİNAYETİ VE BİR ZİHNİYET ANALİZİ Ruanda ile turizm anlaşması mı? Düşman ve düşmanlıklardan beslenmek Özgür Özel nereye koşuyor? Zaman mekân ve din algımız Yargı bağımsız mı gerçekten? Sinan Ateş iddianamesinin söyleyemedikleri Erdoğan, Özgür Özel görüşmesi İYİ Parti kongresi, Akşener’in vedası Hak'ka batılı karıştırmak Şimdi milliyetçilik yapma zamanı Dil üzerinden bölücülük Balkon konuşmasının satır araları Milliyetçiliğin özlü bir tarihi Ahlaksız siyaset kaybetti Kazanan demokrasidir Tony Blair'in yolculuğu Kazanan milliyetçilik olmalı Bir terör saldırısının düşündürdükleri Asıl tehdit bu siyaset tarzıdır Ülkücülük yağmalanırken Yerlikaya ve mafya operasyonları Bülbülü öldürmek DEM üzerinden milliyetçilik Biz seyrederken yahut siyasi münafıklık Mülakatlar ve iktidar Korkuları yönetmek Milliyetçilik ve İslam Sisi ile barış Montaigne haksız mı? Zana ve Ahmet Türk’ün çağrısı İslam düşüncesi ve ikbal Enkazdan oy çıkarmak! Aynı kaba tükürmek Düşün artık yargının yakasından Uluslararası Adalet Divanı’nın İsrail kararı Şeyhefendi'nin rüyasındaki Türkiye Sinan Ateş dosyası neyi bekliyor? Terörle mücadelede söz birliği ve kararlılık Deizm ve Kuran SULTAN DİNİN İKİZ KARDEŞİ OLUNCA Şehitlerimize dokunmayın! Dağın sözünü meclise taşımak Kabuk bağlamış yaraları deşmek ŞEHY SAİD ARAP'I SEVMEK YAHUT SEVMEMEK Kuyu ve külhan YUNANİSTAN ZİYARETİ İYİ Parti’nin kararı Atatürk Demirtaş’a selam gönderir miydi? Türkiye'de din anlayışında değişim süreci Yargı bağımsızlığı ABD/İsrail yapımı soykırım CHP’de yeni dönem Meclisin imkanlarını milletin aleyhine kullanmak! Kurtuluş paradoksu NİCE YÜZ YILLARA İslam düşüncesinin siyasal ufku Irak, Suriye, Libya ve Filistin, ya sonra?  Para ve Faiz FİLİSTİN,İSRAİL,BATI’NIN İKİ YÜZLÜLÜĞÜ Hamas'ın saldırısı ve Filistin sorunu Öz vatanda sığınmacı olmak AİHM kararları ve çifte standart Mafya ile mücadele Tek dil, bütünleştirir Edepsizliğin dini yoktur!  Cabiri; yeniden yapılanma -2 Bölünme Anayasası DAĞINIK MUHALEFET BİN DOKUZYÜZ YETMİŞ SEKİZ Tarihi parçalamak İtaat ve itaatsizlik üzerine Milliyetçiler nasıl birleşir? Milliyetçilerin birliği Cabiri ve yeniden yapılanma BAHÇELİ’NİN İTTİFAK ÇAĞRISI Çürüme Yerel seçimlere doğru, ittifak mı, tek başına mı? İSLAM VE SİYASET Hukuk olmadan ekonomi düzelmez! VATANDAŞ NEREDE, MUHALEFET NEREDE? ZAM YAĞMURU VE ALDATMA USTALARI İslam, demokrasi ve Türkiye Bu kafayla mı? KAYBETME PSİKOLOJİSİ İLE SEÇİM KAZANILMAZ Fransa’dan ders almak MERDAN YANARDAĞ, ÖCALAN İYİ PARTİ KONGRESİ VE YENİ SİYASETİN İPUÇLARI Bir kitap ‘Popülizmin küresel yükselişi’ Dini cehalet ve fanatizm Sorunumuz din ve milliyetçilik satanlardır 14 MAYIS SEÇİMLERİ VE BATI BİZ PKK'YA BAKARKEN... Yeni hükümet ve beklentiler Suçlu sadece muhalefet mi? Gyges'in yüzüğü yahut bağımlı yargı BİR HATIRA:GÜN SAZAK'IN ARDINDAN Geleceğini başkalarının ellerine bırakan toplum Anketler ve sonuçlar TARAFIMIZ BELLİ! Ayrıştırma siyaseti yerine birleştirme siyaseti Türkiye değişim istiyor AKP giderse... Milliyetçiler birleşiniz! Zamansız söz kime yarar EKONOMİK KRİZ,MİLLİYETÇİLİK VE AYRIŞMA Enfokrasi Testi kırıldı Akşener ve Altılı masa DAHA SORGULAMANIN ZAMANI GELMEDİ Mİ? Zaman daralıyor AFET BÖLGESİ, KADER-TEDBİR Deprem, Hatay ve Sığınmacılar Acımız büyük Büyük felaket Akşener ne diyor? Ortak politikalar metni, bir iktidar sıçraması Her seçim İmralı KARNE HEDİYESİ Bu sese kulak verilmeli FAY HATLARI ÜZERİNDE SİYASET Tutukluluk ve siyaset SİNAN ATEŞ'İN YAKTIĞI ATEŞ Yeni bir milliyetçi sıçrama ŞİDDET KÜLTÜRÜ Robotların duyguları yoktur! Tepkileri toplumsallaştırmak Seçilmiş travma Akşener’in suçu! Sosyal medya ve seçimler HERKES İÇİN ADALET Mahkeme kararı ile Kılıçdaroğlu’nun önü açıldı Yargı’nın intiharı ÇOCUK İSTİSMARI, STRATEJİSİZLİK ASKERİMİZ FAKİRDENDİR POST KAVGASI DEĞİL,VATAN KAVGASI Seçmenle duygusal ilişki kurmak YALANLA AVUNMAK Telafisi olmayan bir seçim Parti kapatma: Hukuk ve siyaset Sisi, Esat, muhalefet Parti kapatmak HDP, HANGİ MASANIN ALTINDA? HDP ile görüşme YERLİ VE MİLLİ OTOMOBİLDE SORULAR Suçlu bulundu: Türklük SİYASÎ İSTİKRAR VE GÜNDEM Kapanmış yarayı deşmek Fakıbaba, erdemli siyaset SİYASETÇİNİN BAŞARISI NE İLE ÖLÇÜLÜR? SEÇMEN EĞİLİMLERİNİ ANLAMAK Demokrasi ne ile var olur? YORUMA AÇIK OLMAYAN NAS BUDUR! BİZDEN Mİ OLSUN, ONDAN MI OLSUN? Bu kafayla terör bitmez! Sığınmacı sorunu, biz ve ABD SİYASİ NEZAKET VE CHP AHLAK KRİZİ Anketler ne diyor? İttifak ve nezaket Selçuklunun Osmanlının torunu, cumhuriyetin çocuklarıyız... Adaylık tartışmaları CUMHURBAŞKANI KİM OLMALI? YA HUKUK DEVLETİ YA YOLSUZLUK DEVLETİ KAFALAR DEĞİŞMEDİKÇE TARİH ÜZERİNDEN KUTUPLAŞTIRMA İMAM HATİPLER VE ŞARKICI GÜLŞEN EKONOMİK SORUNLARI ÇÖZECEK KADRO Doğru aday, kazanacak adaydır Keskin dil barış getirmez PARTİLER, İHTİMALLER