Elazığ Türk Ocakları Başkanı Prof. Dr. Yavuz Haykır, Harput’un fethinin 941’inci yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, Harput’un tarihsel kimliği, Türk-İslam kültüründeki yeri ve Anadolu’nun vatanlaşma sürecindeki önemini anlattı. Haykır, Harput’un yalnızca bir yerleşim yeri olmadığını, aynı zamanda Türk tarihinin ve kültürel mirasının önemli simgelerinden biri olduğunu ifade etti.
FETİH SÜRECİ 1085 YILINA UZANIYOR
Türklerin Anadolu’yu yurt edinme sürecinin 11’inci yüzyılda hız kazandığını belirten Haykır, Malazgirt Zaferi’nin ardından Anadolu’nun farklı bölgelerinde fetih hareketlerinin başladığını kaydetti. Türk beylerinin yerleşime elverişli bölgeleri ele geçirerek imar ve iskân faaliyetleriyle bu toprakları kalıcı bir yurda dönüştürdüğünü ifade eden Haykır, Harput’un da bu sürecin önemli merkezlerinden biri olduğunu belirtti.
Haykır’ın açıklamasında, Sultan Melikşah’ın komutanlarından Çubuk Bey’in Harput’un fethindeki rolüne dikkat çekildi. Malazgirt Savaşı’ndan yaklaşık 14 yıl sonra, 1085 yılının sonbaharında Elazığ Ovası’na ulaşan Çubuk Bey’in Harput’u fethederek bölgedeki Türk hâkimiyetinin temellerini attığı ifade edildi.
HARPUT, TÜRK KÜLTÜRÜNÜN ÖNEMLİ MERKEZLERİNDEN BİRİ OLDU
Harput’un fethin ardından zamanla Türk kimliğiyle şekillendiğini belirten Haykır, bölgenin mimarisi, sanatı ve kültürel birikimiyle Anadolu tarihindeki yerini güçlendirdiğini vurguladı. Türk kültürünün izlerinin Harput’un tarihî dokusunda belirginleştiğini kaydeden Haykır, bölgenin yüzyıllar boyunca önemli bir kültür ve medeniyet merkezi olarak varlığını sürdürdüğünü dile getirdi.
Harput’un Türk-İslam kültürünün izlerini taşıyan tarihî yapıları ve köklü geçmişiyle Elazığ’ın kimliğinde önemli bir yere sahip olduğunu belirten Haykır, geçmişten günümüze aktarılan bu mirasın korunmasının önemine işaret etti.
“HARPUT, MİLLİ KİMLİĞİMİZİN ÖNEMLİ BİR SİMGESİDİR”
Harput’un tarih boyunca vatan ve millet sevgisinin önemli merkezlerinden biri olduğunu ifade eden Haykır, bölgenin kültürel kimliğinin kuşaktan kuşağa aktarıldığını belirtti. Açıklamasında Harput’un tarihî önemine vurgu yapan Haykır, Anadolu’da Türk varlığının kökleşmesinde Harput’un önemli bir rol üstlendiğini kaydetti.
Harput’un fethinin yalnızca askerî bir başarı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Haykır, bu sürecin aynı zamanda bölgenin kültürel ve toplumsal yapısının şekillenmesinde etkili olduğunu ifade etti.
ÇUBUK BEY VE BELEK GAZİ’YE VEFA
Haykır, Harput’un fethiyle başlayan tarihî süreçte emeği bulunan isimlerin unutulmaması gerektiğini belirterek, Çubuk Bey başta olmak üzere Harput’un tarihî mirasına katkı sunan şahsiyetleri andı. Harput’un simge isimlerinden Belek Gazi’yi de anan Haykır, bölgenin geçmişten bugüne taşıdığı değerlerin gelecek nesillere aktarılmasının önemini vurguladı.
Açıklamasının sonunda Harput’un fethinin 941’inci yıl dönümünü kutlayan Haykır, Harput’un tarihî ve kültürel mirasının Elazığ için büyük bir değer taşıdığını belirtti. Haykır, Harput’un fethinde emeği geçen Çubuk Bey’i, Belek Gazi’yi ve bu topraklar uğruna can verenleri şükran, minnet ve rahmetle andı.















