Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İdris Alan, Baskil kayısısının kendi adıyla coğrafi işaret alması, bölgede işlenmesi ve markalaştırılarak pazarlanması amacıyla kurulan ETAK’ın büyüme hedeflerini açıkladı.
Elazığ TSO Başkanı İdris Alan, Baskil kayısısının katma değerinin Elazığ’da kalması için üretimden paketlemeye, markalaşmadan ihracata kadar uzanan yeni bir tarım modeli oluşturduklarını söyledi. Alan, ETAK’ın ulusal marketler, dijital satış kanalları, Avrupa ve Orta Doğu pazarlarında yer almasını hedeflediklerini belirtti.
BASKİL KAYISISI KENDİ ADIYLA MARKALAŞACAK
Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İdris Alan, Baskil yöresinde yetiştirilen ve kendine özgü özelliklere sahip kayısının “Baskil Kayısısı” adıyla coğrafi işaret alması için çalışmalar yürüttüklerini açıkladı.
Bu kapsamda 2024 yılında Baskil ilçesinde Elazığ Tarımsal Kalkınma Üretim ve Pazarlama Kooperatifi’nin kurulduğunu belirten Alan, ürünlerin bölgede işlenerek paketlenmesi ve ETAK markasıyla pazara sunulmasının amaçlandığını ifade etti.
Bir şehrin kalkınmasının yalnızca sanayi yatırımlarıyla mümkün olmadığını vurgulayan Alan, üreticinin kazandığı ve yerel ürünlerin korunduğu bir tarım yapısının sürdürülebilir kalkınma açısından büyük önem taşıdığını söyledi.
SERA ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ İÇİN HAZIRLIKLAR TAMAMLANDI
Tarımı Elazığ’ın gelecekteki en güçlü kalkınma alanlarından biri olarak gördüklerini belirten Alan, kentte Sera Organize Sanayi Bölgesi kurulması için gerekli hazırlık çalışmalarının tamamlandığını bildirdi.
Projenin uygulanabilir bir modele dönüşmesi için Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Meclisini Elazığ’da ağırladıklarını aktaran Alan, seracılık alanındaki deneyimlerden yararlanılarak kapsamlı değerlendirmeler yapıldığını kaydetti. Alan, süreçlerin tamamlanmasının ardından hayata geçirilecek yatırımla Elazığ’ın modern, planlı ve katma değeri yüksek tarımsal üretimde öne çıkan şehirlerden biri olmasını hedeflediklerini dile getirdi.
ÜRÜNÜ ELAZIĞ ÜRETİYOR KATMA DEĞER BAŞKA ŞEHİRLERE GİDİYOR
Elazığ’ın Baskil kayısısının yanı sıra üzüm, çilek, ceviz, badem, dut, leblebi ve orciğiyle önemli bir tarımsal üretim potansiyeline sahip olduğunu belirten Alan, yıllardır ürünlerin ham madde olarak şehir dışına gönderildiğine dikkat çekti.
Üreticinin büyük emekle yetiştirdiği ürünlerin başka şehirlerde işlendiğini, paketlendiğini ve markalaştırıldığını ifade eden Alan, gerçek kazancın çoğu zaman üretim yapılan şehirde kalmadığını söyledi.
Bu tablonun değiştirilmesi amacıyla “Elazığ neden kendi markasını oluşturmasın, ürünümüzü neden başkaları markalaştırsın ve katma değer neden başka şehirlerde kalsın?” sorularından hareket ettiklerini belirten Alan, ETAK’ın bu anlayışla kurulduğunu kaydetti.
ETAK’TA HEDEF TORKU MODELİ
ETAK’ın yalnızca üreticiden ürün satın alan bir kooperatif olmadığını vurgulayan Alan, yapının ürünleri işleyen, paketleyen, geliştiren, pazarlayan ve ihracata hazırlayan bir model üzerine kurulduğunu söyledi.
Kooperatifte nihai hedeflerinin TORKU benzeri bir yapılanma olduğunu belirten Alan, üreticiden alınan ürünün markalaştırılarak doğrudan tüketiciye ulaştırılmasını ve elde edilen kazancın yeniden üreticiye dönmesini amaçladıklarını ifade etti.
ETAK ürünlerinin ulusal market zincirlerinde, dijital satış kanallarında, Avrupa ve Orta Doğu pazarlarında yer alması için çalışmaların sürdüğünü aktaran Alan, yeni satış noktaları açılacağını ve daha fazla üreticinin kooperatif bünyesine dâhil edileceğini söyledi.
35 ÜRÜN İÇİN COĞRAFİ İŞARET BAŞVURUSU
Elazığ’da üretilen yöresel ürünlerin korunması ve kendi adıyla tanıtılması amacıyla Baskil kayısısı başta olmak üzere 35 ürün için coğrafi işaret başvurusu yapıldığını açıklayan Alan, yalnızca tescil başvurusuyla yetinmediklerini belirtti.
Ürünlerin üretim, işleme, paketleme ve pazarlama süreçlerinin de Elazığ’da yürütülmesi için somut adımlar attıklarını kaydeden Alan, ETAK Yönetim Kurulu Başkanı Kıvanç Beyarslan ile kooperatif ekibine çalışmalarından dolayı teşekkür etti.
“AMACIMIZ HUSUMET DEĞİL TİCARİ REKABET”
Baskil kayısısının kendi adıyla markalaşmasına yönelik çalışmaların şehirler arasında polemik konusu yapılmaması gerektiğini belirten Alan, Malatya kayısısının da Baskil kayısısının da Türkiye’nin önemli değerleri olduğunu söyledi. Alan, amaçlarının kardeş şehirleri karşı karşıya getirmek olmadığını vurgulayarak, her şehrin kendi ürününü markalaştırmasının doğal ve ekonomik açıdan gerekli olduğunu ifade etti.
Baskil coğrafyasında yetiştirilen kayısının “Baskil Kayısısı” adıyla tanınmasının üreticinin hakkı olduğunu belirten Alan, yürütülen çalışmaların ticari rekabet, yerel kalkınma ve üreticinin gelirini artırma hedefi taşıdığını kaydetti.



























