Çok uzak çok uzun yoldan, 1937'den geliyorum. 87 senenin gecesinden, gündüzünden, mevsimlerinden; bebeklik, çocukluk, gençliğinden geliyorum. Birinci ve ikinci cihan savaşlarının sıkıntıları, yıkıntıları arasından yükselen şehit ailelerinin yanık ağıtlarını dinleyen, kıtlık dediğimiz zamanların toprak damlarından geliyorum. Memleketler, evler, sokaklar, caddelerden geliyorum. Teklikten çokluğa, çokluktan yokluğa düşe kalka geliyorum. Güvendiklerim, iyiliklerim, pişmanlıklarım beni çok üzüyor yorgunum. Vefasızlıklardan, vicdansızlıklardan, acılardan, nankörlüklerden yorgunum. Ölüm ve gurbet ayrılıklarından, kıskançlıklardan, hor bakan gözlerden, kalleşliklerden çok yorgunum çok. Yorgunum unutulmuş olmaktan, yorgunum ameliyatlardan hastalıklardan, başıma kar gibi yığılmış aklardan, yorgunum acıların yüzümdeki derin çizgilerinden, aynaların beni perişan göstermesinden, kendime acımaktan, bütün hikayelerimi her gün anmaktan yorgunum. Benimle hayata başlayan anam, babam, kardeşlerime ağlamaktan yorgunum. Çok uzaklardan 1937'den geliyorum. 87 yılın ağırlıkları omuzumda, çok yorgunum çok.
TUNCER SÖNMEZ
TECRÜBELİ BİR UYARI
AHMET VURAL
İNSANI SEVMEK
VAHİT DABAK
CUMHURİYET TARİHİNİN EFSANE SİYASET ADAMI TÜRK OCAĞI BAŞKANI
Av. İrfan SÖNMEZ
Yargıda yandaşlık
DR. İMBAT MUĞLU
Avrupa'nın Savunma Rüyası Çöküyor
EMRAL CÖMERT
MÜSLÜMAN YEİS’E DÜŞMEZ
MUSTAFA DOĞAN
DOSTLUK KAZANDI
YAVUZ GEZER
Su Bulunacak
Av. Mehmet AYTAÇ
TUTUKLAMA: CEZA DEĞİL, İSTİSNA
MEHMET ŞÜKRÜ BAŞ
MİNİK BİR YÜREKTEN BABAYA MEKTUP