https://www.elazigharputgazetesi.com/files/uploads/user/98da8504415f24bc2b36734096000875-7dc0ef7b5d569489766f.png
Av. İrfan SÖNMEZ

Müslüman sokağında demokrasi

27-05-2025 14:15 642 kez okundu.

Son yıllarda Müslüman düşünürlerin en çok kafa yordukları konuların başında ‘hangi yönetim tarzının İslam'a daha uygun' olduğu sorusu geliyor. Bu bağlamda, demokrasi ile İslam arasında şura ve danışma prensibinden hareketle ilişki kurmaya çalışılıyor.

Sudan'da Abdülvahap El Efendi, Moritanya'dan Şankıti, İran'da Şebüsteri ve Fas'ta Cabiri gibi düşünürler bu düşüncenin öncülüğünü yapan isimlerin bazıları...

Bu konunun gündemleşmesinin iki önemli sebebi var: birincisi, İslam dünyasının geriliği, Batı'nın refahı, istikrarı, zenginliği karşısında İslam dünyasının içinde bulunduğu sefalet ve içler acısı hali.

İkinci sebep ise, İslam dünyasına hâkim olan totaliter yönetimler...Dinin her türlü zulüm, adaletsizlik, hukuksuzluk karşısında bir susturucu olarak kullanılması...

Türkiye'de de bu yönde çalışmalar yürüten, eserler veren birçok isim var. Ama bu isimlerin yeterince etkili olduğunu söyleyebilmek mümkün değil. Bunda -din adamlarının- itibar kaybı ile iktidarı elinde tutanların ellerindeki kamu gücünü paylaşmak istememelerinin payı büyük.

Bu ve benzeri konular konuşulurken öncelikle şu sorunun gözden ırak tutulmaması gerekir: Her konuyu İslam'la irtibatlandırmaya çalışmak ne kadar doğru?

Bu, İslam'ın akla hiçbir alan bırakmadığı ve kıyamete kadar olabilecek her değişim ve dönüşüme önceden cevap verdiği anlamına gelir. Her konuyu dinde aramak dindarlık gibi gözükse de gerçekte bu akıldan ve dolayısıyla toplumsal gerçeklikten kopmaktır.

Oysa doğru olan; zamana, toplumların kültürüne, sosyolojik değişime bırakılan alanlarda zorlama yorumlarla dini referans aramak yerine, İslam'ın tornasından geçmiş bir akılla çağın ruhunu yakalamaktır. Zira, hakkında nas olmayan konularda, akla uygun olan Hakka da uygundur.

Müslüman sokağına demokrasi taşımak isteyenlerden biri de Mehmet Ocaktan.

"Müslüman Sokağında Demokrasi Hayal mi" isimli kitabı bu arayışın bir sonucu...

Ocaktan, "Müslümanlar, her çağın şartları içinde İslam'ın mesajını doğru okuyamadıkları için adaletli ve hakkaniyetli bir yönetim modeli oluşturamadıklarını"(s.25) söylüyor.

Bu doğru bir tespit, çünkü Müslümanlar, çağa göre düşünmenin yerine, geçmiş çağlara göre düşünen fakihlerin, alimlerin düşüncelerini iktibas ederek, günün sorunlarına çare bulabileceklerini sandılar. Her gün yeniden düşünmek yerine, geçmişi taklit etmeyi tercih ettiler. Fakihlerin kendi dönemlerine ışık tutan fetvalarını bugüne taşıdılar. Dünyanın değiştiğini, eski ile hal arasındaki uçurumun ne kadar açıldığını görmediler. Onun için din diye geçmişten tevarüs ettikleri dini reçeteler bugünün sorunlarına cevap olamayınca da bazıları inançlarından şüpheye düştü, bazıları daha doğru bir yol tutarak dikkatini düne değil, bugüne çevirdi. Bu da onları demokrasiye götürdü. Yazar, bugüne çare olmayacak dünün fetvalarından örnekler de veriyor: mesela: "kim iktidarı ele geçirirse geçirsin meşru idareci odur diyen Gazali ve Maverdi'nin bu görüşlerinin bugün despotizmi meşrulaştıracağını " söyleyerek eleştiriyor.(s.92) Bu fetvaları din diye takdim etmenin, günümüz insanında yaratacağı -din tahribatına- işaret ediyor. Çünkü, akla aykırı olanı zorla din diye kabul ettirmeye çalışmak, insanı ya akıldan yahut dinden koparır.

Ocaktan, İslam'ın bir yönetim tarzı vazetmediğini söylüyor. Bu neredeyse İslam alimlerinin ortak görüşü. Şanlı Peygamber'in sahih sünnetinden hareketle bir siyasi düzen çıkarmak mümkün değil. O zaman olmayan ve bugüne ait olan bir şeyi, o zamanda aramak toplumsal değişimi görmemektir. Ne kadar çabalarsanız çabalayın, bugünkü anlamda bir milliyetçilik anlayışını, demokrasiyi veya millet kavramını o günün toplumunda göremezsiniz. Bunlar son iki üç asrın ortaya çıkardığı kavram ve sosyal yapılardır.

Peki, İslam yönetim için bir şey söylememiş midir? Ocaktan, "İslam her zaman, her yerde uygulanabilecek genel ilkeler belirlemiş ve bu ilkeler ışığında çağın şartlarına göre diğer konuları belirlemeyi Müslümanlara bırakmıştır."(s.25) diyor ve o genel ilkelerin adalet, şeffaflık ve liyakat olduğunu belirtiyor. Öyleyse Müslüman aydınların yapacağı bu üç ayak üzerinden bir yönetim modeli inşa etmektir. Bu yapılabilmiş midir? Ne yazık ki, bu soruya müspet bir cevap vermek mümkün değil. Çünkü, Ahmet Akbulut'un ifadesiyle; "Kuran'ın mesajı, Müslüman Kültürünün kurbanı olmuş,"(s.31)ilimle din çatıştırılmıştır.(s.37)

Çalışmada, hakikati ikbal ve menfaate feda eden din adamlarına N.Topçu'nun ağzından sert eleştiriler yöneltilir:"...dünyada siyaset yapmayacak iki kuvvet varsa biri din, öbürü ilim olmak lazım gelirken, din ve ilim adamlarının siyasete gönül vermeleri, dünya hakimiyetini parmağındaki yüzük gibi kullanan Yavuzların, huzurunda eğildiği ilim ve din adamlarını, sonraları en sefil vicdanlara uşak yapmıştır."(s.38) Bugün de öyle değil mi? Muktedirlerin sofrasına oturup, onların çıkar ve ikballerine göre fetva üreten -Allah'ın dinini dünya metaı karşılığında- satan bir sürü din taciri hoca yok mudur?

Ocaktan, kitabında birçok İslam düşünüründen alıntı yaparak demokratik bir yönetimin İslam'a uygun olduğunu, hatta bugün için elzem olduğunu anlatıyor. Bunlardan biri de Sudan'lı Abdülvahap el-Efendi'dir. El-Efendi," Bugünün Müslüman'ı için ideal devlet ya da herhangi bir zamanda ideal İslam devleti demokratik olmak zorundadır." der.(s.54) "Ancak İslam, yaşadığımız çağın diline tercüme edilemediği için devlet yönetimi de soyut bir ahlak kavramı üzerinden okunmaya çalışılmış, devleti yönetenlerin ahlaklı olması durumunda başka bir denetleyiciye ihtiyaç duyulmamıştır. Peki ya yönetenler ahlaklı olmazlarsa onları kim denetleyecektir?"(s.61) Yazar burada, denetimin sadece onların ahlak anlayışına bırakılamayacağını, başka ve hukuki denetim mekanizmalarının olması gerektiğine dikkat çekiyor. İşte demokrasi denetim mekanizmaları ile bunu yapar, yöneticiyi kendi insafı ve vicdanıyla kendisini denetlemesini yeterli görmez.

Dinin nasıl istismar edildiğini, eleştiriden kaçmak için nasıl kullanıldığını Ocaktan, yine A.Akbulut'tan aktarma yaparak şu şekilde açıklar: "gerçek odur ki bütün İslam fırkalarında siyasi kanaatler, din boyası ile boyanmıştır. Tenkitten kurtulmanın en kestirme yolu budur. Çünkü inançları eleştirmek kolay değildir. Bir düşünce yanlış da olsa, inanç haline gelmediği sürece tehlike teşkil etmez..." Onun için her fırka siyasi düşüncelerine dini bir kılıf geçirmiş, böylece hem eleştiriden kurtulmuş, hem de toplumu iğfal etmiştir.

Ocaktan kitabında sı sık rasyonel akla dikkat çeker, İslam düşüncesinin dünün kelepçelerinden kurtulup bir türlü bugüne gelmediğinden yakınır. Ancak demokrasi, özgürlük ve adalet savunusu yaparken kimi konularda -eskinin alışkanlıklarına- takılır. El-Efendi'den hareketle olayları ümmet birimi üzerinden okur. Kültürel farkları, çağın ruhunu savunurken, milleti ıskalar. Oysa millet veya ulus ümmetin karşıtı değil, onu işlevsel hale getiren sosyolojik bir gerçeklik ve bugünün kurumudur. Milletin karşıtı kabileleşme, etnik parçalara bölünmedir. Hem bir büyük birliği savunup hem de onu tahkim edecek, bir kavramı görmezden gelmek bir eksikliktir. Millet olamayanlar ümmet olabilirler mi? El-Efendi'nin Sudan'ı milletleşemediği için Güney Sudan'ı kaybetti. Kaldı ki, demokratik yönetimler en çok milletleşmiş toplumlarda yaşayabiliyor. Demokrasi, ile millet ve ulus-devletin neredeyse aynı zamanda ortaya çıkışı bu gerçekle alakalıdır. Kabilelere, etnik parçalara ayrılmış, asabiyelerin yarıştığı veya çatıştığı toplumlarda demokrasiyi yaşatmak zordur. Demokrasi, kendine en uygun zemini, milletleşmiş toplumlar ve ulus-devletlerde bulabilmektedir. Demokrasiyi savunurken millet olmayı ihmal etmek demokrasiyi yaşayacağı zeminden mahrum etmektir. Katılmadığım bu konu dışında, Ocaktan’ın eserinin önemli bir konuya parmak bastığını söyleyebilirim. Çalışmada kader, hilafet, biat ve gelenek gibi konularda da önemli bilgiler verilmiş. Kitabın adından da anlaşılacağı üzere yazar, Müslüman mahallesine demokrasinin gelip gelmeyeceğini bugünün Müslüman'ına bakarak,"...Geleneksel İslami ilimlerin sunduğu öğretiye sadık kalındığı mmüddetçe -imdilik -zor,"(s.160)görmektedir. Bütün mesele, geleneğe takılmadan bugünün aklıyla İslam'ı ve çağı yeniden anlamaktır. Akıl ve özgürlüğü boğan hiçbir yönetim tarzının toplumu ileri götürme şansı yoktur.

Neler Söylendi?

DİĞER YAZILARI İhtiras aklı Çare demokrasi ve adalettir Yargının Butlanı Emevilerin yolunda... Ülkeye başka ortaklar aramak Kurucu önderlikten barış koordinatörlüğüne Din, dünya ve ulema Tom Barract'ın Türkiyesi Buna büyük devlet siyaseti denilebilir mi? Sıradaki kim? Macaristan seçimleri: Hiçbir otokrat yenilmez değildir! Savaşın bir galibi var mı? Kürtleri Apo'nun kucağına itmek, kürdün kürde mektubu Bir yiğit öldü diyeler... Süreci anlamak Bugün ile aramızdaki dün Bilgi ve enformasyon savaşı Din savaşı mı, çıkar savaşı mı? İran'a bakmak BOP'a selam sürece devam Laiklik bildirisi Ver cumhurbaşkanlığını, al istediğini Fenerbahçe- Notthingham maçı ve... Bir kitap ve bir yazarın çığlığı Ahde vefa ve parti değiştirmek Yeni bakanlar: Apo’yla barış muhalefetle kavga Maskeli bölücülük Tarih bize diyor ki… Atatürk'le mücadele ettiğiniz kadar... Terör örgütleri rica ve minnetle dağılmaz! İç cephe İYİ Parti kongresi Suriye'nin üniter yapısı kaldı mı? Bu kafayla mı? Ülgener ve iktisadi çözülme BİR HAYALİN PEŞİNDEN KOŞMAK Yargı yoluyla muhalefet'in CB adayını belirlemek Barış komisyonu Sevr komisyonuna dönmesin! YPG oluşumu kimin eseri? Yılgınlık yok, kimse bu ülkeyi bölemez Zana ve kötü tezahürat Bir ülke nasıl bölünür,nasıl bölünmez? Zindandan çıkamayanlar Ümmet ve millet Bir Kürtleşme hikâyesi; Koç Mehmetler Devlet aklı değil, Apo'nun aklı Sevr'le olmadı, Apo ile deneyelim Dersim isyanı, yalanlar ve gerçekler Trump'ın övgüleri Akrebin iğnesi İspanya'yı mahvettik hadi Türkiye’yi de mahvedelim TÜRKİYE'Yİ HANGİ MODELLE BÖLELİM? Kuzey İrlanda dersleri İran ve eğitim dili Geçmişi kullanma kılavuzu Bir hatıra ve İslam’ı yiyen İslamcılık Tarih ve gerçek Anlayana sivrisinek anlamayana davul zurna… Öcalan için sansür istemek Hainleri ödüllendirmek vatanseverliği cezalandırmaktır Bir fotoğrafın düşündürdükleri… Fevkalenin fevkinde… Milliyetçiliği daraltmak Bu neyin komisyonu? Aç canavara yaltakçılık onun iştahını artırmaya yarar! Devirler değişiyor, güç tutkusu değişmiyor… Kırk beş yıl sonra… Onlar örgütlere ne yaptı biz ne yapıyoruz? Örgütü cesaretlendiren ülkeyi yönetenlerin kullandığı dildir Bu din dili dindar üretmez! Root Zeynus Botnet Satişi ÜST KİMLİK YOK EDİLİRSE… DİN VE MİLLİYETÇİLİĞİN SERMAYELEŞTİRİLMESİ AMACA ULAŞMAK İÇİN HERŞEY MÜBAH MI? Asıl Tehdit Dil birliği olmayınca… Devlet deneme tahtası değildir! Bu bir çürümedir Cumhur’un masasına meze olmak! Düşünmeden konuşmak Komisyon tuzağı Bu yol, yol değil! Lübnanlaşma ve kota siyaseti Tarihten ders almak: Peru Aydınlık Yol Örgütü ve biz Terörsüz Türkiye’ye evet, milli devlete suikasta hayır! Onlar ne yaptı biz ne yapıyoruz? Kahrolsun metan gazı! Değişen Öcalan değil… Başbağlar’da… Bu mudur devlet aklı? Devlet aklı kimin aklı? Uyanın ey Mısırlılar! Adalet yoksa… İslam, demokrasi diktatörlük Öcalan’ın sözcüleri… Apo’nun peşinde kurtuluş aramak İran dersleri Yeni bir despot liderler çağı Bir işkence biçimi olarak cezaevinden cezaevine sevk Cübbeli cehalet Adalet gecikir ama asla şaşmaz Dini söylemin insanileştirilmesi Dil meselesi ve Özgür Özel Emri hak vaki oluncaya kadar… Devlet aklı mı? Çıkar aklı mı? CHP’ye operasyonlar neyi hedefliyor? PKK bahane Hani tasfiye şartsızdı? Endişe etmekte haksız mıyız? Yeni Belediyeler Yasası, Niçin? PKK aslında ne demek istedi? Bir gün milliyetçileri ikna ederlerse… Denetimsiz güç ve yozlaşma Turpun büyüğü Kıbrıs’ta Yolsuzluk ve hukuk Muhalefeti susturmak Terörsüz Türkiye neyin bahanesi? Sorunun adını doğru koymak! Sevr’e Dönüş AKP kime hizmet ediyor? Allah adına konuşmak Bahçeli’nin anayasa çağrısı Memlekete Apo lazımsa… Bir adalet sorunumuz yok mu? İmamoğlu’nun diploması İspanya örneği üzerinden spekülasyon Deizm ve inkara giden yol Terörü bitirmenin karşılığı egemenliği paylaşmak olmamalıdır Kabileleşmeyi kim istiyor? İlk izlenimler AKP kongresi: Her şey bir defa daha seçilmek için ÖRGÜT’ÜN GİZLİ MECLİSİ DTK VEYA HDK HÜDAPAR ve DEM, madalyonun iki yüzü Devletle AKP’yi ısıttık, şimdi sıra milliyetçilerde… BAKLAYI AĞIZLARINDAN ÇIKARDILAR. ÖCALAN DEĞİŞMEDİ, BİZ DEĞİŞTİK. Millet düzelmedikçe hiç bir şey düzelmez! Adaleti yıkmak Diktaya giden yol! Kolombiya ne yaptı biz ne yapıyoruz? İki Dillilik Terör ve ayrılıkçılık üzerine bir çalışma Barzani'den akıl almak Esas amaç terör mü, yeniden seçilmek mi? Bu seviye ile aleme nizam vermek Terör yoluyla millet inşası Grup hakları üzerinden tartışma olmaz! Ağla ey halkım Özür diliyorum Yirmi iki yılın öğrettikleri Silahsız militanlar Suriye’nin bütünlüğü; iki tutum Ezberlerimiz değil gerçeklerimiz var Öcalan umut etme hakkından yararlanabilir mi? Sarıklı sakallı BOP Suriye dağılırken Fanatizm HER ŞEY OLUP BİTTİĞİNDE GERİYE NE KALACAK… Yeryüzünün lanetlileri Eğri cetvelle düz çizgi çizilmez! Çaresiz değiliz Bu günah hepimizin... Vatan, millet, din, iman eşittir Erdoğan Her yanlış hamle bölücülüğe hizmet eder Kim kazandı? Kaybeden yine millet Milli felakete doğru Bir devlet aklı var mıydı? Birliğe çağrı Apo’yu paşa yapalım mı? Hırsın dini var mı? Yeni bir çözülme süreci mi? Paralel din İsrail üzerinden iç politika Sinan Ateş dosyası ve tehdit siyaseti Lübnan dersleri ve milletin çeşitliliği Yapıcıoğlu’nu kim konuşturuyor? Siyasette tutarlılık ve inandırıcılık Teğmenlerin yemini Yargıtay’ın ziynet kararı ve düşüncelerimiz Malazgirt neyin aleti? Cami ve siyaset Siyasi ahlak ve milletvekili transferi Dava ahlakı olmayınca Stratejisiz muhalefet Haniya suikastı Ahlaksızlığa çağrı! Tarikat, hakikat ve yalan Nasıl bir ülkücülük? SEKİZİNCİ YILINDA 15 TEMMUZ Sorumluluktan kaçmak Alın size muhacir Cevabı verilmeyen soru Havanda su dövmek Nasıl bir tanrı idraki? Gerçek bir yumuşama mümkün mü? Kayyım ATEŞ CİNAYETİ VE BİR ZİHNİYET ANALİZİ Ruanda ile turizm anlaşması mı? Düşman ve düşmanlıklardan beslenmek Özgür Özel nereye koşuyor? Zaman mekân ve din algımız Yargı bağımsız mı gerçekten? Sinan Ateş iddianamesinin söyleyemedikleri Erdoğan, Özgür Özel görüşmesi İYİ Parti kongresi, Akşener’in vedası Hak'ka batılı karıştırmak Şimdi milliyetçilik yapma zamanı Dil üzerinden bölücülük Balkon konuşmasının satır araları Milliyetçiliğin özlü bir tarihi Ahlaksız siyaset kaybetti Kazanan demokrasidir Tony Blair'in yolculuğu Kazanan milliyetçilik olmalı Bir terör saldırısının düşündürdükleri Asıl tehdit bu siyaset tarzıdır Ülkücülük yağmalanırken Yerlikaya ve mafya operasyonları Bülbülü öldürmek DEM üzerinden milliyetçilik Biz seyrederken yahut siyasi münafıklık Mülakatlar ve iktidar Korkuları yönetmek Milliyetçilik ve İslam Sisi ile barış Montaigne haksız mı? Zana ve Ahmet Türk’ün çağrısı İslam düşüncesi ve ikbal Enkazdan oy çıkarmak! Aynı kaba tükürmek Düşün artık yargının yakasından Uluslararası Adalet Divanı’nın İsrail kararı Şeyhefendi'nin rüyasındaki Türkiye Sinan Ateş dosyası neyi bekliyor? Terörle mücadelede söz birliği ve kararlılık Deizm ve Kuran SULTAN DİNİN İKİZ KARDEŞİ OLUNCA Şehitlerimize dokunmayın! Dağın sözünü meclise taşımak Kabuk bağlamış yaraları deşmek ŞEHY SAİD ARAP'I SEVMEK YAHUT SEVMEMEK Kuyu ve külhan YUNANİSTAN ZİYARETİ İYİ Parti’nin kararı MİLLİYETÇİLİK VE MODERNİZM Atatürk Demirtaş’a selam gönderir miydi? Türkiye'de din anlayışında değişim süreci Yargı bağımsızlığı ABD/İsrail yapımı soykırım CHP’de yeni dönem Meclisin imkanlarını milletin aleyhine kullanmak! Kurtuluş paradoksu NİCE YÜZ YILLARA İslam düşüncesinin siyasal ufku Irak, Suriye, Libya ve Filistin, ya sonra?  Para ve Faiz FİLİSTİN,İSRAİL,BATI’NIN İKİ YÜZLÜLÜĞÜ Hamas'ın saldırısı ve Filistin sorunu Öz vatanda sığınmacı olmak AİHM kararları ve çifte standart Mafya ile mücadele Tek dil, bütünleştirir Edepsizliğin dini yoktur!  Cabiri; yeniden yapılanma -2 Bölünme Anayasası DAĞINIK MUHALEFET BİN DOKUZYÜZ YETMİŞ SEKİZ Tarihi parçalamak İtaat ve itaatsizlik üzerine Milliyetçiler nasıl birleşir? Milliyetçilerin birliği Cabiri ve yeniden yapılanma BAHÇELİ’NİN İTTİFAK ÇAĞRISI Çürüme Yerel seçimlere doğru, ittifak mı, tek başına mı? İSLAM VE SİYASET Hukuk olmadan ekonomi düzelmez! VATANDAŞ NEREDE, MUHALEFET NEREDE? ZAM YAĞMURU VE ALDATMA USTALARI İslam, demokrasi ve Türkiye Bu kafayla mı? KAYBETME PSİKOLOJİSİ İLE SEÇİM KAZANILMAZ Fransa’dan ders almak MERDAN YANARDAĞ, ÖCALAN İYİ PARTİ KONGRESİ VE YENİ SİYASETİN İPUÇLARI Bir kitap ‘Popülizmin küresel yükselişi’ Dini cehalet ve fanatizm Sorunumuz din ve milliyetçilik satanlardır 14 MAYIS SEÇİMLERİ VE BATI BİZ PKK'YA BAKARKEN... Yeni hükümet ve beklentiler Suçlu sadece muhalefet mi? Gyges'in yüzüğü yahut bağımlı yargı BİR HATIRA:GÜN SAZAK'IN ARDINDAN Geleceğini başkalarının ellerine bırakan toplum Anketler ve sonuçlar TARAFIMIZ BELLİ! Ayrıştırma siyaseti yerine birleştirme siyaseti Türkiye değişim istiyor AKP giderse... Milliyetçiler birleşiniz! Zamansız söz kime yarar EKONOMİK KRİZ,MİLLİYETÇİLİK VE AYRIŞMA Enfokrasi Testi kırıldı Akşener ve Altılı masa DAHA SORGULAMANIN ZAMANI GELMEDİ Mİ? Zaman daralıyor AFET BÖLGESİ, KADER-TEDBİR Deprem, Hatay ve Sığınmacılar Acımız büyük Büyük felaket Akşener ne diyor? Ortak politikalar metni, bir iktidar sıçraması Her seçim İmralı KARNE HEDİYESİ Bu sese kulak verilmeli FAY HATLARI ÜZERİNDE SİYASET Tutukluluk ve siyaset SİNAN ATEŞ'İN YAKTIĞI ATEŞ Yeni bir milliyetçi sıçrama ŞİDDET KÜLTÜRÜ Robotların duyguları yoktur! Tepkileri toplumsallaştırmak Seçilmiş travma Akşener’in suçu! Sosyal medya ve seçimler HERKES İÇİN ADALET Mahkeme kararı ile Kılıçdaroğlu’nun önü açıldı Yargı’nın intiharı ÇOCUK İSTİSMARI, STRATEJİSİZLİK ASKERİMİZ FAKİRDENDİR POST KAVGASI DEĞİL,VATAN KAVGASI Seçmenle duygusal ilişki kurmak YALANLA AVUNMAK Telafisi olmayan bir seçim Parti kapatma: Hukuk ve siyaset Sisi, Esat, muhalefet Parti kapatmak HDP, HANGİ MASANIN ALTINDA? HDP ile görüşme YERLİ VE MİLLİ OTOMOBİLDE SORULAR Suçlu bulundu: Türklük SİYASÎ İSTİKRAR VE GÜNDEM Kapanmış yarayı deşmek Fakıbaba, erdemli siyaset SİYASETÇİNİN BAŞARISI NE İLE ÖLÇÜLÜR? SEÇMEN EĞİLİMLERİNİ ANLAMAK Demokrasi ne ile var olur? YORUMA AÇIK OLMAYAN NAS BUDUR! BİZDEN Mİ OLSUN, ONDAN MI OLSUN? Bu kafayla terör bitmez! Sığınmacı sorunu, biz ve ABD SİYASİ NEZAKET VE CHP AHLAK KRİZİ Anketler ne diyor? İttifak ve nezaket Selçuklunun Osmanlının torunu, cumhuriyetin çocuklarıyız... Adaylık tartışmaları CUMHURBAŞKANI KİM OLMALI? YA HUKUK DEVLETİ YA YOLSUZLUK DEVLETİ KAFALAR DEĞİŞMEDİKÇE TARİH ÜZERİNDEN KUTUPLAŞTIRMA İMAM HATİPLER VE ŞARKICI GÜLŞEN EKONOMİK SORUNLARI ÇÖZECEK KADRO Doğru aday, kazanacak adaydır Keskin dil barış getirmez PARTİLER, İHTİMALLER