YEREL
Giriş Tarihi : 28-08-2022 18:24   Güncelleme : 28-08-2022 18:26

Prof. Dr. Esen: Yönetmelik ile inşaat sektöründe büyük değişim yaşanacak

Prof. Dr. Esen: Yönetmelik ile inşaat sektöründe büyük değişim yaşanacak

Fırat Üniversitesi Teknoloji Fakültesi Enerji Sistemleri Mühendisliği Bölümü Yenilenebilir Enerji Sistemleri Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hikmet ESEN gazetemize Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği ve Neredeyse Sıfır Enerjili Binalar (NSEB) ile ilgili açıklamalarda bulundu.

Prof. Dr. Hikmet ESEN, ülkemizin beyan etmiş olduğu “2053 net sıfır emisyon binalar” hedefine ulaşılabilmesi için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan ve 19 Şubat 2022 tarihli Resmi Gazete ile yayınlanan “Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” ile inşaat sektöründe büyük değişim yaşanacağını söyleyerek açıklamalarına başladı.

Prof. Dr. Hikmet ESEN, “Öncelikle bizleri daha çevreci teknolojilere yönlendiren ve röportajımıza konu olan yönetmeliklerin çıkmasına sebep olan birkaç sebepten başlamak istiyorum. T. C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Müsteşarı Prof. Dr. Mustafa ÖZTÜRK’ün hazırlamış olduğu rapordan aldığımız verilerle maalesef Türkiye’de yüzeyde yapılan sıcaklık ölçümlerinde son 50 yılda sıcaklığın 2,05 arttığı hesaplanmıştır. Raporda ülkemizin ortalama sıcaklıklarında 1970 yılından bu yana (1992, 1997 ve 2011 yılları hariç) pozitif sıcaklık sapmalarının mevcut olduğunu ve 2 ’lik küresel sıcaklık artışı ile milyarlarca ton toprak karbonunun atmosfere serbest bırakmış olduğumuz belirtilmiştir. 9 Ocak 2022’de atmosferde CO2konsantrasyonu 418,33 ppm (milyonda bir birim) iken bir yıl önce haftalık CO2 konsantrasyonu 415,06 ppm olarak ölçülmüştür. Son on yılda ise sera gazı karbon salım değeri (2012), 393,99 ppm olarak ölçülmüştür. Atmosferde sera gazı CO2konsantrasyonu yılda 2,14 ppm artmıştır. 1880 yılından (290,8 ppm) 2021 yılı (418,33 ppm) sonuna kadar atmosferde CO2 konsantrasyonu%44 artmıştır. Türkiye’nin iklim değişikliğinden etkilenecek ülkelerin başında geldiği, bu yüzden ısıl geçirgenlik çalışmalarında ısıtmanın yanında soğutmanın da dikkate alınmasını gerektiği vurgulanmış ve böylece sera gazı salınımının adil şekilde azaltılabileceği ve binaları ısıtmada, 1 ’lik sıcaklık artışı %6 ekstra enerji tüketimi ve sera gazı CO2 salımı demektir denilmiştir. İşte bu artışlar nedeniyle ülkemizin beyan etmiş olduğu “2053 net sıfır emisyon binalar” hedefine ulaşılabilmek için binaların sebep olduğu emisyon değerinin düşürülmesine yönelik çıkan yeni yönetmeliği irdeleyeceğiz.

Yönetmelik değişikliğiyle normal binalara göre enerji verimliliği daha fazla olan ve kullandığı enerjinin belirli bir kısmını yenilenebilir enerji kaynaklarından temin eden "Neredeyse Sıfır Enerjili Binalar (NSEB)" kavramına geçiş, aşamalı olarak zorunlu hale getirilecek.

Eski yönetmelikte özellikle 23. madde üzerinde oldukça fazla düzeltme yapılmış ve son hali ile 23.maddenin iki kısmı revize edilmiştir. Birinci revize edilmiş ve son halini almış kısmında; NSEB niteliğindeki binaların Enerji Kimlik Belgesindeki enerji performans sınıfının B veya daha iyi olması ve aynı zamanda binanın birincil enerji ihtiyacının en az %10’u (bu yeni yönetmelikle 1/1/2023-1/1/2025 arası %5 olarak revize edilmiştir) oranında yenilenebilir enerji kullanımına sahip olması zorunludur ifadesi getirilmiştir. İkinci kısımda ise toplam yapı inşaat alanı 2000 m2(yeni yönetmelikle 1/1/2023-1/1/2025 arası 5000 m2 olarak değiştirilmiştir) ve üzeri olan binaların NSEB olarak inşa edilmesinin zorunlu olduğunu, bu binaların mimari, mekanik ve aydınlatma projelerinin bu Yönetmeliğe uygunluğunu gösteren ve EK-10’da yer alan “Ön Hesap Sonuç Formu”nun, BEP-TR yazılımı ile hazırlanarak ruhsat eki projeler ile birlikte sunulmasının zorunlu olduğu belirtilmiştir. 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununun 26 ncı maddesine göre avan proje esas alınarak yapı ruhsatı düzenlenmesi durumunda Ön Hesap Sonuç Formu aranmaz denilmiştir.

Prof. Dr. Hikmet ESEN, 01/01/2020 tarihinden itibaren tüm binalarda Enerji Kimlik Belgesi bulundurmak zorunlu hale getirilmişti dedi. “Binalar veya bağımsız bölümlere ilişkin alım, satım ve kiraya verme ile ilgili iş ve işlemlerde enerji kimlik belgesi düzenlenmiş olması şartı aranır” denildi. Bu belgenin alınabilmesi için yapıya ait mimari proje, mekanik proje (varsa), elektrik projesi (varsa) ve yapı ruhsatı (varsa) gereklidir denildi.Enerji Kimlik Belgesinin, binanın tamamı için hazırlanması şartı özellikle üzerinde durulması gereken bir konudur. A, B, C, D, E, F veya G şeklinde ifade edilir (A en yüksek, G en düşük).

Enerji kimlik belgesi için binalar, yeni yapılan binalar ve mevcutta var olan binalar olarak farklı koşullarda değerlendirilir. 2011 yılı sonrasında ruhsat alan binalara yeni bina denilmekte ve bu binaların Enerji Sınıfı en düşük C olmak zorundadır. Eski binalarda (mevcut bina) A sınıfından G sınıfına kadar bütün Enerji Sınıfları kabul edilir. Ayrıca Prof. Dr. ESEN, Enerji Kimlik Belgesinin düzenleme tarihinden itibaren 10 yıllık bir süre için geçerli olduğunu belirtti.

Enerji Kimlik Belgesi (EKB); 5627 Sayılı Enerji Verimliliği Kanunu ve buna bağlı olarak yayınlanan Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliğine göre binalarda enerjinin ve enerji kaynaklarının etkin ve verimli kullanılmasını, enerji israfının önlenmesini ve çevrenin korunmasını sağlamak için asgari olarak binanın enerji ihtiyacı ve enerji tüketim sınıflandırması, sera gazı salımı seviyesi, yalıtım özellikleri ve ısıtma ve/veya soğutma sistemlerinin verimi ile ilgili bilgiler içeren belgedir.

Ön Hesap Sonuç Raporu ise EKB’nin muhtemel Yapı Ruhsatı tarihi girilerek oluşturulan ön belgedir. Yapı Ruhsatı aşamasında belediyeler tarafından istenmektedir. Yapı Ruhsatı alındıktan sonra iskân aşamasında EKB belgesi düzenlenebilir.

Prof. Dr. Hikmet ESEN 2023 yılına çok az bir zaman kaldığını ve 1 Ocak 2023'ten itibaren, bir parseldeki toplam inşaat alanı 5 bin metrekareden büyük olan tüm binalar enerji performans sınıfının en az 'B' olacak şekilde inşa edileceğini belirtmek istediğini bu nedenle bu binaların kullandığı enerjinin en az yüzde 5'inin yenilenebilir enerji kaynakları (hidrolik, rüzgar, güneş, jeotermal, biyokütle, biyogaz, dalga, akıntı ve gel-git gibi fosil olmayan enerji kaynakları)’ndankarşılanmasının zorunlu olacağını vurguladı.

Ayrıca ESEN, binalarda ısı kayıplarını azaltmak için ısı yalıtım malzemesi kalınlıklarında artış olabileceğini, bu yapıların halen "C" olan asgari enerji performansının "B"ye çıkarılması ile ısı yalıtımında kullanılan yalıtım malzemesi kalınlıklarında da en az 2 santimetre artışın beklendiğini de açıkladı. Bu kapsamda asgari ısı yalıtım malzemesi kalınlıkları İstanbul'da 5 cm’den 7-8 cm’ye, Ankara'da ise 6 cm’den 8-9 cm’ye çıkacağını ve ayrıca pencerelerin ısı yalıtım değerlerinin de iyileştirileceğini belirtti.

Prof. Dr. Hikmet ESEN gazetemize verdiği demeçte 1 Ocak 2023'ten itibaren projeleri buna göre hazırlanmayan binalara ruhsat düzenlenmeyeceğini ve bunun sektörde yeni mini bir kaos çıkarabileceğini, belirli bir süre sonra yönetmelik uygulamaları tam anlamıyla oturunca dünyanın ve haliyle ülkemizin daha çevreci, yeşil olacağını görebileceğiz. 

Uygulamanın iki aşamalı olacağını söyleyen Prof. Dr. ESEN, ilk aşamanın 2023 ile 2025 yılları arasında olacağını bu yıllar arasında 1 Ocak 2023’ten 1 Ocak 2025 tarihine kadar toplam yapı inşaat alanı 5000 m2 ve üzeri m2’lerde binaların birincil enerji ihtiyaçlarının en az % 5 oranında yenilenebilir enerji kullanımına sahip olmasının zorunlu olacağıdır. İkinci aşamanın da 1 Ocak 2025 tarihinden sonra olacağını ve bu tarihten sonra binaların ihtiyacı olan enerjinin yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlanan miktarın en az% 10 olacağını ve toplam yapı inşaat alanı ise 2000 m2 olarak düzenlendiğini söyleyen Prof. Dr. Hikmet ESEN yeni düzenlemeye göre hazırlanmayan projelere de asla ruhsat verilmeyeceğinin belirtti.Bakanlığın yapmış olduğu hesaplamalarla bu düzenleme sayesinde, 1 Ocak 2025 tarihinden itibaren ülkemizin enerji ithalatında yıllık azalmanın 7.5 milyar TL’ye ulaşacağı belirtilmiştir.

Binalarda yenilenebilir enerji teknolojilerinin kullanılması, ısıtma ve soğutma’da ısı pompalarının (toprak, hava ve su) yaygınlaşması,kojenerasyon (ısı ve elektrik ve/veya mekanik enerjinin aynı tesiste eş zamanlı olarak üretimi) sistemleri, yalıtımlı bina sayısının artması ile fosil kaynaklar olan petrol, doğalgaz ve kömür kullanımının azalacağı ve daha çevreci sistemlerin oluşacağını özellikle belirtmek isterim. Bu yönetmeliğin sağlıklı bir şekilde işlemeye başlaması ile Doğalgaz ve petrol’de tamamen, kömür’de ise çok büyük oranda dışa bağımlı olduğumuz bir durumdan nispeten düşüşlerin yaşanacağını göreceğiz.

Akıllı, pasif ve çevre dostu binalar (trombe duvarlar) ile karbon emisyonu, su kullanımı, enerji kullanımı ve katı atık kullanımında sırasıyla %35, 40, 50 ve 70 oranında düşüşlerin olacağını literatürden okumaktayız. Yine literatürden (tesisat.org) aldığımız bilgilere göre dünyada toplam enerji tüketiminin yaklaşık 1/3’ü binalarda tüketilmekte, bu tüketim sonucu dünya atmosferine salınan toplam karbondioksit’in ise %24’ünün binalardaki enerji tüketiminden kaynaklandığı belirtilmektedir. Biraz da yeşil binaların maliyetlerden bahsedersek; son 10 yılda içinde yapılan yeşil binalarda maliyet farkı %4-14 dolayındadır. Türüne göre yapılan harcamaların geri dönüş süresi önemli farklılıklar göstermektedir. Bazı harcamalar için geri dönüş süresi 3 yıldan bile kısadır. Ancak ortalama olarak yapılan harcamalar altı yıl gibi bir sürede kendisini geri ödemektedir.Bir binanın 40-50 yıllık yaşam ömrü olduğu varsayımı üzerinden yapılan hesaplamalarda, yapılan harcamaları 8 ile 12 katı enerji tasarrufu sağlanabildiği ortaya koymaktadır (tesisat.org).

Prof. Dr. Hikmet ESEN söz konusu yönetmelikle yeni binalarda; yapı ruhsatına esas olan toplam kullanım alanının 2.000 m2 ve üstünde olması halinde merkezi ısıtma sistemi yapılması gerektiği de belirtilmiştir. Kullanım alanı 250 m2 ve üstünde olan bireysel ısıtma sistemine sahip gaz yakıt kullanılan binalarda bağımsız bölümlerde veya müstakil binalarda; yoğuşmalı tip ısıtıcı cihazlar veya entegre ekonomizerli cihazlar kullanılacağını ve Merkezi ısıtma sistemi ile ısıtılan binaların bağımsız bölümlerindeki hacimlerinde sıcaklık kontrol ekipmanları ile ısı merkezinde iç ve/veya dış hava sıcaklığına bağlı kontrol ekipmanları kullanılır ifadesinin de yer aldığını belirtti. Prof. Dr. ESEN yönetmeliğin sadece bu konulardan ibaret olmadığını etkin verimli havalandırma, iklimlendirme, sıcak su hazırlama ve dağıtma, otomatik kontrol, elektrik tesisatı ve verimli aydınlatma tekniklerinin de yönetmeliğin içerisinde olduğunu vurguladı.

Sonuç itibari ile yönetmelikte;1 Ocak 2023’ten 1 Ocak 2025 tarihine kadar yeni yapılacak olan ve yapı ruhsatına esas kullanım alanı 5000 metrekare ve üzerinde olan binalarda ısıtma, soğutma, havalandırma, sıhhi sıcak su, elektrik ve aydınlatma enerjisi ihtiyaçlarının tamamen veya kısmen karşılanması amacıyla,yenilenebilir enerji kaynakları kullanımı, hava, toprak veya su kaynaklı ısı pompası, kojenerasyon ve mikroko jenerasyon gibi sistem çözümleri tasarımcılar tarafından projelendirme aşamasında analiz edilir. Bu uygulamalardan biri veya birkaçı, Bakanlık tarafından yayımlanan birim fiyatlar esas alınmak suretiyle hesaplanan, binanın toplam maliyetinin en az yüzde 5’ne karşılık gelecek şekilde yapılır denmiştir.

Bu düzenlemelere hazırlık yapmak gerektiğini söyleyen ESEN, ülkemizde özellikle güneş enerjisi destekli inşaat alanlarının, çatılarının olacağını, rüzgâr olan bölgelerde rüzgâr enerjisi destekli yapıların olacağını belirterek ilk yatırım maliyetlerinin düşmesi gerektiğini, özellikle güncel etkili bina dış cephe yalıtım malzemelerinin kullanılması ve enerji verimli aydınlatma ekipmanlarının kullanılması ile yeşil dediğimiz yenilenebilir enerjili binaların sayısının artacağını öngörebilmekteyiz. Ancak ekonomik sıkıntılar nedeniyle 1 Ocak 2023 tarihinde yürürlüğe girecek bu yönetmeliğin Devletin teşvik mekanizmaları ile desteklenmesi gerektiğini de özellikle vurgulamak isterim.”

AdminAdmin