Elazığ Ahmet Tevfik Ozan Kongre Merkezi’nde Türkiye Sohbetleri: Terörsüz Türkiye'ye Geçiş programı düzenlendi. Programa Elazığ Valisi Numan Hatipoğlu, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı,Sağlık Politikaları Kurulu Üyesi Ahmet Selim Köroğlu, Cumhurbaşkanı Danışmanı ,Sivil Dayanışma Platformu Başkanı Ayhan Oğan, AK Parti Elazığ Milletvekili Prof. Dr. Erol Keleş, Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları, AK Parti Genel Merkez Yerel Yönetimler Başkan Yardımcısı Mücahit Yanılmaz, AK Parti Elazığ İl Başkanı İbrahim Sencer Selmanoğlu, Milliyetçi Hareket Partisi Elazığ İl Başkanı Oğuzhan Demir ve Fırat Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fahrettin Göktaş katılım sağladı.
Türkiye Sohbetleri: Terörsüz Türkiye’ye Geçiş programı kapsamında Elazığ Ahmet Tevfik Ozan Kongre Merkezi’nde program düzenlendi. Program kapsamında Elazığ Valisi Numan Hatipoğlu, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı, Sağlık Politikaları Kurulu Üyesi Ahmet Selim Köroğlu ve Cumhurbaşkanı Danışmanı, Sivil Dayanışma Platformu Başkanı Ayhan Oğan Terörsüz Türkiye hedefleri doğrultusunda konuşmalar gerçekleştirdi.
“TOPLANTIDAN HAYIRLI VE GÜZEL NETİCELER ALIRIZ”
Program kapsamında ilk konuşan Elazığ Valisi Numan Hatipoğlu, “Tabii ülkemiz çok hızlı bir süreç içerisinde. Daha önce de çeşitli konuşmalarımda ifade ettiğim gibi dünyanın en önemli kriz bölgelerinin tam ortasında, Balkanların, Kafkasların ve Ortadoğu'nun tam ortasında bir huzur ve istikrar adası olarak kendini geliştirmeye, büyümeye ve Sayın Cumhurbaşkanımızın yine çok önemli önderliğiyle hem Balkanlarda hem Kafkaslarda hem de Ortadoğu'da barışı ve güçlü devlet yapısını ortaya koymaya çalışmakta. Bu anlamda bu vizyon doğrultusunda çok önemli adımlar atılıyor. Bizim de ülke olarak kendi tabirle iç kalemizi tahkim etmemiz gereken bir süreçteyiz. Ortadoğu yaklaşık 100-150 yıldır bir kaosun, bir büyük buhranın içerisinde sürekli olarak kavgaların, savaşların, kanın ve gözyaşının olduğu bir coğrafya. Daha önce hatırlarsınız Akdeniz, Ege sahillerinde Aylan bebek vefat ettiğinde şöyle bir paylaşımda bulunmuştum. Birbirinin boğazını kesen komşular bulabilirlerse Akdeniz kıyısında bir bota aynı kişiler binerek geçebilirlerse Akdeniz'i yine Fransa'da, İtalya'da veya bir başka ülkedeki mülteci kampında ortaklaşa hayat sürüyorlar. Yani bu Ortadoğu'nun kaderinden birisi maalesef. Kom gerçekten de birbirinin boğazını kesen insanlar maalesef işte Sicilya'daki kampta, Korsika'daki kampta veya Fransa'daki bir kampta hayatlarını idame ettirmeye çalışıyorlar. Onun için Sayın Cumhurbaşkanımızın bu barış telkini gerek Ukrayna-Rusya Savaşı'nda, gerek Balkanlarda Sırbistan'la, Bosna'yla ilişkili sorunlarda gerekse Ortadoğu'da hem Suriye ile ilgili olarak şu anda ülkemizin dışında, Türkiye'nin dışında, Sayın Cumhurbaşkanımızın dışında barışı ifade eden bir başka lider yok. Bu biz aynı zamanda savunma sanayisi de dahil olmak üzere pek çok alanda çok önemli gelişmeleri gerçekleştiriyor ve bundan sonra yarınlara Türkiye Yüzyılı'na da daha emin adımlarla ilerleme hususunda gayret gösteriyoruz. Bu çabamızın da zannediyorum sonuçlarını en iyi şekliyle özellikle PKK terörünün bitirilmesi noktasında ediniyor. Türkiye Yüzyılı aynı zamanda bu coğrafyada emperyalizme rağmen Türkiye'nin soluğuna ihtiyaç ihtiyaç duyan mazlumlar için de çok önemli bir adım olacaktır diye düşünüyorum. Bu İçişleri Bakanlığımızca desteklenen Türkiye Buluşmaları çalışması, sivil toplum kuruluşlarımızla bir araya gelme anlayışı bu açıdan da yine büyük bir önem taşıyor. Misafirlerimiz Sayın Ahmet Selim Köroğlu, Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı ve aynı zamanda Sağlık Politikaları Kurulu üyesi, Ayhan Oğan Bey yine sivil toplum la ilgili çalışmaları ve Cumhurbaşkanlığı danışmanına, danışmanlığına devam ediyorlar. İnşallah ilimizden bu toplantıdan hayırlı ve güzel neticeler alırız diyoruz.” dedi.
“TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ'NİN MİLLİ BİR VİZYON PROGRAMIDIR”
Terörsüz Türkiye'ye Geçiş programı hakkında açıklama yapan Ahmet Selim Köroğlu, “Türkiye Yüzyılı sürecinde terörsüz Türkiye'ye geçiş konumuzun ana başlığı bu. Türkiye Sohbetleri programı Sivil Dayanışma Platformumuzun yaklaşık 15 yıla dayanan Türkiye'nin demokratikleşmesi ve geçirdiği süreçlerle ilgili mütevazi bir katkı sunmaya çalışan bir projesi. Dönemin konularına göre, dönemin gündemine göre alt başlıklarını belirlediğimiz ve bir sohbet havasında geçen bir çalışmamız. Tabii Türkiye Yüzyılı 2023 yılında Cumhuriyetimizin 100. yılını kutladık malumunuz. Türkiye Yüzyılı da bu vesileyle Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin önümüzdeki yüzyılına damga vuracak bir milli vizyon programıdır ve bu programın en önemli unsurları az önce Sayın Valimiz bahsetti. Gerek bölgemiz gerekse dünya bir alt üst oluş yaşıyor. Bölgemizde yoğunlaşan ve dünyada da başkaca örneklerini gördüğümüz savaşlar, suikastler bir takım krizler ve en çok da bizi ilgilendiren yaklaşık 5 yılını aşan Ukrayna-Rusya Savaşı Gazze'de Siyonist İsrail tarafından Filistinli kardeşlerimize uygulanan soykırım ve son dönemde de İran-ABD-İsrail Savaşı direkt bizi ilgilendiren onun dışında Avrupa'da, Amerika'da, Afrika'da yaşanılan farklı sebeplerle çıkan krizler. Tabii dünya bir alt üst yaşıyor. Alt üst olma süreci yaşıyor. Bu süreçte de özellikle Gazze'deki soykırım ve saydığım diğer bir takım krizler, savaşlar bize şunu gösterdi ki artık yeni bir dünya sistemi kuruluyor. Bugüne kadar bildiğimiz bizim de içinde olduğumuz pek çok uluslararası kuruluş önemini yitirmiş, fonksiyonunu yitirmiş, geçerliliğini kaybetmiş durumda ve işte sayarsak Birleşmiş Milletler'in durumu ortada, Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin durumu ortada, NATO'nun yaklaşımları ortada, UNESCO'nun yaklaşımları ortada, UNICEF'in yaklaşımları ortada, dünyadaki her krizde hiçbir pozisyon almayan, mağdur olanların devlet bazında veya topluluk bazında yanında olmayan veya aldıkları kararları uygulatamayan bir yapıya dönüşmüş durumda dünyadaki genel tablo. İşte bu süreçte Cumhuriyetimizin 100. yılını kutladığımız bu süreçte önümüzdeki Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bekasını ilgilendiren önemli bir aşamadan geçiyoruz. Bu alt üst oluşta bütün dünyada, siyasal tarihte bu şekildedir, üç şey öne çıkar. Bir güçlü bir lider, iki güçlü bir kadro, üç güçlü bir program. Güçlü liderimiz Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ülke lideri olarak demokrasiyle gelen dünyadaki liderlere baktığımızda emsali olmayan bir pozisyonda, bir örneği olmayan pozisyonda. Güçlü kadro Cumhur İttifakı kadroları bu güçlü kadronun gereğini yerine getirmekte Sayın Cumhur İttifakı'nın ortağı Sayın Doktor Devlet Bahçeli'nin bu sürece gösterdiği katkıda yadsınamaz ve şükranla anılması gereken bir katkı olduğunu ifade etmek istiyorum. Üçüncüsü de güçlü program. Az önce de ifade ettim. Türkiye Yüzyılı vizyonu bir programdır. Bir siyasi partinin programı değildir. Bir ittifakın programı değildir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin milli bir vizyon programıdır. Ve bu programın bir neticesi olarak da çeşitli imkan kapıları, fırsat pencereleri açılmaktadır. Terörsüz Türkiye'de bu fırsat kapılarının en önemli aşamalarından bir tanesidir.”
“ÖRGÜTÜN YÖNETİCİLERİ, EYLEM TALİMATI VERENLER BU YASADAN FAYDALANAMAZLAR”
Terörsüz Türkiye programında son olarak konuşan Ayhan Oğan, “Türkiye Yüzyılı Vizyonu 2023 yılında Sayın Cumhurbaşkanımızın seçimler öncesi ortaya koyduğu bir şahsi vizyon ki bugün hedefleri, politikası ve uygulama takvimiyle devlet politikası haline gelmiş bir milli vizyon politikasıdır. Bu çerçevede burada en önemli zemin Türkiye'nin hedeflerine ulaşabilmesi için iç içe kardeşliğini dayanışmasını, milli birliğini güçlendirmesi, aidiyetlerini yeniden tesis etmesi ve önünde açılan Cumhuriyetin 2. yılında bölgesel ve küresel politikalarını takip edeceği bir güçlü milletle milleti arkasına almış bir devletle yoluna devam etmesidir. Burada tabii herkes kendi açısından bir fili tarif eder gibi anlatıyor. Terörsüz Türkiye'ye geçiş süreci bu zeminin oluşması açısından en önemli köşe taşlarından birisidir. Bu zemini oluşturabilmek için burada bu işin temeli siyasetten terör vesayetinin arındırılması, bölgeden terör vesayetinin arındırılması, parlamentodan terör vesayetinin arındırılmasını içerir. Yani PKK, KCK terör örgütünün silahsızlandırılması ve devlet ve milletle siyasi olarak entegrasyonunu hedefler. Konunun özeti budur ve bundan ibarettir. Bunun dışındaki anlatımlar, beklentiler, talepler herkesin şahsi görüşleri, düşünceleridir. Bizim için esas olan terörün ilelebet bu topraklardan ve terör örgütünün ve bölücülük fikriyatının bu topraklardan uzaklaşması, devlete aidiyetin güçlendirilmesi ve her türlü terör vesayetinden ülkenin arındırılmasıdır. Bu sebeple Sayın Cumhurbaşkanımızın 2024 yılında Malazgirt'te yaptığı konuşmayla beraber iç cepheye vurgu yaptığı konuşmayla beraber 1 Ekim'de meclis açılışında 2024 yılında ortaya koyduğu perspektifle MHP Genel Başkanı Sayın Bahçeli'nin aldığı risk ve köşe taşlarını bir bir koyarak bir yol çizmesiyle, bir çerçeve oluşturmasıyla bugün devlet politikası haline gelmiş bir yol haritası belli olan bütün aşamaları planlanmış ve bu planlama aşamaları geçmiş 4-5 yıllık süreç içerisinde hazırlanmış bir devlet politikasıdır. Bunun dışındaki tarifler bizim açımızdan yanlış olur. Bu sebeple Türkiye Büyük Millet Meclisi üzerine düşeni yapmış ve bir milli birlik dayanışma komisyonu oluşturarak bütün partilerin bir parti hariç katıldığı bir çerçeve yasa ortaya çıkmıştır. Kamuoyunda çerçeve yasa olarak bilinen müstakil geçici bir süre için geçerliliği olan terörsüz Türkiye'ye geçiş yasası hazırlanmıştır. Bu yasa milli güvenlik konseyinin milli milli güvenlik konseyinin PKK, KCK terör örgütünün tamamen silahsızlandığı ve bu yasadan faydalanmak için hazırlıklarını tamamladığını ilan ettikten sonra ve bu örgütün artık terör örgütü sınıfından çıktığını ilanından sonra yürürlüğe girecek olan bir yasadır. Yasanın içeriğinde sadece başka örgütlere genişleme yoktur. PKK, KCK terör örgütü mensuplarına yönelik hazırlanmış bir yasadır. Yasanın içerisinde silahlı eylem ve öldürme eylemlerine karışmış olanlar bu yasadan faydalanamazlar. Örgütün yöneticileri, eylem talimatı verenler bu yasadan faydalanamazlar. Bu yasadan faydalanacak olanlar Milli Güvenlik Kurulu bu ilanı yaptıktan sonra 6 ay süre içerisinde gerek şahsen gerekse avukatları vasıtasıyla bulundukları yerlerden yasadan istifade etmek için başvuruda bulunmaları gerekir. Ne nereden başvuracaklar? Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Cevdet Yılmaz'ın başkanlığında kurulan Takip ve Değerlendirme Kurulu bu yasadan yararlanmak isteyenlerin nereye başvuracaklarını ilan edecekler. Yasa da ilan edildikten sonra terör örgütü mensuplarının durumları yargı tarafından tek tek dosyalar açılarak, bireysel dosyalar açılarak ve özel bir takip sistemi kurularak bu yasadan yararlanma imkanları var mı, yok mu değerlendirmesi yapılacak. Yararlanma imkanı olanlar, örgütsel ilişkileri, örgütle pozisyonları gözden geçirildikten sonra haklarında soruşturma açılmamışsa soruşturma açılacak ve soruşturmaları tehir edilecek. Haklarında soruşturma varsa kovuşturma yapılacak ve kovuşturmaları tehir edilecek. Belli süreler içerisinde yasadan istifade etmek istiyorum diyenler müracaatını yapacak ve yargı bu yasadan istifade edecekleri birer dosya açarak her birisi için ayrı ayrı ve ayrı bir takip değerlendirme süreci yürüterek bu işi sonuçlandıracaktır. Burada hem yasama yani Türkiye Büyük Millet Meclisi üzerine düşeni yapmış, ezici bir çoğunlukla 467 milletvekilinin kabulüyle yasayı çıkarmış, yürütme üzerine düşeni yapmış, takip ve değerlendirme kurulunu Cumhurbaşkanı Yardımcısı nezdinde oluşturmuş, yargı da Milli Güvenlik Kurulu kararından sonra üzerine düşeni yapacak ve demokratik hukuk devleti şartları içerisinde bu süreç işleyecek, yasama, yürütme, yargı erkleri herkesin ortaklaşa yürütttüğü bir devlet projesi olarak bu mesele ilelebet tamamen gündemimizden çıkacak. Konunun aslı özeti budur. Yani kamuoyunda yapılan açıklamalar ve bu konuda yapılan manipülatif haberler bunların hiçbirisinin doğruluk tarafı yoktur. Bizim açımızdan bu işin tek doğrusu vardır. Silahsız olarak ülkeye gelen, entegrasyona razı olan herkes Türkiye Cumhuriyeti'nin eşit, onurlu, özgür bir vatandaşı olarak bir müddet sonra siyaset yapma hakkına da kavuşacak. Ama terör suçu tekrar işler ise hem işlemiş olduğu soruşturma ve kovuşturmalar tekrar gündeme girecek hem de yeni işlediği suç tekrar soruşturmaya tabi tutulacak ve bu hakkı yanmış olacak. Konunun özeti budur arkadaşlar. Bu çerçevede sizin bakış açınız, kanaatleriniz bizimle paylaşırsanız bizim için çok kıymetli olur. Memnun oluruz. Biz netice itibariyle bunları raporlayıp ilgili yerlere ve Sayın Cumhurbaşkanımıza, Sayın Devlet Bahçeli'ye iletiyoruz. Sayın Cevdet Yılmaz'a konunun taraflarına iletiyoruz. Sizlerin kanaatleri de bu şekilde oraya iletilmiş olacak.” Diyerek sözlerini noktaladı














