https://www.elazigharputgazetesi.com/files/uploads/user/98da8504415f24bc2b36734096000875-7dc0ef7b5d569489766f.png
Av. İrfan SÖNMEZ

Kuzey İrlanda dersleri

02-11-2025 22:10 845 kez okundu.

PKK komisyonunun -çoğu DEMP ile yakın görüşlere sahip olan bazı üyeleri- Kuzey İrlanda/Birleşik Krallık mutabakatını incelemek üzere İngiltere'ye gittiler.

Ayrılıkçı teröre muhatap olan tek ülke Birleşik Krallık, yani İngiltere değil.

Peru, Sri -Lanka gibi ülkeler de etnik teröre maruz kaldılar... Bazılarında din ayrılığı bazılarında etnik farklılık diğer bazılarında ise hem etnik hem din ayrılığı söz konusuydu.

Peru ve Sri-Lanka terör örgütlerini uzlaşma yoluyla bitirmediler.

Sri-Lanka, Tamil Kaplanlarını ezerek bitirdi.

Peru, Maocu Aydınlık Yol örgütünün lideri Guzman'ı yakalayıp Örgütü başsız bırakarak,liderini gözden düşürerek çökertti.

İngiltere ise -aracılar kullanarak görüşmeler yoluyla PIRA/IRA'ya silah bıraktırdı.

Bunu yaparken,

 Kuzey İrlanda’nın evvelden beri var olan özerkliğini teyit etti,

Polis teşkilatında Katolik oranını artırdı,

Yerel mecliste her iki topluluğun temsilini zorunlu hale getirdi,

Kuzey İrlanda hükümetinin güç paylaşımı esasına göre kurulmasını(başbakan bir taraftansa yardımcısının diğer taraftan olması) sağladı,

Kuzey İrlanda ile İrlanda Cumhuriyeti arasında ortak kurumlar kurulmasının yolunu açtı.

Kuzey İrlandalılara Self-determinasyon hakkı tanıdı,

En önemlisi İrlanda Cumhuriyetine, Kuzey İrlanda üzerinde hak iddiası olmadığını kabul ettirdi,

Kuzey İrlanda vatandaşlarına İrlanda,İngiliz veya her iki kimliği kullanma hakkı tanıdı,

İki yıl içinde tutukluların kademeli olarak serbest bırakılmasını kabul etti, ancak Kuzey İrlanda dışında mesela Londra'da eylem yapanları af kapsamına almadı.

Resmi statüsü olmadan İrlanda'ca eğitim veren okullar resmi statüye alındı.

İşte İngiltere'ye giden komisyon üyelerinin asıl amacı bu anlaşma hükümlerine dikkat çekmek, -onlar yaptı sizde aynısını yapın- mesajı vermek.

Lakin her ülkenin sosyolojisi, sorunları farklıdır. Hiçbir ülke diğerine tam örneklik teşkil edemez. Diğer ülkelerin tecrübelerinden faydalanılır ama olduğu gibi kopya edilemez. Aksi halde bu Faucault'nun ifadesiyle; 'elma ağacından kiraz vermesini beklemek' gibi bir şey olur.

İngiltere'nin çözümünü incelerken önce sorunun geçmişine bakmak gerekir. Çünkü bir sorunu anlamanın en sağlıklı yolu arka planı ve tarihi geçmişine bakmaktır.

İrlanda'da 1845-48 yılları arasında büyük bir kıtlık yaşanmış,-ki zaten İrlandalılar bunu Büyük Kıtlık olarak adlandırırlar- İngiltere'den en küçük bir yardım görmemiştir. Yüz binlerce insan açlıktan ölmüş, yüz binlercesi Amerika'ya göçmüştür. Bu İrlanda tarihindeki en büyük kırılma ve iki toplum arasındaki güvensizliğin en önemli sebebidir. İrlandalıların İngilizlere bakışını Büyük Kıtlıktaki tutumu belirlemiş, sonraki uygulamalar da bu bakışı beslemiştir.

İki toplum arasında din/mezhep farklılığı vardır. İrlandalılar Katolik,İngilizler Protestan'dır. Hıristiyanlık şemsiyesi altındaki mezhepler birbirine rakiptir ve müstakil dinler kadar birbirine uzaktır.

İki toplumun etnik kökenleri farklıdır. İrlandalılar Kelt kökenli ve eski dilleri Keltçenin bir diyalektiğidir. Bugün İrlanda'ca çok az konuşulan bir dildir, Kuzey İrlanda'da daha çok İngilizce konuşulmaktadır. İngilizler ise Anglo-Sakson'dur.

İngiliz hakimiyeti boyunca Katoliklere ikinci sınıf muamelesi yapılmış,İskoçya'dan getirilen Protestan göçmenlere, Katoliklerden alınan topraklar dağıtılmış, bu topraklarda Protestan işçi çalıştırılması teşvik edilmiştir.

Polis teşkilatı daha çok Protestanlardan oluşturulmuş, IRA/PIRA terörüne karşı birlikçiler de silahlanıp karşı teröre başladığında,aynı kararlılıkla takip edilmemişler, bazen eylemlerine göz yumulmuş, bazen güvenlik güçlerinden yardım görmüşlerdir.

 Katolikler sistemli olarak mülksüzleştirilerek, mülke göre oy hakkı ile Katoliklerin politik mücadeleye eşit şartlarda katılımları engellenmiştir.

1920'de Katolik İrlandalıların bağımsızlık taleplerini karşılamak üzere Britanya Hükümeti İrlanda Hükümeti yasasını çıkarmıştır. Bu yasayla, adanın kuzey doğusundaki 6 vilayet ayrılarak Kuzey İrlanda olarak kabul edilmiş, geri kalan 26 vilayet ise Özerk Yönetimi ve parlamentosu olacak şekilde İrlanda olarak tanımlanmıştır. Kuzey İrlanda'ya da hem özerklik verilerek kendi parlamentosunun bulunması, hem de Britanya meclisine milletvekili seçme imkânı verilmiştir.

Ancak verilen özerklik statüsü İrlanda'yı tatmin etmemiş,bu İrlanda milliyetçiliğinin ateşini daha da harlamıştır; IRA şehirlerde, taşrada, cezaevlerinde eylemler yapmaya başlamış,bu eylemler İngiltere'yi Serbest İrlanda'yı tanıma noktasına getirmiştir. 1921'de yapılan anlaşmayla İngiltere, bu özerkliği daha ileri taşıyarak, İrlanda'ya bağımlı ülke statüsü vermiştir. Ancak Britanya-İrlanda anlaşmasında İrlanda'ya konulan şart gereği, Serbest İrlanda' da Kuzey İrlanda'nın mevcut statüsünü resmi olarak tanımıştır. Böylece adanın ikiye bölünmesi İrlanda tarafından da kabul edilmiştir. İrlanda'nın bağımlı ülke statüsü İkinci Dünya Savaşı sonuna kadar devam etmiş, 1949'da Serbest İrlanda İngiliz Uluslar Topluluğundan ayrılarak tam bağımsız 'İrlanda Cumhuriyeti 'haline gelmiştir.

Seçim sistemi Katoliklere hiçbir zaman nüfusları oranında temsil imkânı vermediği için, hem bunun verdiği rahatsızlık hem de İrlanda Cumhuriyeti ile birleşme isteği olayları tırmandırmış,İngiltere Kuzey İrlanda parlamentosunu boykot etmeye başlamıştır. Öyle ki, Britanya meclisi 1971 yılında Kuzey İrlanda'da yargıç kararı olmadan tutuklama yolunu açan 'interment' yasasını çıkarmıştır. Bu tarihten sonra olaylar giderek büyümüş,PIRA 28 Aralık 1969'da bir bildiri yayınlayarak 6 Kuzey İrlanda vilayetini de dahil ederek birleşik İrlanda'ya olan bağlılığını ilan etmiştir. Bu bir nevi İngiltere'den kopma,İrlanda ile bütünleşme ilanıdır. 1976-1981 yıllarında cezaevlerinde açlık grevleri olmuş, on mahkûm hayatını kaybetmiştir. PIRA İngiltere parlamentosuna seçtiği ve açlık grevinde ölen Bobby Sands'ın yerine, 1981 haziranında yapılan seçimde yine iki PIRA tutuklusunu seçmiştir.

Katolik ayrılıkçıların partisi Sinn Fein,  lideri  ise Garry Adams'tır. Adams, 80'li yıllardan itibaren uzlaşmacı bir çizgi izleyerek, en azından görüntüde , IRA/PIRA ile arasına çizgi çekmeye çalışmıştır. Birleşik Krallık ile görüşmeler aracılar vasıtasıyla 1991'de başlamış, Hayırlı Cuma anlaşmasının yapıldığı 1998 yılına kadar sürmüştür. Anlaşma, Kuzey İrlanda'da yüzde 71,İrlanda Cumhuriyetinde yüzde 94'le kabul edilmiştir.

Ancak anlaşma ile her şey bitmemiştir.Süreç sancılı ilerlemiş, silah bırakma uzamış, öyle ki, 2002 yılında Kuzey İrlanda parlamentosu askıya alınmış,doğrudan yönetime dönülmüştür.Sonunda PIRA 28 Temmuz 2005'te kesin olarak silahlı mücadeleye son vermiştir.

Buna karşılık Kuzey İrlanda'nın 1920'den beri var olan özerkliği ve yerel parlamentosu korunmuş, self- determinasyon hakkı tanınmış, yukarıda sayılan düzenlemeler yapılmıştır.Şunu unutmamak lazımdır, o tarihlerde Kuzey İrlanda'da çoğunluk birlikçi Protestanlardadır. Muhtemel bir referandumda ayrılma kararının çıkma ihtimali yoktur.

Şimdi bu bilgiler ışığında İngiltere'nin Kuzey İrlanda deneyiminden ne oranda istifade edebileceğimizi veya bize örneklik edip etmeyeceğini tartışabiliriz.

-İngiltere görüşmelerde;

Örgütle değil siyasi temsilcileri ile görüşmüştür.Anlaşmayı bölgede faaliyet gösteren örgütler değil,  yasal siyasi partiler imzalamıştır.

-Masada sadece Katolik ayrılıkçılar değil, birlikçiler de olmuştur.

-Örgüte veya liderliğine asla methiyeler düzmemiştir.

-Kuzey İrlanda özerkliği,Hayırlı Cuma anlaşması ile değil 1920'de almıştır.O tarihten beri kendine ait parlamentosu vardır.Anlaşma ile getirilmiş bir yenilik değildir.

-Verilen özerkliği bir daha geri almak neredeyse imkansızdır, çünkü özerklikle birlikte yeni sınırlar çizilmekte, aslında toprakların tapu ve aidiyeti değiştirilmektedir. İspanya'da Bask ve Katalanlar 1930-32 yıllarında özerklik almış, İç savaşı kazanmasından sonra Franko bu özerklikleri kaldırmış, bu iki topluluk bunu bir müktesep hak gibi görüp yıllarca bunun için mücadele etmişlerdir.

-İngiltere önce IRA/PIRA'nın kaynaklarını kurutmuş, ABD'de yaşayan İrlanda diasporasının IRA/PIRA'ya yardımlarını keserek onu militan beslemeyecek duruma getirmiştir.

-Kuzey İrlanda'ya self-determinasyon hakkının verilmesi bölgedeki nüfus dağılımının verdiği güvenle alakalıdır. Hayırlı Cuma anlaşması imzalandığı 1998 yılından 2019 yılına kadar Protestanların nüfusu, Katoliklerin önündeydi. İlk defa 2021 yılında Katolik nüfus Protestan nüfusun önüne geçmiştir. 2021 yılı rakamlarına göre yüzde 42,3 Katolik, yüzde 37,3 Protestan şeklindedir. Oysa 1911 nüfus sayımında, Katoliklerin oranı yüzde 34,4'e,Protestanların oranı yüzde 61,4'e tekabül etmekteydi. Self-determinasyon hakkı, anlaşmanın yapıldığı tarihteki nüfus dağılımından kaynaklanan güvenle verilmiş olup, verilen özerklik bir topluluğa değil, bir bölgeyeydi. Çünkü çoğunluk zaten Katolik değildi. PKK ve uzantılarının istediği özerklik ise, B.Ayman'ın ifadesiyle; yerel yönetimin değil, yerel topluluğun özerkliliğinin kabul edilmesidir.

-Kuzey İrlanda'da İrlanda’ca anlaşmaya bağlı olarak 2022'den beri İngilizce birlikte resmi dildir. Ancak yüzde 99'luk konuşma oranıyla İngilizce baskın ulusal dildir.İrlanda dilini konuşma oranı azdır, az sayıda ilkokul'da, toplamda 5-7 bin civarında öğrenci İrlanda’ca eğitim yapılmaktadır. Esas iletişim ve eğitim dili İngilizcedir.

Bu bilgiler ışığında bir kıyaslama yapıldığında yaşadığımız etnik bölücülük sorunu ile İngiltere’nin Kuzey İrlanda tecrübesi arasında çok az benzerlik olduğu görülür.

-İrlandalılarla İngilizler arasında din/mezhep farkı vardır. İki toplum arasındaki ilişkiyi belirleyen dindir. Ülkemizde öyle bir fark yoktur.

-Kuzey İrlanda özerkliği 1920'den beri vardır. Hayırlı Cuma anlaşması ile verilmemiştir. Türkiye herhangi bir gruba özerklik tanınmamıştır.

-Kuzey İrlanda'da seçmen olma emlak sahibi ve sayısına bağlanarak Katoliklerin nüfusları oranında temsilleri engellenmiştir, Türkiye’de herhangi bir farklılık seçmen olmanın engeli yapılmamıştır.

-Kuzey İrlanda'da Katolikler güvenlik bürokrasisinden dışlanmışlardır.Okullar bile ayrılmış, Katoliklerle Protestanlar birbirlerinin okuluna gitmemişlerdir. Protestanların okulları devlet tarafından yapılırken, Katolikler kendi kullarını kendileri yapmak zorunda kalmıştır. Türkiye'de etnik kökeninden dolayı kimse herhangi bir meslekten dışlanmadığı gibi okulları, ibadethaneleri, mahalleleri ayırmak gibi bir parçalanmışlık da olmamıştır.

-Tarihimizde, Kuzey İrlanda'daki büyük kıtlığı hatırlatan, farklılığından dolayı bir topluluğu ölüme terk etmek gibi bir acımasızlık ve trajedi örneği yoktur. Van depreminde bu ülkenin doğulusu, batılısı ile nasıl yardıma koştuğu,Van halkını nasıl kucakladığı hatırlardadır. Türk toplumu ilişkilerini hiçbir zaman birlikte yaşadığı toplulukların rengine, kökenine bakarak belirlememiştir.

-İngiltere baştan beri ulus devlet değil, bir uluslar devletidir.Türkiye ise bir ulus devlettir. İki farklı devlet biçimi aynı kriterlerle değerlendirilemez.

Bütün bu gerçeklerden anlaşılacağı üzere, Kuzey İrlanda'da yaşananlar ile Türkiye'deki terör olayları arasında bir benzerlik yoktur. Bu ülkede Kürtler hangi meslekten engellenmişlerdir? Türkün olup da Kürdün olamadığı hangi meslek vardır? Aramızda Katolik Protestan ayırımına benzer bir din ayrılığı mı vardır? Kuzey İrlanda'da olduğu gibi siyasete katılımları mı engellenmiştir? Türkler tarafından saldırıya uğramışlar da polis buna seyirci mi kalmıştır?  Daha önce sahip oldukları bir özerklik yahut fethettikleri bir toprak parçası ellerinden mi alınmıştır? İki toplum o kadar özdeşleşmiştir ki, Türk onu da kendisi gibi Türk olarak tanımlamış, bunu bir inkâr olarak görmemiştir.  Kürdün başına bir felaket gelmiş de İngiltere'nin Büyük Kıtlıkta yaptığı gibi Türk Kürde sırtını mı dönmüştür?  Dolayısıyla farklı dinamiklere, sosyolojiye ve hafızaya sahip iki toplumun çözüm biçimi bir olamaz, orda yapılanın buraya şifa olacağı söylenemez.

Neler Söylendi?

DİĞER YAZILARI İhtiras aklı Çare demokrasi ve adalettir Yargının Butlanı Emevilerin yolunda... Ülkeye başka ortaklar aramak Kurucu önderlikten barış koordinatörlüğüne Din, dünya ve ulema Tom Barract'ın Türkiyesi Buna büyük devlet siyaseti denilebilir mi? Sıradaki kim? Macaristan seçimleri: Hiçbir otokrat yenilmez değildir! Savaşın bir galibi var mı? Kürtleri Apo'nun kucağına itmek, kürdün kürde mektubu Bir yiğit öldü diyeler... Süreci anlamak Bugün ile aramızdaki dün Bilgi ve enformasyon savaşı Din savaşı mı, çıkar savaşı mı? İran'a bakmak BOP'a selam sürece devam Laiklik bildirisi Ver cumhurbaşkanlığını, al istediğini Fenerbahçe- Notthingham maçı ve... Bir kitap ve bir yazarın çığlığı Ahde vefa ve parti değiştirmek Yeni bakanlar: Apo’yla barış muhalefetle kavga Maskeli bölücülük Tarih bize diyor ki… Atatürk'le mücadele ettiğiniz kadar... Terör örgütleri rica ve minnetle dağılmaz! İç cephe İYİ Parti kongresi Suriye'nin üniter yapısı kaldı mı? Bu kafayla mı? Ülgener ve iktisadi çözülme BİR HAYALİN PEŞİNDEN KOŞMAK Yargı yoluyla muhalefet'in CB adayını belirlemek Barış komisyonu Sevr komisyonuna dönmesin! YPG oluşumu kimin eseri? Yılgınlık yok, kimse bu ülkeyi bölemez Zana ve kötü tezahürat Bir ülke nasıl bölünür,nasıl bölünmez? Zindandan çıkamayanlar Ümmet ve millet Bir Kürtleşme hikâyesi; Koç Mehmetler Devlet aklı değil, Apo'nun aklı Sevr'le olmadı, Apo ile deneyelim Dersim isyanı, yalanlar ve gerçekler Trump'ın övgüleri Akrebin iğnesi İspanya'yı mahvettik hadi Türkiye’yi de mahvedelim TÜRKİYE'Yİ HANGİ MODELLE BÖLELİM? İran ve eğitim dili Geçmişi kullanma kılavuzu Bir hatıra ve İslam’ı yiyen İslamcılık Tarih ve gerçek Anlayana sivrisinek anlamayana davul zurna… Öcalan için sansür istemek Hainleri ödüllendirmek vatanseverliği cezalandırmaktır Bir fotoğrafın düşündürdükleri… Fevkalenin fevkinde… Milliyetçiliği daraltmak Bu neyin komisyonu? Aç canavara yaltakçılık onun iştahını artırmaya yarar! Devirler değişiyor, güç tutkusu değişmiyor… Kırk beş yıl sonra… Onlar örgütlere ne yaptı biz ne yapıyoruz? Örgütü cesaretlendiren ülkeyi yönetenlerin kullandığı dildir Bu din dili dindar üretmez! Root Zeynus Botnet Satişi ÜST KİMLİK YOK EDİLİRSE… DİN VE MİLLİYETÇİLİĞİN SERMAYELEŞTİRİLMESİ AMACA ULAŞMAK İÇİN HERŞEY MÜBAH MI? Asıl Tehdit Dil birliği olmayınca… Devlet deneme tahtası değildir! Bu bir çürümedir Cumhur’un masasına meze olmak! Düşünmeden konuşmak Komisyon tuzağı Bu yol, yol değil! Lübnanlaşma ve kota siyaseti Tarihten ders almak: Peru Aydınlık Yol Örgütü ve biz Terörsüz Türkiye’ye evet, milli devlete suikasta hayır! Onlar ne yaptı biz ne yapıyoruz? Kahrolsun metan gazı! Değişen Öcalan değil… Başbağlar’da… Bu mudur devlet aklı? Devlet aklı kimin aklı? Uyanın ey Mısırlılar! Adalet yoksa… İslam, demokrasi diktatörlük Öcalan’ın sözcüleri… Apo’nun peşinde kurtuluş aramak İran dersleri Yeni bir despot liderler çağı Bir işkence biçimi olarak cezaevinden cezaevine sevk Cübbeli cehalet Adalet gecikir ama asla şaşmaz Dini söylemin insanileştirilmesi Dil meselesi ve Özgür Özel Emri hak vaki oluncaya kadar… Devlet aklı mı? Çıkar aklı mı? CHP’ye operasyonlar neyi hedefliyor? Müslüman sokağında demokrasi PKK bahane Hani tasfiye şartsızdı? Endişe etmekte haksız mıyız? Yeni Belediyeler Yasası, Niçin? PKK aslında ne demek istedi? Bir gün milliyetçileri ikna ederlerse… Denetimsiz güç ve yozlaşma Turpun büyüğü Kıbrıs’ta Yolsuzluk ve hukuk Muhalefeti susturmak Terörsüz Türkiye neyin bahanesi? Sorunun adını doğru koymak! Sevr’e Dönüş AKP kime hizmet ediyor? Allah adına konuşmak Bahçeli’nin anayasa çağrısı Memlekete Apo lazımsa… Bir adalet sorunumuz yok mu? İmamoğlu’nun diploması İspanya örneği üzerinden spekülasyon Deizm ve inkara giden yol Terörü bitirmenin karşılığı egemenliği paylaşmak olmamalıdır Kabileleşmeyi kim istiyor? İlk izlenimler AKP kongresi: Her şey bir defa daha seçilmek için ÖRGÜT’ÜN GİZLİ MECLİSİ DTK VEYA HDK HÜDAPAR ve DEM, madalyonun iki yüzü Devletle AKP’yi ısıttık, şimdi sıra milliyetçilerde… BAKLAYI AĞIZLARINDAN ÇIKARDILAR. ÖCALAN DEĞİŞMEDİ, BİZ DEĞİŞTİK. Millet düzelmedikçe hiç bir şey düzelmez! Adaleti yıkmak Diktaya giden yol! Kolombiya ne yaptı biz ne yapıyoruz? İki Dillilik Terör ve ayrılıkçılık üzerine bir çalışma Barzani'den akıl almak Esas amaç terör mü, yeniden seçilmek mi? Bu seviye ile aleme nizam vermek Terör yoluyla millet inşası Grup hakları üzerinden tartışma olmaz! Ağla ey halkım Özür diliyorum Yirmi iki yılın öğrettikleri Silahsız militanlar Suriye’nin bütünlüğü; iki tutum Ezberlerimiz değil gerçeklerimiz var Öcalan umut etme hakkından yararlanabilir mi? Sarıklı sakallı BOP Suriye dağılırken Fanatizm HER ŞEY OLUP BİTTİĞİNDE GERİYE NE KALACAK… Yeryüzünün lanetlileri Eğri cetvelle düz çizgi çizilmez! Çaresiz değiliz Bu günah hepimizin... Vatan, millet, din, iman eşittir Erdoğan Her yanlış hamle bölücülüğe hizmet eder Kim kazandı? Kaybeden yine millet Milli felakete doğru Bir devlet aklı var mıydı? Birliğe çağrı Apo’yu paşa yapalım mı? Hırsın dini var mı? Yeni bir çözülme süreci mi? Paralel din İsrail üzerinden iç politika Sinan Ateş dosyası ve tehdit siyaseti Lübnan dersleri ve milletin çeşitliliği Yapıcıoğlu’nu kim konuşturuyor? Siyasette tutarlılık ve inandırıcılık Teğmenlerin yemini Yargıtay’ın ziynet kararı ve düşüncelerimiz Malazgirt neyin aleti? Cami ve siyaset Siyasi ahlak ve milletvekili transferi Dava ahlakı olmayınca Stratejisiz muhalefet Haniya suikastı Ahlaksızlığa çağrı! Tarikat, hakikat ve yalan Nasıl bir ülkücülük? SEKİZİNCİ YILINDA 15 TEMMUZ Sorumluluktan kaçmak Alın size muhacir Cevabı verilmeyen soru Havanda su dövmek Nasıl bir tanrı idraki? Gerçek bir yumuşama mümkün mü? Kayyım ATEŞ CİNAYETİ VE BİR ZİHNİYET ANALİZİ Ruanda ile turizm anlaşması mı? Düşman ve düşmanlıklardan beslenmek Özgür Özel nereye koşuyor? Zaman mekân ve din algımız Yargı bağımsız mı gerçekten? Sinan Ateş iddianamesinin söyleyemedikleri Erdoğan, Özgür Özel görüşmesi İYİ Parti kongresi, Akşener’in vedası Hak'ka batılı karıştırmak Şimdi milliyetçilik yapma zamanı Dil üzerinden bölücülük Balkon konuşmasının satır araları Milliyetçiliğin özlü bir tarihi Ahlaksız siyaset kaybetti Kazanan demokrasidir Tony Blair'in yolculuğu Kazanan milliyetçilik olmalı Bir terör saldırısının düşündürdükleri Asıl tehdit bu siyaset tarzıdır Ülkücülük yağmalanırken Yerlikaya ve mafya operasyonları Bülbülü öldürmek DEM üzerinden milliyetçilik Biz seyrederken yahut siyasi münafıklık Mülakatlar ve iktidar Korkuları yönetmek Milliyetçilik ve İslam Sisi ile barış Montaigne haksız mı? Zana ve Ahmet Türk’ün çağrısı İslam düşüncesi ve ikbal Enkazdan oy çıkarmak! Aynı kaba tükürmek Düşün artık yargının yakasından Uluslararası Adalet Divanı’nın İsrail kararı Şeyhefendi'nin rüyasındaki Türkiye Sinan Ateş dosyası neyi bekliyor? Terörle mücadelede söz birliği ve kararlılık Deizm ve Kuran SULTAN DİNİN İKİZ KARDEŞİ OLUNCA Şehitlerimize dokunmayın! Dağın sözünü meclise taşımak Kabuk bağlamış yaraları deşmek ŞEHY SAİD ARAP'I SEVMEK YAHUT SEVMEMEK Kuyu ve külhan YUNANİSTAN ZİYARETİ İYİ Parti’nin kararı MİLLİYETÇİLİK VE MODERNİZM Atatürk Demirtaş’a selam gönderir miydi? Türkiye'de din anlayışında değişim süreci Yargı bağımsızlığı ABD/İsrail yapımı soykırım CHP’de yeni dönem Meclisin imkanlarını milletin aleyhine kullanmak! Kurtuluş paradoksu NİCE YÜZ YILLARA İslam düşüncesinin siyasal ufku Irak, Suriye, Libya ve Filistin, ya sonra?  Para ve Faiz FİLİSTİN,İSRAİL,BATI’NIN İKİ YÜZLÜLÜĞÜ Hamas'ın saldırısı ve Filistin sorunu Öz vatanda sığınmacı olmak AİHM kararları ve çifte standart Mafya ile mücadele Tek dil, bütünleştirir Edepsizliğin dini yoktur!  Cabiri; yeniden yapılanma -2 Bölünme Anayasası DAĞINIK MUHALEFET BİN DOKUZYÜZ YETMİŞ SEKİZ Tarihi parçalamak İtaat ve itaatsizlik üzerine Milliyetçiler nasıl birleşir? Milliyetçilerin birliği Cabiri ve yeniden yapılanma BAHÇELİ’NİN İTTİFAK ÇAĞRISI Çürüme Yerel seçimlere doğru, ittifak mı, tek başına mı? İSLAM VE SİYASET Hukuk olmadan ekonomi düzelmez! VATANDAŞ NEREDE, MUHALEFET NEREDE? ZAM YAĞMURU VE ALDATMA USTALARI İslam, demokrasi ve Türkiye Bu kafayla mı? KAYBETME PSİKOLOJİSİ İLE SEÇİM KAZANILMAZ Fransa’dan ders almak MERDAN YANARDAĞ, ÖCALAN İYİ PARTİ KONGRESİ VE YENİ SİYASETİN İPUÇLARI Bir kitap ‘Popülizmin küresel yükselişi’ Dini cehalet ve fanatizm Sorunumuz din ve milliyetçilik satanlardır 14 MAYIS SEÇİMLERİ VE BATI BİZ PKK'YA BAKARKEN... Yeni hükümet ve beklentiler Suçlu sadece muhalefet mi? Gyges'in yüzüğü yahut bağımlı yargı BİR HATIRA:GÜN SAZAK'IN ARDINDAN Geleceğini başkalarının ellerine bırakan toplum Anketler ve sonuçlar TARAFIMIZ BELLİ! Ayrıştırma siyaseti yerine birleştirme siyaseti Türkiye değişim istiyor AKP giderse... Milliyetçiler birleşiniz! Zamansız söz kime yarar EKONOMİK KRİZ,MİLLİYETÇİLİK VE AYRIŞMA Enfokrasi Testi kırıldı Akşener ve Altılı masa DAHA SORGULAMANIN ZAMANI GELMEDİ Mİ? Zaman daralıyor AFET BÖLGESİ, KADER-TEDBİR Deprem, Hatay ve Sığınmacılar Acımız büyük Büyük felaket Akşener ne diyor? Ortak politikalar metni, bir iktidar sıçraması Her seçim İmralı KARNE HEDİYESİ Bu sese kulak verilmeli FAY HATLARI ÜZERİNDE SİYASET Tutukluluk ve siyaset SİNAN ATEŞ'İN YAKTIĞI ATEŞ Yeni bir milliyetçi sıçrama ŞİDDET KÜLTÜRÜ Robotların duyguları yoktur! Tepkileri toplumsallaştırmak Seçilmiş travma Akşener’in suçu! Sosyal medya ve seçimler HERKES İÇİN ADALET Mahkeme kararı ile Kılıçdaroğlu’nun önü açıldı Yargı’nın intiharı ÇOCUK İSTİSMARI, STRATEJİSİZLİK ASKERİMİZ FAKİRDENDİR POST KAVGASI DEĞİL,VATAN KAVGASI Seçmenle duygusal ilişki kurmak YALANLA AVUNMAK Telafisi olmayan bir seçim Parti kapatma: Hukuk ve siyaset Sisi, Esat, muhalefet Parti kapatmak HDP, HANGİ MASANIN ALTINDA? HDP ile görüşme YERLİ VE MİLLİ OTOMOBİLDE SORULAR Suçlu bulundu: Türklük SİYASÎ İSTİKRAR VE GÜNDEM Kapanmış yarayı deşmek Fakıbaba, erdemli siyaset SİYASETÇİNİN BAŞARISI NE İLE ÖLÇÜLÜR? SEÇMEN EĞİLİMLERİNİ ANLAMAK Demokrasi ne ile var olur? YORUMA AÇIK OLMAYAN NAS BUDUR! BİZDEN Mİ OLSUN, ONDAN MI OLSUN? Bu kafayla terör bitmez! Sığınmacı sorunu, biz ve ABD SİYASİ NEZAKET VE CHP AHLAK KRİZİ Anketler ne diyor? İttifak ve nezaket Selçuklunun Osmanlının torunu, cumhuriyetin çocuklarıyız... Adaylık tartışmaları CUMHURBAŞKANI KİM OLMALI? YA HUKUK DEVLETİ YA YOLSUZLUK DEVLETİ KAFALAR DEĞİŞMEDİKÇE TARİH ÜZERİNDEN KUTUPLAŞTIRMA İMAM HATİPLER VE ŞARKICI GÜLŞEN EKONOMİK SORUNLARI ÇÖZECEK KADRO Doğru aday, kazanacak adaydır Keskin dil barış getirmez PARTİLER, İHTİMALLER