TÜRKİYE VE NATO
Haksız yere astığımız başbakan Adnan Menderes iktidarında NATO'ya girmek için hiç bir alakamız olmayan Kore'ye Türk askeri gönderildi.
NATO 1949'da Sovyet sosyalist cumhuriyetler birliğine karşı Amerika başkanlığında Avrupa devletlerini korumak için kuruldu.
Kore Savaşı'nda en kanlı muharebe Kuniri'dir. Koreliler Amerika birliklerini çembere aldılar. Türk birliklerinin başında Elazığlı Celal Dora çemberi yardı. Amerikalılar kurtuldu Türkleri bıraktı kaçtı. Türk birlikleri orada çok şehit verdi. Birkaç gün sonra Amerikalı general Celal Dora'nın odasına girer Trump gibi çok büyük iş başardık der.
Askerini kaybeden ciğeri yanan Celal Dora Amerikalı paşayı kalleşliğinden dolayı çeker silahı alnının ortasından vurur. Ne acı ki biz bu kahramanı da Menderes'i de cezalandırdık. Kore'de görev yapan Celal Dora, Tahsin Yazıcı savaş sonrası Kore'ye gönderilen topçu Albay Bedri Sönmez Elazığlı subaylardır. Kore'de 724 gencimiz şehit yatıyor.
Türkiye bu kahramanlığından dolayı 1952'de NATO'ya alındı. NATO'nun maddelerinde İsrail'in korunması da vardır. PKK, fetö İsrail'in isteği üzerine Amerika ve Avrupalıların himayesiyle, 50 yıl bayraklı genç tabutlarla ağlattılar. Terör masrafları ve acıları, Amerikan ambargoları neticesinde biz bu günlere geldik. NATO ve Nobel emperyal bir Siyonist kuruluştur. NATO Türkiye'den milyonlarca lira almış, canlar almış hiçbir şey vermemiştir. NATO ve Avrupa Birliği Hristiyan kulübüdür. Asya ve Afrika'yı sömürerek geçinirler. İslam aleminin uyanması birlik olması mecburiyeti vardır. Bunu biliyor musunuz: Türkiye'de şehirler içinde subayı ve paşası çok olan şehir Elazığ'dır.
TUNCER SÖNMEZ
BU NATO ÇOK BERBATO
Av. İrfan SÖNMEZ
Tek sorumlu Deniz Göktaş mı?
AHMET VURAL
HASRETİN ÇARESİ
EMRAL CÖMERT
ELZIĞ’LI OLAN HER KİŞİ BU ŞEHRİN GÖNÜLLÜ TURİZİM ELÇİSİ OLMALIDIR
VAHİT DABAK
ADALETİ ARAYANLARA VE UNUTANLARA
DR. İMBAT MUĞLU
KARS’IN DİNİ FARKLILIKLARI VE KÜLTÜREL ÇEŞİTLİLİĞİ
MUSTAFA DOĞAN
DOSTLUK KAZANDI
YAVUZ GEZER
Su Bulunacak
Av. Mehmet AYTAÇ
TUTUKLAMA: CEZA DEĞİL, İSTİSNA
MEHMET ŞÜKRÜ BAŞ
MİNİK BİR YÜREKTEN BABAYA MEKTUP