Türkiye ve dünyada elektrikte ve günlük yaşamda enerji kullanımı

PROF. DR. HİKMET ESEN

09-10-2026 08:57

Kıymetli Harput Gazetesi okurları,

Enerji dönüşümünün hayatımıza ne kadar girdiğini anlamak için elektrik santrallerinin yanında evimizin ısınmasına, otomobilimizin yakıtına ve fabrikaların üretim süreçlerine de bakmalıyız. Dünyada elektriğin yaklaşık üçte biri yenilenebilir kaynaklardan sağlanıyor. Ancak bu oran, bütün enerji ihtiyacımızın üçte birini yenilenebilirlerden karşıladığımız anlamına gelmiyor. Ulaşım ve ısı kullanımındaki fosil bağımlılığı, elektrik alanındaki ilerlemenin gerisinde kalıyor.

Bu yazıda Türkiye ile dünyayı üç ayrı ölçüyle ele alıyorum: enerji sistemine giren birincil kaynaklar, kullanıcıya ulaşan nihai enerji ve elektrik üretiminin kaynak dağılımı. Yıllar her tabloda belirtilmiştir. Elektrikte 2025 gerçekleşmeleri kullanılırken, ayrıntılı tüketim verileri yayımlanma takvimlerine göre 2022–2024 dönemlerinden gelmektedir.

Elektrik üretiminde Türkiye ve dünya

Türkiye 2025’te yaklaşık 362,9 milyar kilovatsaat elektrik üretti. Kömür ile doğal gazın toplam payı %56,6 oldu. Hidroelektrik, rüzgâr, güneş ve jeotermal toplamı %40,4’tür. %3,1 olarak topluca gösterilen diğer kaynakların tamamı yenilenebilir sayılamaz.

Kaynak veya kaynak grubu

Dünya 2025

Türkiye 2025

Kömür

%33,0

%33,6

Doğal gaz

%21,8

%23,0

Hidroelektrik

%14,0

%15,8

Rüzgâr

%8,5

%10,9

Güneş

%8,7

%10,5

Nükleer

%8,9

%0

Jeotermal

Diğer yenilenebilirlerde

%3,2

Diğer kaynaklar

Yaklaşık %5,1*

%3,1

Yenilenebilirler toplamı

%33,8

%40,4 + diğerlerindeki yenilenebilir kısım

*Dünya diğer kaynaklar payı, listelenen altı ana kaynağın %100’den çıkarılmasıyla hesaplanmıştır; biyokütle, jeotermal ve diğer yenilenebilirler ile diğer fosil kaynakları birlikte kapsar. Türkiye değerleri yuvarlama nedeniyle %100,1 eder. Toplam satırı alt satırlarla yeniden toplanmaz.

Toplam enerji içinde fosil kaynakların ağırlığı

Birincil enerji, petrolün, gazın, kömürün ve diğer kaynakların elektrik ya da başka bir enerji biçimine dönüştürülmeden önceki arzını ifade eder. Nihai enerji ise tüketicinin kullandığı elektrik, yakıt veya ısıdır. Santralde yakılan kömür ile o kömürden üretilen elektriği aynı toplamda yeniden saymak hatalı olur. Ayrıca MW ile ölçülen kurulu güç, yıl boyunca üretilen kWh ile aynı gösterge değildir.

Türkiye’nin 2024 birincil enerji arzı 165,2 milyon ton eşdeğer petroldür. Katı yakıt, petrol ve doğal gaz miktarlarının toplamı 134,1 milyon ton eşdeğer petroldür; toplam arza oranı yaklaşık %81,2’dir. Yenilenebilir arzın oranı yaklaşık %18,6’dır. Elektrikte daha yüksek görünen yenilenebilir katkısının bütün enerji sistemine henüz aynı ölçüde yansımadığını bu fark ortaya koyuyor.

Türkiye birincil enerji arzı 2024

Milyon tep

Toplamdaki pay

Katı yakıtlar

42,0

%25,4

Petrol

48,2

%29,2

Doğal gaz

43,9

%26,6

Yenilenebilir enerji

30,8

%18,6

Toplam birincil enerji arzı

165,2

%100

Paylar açıklanan miktarların 165,2’ye bölünmesiyle hesaplanmıştır. Yuvarlanmış alt kalemler toplamı 164,9’dur; aradaki 0,3 milyon tep nedeniyle paylar tam %100’e ulaşmaz. tep, ton eşdeğer petrol demektir.

Enerji hangi alanlarda tüketiliyor

Aşağıdaki dağılım, enerji dönüşümünün neden sanayi, binalar ve ulaşımda birlikte yürütülmesi gerektiğini gösteriyor. Mesken ve hizmetler; ısınmayı, sıcak suyu, soğutmayı, aydınlatmayı ve cihazları kapsar. Dolayısıyla bu sektörün bütün tüketimini yalnızca ısınma diye adlandıramayız. Yolcu ulaşımı ile yük taşımacılığı da ulaştırma başlığı içindedir.

Tüketim alanı

Dünya 2024

Türkiye 2023

Sanayi

Yaklaşık %40

%30,3

Konutlar ve hizmet binaları

Yaklaşık %30

%32,2

Ulaştırma ve taşımacılık

Yaklaşık %30

%27,4

Tarım ve hayvancılık

Ayrı kesin pay burada verilmedi

%4,5

Dünya değerleri yaklaşık sektörel büyüklüklerdir; diğer küçük sektörler nedeniyle birebir %100’lük muhasebe tablosu değildir. Türkiye listelenen dört sektör toplamı %94,4’tür; kalan %5,6’yı tabloda ayrıntılandırılmayan kalemler olarak bırakıyoruz. Yıl ve kapsam farkı nedeniyle küçük yüzdelik farklar doğrudan performans farkı sayılmamalıdır.

Ulaşımda elektrikli araç satışından daha geniş bir tablo var

Türkiye’de 2024 kara yolu enerji tüketiminin %66,4’ü motorinden, %17,2’si LPG’den, %15,9’u benzinden karşılandı. Elektriğin payı yalnızca %0,2 idi. Bu, yeni elektrikli araç satışlarının payı değildir; o yıl trafikteki bütün araçların kullandığı enerjinin dağılımıdır. Araç parkı zamanla değiştiği için satıştaki artış ile toplam tüketimdeki dönüşüm aynı hızda gerçekleşmez.

Kara yolu yakıtı veya enerji taşıyıcısı

Türkiye 2024 tüketim payı

Motorin

%66,4

LPG

%17,2

Benzin

%15,9

CNG ve LNG

%0,3

Elektrik

%0,2

CNG ve LNG doğal gazın sıkıştırılmış ve sıvılaştırılmış biçimleridir; LPG ise petrol kökenli bir yakıttır. Elektriğin kendisi kaynak değil enerji taşıyıcısıdır.

Kara yolu tüketiminin %47,1’i otomobillere, %21,4’ü kamyonlara, %20,3’ü kamyonetlere aittir. Kamyon ve kamyonetlerin toplam %41,7’lik payı, yük taşımacılığında verimliliğin önemini gösterir; ancak araç sınıfı ile yolcu ve yük hizmetinin birebir aynı sınıflama olmadığını unutmamalıyız.

Taşıma türü

Türkiye 2024 nihai tüketimi

Öne çıkan kullanım payı

Kara yolu

1.103.279 TJ

Yakıtlar yukarıdaki tabloda

Hava yolu

287.106 TJ

Uluslararası %84,5; yurt içi %15,5

Yurt içi deniz yolu

11.020 TJ

Yolcu %52,6; yük %47,4

Demir yolu

10.358 TJ

Elektrik %57,3; motorin %42,7

TJ, terajul enerji birimidir. Hava yolu uluslararası uçuşları içerirken deniz yolu yalnızca yurt içini kapsar. Bu nedenle bu dört satırdan ulusal enerji dengesiyle eşdeğer bir ulaştırma toplamı veya taşıma payı türetilmemiştir. Veriler yolcu-km veya ton-km değildir; düşük tüketim tek başına daha az hizmet ya da daha yüksek verim demek değildir.

Dünya ölçeğinde 2022 yılında ulaştırma enerjisinin yenilenebilir payı %4’ün altındadır. Biyoyakıtlar %3,5, yenilenebilir elektrik %0,4 katkı sağlamaktadır. Demek ki elektrik santrallerindeki dönüşüm kadar toplu taşımanın, raylı sistemlerin, lojistik planlamasının ve araç verimliliğinin de ilerlemesi gerekiyor.

Dünyada tüketim alanlarında yenilenebilir katkısı

Nihai tüketim alanı

Modern yenilenebilir payı 2022

Sanayi

%18,1

Binalar

%17,7

Tarım

%17,8

Ulaştırma

%4’ün altında

Toplam nihai enerji

%13,4

Yenilenebilir elektrik ve doğrudan yenilenebilir kullanımlar birlikte sayılır; geleneksel biyokütle hariçtir. Kalan payın tamamı fosil enerji diye yorumlanamaz. Bu değerler elektrik üretimindeki %33,8 ile farklı yıllara ve farklı toplamlara aittir.

Isınmada tasarrufun adresi binalar

Türkiye’de 2022 yılında evlerde tüketilen enerjinin %65,3’ü alan ısıtmaya ayrılıyor. Sıcak suyu da eklediğimizde toplam %77,2’ye ulaşıyor. Bu oran bütün Türkiye enerjisinin ısınmaya ayrılan payı değildir; yalnızca hanelerin kendi tüketimi içindeki paydır. Özellikle kışları soğuk geçen bölgelerde yalıtımın ve uygun ısıtma sisteminin aile bütçesine etkisini bu çerçevede değerlendirmeliyiz.

Hanelerde kullanım amacı

Türkiye 2022 payı

Alan ısıtma

%65,3

Aydınlatma ve elektrikli ev aletleri

%14,1

Su ısıtma

%11,9

Diğer kullanım amaçları

%8,7*

*Pişirme, soğutma ve diğer amaçların birlikte payı, %100 − %65,3 − %14,1 − %11,9 hesabıdır; alt kalemlere ayrı oran atanmamıştır.

Türkiye’de 2022 yılında hanelerin enerji kaynakları içinde doğal gaz %48,3, elektrik %17,1, kömür %14,3 pay alıyor. Kalan %20,3 farklı kaynakların toplamıdır. Buradaki %48,3, ısıtma yakıtları içindeki doğal gaz payı olarak okunmamalıdır; hanelerin tüm nihai tüketiminin kaynak dağılımıdır.

Dünya için her eve uygulanabilecek tek bir ısınma oranı bulunmuyor. Gelişmiş ekonomilerde ev enerjisinin yaklaşık %70’i alan ve su ısıtmada kullanılıyor; sıcak iklimli ülkelerde ihtiyaç ve kullanım yapısı farklılaşıyor. Bu nedenle Türkiye’nin %77,2’siyle söz konusu %70 ancak kapsam farkı belirtilerek yan yana getirilebilir.

Sanayide ve hizmetlerde kullanılan kaynaklar

Enerji taşıyıcısı veya kaynak grubu

Türkiye sanayi 2024

Türkiye hizmet ve ticaret 2024

Elektrik

%28,3

%57,2

Doğal gaz

%23,6

%33,8

Katı fosil yakıtlar

%22,6

Ayrı pay bu özette yok

Petrol ürünleri

%14,0

%4,7

Listelenenler dışındaki kaynaklar

%11,5*

%4,3*

*Diğer paylar %100’e tamamlama yoluyla hesaplanmıştır. Hizmetlerin %4,3’lük kalanı katı yakıtları da içerebilir; tamamı yenilenebilir değildir. Bu sütunlar sektörlerin Türkiye toplamındaki payını değil, her sektörün kendi tüketim bileşimini gösterir.

Dünya sanayisinin 2022 enerji tüketiminde yenilenebilir payı %18,1; binalarda %17,7; tarımda %17,8’dir. Bu oranlar yenilenebilir elektriği de kapsar. Sanayi ısısının ise %87,6’sı fosil kaynaklardan karşılanmaktadır. Yüksek sıcaklık isteyen üretim süreçleri, dönüşümün daha zor bölümünü oluşturuyor.

Türkiye ve dünyada üretimle birlikte tüketimi dönüştürmek

Kıymetli okurlarım, elektrik alanındaki yatırımların günlük hayata daha güçlü yansıması için tüketim tarafında uygulanabilir kararlar almalıyız. Benim değerlendirmem, Türkiye’nin enerji planlamasında önce binaların gerçek ısı ihtiyacını azaltmamız gerektiği yönündedir. Yalıtım, doğru pencere seçimi ve ısıtma kontrolü tüketimi düşürür. Isı pompası ise bina yalıtımı, dış hava sıcaklığı, cihaz boyutlandırması ve elektrik tarifesi birlikte incelenerek seçilmelidir. Her bina için aynı tasarruf oranını vaat etmek doğru olmaz.

Türkiye’de ve dünyada kamu binaları, okullar, hastaneler ve üniversite yerleşkeleri için enerji etütleri yapılmasını; çatı güneş sistemlerinin tüketim saatleriyle birlikte planlanmasını öneriyorum. Güneş enerjisinden yararlanmak, elektrik üretiminin yanında sıcak su ve uygun süreç ısısı için doğrudan kullanımı da kapsamalıdır. Güneş kolektörü sıcak su üretir; fotovoltaik panel elektrik üretir. İkisi farklı ihtiyaca karşılık verir.

Ulaşımda şehir içi toplu taşımanın güçlendirilmesi, uygun güzergâhlarda elektrikli otobüsler ve planlı şarj altyapısı değerlendirilebilir. Yük taşımacılığında doluluk oranının artırılması, boş dönüşlerin azaltılması ve uygun hatlarda demir yolunun kullanılması akaryakıt ihtiyacını azaltmaya yardımcı olur. Tarımda ise verimli pompalar, doğru sulama programı ve uygun koşullarda güneş elektriği, işletme giderleri açısından birlikte incelenmelidir.

Sanayide elektrik tüketiminin artması tek başına çevresel başarı değildir. Elektriğin hangi kaynaklardan üretildiği, üretim başına enerji ihtiyacının ne kadar azaldığı ve maliyetlerin nasıl değiştiği birlikte izlenmelidir. Atık ısının geri kazanılması ve verimli motorlar, yeni enerji üretim yatırımlarının yanında doğrudan tüketimi azaltan seçeneklerdir.

Bu tabloların gösterdiği yön açıktır: Türkiye’nin enerji dönüşümünü elektrik üretimiyle birlikte evlerde, fabrikalarda ve taşıma sistemlerinde ilerletmeliyiz. Bir yanda yenilenebilir üretimi ve şebekenin esnekliğini artırırken, diğer yanda aynı ısınma, ulaşım ve üretim hizmetini daha az enerjiyle sunabilmeliyiz. Başarıyı, kurulan santralin gücü kadar vatandaşın faturasında, işletmenin yakıt giderinde ve ithal enerji ihtiyacında da ölçmek gerekir.

Veri okuma notu

2026 tamamlanmadığı için yıllık elektrik karşılaştırması 2025’tir. Ayrıntılı nihai tüketim tablolarının veri yılları farklıdır; bu nedenle tüm oranlar 2026 verisi gibi sunulmamıştır. Hedefler gerçekleşme değildir. Yenilenebilir kaynaklarla nükleer enerji ayrı sınıflardır; nükleer düşük karbonlu olsa da yenilenebilir toplamına eklenmez. Elektrik üretiminde fosil payı ile toplam enerji arzındaki fosil payı farklı büyüklüklerdir.

DİĞER YAZILARI Güneş Var; Sıra Enerji Aklında 01-01-1970 03:00 FOSİL YAKIT EMİSYONLARINDA AVRUPA BİRLİĞİ REKOR DÜŞÜŞTE 01-01-1970 03:00 ISI POMPALARI 01-01-1970 03:00 FOSİL YAKITLARDA SONUN BAŞLANGICI ‘COP28’ 01-01-1970 03:00 ELAZIĞ ÇARŞI KARIŞTI 01-01-1970 03:00 ELEKTRİK DEPOLAMA PERSFEKTİFİMİZ 01-01-1970 03:00